Başvuru, kimya mühendisi unvanına sahip olan başvurucunun 3600 ek gösterge rakamına göre ek göstergesinin düzeltilmesi isteminin reddi nedeniyle açılan iptal davasının makul sürede sonuçlanmaması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, kimya mühendisi unvanına sahip olan başvurucunun 3600 ek gösterge rakamına göre ek göstergesinin düzeltilmesi isteminin reddi nedeniyle açılan iptal davasının makul sürede sonuçlanmaması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru, 6/12/2013 tarihinde İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Birinci Komisyonunca 31/7/2015 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesi yapılmıştır. Başvurunun özünün, uyuşmazlık konusu olayla ilgili olarak verilen kararın adil olmadığı iddiası ile mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiası hakkında olduğu değerlendirilmiştir. Komisyon tarafından ilgili ihlal iddialarının; açıkça dayanaktan yoksunluk ve konu bakımından yetkisizlik nedenleriyle kabul edilemez olduğuna karar verilmiştir. Başvurunun, makul sürede yargılanma hakkının ihlali iddiasına ilişkin kısmı hakkında ise incelemenin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Adalet Bakanlığına (Bakanlık) başvuru konusu olay ve olgular bildirilmiş, başvuru belgelerinin bir örneği görüş için gönderilmiştir. Bakanlığın 25/11/2015 tarihli yazısında, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve UYAP aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Başbakanlık Vakıflar Genel Müdürlüğü Bezmiâlem Valide Sultan Vakfı Eğitim Hastanesinde kimyager olarak görev yapmakta iken, 2008 yılında emekliye sevk edilmiştir. Başvurucu, görev yaptığı dönemde, İstanbul Yıldız Üniversitesi Kimya Mühendisliği Fakültesinden "kimya mühendisi" olarak mezun olmuştur. 18/5/1994 tarihli ve 527 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlileri İle İlgili Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname’nin ilgili maddeleri uyarınca, "kimyager" kadrosunun ek göstergesinin 3000; "kimya mühendisi" kadrosunun ek göstergesinin ise 3600 olarak belirlenmesi üzerine, kimya mühendisi olan başvurucu, 3600 ek gösterge rakamına göre ek göstergesinin düzeltilmesi talebiyle İdareye müracaat etmiştir. Başvurucu, talebinin 13/9/2004 tarihli idari işlemle reddedilmesi üzerine 25/10/2004 tarihinde İstanbul İdare Mahkemesinde iptal davası açmıştır. Mahkemenin 17/7/2007 tarihli ve E.2004/2767, K.2007/1959 sayılı kararı ile başvurucunun almış olduğu eğitimin sonucunda mühendislik unvanını kazandığı fakat kimyager olarak görev yaptığı ve mühendislik kadrosuna atanma talebinin bulunmadığı, sadece kazandığı sıfata uygun ödemelerden ve ek göstergelerden yararlanma talebinin bulunduğu, bu nedenle kazandığı unvana uygun olarak intibak ve ödemelerinin yapılması gerektiği belirtilerek, dava konusu işlemin iptal edilmesine karar verilmiştir. Temyiz üzerine, Danıştay İkinci Dairesinin 4/11/2011 tarihli ve E.2008/2499, K.2011/5287 sayılı ilamıyla; devlet memurlarının fiilen görev yapmakta oldukları kadro unvanları için ek gösterge öngörülmesi halinde bundan yararlanacakları, kadro unvanında herhangi bir değişiklik olmadığı sürece, mezuniyet diplomasında yer alan unvan, başka bir anlatımla tahsil durumu dikkate alınarak ek gösterge uygulamasından yararlanamayacakları hususunun, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 7/12/2007 tarihli ve E.2005/2, K.2007/1 sayılı kararında belirtildiği; buna göre, kimyager olarak görev yaptığı dönemde mühendislik fakültesinden mezun olan ve mühendis unvanı alan başvurucunun, dava konusu işlem tarihi itibarıyla kimyager kadrosunda görev yapması nedeniyle, mühendis kadrolarında çalışanlar için öngörülen ek göstergeden yararlanamayacağı belirtilerek, İlk Derece Mahkemesinin kararı bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada 14/2/2012 tarihli ve E.2012/238, K.2012/308 sayılı karar ile davanın reddine karar verilmiştir. Temyiz üzerine Danıştay İkinci Dairesinin, 6/12/2012 tarihli ve E.2012/6260, K.2012/9296 sayılı ilamı ile karar onanmıştır. Karar düzeltme istemi, aynı Dairenin 19/9/2013 tarihli ve E.2013/5073, K.2013/4825 sayılı ilamı ile reddedilmiştir. Karar, başvurucuya 25/11/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu, 6/12/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.