4. Hukuk Dairesi 2025/386 E. , 2026/1626 K. "" MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2021/336 E., 2023/570 K. Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı asli müdahil yönünden davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait ... plakalı davalı tarafından Genişl…
4. Hukuk Dairesi 2025/386 E. , 2026/1626 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2021/336 E., 2023/570 K. Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı asli müdahil yönünden davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait ... plakalı davalı tarafından Genişletilmiş Kasko Poliçesi ile güvence altına alınan aracın 19.07.2014 tarihinde çalındığını, yapılan sigorta poliçesinin hırsızlık dahil birçok rizikoyu güvence altına aldığını, müvekkilinin davaya konu aracın çalındığı aynı gün kolluk kuvvetlerine haber verdiğini, davalıya aracın çalındığına ilişkin ihbarda bulunulduğunu ancak müvekkilinin zararının karşılanmadığını belirterek belirsiz olan alacak davasının kabulü ile şimdilik 10.000,00 TL'nin rizikonun gerçekleşme tarihi olan 19.07.2014 tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının maddi tazminat taleplerinin teminat kapsamı dışında olduğunu, bağımsız eksper tarafından yapılan araştırmalarda sigortalı araç sahibinin poliçe süresinde sigortalı aracı kiraladığının tespit edildiğini, poliçede yer alan beyana aykırılık klozunda da açıkça belirtildiği üzere bu gibi durumlarda müvekkili şirketin tazminat ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını, sigortalının ... Polis Merkezi Amirliği'ne vermiş olduğu ifadede ... plakalı aracın eve giren hırsızın araç anahtarlarını temin etmesi suretiyle çalındığını beyan ettiğini, ancak evin kapısındaki zorlama izlerinin eski zamanlara ait deformasyonlar olduğunun ekspertiz çalışmasıyla tespit edildiğini, ayrıca sigortalı ...'ın gayriresmi Rent A Car işi yaptığı ve ... plakalı aracın da kiraya verdiği şahıslar tarafından çalındığı ve Gaziantep - Hatay bölgesinden kaçak geçiş yapılarak Suriye'ye kaçırıldığının tespit edildiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Davaya asli müdahil olarak katılan (3.kişi) ... Finansman A.Ş vekili, müvekkili kurum ile davacı arasında 03.02.2014 tarihinde Tüketici Kredisi Sözleşmesi imzalandığını ve ... plakalı aracın kaydına müvekkili lehine rehin şerhi işlendiğini, kredi borçlusunun sözleşmenin gereklerini yerine getirmemesi üzerine İstanbul Anadolu 18. İcra Müdürlüğü'nün 2015/25443 sayılı dosyasından taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile takibe geçildiğini, dava tarihi olan 17.01.2017 tarihi itibariyle davacı/borçlu ...'tan müvekkili kurumun toplam 40.608,06 TL alacağı bulunduğunu, 18.03.2019 tarihi itibariyle güncel alacağının ise toplam 54.932,06 TL olduğunu, söz konusu olaya ilişkin olarak davacı borçluya yapılacak ödemeye muvafakatleri olmamakla birlikte davalı şirket tarafından yapılması gereken ödemenin "dain ve mürtehin" sıfatını haiz olmaları sebebiyle öncelikle müvekkili kuruma yapılması gerektiğini, bu nedenlerle, sigorta teminat bedelinin alacaklarını karşılayan kısmının hasar tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte öncelikli olarak taraflarına ödenmesine, artan bir meblağ olması durumunda bu kısmın davacı tarafa iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Asli Müdahil temlik alan ... Varlık Yönetim AŞ vekili davada asli müdahil olan ... Finanman AŞ'den alacağı temlik aldıklarını belirterek beyan dilekçesi sunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemece asli müdahil ... Finansman A.Ş yönünden davanın kabulü ile 54.932,06 TL'nin 05.03.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak asli müdahile verilmesine, davacının talebi yönünden davanın kısmen kabulü ile 10.000,00 TL'nin temerrüt tarihi olan 22.