DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/1138 E. , 2024/381 K. T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/1138 Karar No : 2024/381 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Huk. Müş. ... KARŞI TARAF (DAVACILAR): 1- ... Odası 2- ... Odası VEKİLİ : Av. ... 3-... Odası VEKİLİ : Av.... İSTEMİN KONUSU: Danıştay Altıncı ve Onuncu Daireleri Müşterek Kurulunun 08/03/2023 tarih ve E:2022/7969, K:2023/2468 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması isteni…
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/1138 E. , 2024/381 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/1138 Karar No : 2024/381 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Huk. Müş. ... KARŞI TARAF (DAVACILAR): 1- ... Odası 2- ... Odası VEKİLİ : Av. ... 3-... Odası VEKİLİ : Av.... İSTEMİN KONUSU: Danıştay Altıncı ve Onuncu Daireleri Müşterek Kurulunun 08/03/2023 tarih ve E:2022/7969, K:2023/2468 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 04/04/2014 tarih ve 28962 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendindeki "kendi kendine onarım potansiyeli olan" ibaresi, (k) bendindeki "Kontrollü Kullanım Bölgesi" tanımı, (o) bendindeki "Mahalli Öneme Haiz Sulak Alanlar" tanımı, (r) bendindeki mutlak koruma bölgesi tanımı, (v) bendindeki "Sulak Alan Sınırı" tanımı, (çç) bendindeki "Tampon Bölge" tanımı, 5. maddesinin 3. fıkrası, 6. maddesi, 8. maddesinin 1. fıkrasındaki "izinsiz" ibaresi ile "ulusal öneme haiz sulak alanlar ve Ramsar Alanlarında Genel Müdürlüğün, mahalli öneme haiz sulak alanlarda ise Bölge Müdürlüğünün uygun görüşü alınır" ibaresi, 9. maddesi, 11. maddesinin 2. fıkrasındaki "sazlık alanlarda ekonomik ve ticari önemi olan bitki türlerinin kesimi yapılabilir" ibaresi, 12. maddesinin 2. fıkrasındaki "yerli ve" ibaresi, 13. maddesinin 1. fıkrasındaki "ulusal öneme haiz" ibaresi, 14. maddesindeki "ulusal öneme haiz sulak alanlar ve Ramsar Alanlarında Genel Müdürlüğün, mahalli öneme haiz sulak alanlarda ise Bölge Müdürlüğünün iznine tabidir" ibaresi, 18. maddesi, 19. maddesinin 3. fıkrası, 20. maddesinin 1. fıkrasındaki "zorunlu olmadıkça" ibaresi, 2. fıkrasının (a) bendinin tamamı, (b) bendindeki "su" ibaresi, 21. maddesinin 1. fıkrasındaki "zorunlu olmadıkça" ibaresi, 22. maddesinin 1. fıkrasının (a), (b) ve (ğ) bentlerinin tamamı, (ç) bendindeki "Bu madde kapsamında planlanan projelere, alanların ekolojik yapılarına göre ulusal öneme haiz sulak alanlar ve Ramsar Alanlarında Genel Müdürlük, Mahalli öneme haiz sulak alanlarda Bölge Müdürlüğünce izin verilir" cümlesi, (d) bendindeki "malzeme çıkarımı", "kültür balıkçılığı" ve "ulusal öneme haiz" ibareleri, 23. maddesi, 24. maddesi, 26. maddesinin 1. fıkrasındaki "Mahalli öneme haiz sulak alanlar ile mevsimsel ve daimi akarsularda sulak alan koruma bölgeleri belirlenmez" cümlesi, 28. maddesinin 1. fıkrasındaki "mahalli komisyonda değerlendirme yapılır ve karar verilmek üzere dosya Bakanlığa gönderilir" cümlesi, 31. maddesinin 1. fıkrası, 2. fıkrasındaki "yükseköğretim kurum ve sivil toplum kuruluş üyeleri Bakanlıkça belirlenir" ibaresi, 32. maddesindeki "ulusal" ve "ulusal öneme haiz" ibareleri, 36. maddesinin 1. fıkrasının (a) ve (b) bentleri, geçici 1. maddesi ile Ek-1 ve Ek-2 listelerindeki "Sulak Alan Koruma Bölgelerinde" ibaresinin iptali istenilmektedir. Müşterek Kurul kararının özeti: Danıştay Altıncı ve Onuncu Daireleri Müşterek Kurulunun 08/03/2023 tarih ve E:2022/7969, K:2023/2468 sayılı kararıyla Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 22/06/2022 tarih ve E:2021/2040, K:2022/2273 sayılı kısmen bozma kararına uyularak; 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 9.maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi, 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu'nun 4. maddesinin 4. fıkrası, davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 645 sayılı Orman ve Su İşleri Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi, 8. