Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/9104 E. , 2024/2330 K. T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/9104 Karar No : 2024/2330 KARŞILIKLI TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR : (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... (DAVACI) : ... İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:.... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca, davacı tarafından esas yönünden, davalı idare tarafından ise vekalet ücretine …
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/9104 E. , 2024/2330 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/9104 Karar No : 2024/2330 KARŞILIKLI TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR : (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... (DAVACI) : ... İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:.... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca, davacı tarafından esas yönünden, davalı idare tarafından ise vekalet ücretine yönelik kısım yönünden temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava Konusu İstem : Dava; ... ili, ... İlçe Emniyet Müdürlüğünde emniyet amiri olarak görev yapan davacının, ... İl Emniyet Müdürlüğü Hassas Bölgeleri Koruma Şube Müdürlüğünde görev yaptığı dönemde, "silahıyla dikkatsizlik, tedbirsizlik veya ihmal sonucu kendisini yaraladığından" bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün Ek 6. maddesi uyarınca "10 ay kısa süreli durdurma" cezası ile tecziyesine ilişkin ... Günlü,... sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : .... İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; davacının silahıyla dikkatsizlik, tedbirsizlik veya ihmal sonucu kendisini yaraladığının sabit olduğunun yapılan disiplin soruşturmasıyla ortaya konulması üzerine Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün Ek 6. maddesi uyarınca verilen 10 ay kısa süreli durdurma cezasında hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından; 659 sayılı KHK kapsamında idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. Davacı tarafından; adli soruşturma sonucunda fiilin ceza kanunu kapsamında suç sayılmadığı, bu nedenle ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma nolu dosyasında, kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği; olayın, davacının silahını temizlediği sırada namlusunda bulunan mermiyi çıkarmak isterken meydana geldiği, kendisinin herhangi bir dikkatsizliğinin ve tedbirsizliğinin bulunmadığı, tesis edilen işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. TARAFLARIN CEVAPLARI: Davacı tarafından; cevap verilmemiştir. Davalı idare tarafından; davacının temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: .... DÜŞÜNCESİ : Davacının temyiz isteminin reddine, davalı idarenin temyiz istemi kabul edilerek, İdare Mahkemesi kararının vekalet ücretine ilişkin kısmının düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Onikinci Dairesi tarafından Danıştay Başkanlık Kurulunun 22/12/2014 günlü, K:2014/17 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Dairesine; Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Dairesi tarafından Danıştay Başkanlık Kurulunun 01/08/2016 günlü, K:2016/32 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 1. fıkrası uyarınca Danıştay Beşinci Dairesine, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada; Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY : Davacının, ... İl Emniyet Müdürlüğü emrinde görevli olduğu dönemde,... tarihinde, zati demirbaş silahını temizlerken silahın ateş alması sonucu sağ bacağından yaralandığı iddiası üzerine başlatılan soruşturma sonucunda; davacının dikkatsiz ve tedbirsiz davranarak kendisini yaraladığının sabit olduğunun anlaşılması sonucunda tesis edilen dava konusu işlemin iptali istemiyle temyizen incelenen davayı açtığı anlaşılmaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 1- Davacının, Mahkeme kararının esasına yönelik temyiz istemi yönünden; İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2- Davalı idarenin, Mahkeme kararının vekalet ücretine ilişkin kısmına yönelik temyiz istemi yönünden; 2577 sayılı İdari Yargılama Usul Kanunu'nun 31. maddesinin gönderme yaptığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 326. maddesinde; yargılama giderlerinin, davayı kaybeden tarafa yükleneceği; 330. maddesinde vekil ile takip edilen davalarda mahkemece, kanuna göre takdir olunacak vekâlet ücretinin, taraf lehine hükmedileceği; 323. maddesinde vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücretinin yargılama giderlerinden olduğu hükme bağlanmıştır. 02/11/2011 günlü, 28103 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin "Davalardaki temsilin niteliği ve vekalet ücretine hükmedilmesi ve dağıtımı" başlıklı 14. maddesinin 1. fıkrasında, "Tahkim usulüne tabi olanlar dahil adli ve idari davalar ile icra dairelerinde idarelerin vekili sıfatıyla hukuk birimi amirleri, muhakemat müdürleri, hukuk müşavirleri ve avukatlar tarafından yapılan takip ve duruşmalar için, bu davaların idareler lehine neticelenmesi halinde, bunlar tarafından temsil ve takip edilen dava ve işlerde ilgili mevzuata göre hükmedilmesi gereken tutar üzerinden idareler lehine vekalet ücreti takdir edilir." hükmüne yer verilmiş olup anılan kuralda bahsi geçen "ilgili mevzuat" ibaresinden, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ile söz konusu Kanun'un 168. maddesinde değinilen Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin anlaşılması gerektiği, Avukatlık Kanunu'nun 168. maddesinin son fıkrasında ise, avukatlık ücretinin takdirinde hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarifenin esas alınacağı hükme bağlanmıştır. Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin göndermede bulunduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 326. maddesinde, yargılama giderlerinin, davayı kaybeden tarafa yükleneceği; 330. maddesinde, vekil ile takip edilen davalarda mahkemece, kanuna göre takdir olunacak vekâlet ücretinin, taraf lehine hükmedileceği; 323. maddesinde de, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücretinin yargılama giderlerinden olduğu hükme bağlanmıştır. Bu durumda, davalı idarenin hukuk müşavirince takip edilen davada, idare mahkemesince yukarıdaki mevzuat uyarınca davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, temyize konu kararda davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmediği anlaşıldığından, davalı idare lehine, Avukatlık Asgari Ücret tarifesinde öngörülen avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiği açıktır. Bu husus, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan, düzeltilmesi mümkün eksiklik olarak görüldüğünden, hüküm fıkrasına "kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 600,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine" ibaresi eklenmek suretiyle kararın vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, 2. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜ ile ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın vekalet ücretine yönelik hüküm fıkrasının yukarıda belirtildiği şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3. Davacı tarafından yapılan temyiz giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı idare tarafından yapılan yargılama giderlerinin ise davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25/04/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.