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 4.067,94 TL'nin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA KARARI Mahkeme kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 22.10.2020 tarih ve 2020/1118 Esas ve 2020/6085 Karar sayılı ilamı ile "1-Dava, kasko sigorta sözleşmesine dayanılarak davalı kasko şirketi aleyhinde açılan alacak istemine ilişkindir. Taraflar arasında akdedilen kasko sigortası poliçesinde anahtar ile araç çalınması klozunda Kasko Sigortası Genel Şartları'nin A.4.11. maddesi gereğince, araç anahtarının ek sözleşmede belirtilen haller sonucunda ele geçirilmesi suretiyle aracın çalınması ve çalınmaya teşebbüsü sonucu meydana gelecek ziya ve hasarlar aşağıdaki hüküm ve şartlar dahilinde teminat kapsamında olacağı, araç anahtarlarının sigortalı veya araç sürücüsü tarafından ikametgah veya işyeri niteliğindeki kapalı veya kilitli bir mahalde muhafazası sırasında, bu mahallere; kırmak, delmek, yıkmak, devirmek, zorlamak, öldürme, araç gereç kullanarak veya bedeni çeviklik sayesinde tırmanmak veya aşmak suretiyle ele girilerek aracın çalınması veya çalınmaya teşebbüs edilmesi sonucu meydana gelebilecek ziya ve hasarlar teminat kapsamındadır. Yine poliçenin beyana aykırılık klozunda "...şirketimiz kısa veya uzun süreli kiralık araçları, sürücü kursu araçlarını, taksi dolmuş gibi olarak kullanılan araçları sigorta etmemektedir. Bu nedenle gerek poliçe tanzim edilirken gerekse poliçe süresi boyunca sigortalı aracın bu tarz kullanımında olduğu anlaşılırsa tazminat ödenmez." düzenlenmesine göre sigortalanan araca ilişkin teminatın hususi kullanım göz önüne alınarak verildiği, her tür rent a car tarzı kullanımın teminattan hariç tutulacağı ve aracın herhangi bir şekilde Rent A Car amaçlı kullanımı esnasında oluşabilecek zararlar itibariyle sigortacının bu poliçe altında herhangi bir tazminat sorumluluğunun doğmayacağı taraflar arasında kararlaştırılmış, poliçede sigortalı aracın kullanım tarzı özel oto olarak gösterilmiştir. Davacının emniyette verdiği ifadesinde, 19/07/2014 tarihinde arkadaşının evinde kaldığını, aracın anahtarını masanın üzerine koyduğunu, uyandıklarında dış kapının açık olduğunu, dışarıda bulunan aracın yerinde olmadığını, çalındığını fark ettiğini beyan etmiş, sigorta poliçesinin hırsızlık dahil birçok rizikoyu güvence altına aldığını beyan ederek davalı ... şirketine karşı dava açmıştır. Davalı ... şirketi vekili poliçe şartlarına göre teminat kapsamında bulunmadığı hususunu ispat bakımından, şirketleri tarafından yaptırılan araştırma raporunu dayanak göstermektedir. Anılan rapor incelendiğinde; evin kapısındaki zorlama izlerinin eski zamanlara ait deformasyonlar olduğunun tespit edildiğinin, sigortalının gayri resmi olarak rent a car işiyle yaptığının, aracın Mayıs 2014 tarihlerinde kiraya verdiği şahıslar tarafından çalındığının, araca Alarm Net firmasında GPRS sistemi takıldığının, firma kayıtlarına göre araçtan 30.05.2014 tarihinden itibaren araç Suriye'de olduğu için sinyal alınamadığının, Karayolları Genel Müdürlüğü üzerinden yapılan tahkikatta ... plakalı aracın 30.05.2014 tarihinde Ankara-Adana-Nizip istikametini takiben Gaziantep bölgesine kaçak geçiş yaparak gittiği bu tarihten sonrada aracın İstanbul'a dönüş kaydı bulunmadığının tespit edildiğinin, sigortalı üzerine ... , ... plakalı araçların bulunduğunun, ... plakalı araca ilişkin ağır hasar ödemesi aldığının tespit edildiği görülmektedir. Hasarın teminat kapsamında yer almadığını ispat külfeti altında bulunan davalı ... şirketi tarafından delil olarak sunulan araştırma raporundaki hususlar da göz önünde bulundurularak, davacıya ait aracın Rent A Car işinde kullanılıp kullanılmadığı, anahtar ile araç çalınmasının poliçe teminatı kapsamında kalıp kalmadığı araştırılmadan, hükme esas alman bilirkişi raporuna göre davacının zarar talebinin kabulüne karar verilmiş olup, mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli değildir. Mahkemece, davalı ... şirketinin savunmasına dayanak yaptığı, ... Ekspertizlik Hizmetleri Limited şirketi şirketi tarafından düzenlenen 2014 /2844 rapor nolu araştırma raporunda bahsi geçen ... firmasından dava konu araçla ilgili GPRS kayıtlarının istenilmesi, davacı tarafın çalınan aracın GPRS sistemini başka araca taktıklarına beyan ettiklerine dair davalı tarafın iddialarına ilişkin firmadan bilgi istenilerek bunun mümkün olup olmadığının, Karayolları Genel Müdürlüğünden ... plakalı aracın görüntü ve HGS kayıtlarının araştırılması, davacı tarafın aracın çalınmasıyla