(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/3420 E. , 2008/4869 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki muarazanın meni davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı kurum ile imzaladığı sözleşme gereğince kurum mensuplarına ilaç temin ettiğini, davalının, teftiş kurulu raporunu ger
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/3420 E. , 2008/4869 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki muarazanın meni davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı kurum ile imzaladığı sözleşme gereğince kurum mensuplarına ilaç temin ettiğini, davalının, teftiş kurulu raporunu gerekçe göstererek 12.3.2007 tarihli yazı ile sözleşmeyi feshettiğini bildirdiğini, söz konusu raporda, bir kısım hak sahiplerine ait karnelere usulsüz olarak değişik eczanelerden 223 adet reçete yazıldığı ve bunların yedi adedinin kendisine ait eczaneden verildiğinin belirtildiğini, oysa ki herhangi bir usulsüz işleminin bulunmadığı gibi, sözleşmenin feshinin de haksız olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, sözleşmenin haksız feshine ilişkin işlemin iptaline, muarazanın men’ine karar verilmesini istemiştir. Davalı, kuruma verilen şikayet dilekçesi üzerine başlatılan soruşturma sonucunda, bir kısım hak sahiplerine ait ... karnelerine doktorlar tarafından hastaları görmeden reçete yazıldığını, toplam 21 eczane tarafından da bu reçetelerin kuruma fatura edilerek bedellerinin tahsil edildiğini, sözleşmenin 1-m maddesinde düzenlenen “sahte reçete tanzimi ve kuruma fatura edilmesi” gerekçesiyle de sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini savunarak, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, “birçok reçete içinde 7 adet reçetenin usulsüz olduğunun atlanmış olmasının, eczacının kötüniyetini göstermeyeceği, ilerde haklı çıkıldığı takdirde ilaç 2008/3420-4869 bedellerinin davalı kuruma ödenebileceği” gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar arasında davalı kurum mensuplarına ilaç temin edilmesi konusunda sözleşme imzalandığı, davalı tarafça başlatılan inceleme sonucunda düzenlenen müfettiş raporu gereğince de davacının sözleşmesinin 7 yıl süreyle feshine karar verildiği anlaşılmaktadır. Feshin dayanağı olan “Sözleşmenin Feshini Gerektiren Hususlar” başlıklı (m) maddesinde, “Eczanenin kuruma fatura ettiği reçetelerde ilaç firmasına ait olmayan sahte küpürlerin mevcut olması, veya eczanede bulundurulması, karne sahiplerinin tedavisine dayanmayan reçetelerin kuruma ibraz edilmesi, sahte reçete tanzimi ve kuruma ibraz edilmesi halinde fesih süresi 7 yıldır.” Hükmü bulunmakta olup, davalı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında, Bağkurlu muris ... ...’in hak sahipleri... ve ... ...’in ... karnelerinin usulsüz olarak kullanılması sonucunda, ... karnesi sahibi hastaların tedavisine dayanmayan sahte ve gerçeğe aykırı 223 adet reçetenin kuruma fatura edildiği, bunlardan 7 adedinin davalının eczanesine ait olduğu, reçeteleri düzenleyen hekimlerin de, sahte reçete tanzimi suretiyle kurumun zarara uğratılmasında iştiraklerinin bulunduğu, sigortalıların ... karnesini kullanarak usulsüzlük yapan asıl eczanenin, Suruç’ta faaliyet gösteren Filiz eczanesi olduğu, bu nedenle Filiz eczanesi haricinde kalan diğer 20 eczanenin eylemlerinin cezai koğuşturma gerektirecek nitelik ve ağırlıkta olmadığı, ancak bu eczanelerin sözleşme hükümlerine göre mali ve idari yönden sorumlu tutulmalarının gerektiği hususu, 19.2.2007 tarihli müfettiş raporunda belirtilmiştir. Mahkemece, 7 adet sahte reçetenin fatura edilmesinin, davacının kötüniyetini göstermeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmişse de, sözleşmeye aykırılık ve müfettiş raporundaki hususlar konusunda araştırma ve inceleme yapılmamıştır. Oysa ki taraflar arasındaki sözleşme hükümleri bağlayıcı olup, sözleşmede öngörülen durumların sübutu halinde, davalının tek taraflı fesih yetkisi mevcuttur. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. O halde mahkemece, taraf delilleri toplanıp, varsa olaya ilişkin cezai soruşturma dosyaları da incelenmek suretiyle, konusunda uzman kişilerden oluşturulacak bilirkişi heyeti aracılığı ile sözleşme kapsamına göre fesih sebeplerinin haklı olup olmadığı, davacının sözleşmeye aykırı davranışının bulunup bulunmadığı, taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli raporla tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 7.4.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.