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi, Özellikle Su Kuşları Yaşama Ortamı Olarak Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanlar Hakkındaki Sözleşmenin (Ramsar Sözleşmesi) 1, 2, 3 ve 4. maddelerine yer verilerek, Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği'nin "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinde, sürdürülebilir kullanım bölgesinin açık su yüzeyleri, lagünler, nehir ağızları, tuzlalar, geçici ve sürekli tatlı ve tuzlu su bataklıkları, sulak çayırlar, sazlıklar ve turbalıklar ile bu ekosistemleri ekolojik olarak destekleyen kumul, kumsal, çalılık, ağaçlık subasar orman gibi habitatlarda insanların balıkçılık, sazcılık, turba çıkarımı, ormancılık, toplayıcılık, tarım ve hayvancılık gibi ekonomik faaliyetlerinin geleneksel olarak sürdürülmesine izin verilen doğal veya yarı doğal bölgeyi ifade ettiğinin kural altına alındığı, Ancak Yönetmelik'in dava konusu 22. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde; "İçme, kullanma ve sulama suyu projelerine ait baraj, gölet, kanal, kanalet, pompa istasyonu gibi zorunlu altyapı projeleri, ulusal öneme haiz sulak alanlar ve Ramsar Alanlarında Genel Müdürlüğün izni ile yapılır. Madensel tuzların çıkarılması, malzeme çıkarımı, kültür balıkçılığı ve bunlara ait zorunlu tesisler izin belgesi almak kaydıyla ulusal öneme haiz sulak alanlar ve Ramsar Alanlarında Genel Müdürlüğün izni ile yapılır." kuralına yer verilerek, herhangi bir nicel ya da niteliksel sınırlama getirilmeden bu alanlarda; madensel tuzların çıkarılması, malzeme çıkarımı, kültür balıkçılığı ve bunlara ait zorunlu tesislerin yapılabileceğinin düzenlendiği, 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu'nun "Tarifler" başlıklı 2. maddesi ve Su Ürünleri Yetiştiriciliği Yönetmeliği'nin "Tanımlar" başlıklı 4. maddesindeki tanımlara yer verilerek, Bir tür su ürünü yetiştiriciliği olan kültür balıkçılığının; deniz içerisinde, göl, akarsu veya tatlı su kıyılarında tecrit edilmiş alanlar oluşturularak balık çeşitleri, kabukluları, su canlıları ve su bitkilerinin doğal ortamlarının dışında yetiştirilmesi ve çeşitli ihtiyaçların karşılanması olduğu, söz konusu faaliyet nedeniyle kullanılan besi maddeleri, hayvan dışkıları vb. unsurlardan oluşan atıkların çevreye zarar verdiği ve sular bakımından kirletici etkisi olduğunun bilindiği, Bu durumda, yukarıda yer verilen tanımı göz önüne alındığında, koruma kullanma dengesi gözetilirken koruma ilkelerinin ağır basacağı doğal veya yarı doğal alanlar olan ve kullanım bakımından geleneksel kullanıma izin verilen, aşırı derecede ve uygunsuz insan kullanımı mevcudiyetinden uzak alanlar olması gereken sürdürülebilir kullanım bölgelerinin nitelikleri dikkate alındığında, kültür balıkçılığı faaliyetinin bazı durumlarda doğrudan doğruya, bazı durumlarda ise belli bir kapasite ve büyüklüğe ulaşması durumunda, bu bölgelerin doğal yapısının bozulmasına yol açacağı, bu sebeple hiçbir sınırlama, faaliyetin niteliksel veya nicel sınırını çizen herhangi bir düzenleme bulunmadan doğrudan tüm sulak alan türlerinde kültür balıkçılığı faaliyetine izin verilmesine yol açacak nitelikte olan ve Yönetmelik'in 22. maddesinde yer alan "kültür balıkçılığı" ifadesinin Ramsar Sözleşmesi'ne, genel koruma ilkelerine ve Yönetmelik'in 4. maddesinde yer alan "sürdürülebilir kullanım bölgesi" tanımı ile yine dava konusu 22. maddenin (a) bendinde yer verilen "Bu alanlardaki doğal kaynak kullanımlarında mevcut geleneksel kullanıma devam edilir." şeklindeki