T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/253 - 2025/1536 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/253 KARAR NO : 2025/1536 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16.11.2023 NUMARASI : 2022/470 Esas 2023/697 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 04.12.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİH…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/253 - 2025/1536 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/253 KARAR NO : 2025/1536 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16.11.2023 NUMARASI : 2022/470 Esas 2023/697 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 04.12.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 04.12.2025 İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili, 04.12.2020 tarihinde plaka ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın yaya olan davacının ayaklarının üzerinden geçmesi neticesinde yaralandığını, geçici ve kalıcı iş göremezliğe maruz kaldığını, bakıcı ihtiyacı doğduğunu, kazanın meydana gelmesinde davacının kusuru bulunmadığını, davalının zarardan sorumlu olup Sincan Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen Engelli Sağlık Raporunda davacının % 63 oranından vücut çalışma gücünden kaybettiğinin belirtildiğini, davalıya başvurudan ve arabuluculuk aşamasından sonuç alınamadığını davanın 6100 sayılı HMK’nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açıldığını belirterek 1,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 9.999,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 100,00 TL bakıcı gideri nedeniyle artırım hakkı saklı kalmak kaydıyla toplam 10.100,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren avans faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında geçici iş göremezlik tazminatı talebini 6.140,01 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 276.687,29 TL olarak artırmış, 19.10.2023 tarihli dilekçe ile sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 366.784,28 TL olarak ıslah etmiştir. Davalı ... vekili, 04.12.2020 tarihinde meydana geldiği iddia edilen trafik kazası neticesinde davacı ...'in zarara uğradığı öne sürüldüğünü, 2918 sayılı Kanun ile birlikte trafik kazalarından kaynaklanan zararların giderilmesi için dava açılmadan önce sigorta şirketine başvuru zorunluluğu getirildiğini, davacının başvurusunun eksik olduğunun tespit edildiğini ve durumun yazı ile bildirildiğini, somut olayda ifade dışında, tanık beyanı, kamera kaydı vs. gibi deliller bulunmadığından kaza hakkında bir değerlendirme yapılamadığını, davacı tarafın, iddiasını şüpheden uzak ve kesin bir şekilde ispat etmesi gerektiğini, oluşan zarara zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi bulunmayan aracın neden olduğunun kesin bir biçimde ispatlanması gerektiğini, davalının sorumluluğunun poliçe limiti dahilinde sürücünün kusur oranı ve gerçek zarar ile sınırlı olduğunu, meydana gelen kaza ile davacının gerçek zararı arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığı, zarar görenin müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından zarar görene gelir bağlanıp bağlanılmadığının, geçici iş göremezlik tazminatı ödemesinin yapılıp yapılmadığının belirlenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri taleplerine ilişkin olduğu, 09.06.2023 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde davacı yayanın % 50 oranında, plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün % 50 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 06.03.2023 tarihli raporda davacının engel oranının % 18 olduğu, 4,5 ay süreyle iş göremez halde kaldığı, bakım ihtiyacı bulunmadığının belirlendiği, aktüer bilirkişi raporu ve 16.10.2023 tarihli ek rapordaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davacının bakıcı gideri isteminin reddine, geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin kabulü ile 366.784,28 TL sürekli iş göremezlik ve 6.140,01 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 372.924,29 TL 'nin poliçe limitini aşmamak kaydıyla davalıdan alınarak davacıya verilmesine, hükmolunan meblağın 282.827,30 TL'sine 18.02.2021 tarihinden , 90.096,99 TL 'sine 19.10.2023 itibaren yasal faizi işletilmesine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde, davacının tazminatının hesaplanmasında 2024 yılı itibariyle değişen asgari ücret esas alınması gerekirken bu hususun göz önünde bulundurulmaksızın hesaplama yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, hüküm altına alınan tazminata kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiğini, davalı yanın faiz ve faizin işletilmesi taleplerine karşı sunmuş olduğu beyanların reddi gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde, sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen araçların neden olduğu kazalar hakkında, aracın varlığı kesin delillerle tespit edilemediği takdirde davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının zararının trafik kazasından kaynaklandığının ispat edilemediğini, kaza gününde herhangi bir tutanak düzenlenmediği ve hiçbir merciye müracaat edilmediğini, aracın cinsi, tescili gerektiren araç olup olmadığı hususları araştırılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, davacı tarafça davalı ... usulüne uygun başvuru yapılmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, maddi tazminata ilişkin hesaplamada TRH 2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faiz esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, mahkemece hükme esas alınan sağlık kurulu raporunun yetkili bir kurum tarafından düzenlenmiş bir rapor olmadığını, dosyadaki belgeler üzerinden davacı fiziken muayene edilmeden maluliyet belirlenmesinin hatalı olduğunu, heyet teşkilinin yönetmeliğe uygun olmadığını, davacının Sağlık Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş bir sağlık kurulana ya da Adli Tıp Kurumuna sevki sağlanarak maluliyetinin belirlenmesi gerektiğini, davalının geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinden sorumluluğu bulunmadığını, temerrüt oluşmadığını ve gerekli bilgi ve belgeler eksiksiz başvuru yapılmadığını, bu nedenle 18.02.2021 tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunulmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; Davacı vekili, 04.12.2020 tarihinde sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen aracın yaya konumundaki davacının ayaklarının üzerinden geçmesi sonucunda yaralanmasına sebebiyet verdiğini belirterek geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talebinde bulunmuş, mahkemece geçici iş göremezlik tazminatı ve sürekli iş göremezlik tazminatı taleplerinin kabulüne, bakıcı gideri talebinin reddine ilişkin verilen hükme karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. 1-5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesine göre; ..., a) Sigortalının tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar için, b) Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için, c) Sigorta şirketinin malî bünye zaafiyeti nedeniyle sürekli olarak bütün branşlarda ruhsatlarının iptal edilmesi ya da iflası halinde ödemekle yükümlü olduğu maddî ve bedensel zararlar için, ç) Çalınmış veya gasp edilmiş bir aracın karıştığı kazada, Karayolları Trafik Kanunu uyarınca işletenin sorumlu tutulmadığı hallerde, kişiye gelen bedensel zararlar için başvurulabileceği düzenlenmiştir. Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesine dayanılarak çıkarılan ... Yönetmeliği'nin 9/b maddesi uyarınca, rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dahilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar Güvence Hesabından talep edilebilir. Dosya içeriğinden, kazaya ilişkin tutanaklar ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/62455 sayılı soruşturmasında, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın yaya konumundaki davacının ayaklarının üzerinden geçerek yaralanmasına neden olduğu, ceza soruşturmasında 23.03.2021 tarihli daimi arama kararı verildiği, 09.06.2023 tarihli bilirkişi raporunda kazaya ilişkin ifade, kroki ve tutanaklar incelenerek yapılan değerlendirmede Talatpaşa Bulvarı Opera köprüsü üzerinde meydana gelen kazada, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın sürücüsünün aracını hızlı kullanarak davacı yayaya çarptığı ve % 50 oranında kusurlu olduğu, davacı yayanın yolun karşısına geçerken kurallara uymayarak ve trafik güvenliğini tehlikeye sokması nedeniyle % 50 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, kusura ilişkin raporun kaza ile ilgili düzenlenmiş tutanaklar, toplanan deliller ve kazanın meydana geliş şekline uygun olarak düzenlendiği ve hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin sorumluluğa ve kusur durumuna ilişkin istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. 2-Davalı vekilinin maluliyet raporuna ilişkin istinaf nedenlerinin incelenmesinde, Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Somut olayda 04.12.2020 tarihinde meydana gelen kazada yaralanan davacı hakkında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca düzenlenen 06.03.2023 tarihli raporda davacının engel oranının % 18 olduğu, 4,5 ay iş göremez halde kaldığı ve bakıcı ihtiyacı bulunmadığının belirtildiği, raporun davacı muayene edilerek ve hakkında düzenlenmiş tedavi evrakları değerlendirilmek suretiyle Yargıtay uygulamalarına göre kaza tarihi itibariyle geçerli yönetmelik hükümlerine göze düzenlendiği ve hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. 3-Mahkemece, aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen gerekçeli, denetime ve hüküm vermeye elverişli rapor ve 16.10.2023 tarihli raporda, Yargıtay tarafından kabul edilen TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak hesaplama yapılmasında davacı için belirlenen geçici iş göremezlik tazminatı ve sürekli iş göremezlik tazminatına karar verilmiş olmasında isabetsizlik görülmemiştir. Tarafların aktüer bilirkişi raporuna yönelik istinaf nedenlerinin reddine karar verilmiştir. 4-Davalı vekili, geçici iş göremezlik tazminatından davalı ... sorumlu olmadığı yönünde istinaf itirazında bulunmuştur. