10. Hukuk Dairesi 2023/8480 E. , 2023/8103 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1667 E., 2023/842 K. KARAR : Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2015/504 E., 2017/250 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali ve tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvur
**10. Hukuk Dairesi 2023/8480 E. , 2023/8103 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1667 E., 2023/842 K. KARAR : Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2015/504 E., 2017/250 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali ve tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 10.12.2018 tarih ve 2017/6097 E. 2018/10408 K. sayılı kararıyla bozulmuş, bozmaya direnen Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 22.03.2022 tarih ve E. 2019/10-749, K.2022/364 sayılı kararıyla direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bozma kararı doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davacıya, babası Mehmet Baş üzerinden bağlanan ölüm aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptaliyle; aylıkların kesildiği tarihten itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesi gereğinin tespiti talep edilmiştir. II. CEVAP Davalı SGK Başkanlığı vekili; 14.04.2015 tarih, 2015/ÜA/038 sayılı denetim raporu kapsamındaki tespitler ışığında gerçekleştirilen Kurum işleminin yerinde olduğunu beyanla, davanın reddi gereğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “...dosyadaki resmi ve yazılı belgelere göre davacı Kurum denetim memuru tarafından tutulan tutanağın aksi davacı tarafından geçerli ve inandırıcı delillerle ispatlanamadığından davanın benimsenmesinin mümkün olmadığı..." gerekçesine dayalı olarak, "davanın reddine ” karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 12.10.2017 tarihli ve 2017/1766 Esas, 2017/1234 Karar sayılı kararıyla; "... Dosya kapsamında davacı lehine yer alan tüm kanıtlara karşın, bilirkişi raporunda da temel alınan ve mahkeme hükmüne dayanak oluşturan davacı aleyhine değerlendirilip davanın reddi yönünde hüküm kurulmasına yol açan kanıt ise, ...'in 06.09.2010 tarihinde açılan banka hesabında yer alan ve daha sonra davacı tarafından kullanılan "...i ..." adresi olarak ortaya çıkmaktadır. Ancak, nüfus kayıtları incelendiğinde, davacının öncesinde farklı (......) adreste ikamet ederken 14.08.2011 tarihinde bu adrese taşındığı; ...'in ise nüfus kayıtlarında bu adres yer almadığı gibi, 2011 yılında farklı adreste ikamet ettiğine ilişkin kayıt ve belgelerin dosyaya sunulduğu; aynı biçimde davacı yönünden de, 2010 yılında başka bir evle ilgili kira ödeme belgeleri bulunurken, 2011 yılında tespite konu adresteki ev için kira ödemesi yaptığı ve tarihsiz kira kontratı da bulunduğu anlaşılmış olmakla; ...'in bankaya beyan ettiği adreste 2011 yılı ve sonrasında ikamet etmediğini gösteren tüm kanıtlar karşısında, somut herhangi bir veriye dayanmayan denetim raporuna dayalı Kurum işleminin iptali istemli davanın kabulü gerekirken reddine karar verilmiş olması usul ve Kanun'a aykırı olduğu" gerekçelerine dayalı olarak "1- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle; ... 1. İş Mahkemesi'nin, 26.05.2017 tarih, 2015/504 Esas ve 2017/250 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına; 2- Davanın Kabulüne, Davacıya, babası üzerinden bağlanmış olan ölüm aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptaliyle; aylıkların kesildiği tarihten itibaren, herbir aylığın ödenmesi gereken tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi gereğinin tespitine" karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK Başkanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairenin 10.12.2018 gün ve 2017/6097 Esas, 2018/10408 sayılı kararında; "... bu tür davalarda eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun tüm açıklığıyla ve taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu dönem yönünden ortaya konulması önem arz ettiğinden; dosya kapsamında her ne kadar davacı yanın komşusu olduğunu beyan eden davacı tanıkları dinlenilmiş ise de, belirlenen adreslerde, davacı yanın eski eşiyle birlikte yaşayıp yaşamadığının tespiti açısından gizli olarak yapılması istenen tahkikatlara ilişkin olarak, davacının eski eşi ...’in, vaki müdahalesinin söz konusu olması nedeniyle, yapılan tahkikatlar, Yerel Mahkemece şüpheli bulunarak değerlendirme dışı bırakılmış olduğundan, boşanan eşlerin tespit edilen adreslerinde birlikte yaşama olgusu yönünden re’sen belirlenecek komşu tanıklar ile ilgili muhtar ve azaların da dinlenilmesi suretiyle, “boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama” olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin, toplanan kanıtlar ışığı altında değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre karar verilmelidir." hususlarına işaret edilmiştir. 3.Bölge Adliye Mahkemesi 15.05.2019 tarihli ve 2019/524 Esas, 2019/738 Karar sayılı kararıyla, direnme kararı verilmiştir. 4.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.03.2022 tarih 2019/10-749 E, 2022/364 K. Sayılı ilamı ile "... Her ne kadar ilk derece mahkemesince seçim kayıtları, abonelik bilgileri, banka kayıtları, adres bilgileri, medula kayıtları ve emniyet araştırması yapılmış ise de toplanan kanıtların birlikte yaşama olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği hususunu açıklığa kavuşturmadığı anlaşıldığından eksik inceleme ve araştırma sonucunda karar verilmesi doğru bulunmamıştır. Şu hâlde yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; birlikte yaşama olgusunun tüm açıklığıyla ortaya konulması önem arz ettiğinden davacının komşusu olduğunu beyan eden davacı tanıkları dinlenilmiş ise de, belirlenen adreslerde davacının eski eşiyle birlikte yaşayıp yaşamadığının tespiti açısından gizli olarak yapılması istenen tahkikata davacının eski eşi ...’in vaki müdahalesinin söz konusu olması nedeniyle ilk derece mahkemesince değerlendirme dışı bırakılmış olduğundan boşanan eşlerin tespit edilen adreslerinde birlikte yaşama olgusu yönünden re’sen belirlenecek komşu tanıkları ile ilgili muhtar ve azaların da dinlenilerek toplanan deliller değerlendirildikten sonra karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır." gerekçelerine dayalı olarak direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... bozma ilamları kapsamında belirtilen niteliklere uygun olarak belirlenen tanıkların ifadeleri, dosya kapsamındaki tüm kanıtlarla birlikte değerlendirildiğinde; davacının boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığına ilişkin herhangi bir kanıt elde edilemediği; Kurum işlemine dayanak denetim raporunda da fiilen birlikte yaşama olgusunu ortaya koyan ve hükme dayanak alınabilecek somut verilere ulaşılmamış olduğu" gerekçelerine dayalı olarak "davanın kabulüne, Davacıya, babası üzerinden bağlanmış olan ölüm aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptaliyle; aylıkların kesildiği tarihten itibaren, herbir aylığın ödenmesi gereken tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi gereğinin tespitine" karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle, davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu belirtilerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ölüm aylığının kesilmesine ilişkin kurum işleminin iptali istemine ilişkindir 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve Kanun'a uygun olup davalı SGK vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı SGK vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve Kanun'a uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.