genel ilkeye uygun olmadığı sonucuna varıldığı, Öte yandan, aynı bentte yer verilen "malzeme çıkarımı" ifadesi yönünden de söz konusu ifadeler ile neyin kastedildiğinin Yönetmelik'te açık olarak tanımlanmadığı, çıkarılacak malzemenin ne olduğunun ve ne şekilde çıkarılacağının belirsiz olduğu, hiçbir sınırlama, faaliyetin niteliksel veya nicel sınırını çizen herhangi bir kural bulunmadan doğrudan tüm sulak alan türlerinde içeriği belirsiz şekilde bu faaliyette bulunulmasına izin verilmesi anlamına gelecek olan düzenlemenin Ramsar Sözleşmesi'ne, genel koruma ilkelerine ve Yönetmelik'in 4. maddesinde yer alan "sürdürülebilir kullanım bölgesi" tanımı ile yine dava konusu 22. maddenin (a) bendinde yer verilen "Bu alanlardaki doğal kaynak kullanımlarında mevcut geleneksel kullanıma devam edilir." şeklindeki genel ilkeye uygun olmadığı sonucuna varıldığı, Bu itibarla, Yönetmelik'in dava konusu 22. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde yer alan "malzeme çıkarımı, kültür balıkçılığı" ibarelerinde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle anılan ibarelerin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, Ramsar Sözleşmesi ile sulak alanlarda her türlü faaliyet yasaklanarak salt koruma mantığınının kabul edilmediği, bunun yerine sulak alan çevresinde yaşayan yerel halkın yüzyıllardır o sulak alandan geçimini sağladığı dikkate alınarak "akılcı kullanım" ilkesi ile sulak alanların korunmasının öngörüldüğü, anılan ilkeye göre sulak alanlarda içme suyu, saz kesimi, balıkçılık, tuz çıkarımı, turba çıkarımı vb. faaliyetlerin sürdürülebilir olarak yapılması ve alanın ekolojik karakteri bozulmadan koruma ve kullanımın bir arada yürütülmesi gerektiği, Sözleşme uyarınca yürürlüğe konulan Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği kapsamında sulak alan koruma bölgelerinde birtakım faaliyetlere izin verilmekle birlikte bu izinlerin Yönetmelik'in 24. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine göre beş yıllığına verildiği, beş yılın sonunda faaliyet denetlenerek gerekli şartlara riayet edildiği ve sulak alana olumsuz bir etkisinin olmadığının tespiti durumunda izin belgelerinin yenilendiği, aksi takdirde yenilenmediği, ülkemizdeki doğal sulak alanların büyük çoğunluğunun sığ ve durgun olması sebebiyle kafes metodu ile balık yetiştiriciliğine uygun olmadığı, bu çerçevede Yönetmelik'in ilgili maddesinde "kültür balıkçılığı" ifadesi olsa da her sulak alanda bu faaliyetin yapılmasının teknik olarak mümkün olmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Davacılar tarafından, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile Müşterek Kurul kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkün olduğu belirtilmiş; dördüncü fıkrasında, "Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümleri kıyasen uygulanır." denilmiş; 50. maddesinin dördüncü fıkrasında ise Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükme bağlanmıştır. Danıştay Altıncı ve Onuncu Daireleri Müşterek Kurulunun temyize konu kararı; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 22/06/2022 tarih ve E:2021/2040, K:2022/2273 sayılı kısmen bozma kararında belirtilen gerekçeler göz önüne alınarak verilmiş bir karar olduğundan, usul ve hukuka uygun bulunmakta ve bozulmasını gerektirecek bir hukuka aykırılık taşımamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2.Yönetmelik'in dava konusu 22. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde yer alan "malzeme çıkarımı, kültür balıkçılığı" ibarelerinin iptaline ilişkin Danıştay Altıncı ve Onuncu Daireleri Müşterek Kurulunun 08/03/2023 tarih ve E:2022/7969, K:2023/2468 sayılı kararının ONANMASINA, 3.Kesin olarak, 26/02/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.