ilgili yaptığı suç duyurusu neticesinde dava açılıp açılmadığı, açılmış ise ceza davasının açılmaması halinde soruşturma dosyasının onaylı örneğinin dosya içerisine alınması, davacının araç kiralama işiyle uğraşıp uğraşmadığının zabıta marifetiyle ve Vergi Dairesi nezdinde araştırılması, Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 34. maddesi gereğince çalınan araçların tescil kayıtlarının ilgili Trafik Şube Müdürlüğünce kapatılması ve Gelir İdaresi Başkanlığınca da araç vergi kaydının düşülmesi gerektiğinden Trafik Tescil Şube Müdürlüğü ve Gelir İdaresi Başkanlığı Motorlu Taşıtlar Vergi Dairesinden bu araca ait kaydın çalınma nedeniyle kapatılıp kapatılmadığının tespiti ile poliçede tarafların serbest iradeleriyle kararlaştırılan anahtar ile araç çalınması klozu ile beyana aykırılık klozunun tartışılarak sigorta şirketinin sorumlu olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken poliçe özel şartlarının gözardı edilerek eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. Kabule göre de; Poliçede, dain ve mürtehin olarak ... Finansman A.Ş gösterilmiştir. TTK.'nun 1269. maddesi uyarınca, malı rehin alan kimse sıfatıyla o mal üzerindeki menfaatini kendi adına sigorta ettirebileceği gibi, aynı Yasa'nın 1270. maddesi hükmüne göre, bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 879.maddesi gereğince, sigorta tazminatının öncelikle rehin hakkı sahibine verilmesi veya açık muvafakatinin alınması gerekmektedir. Somut olayda, dain ve mürtehin sıfatı bulunan ve menfaati olan dava dışı ... Finansman A.Ş dosyaya sunduğu 05.03.2019 tarihli dilekçesiyle; asli müdahale isteminde bulunarak poliçe kasko teminat bedelinin taraflarına ödenmesi talebinde bulunduğu, Mahkemece 07.03.2019 tarihli duruşmada ... Finansman A.Ş 'nin asli müdahale talebinin kabulüne karar verildiği, dosya kapsamından ... Finansman A.Ş tarafından gerekli harçların yatırılmadığı halde asli müdahil hakkında hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. 6100 sayılı HMK'nın 120. (1086 sayılı HUMK'un 413.) ve 492 sayılı Harçlar Kanunun Harcın alınmasına veya tamamlanmasını tarafların isteklerine bırakmayıp, anılan hususun mahkemece kendiliğinden gözetileceğini düzenlemiş ve buyurucu nitelikteki 32. maddesinde yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağını öngörmüştür. Hal böyle olunca, öncelikle Mahkemece harcın yatırılması için asli müdahil ... Finansman A.Ş'ye uygun bir mehil verilip yerine getirildiğinde işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. 2-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekili ile davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir." gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur. V. MAHKEMECE BOZMAYA UYULARAK VERİLEN KARAR Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asli müdahil ... Varlık Yönetim AŞ yönünden davanın kabulü ile 77.000,00 TL'nin 05.03.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ... şirketinden alınarak asli müdahile verilmesine, davacı ...'ın tazminat talebinin konusuz kaldığı anlaşılmakla karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A.Temyiz Sebebleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; asli müdahil lehine karar verilemeyceğini, vekalet ücretinin de kendilerine verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. Davalı ... şirketi vekili temyiz dilekçesinde; zararın teminat dışı olduğunu, zarar hesabının hatalı olduğunu belirtmiştir. B.Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kasko sigorta sözleşmesine dayanılarak açılan tazminat istemine ilişkindir. 