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun Bedensel zarar başlıklı 54. maddesinde "Bedensel zararlar tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak belirtilmiş ve bedensel zarara uğrayan kimse tamamen veya kısmen çalışamamasından ve ilerde ekonomik yönden uğrayacağı yoksunluktan kaynaklanan zarar ve ziyanı ile bütün masraflarını zarar verenlerden isteyebileceği" belirtilmiştir. Bunlar doktrin ve Yargıtay uygulamaları ile; geçici işgöremezlik nedeniyle iş ve kazanç kaybı, sürekli işgöremezlik (kalıcı sakatlık yada maluliyet ) nedeniyle çalışma gücü ve kazanç kaybı, tedavi giderleri ve tüm iyileşme sürecinde yapılan her türlü masraflar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak kabul edilmektedir. Yukarıda belirtilen maddelerden de anlaşılacağı üzere, geçici işgöremezlik tazminatı, yaralanan kişinin iyileşme süresince çalışamaması nedeniyle ortaya çıkan zarar olup TBK'nın 54. maddesinde sayılan bu zararlardan, zarar sorumluları KTK'nın 85. maddesi ve 91. maddesi gereğince araç işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortası sorumlu olduğundan ve KTK'nın 98. maddesinde belirtilen SGK'nın sorumlu olduğu sağlık hizmet bedeli kapsamında geçici işgöremezlik zararı bulunmadığından ve Kanun ile düzenlenmeyen hususun zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ile düzenlenmesi mümkün olmadığı gibi kanun maddesine aykırı genel şart hükümleri de getirilemeyeceğinden davalı ... geçici işgöremezlik zararından sorumlu olmayacağı yönündeki istinaf gerekçesi yerinde değildir. 5-Davacı vekili ve davalı vekilinin faize yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde, dava konusu uyuşmazlık, haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. Ancak, trafik kazaları esas itibariyle haksız eylem sayılan hallerden olmakla birlikte zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçe bulunmayan araç yönünden sorumlu tutulan davalı bakımından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulü mümkün değildir. Zira, sigortacının ve dolayısıyla sigorta poliçesinin bulunmaması nedeniyle sorumlu tutulan davalının tazminat giderim yükümlülüğünü düzenleyen KTK'nın 99/1. maddesi hükmü uyarınca sigortacı ilgili maddede belirtilen belgelerin iletildiği tarihten itibaren 8 iş günü sonrasında temerrüde düşer. Somut olayda, kazaya karışan aracın plakası ve sürücüsünün tespit edilememesi nedeniyle davalı ...'na husumet yöneltildiğine ve 2918 sayılı Kanun'un 99. maddesi hükmü ve trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemli davanın niteliği gereği hüküm altına alınan tazminatın tamamı yönünden temerrüt tarihi olarak belirlenen 18.02.2021 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerekirken ıslahla artırılan tutar yönünden ıslah tarihinden itibaren faiz uygulanmasına karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedeniyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun ıslah edilen tutar için belirlenen faiz başlangıç tarihi yönünden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1.b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına ve istinaf konusu yapılmayan hususlar ile kesinleşen yönler korunarak yeniden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmasına karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle, I-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1.b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, II -Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE, Buna göre; 1-Davacının bakıcı gideri isteminin REDDİNE, 2-Davacının geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin KABULÜ ile , 366.784,28 TL sürekli iş göremezlik ve 6.140,01 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 372.924,29 TL'nin poliçe limitini aşmamak kaydıyla 18.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli 25.474,46 TL harçtan 80,70 TL peşin harç ve 1.240,00 TL ıslah harcının mahsubu ile kalan 24.153,76 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 4-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin 1.319,60 TL sinin davalıdan 0,4 TL'sinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan 162,50 TL posta ve tebligat gideri, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.162,50 TL yargılama giderinin kabul oranı üzerinden (% 99,97 kabul) 3.161,55 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacının dava açarken ödediği 161,40 TL peşin ve başvurma harcı ve 1.240,00 TL ıslah harcının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 7-Kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir ve tespit edilen 57.953,64 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davanın reddedilen bölümü için kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir ve tespit edilen 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, III- İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN: 1-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 2-Davalı ... istinaf başvurusu nedeniyle alınması gereken 25.747,46 TL istinaf nispi karar harcından peşin alınan 6.813,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 18.660,71 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 50,00 TL tebligat ve posta masrafı ile 1.169,40 TL istinaf başvurma harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Taraflarca yatırılan istinaf gider avansından kullanılmayan kısım var ise HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Kararın taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 04.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.