10. Hukuk Dairesi 2016/16994 E. , 2019/3485 K. "İçtihat Metni" ...... Dava, rücuan alacak istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Dava, 07.07.2008 tarihinde meydana gelen iş kazası nedeniyle
**10. Hukuk Dairesi 2016/16994 E. , 2019/3485 K.** **"İçtihat Metni"** ...... Dava, rücuan alacak istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Dava, 07.07.2008 tarihinde meydana gelen iş kazası nedeniyle yaralanan sigortalıya ödenen peşin sermaye değerli gelirin 506 sayılı Yasa'nın 26. maddesi uyarınca tahsili istemine ilişkindir. 506 sayılı Yasa'nın 26. maddesinde sigortalıya ya da ölümü halinde hak sahiplerine bağlanan gelirler ile yapılan harcama ve ödemelerin işverenden rücuan tahsili koşulları düzenlenmiş olup; işverenin sorumluluğu için, zarara uğrayanın sigortalı olması, zararı meydana getiren olayın iş kazası veya meslek hastalığı niteliğinde bulunması, zararın meydana gelmesinde işverenin kastının veya sigortalının sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketinin ve bu hareket ile meydana gelen iş kazası ve meslek hastalığı arasında illiyet bağının bulunması gerekir. İnceleme konusu davada; 07.07.2008 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu yaralanan sigortalıya ödenen gelir, tedavi masrafları ve ödemelerin tahsilinin talep edildiği, dosyada bir kişiden alınan kusur raporunda davalı işveren ....... %90, sigortalı %10 oranında kusurlu bulunduğu, mahkemece kusur raporu esas alınarak davanın kabulü yönünde hüküm kurulduğu, sigortalı tarafından açılan tazminat davası dosyasında alınan 25.11.2012 tarihli kusur raporunda işveren %75, sigortalı %25 oranında kusur verildiği ve mahkemece 25.11.2012 tarihli bu raporun esas alınarak hüküm kurulduğu, hükmün Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 2016/18018 Esas, 2018/4208 Karar sayılı, 24.04.2018 tarihli ilamı ile onandığı anlaşılmaktadır. Mahkemece dosyada alınan bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulmuş ise de; kesinleşen tazminat davası dosyasında kusur oranının farklı tespit edildiği görüldüğünden raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde olayın gerçekleştiği iş kolunda iş güvenliği bakımından uzman kişilerden oluşan 3 kişilik bilirkişi heyetinden ihlal edilen mevzuat hükümlerini, zararlı sonuçların önlenmesi için koşulların taraflara yüklediği özen ve dikkat yükümüne aykırı davranışın doğurduğu sonuçları irdeleyen, bu bağlamda işverenlerin, sigortalının ve 3. kişilerin kusur aidiyet ve oranlarını gerekçeleriyle belirleyen, denetime elverişli kusur raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna dayalı, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın,eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir O hâlde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 15.04.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi. ......