1-Asli müdahale 6100 sayılı HMK’nın 65. maddesinde “(1) Bir yargılamanın konusu olan hak veya şey üzerinde kısmen ya da tamamen hak iddia eden üçüncü kişi, hüküm verilinceye kadar bu durumu ileri sürerek, yargılamanın taraflarına karşı aynı mahkemede dava açabilir. (2) Asli müdahale davası ile asıl yargılama birlikte yürütülür ve karara bağlanır” şeklinde düzenlenmiştir.Anılan kanun maddesi gereğince asli müdahaleden söz edilebilmesi için öncelikle görülmekte olan bir davanın bulunması, asli müdahilin görülmekte olan davanın konusu olan hak veya şey üzerinde bir hak iddia etmesi, asli müdahilin asıl davanın tarafı olmayan üçüncü bir kişi olması ve asli müdahilin ayrı bir dava açması gerekir. Bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 65. maddesi ve yerleşik Yargıtay içtihatlarında açılan bir davaya dava konusu edilen şey hakkında tarafların dışında hak iddia ederek o şeyin kendisine ait olduğunu ileri süren ve harcını yatırmak suretiyle davaya dahil olan kimse, asli müdahil olarak nitelendirilmektedir. Asli müdahale talebini içeren dilekçenin harçlandırılması ile asli müdahale tamamlanmış ve dava açılmasının bütün sonuçları doğmuş olur. 6100 sayılı HMK’nın 65. maddesinin (2) numaralı fıkrasına göre mahkeme, asıl dava ile asli müdahale davasını birlikte yürüterek karara bağlar. Ancak asıl dava ve asli müdahale davası birbirinden ayrı ve bağımsız davalar olduğundan mahkeme, her bir dava hakkında ayrı ayrı hüküm verir. Somut olayda, kasko sigorta poliçesinde dain mürtehin sıfatı bulunan ve menfaati olan dava dışı ... Finansman A.Ş'nin dosyaya sunduğu 05.03.2019 tarihli dilekçesiyle; asli müdahale isteminde bulunarak poliçe kasko teminat bedelinin taraflarına ödenmesi talebinde bulunduğu, mahkemece 07.03.2019 tarihli duruşmada ... Finansman A.Ş 'nin asli müdahale talebinin kabulüne karar verildiği, dosya kapsamından ... Finansman A.Ş tarafından gerekli harçların yatırılmadığı halde asli müdahil hakkında hüküm kurulduğu görülmüş, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin bozma ilamında ... Finansman A.Ş tarafından gerekli harçların yatırılmadığı halde asli müdahil hakkında hüküm kurulmasının hatalı olduğu, harcın yatırılması için asli müdahil ... Finansman A.Ş'ye uygun bir mehil verilip yerine getirildiğinde işin esasına girilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur. Bozma sonrası yürütülen yargılamada 26.04.2021 tarihli dilekçe ile ... Varlık Yönetim AŞ vekili, ... Finansman AŞ'den dava konusu araca yönelik alacağın temlik alındığını belirten asli müdahale dilekçesini dosyaya sunmuştur. İşbu dilekçesinde alacağın bedeli belirtilmediği gibi buna ilişkin olarak sadece 170,00 TL peşin harç yatırılmıştır. Mahkemece her ne kadar ... Varlık Yönetim AŞ hakkında davanın kabulü ile 77.000,00 TL'nin davalı ... şirketinden tahsili ile asli müdahile verilmesine karar verilmiş ise de bozma kararının gereği yerine getirilmemiş, davada asli müdahale ile hak iddia eden ve başka bir davacı konumunda olan asli müdahil yönünden eksik karar nispi harcının ikmali sağlanmamıştır. Bu halde 492 sayılı Harçlar Yasasının 30. maddesi hükümlerine göre asli müdahale talep eden vekiline eksik karar nisbi harcı ikmal etmesi için süre verilmesi ve sonucuna göre işlem yapılması gerekmektedir. Kabule göre de: a-Dava konusu aracın rayiç değerinin, poliçede belirtildiği üzere hasar tarihindeki piyasa değerine göre belirlenmesi gerekmektedir. Dosya kapsamından hasar tarihinin (çalınma olayı) 19.07.2014 olduğu sabit olup, hükme esas alınan 26.03.2018 tarihli bilirkişi raporunda aracın 2. el piyasa değerinin 2018 yılı emsallerine göre belirlenmesi hatalı olmuştur. b-Mahkeme'nin karar başlığında asli müdahil olarak ... gösterilmiş, gerekçeye "asli müdahil ... Finansman AŞ yönünden davanın kabulü ile 77.000,00 TL'nin 05.03.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak asli müdahile verilmesine karar verilmiştir." şeklinde yazılmış, hükümde ise "Asli müdahil ... Varlık Yönetim AŞ yönünden davanın kabulü ile 77.000,00 TL'nin 05.03.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ... şirketinden alınarak asli müdahile verilmesine" yazılmıştır. Mahkemece hüküm ile gerekçe arasında çelişki olacak şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur. 2-Bozma neden ve şekline göre tarafların sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. VII. KARAR 1-Yukarıda 1/a-b numaralı bentte yer alan sebeplerle davacı ve davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, 2-Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı ve davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacı ve davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,16.02.2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.