4. Hukuk Dairesi 2022/3939 E. , 2024/12926 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/146 Esas 2022/182 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 28. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/158 Esas 2020/282 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafınd…
**4. Hukuk Dairesi 2022/3939 E. , 2024/12926 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/146 Esas 2022/182 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 28. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/158 Esas 2020/282 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili doktor tarafından davalıya 26.01.2018 tarihinde estetik operasyon yapıldığını, işlem başarılı şekilde tamamlanmasına rağmen davalı tarafından sosyal medyada, müvekkilinin mesleği icra edişine dair olumsuz paylaşımlar yapıldığını, müvekkilinin hasta sayısında azalma olduğunu, bu konuda maddi zararın bilirkişi raporu ile belirlenmesi gerektiğini, müvekkilinin meslektaşları ve hastaları huzurunda küçük düşürüldüğünü, kişilik haklarının saldırıya uğradığını, maddi ve manevi zararının oluştuğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000,00 TL maddi tazminat ile 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili tarafından tüketici mahkemesinde davacı aleyhine açılan davanın sonucunun beklenmesi gerektiğini, müvekkili tarafından sosyal medya hesabından yaşamış olduğu operasyon süreci ve mağduriyetinin eleştiri sınırları içerisinde beyan edildiğini, ifade özgürlüğü sınırlarının aşılmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafından sarf edilen söz ve ifadelerin eleştiri ve ifade özgürlüğü sınırları içinde olduğu, eleştiri sınırlarının aşılmadığı, bu nedenle manevi tazminat isteminin koşullarının oluşmadığı; davacının kesmekle mükellef olduğu serbest meslek makbuzlarını adını vermek istemeyen hastalarına kesmediği, serbest meslek defteri gerçeği yansıtmadığından maddi zararın da ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafından yapılan paylaşımların, davacının yapmış olduğu operasyon ile öncesinde ve sonrasında hastalara davranışlarının eleştirisi niteliğinde olduğu, doğrudan somut olgu isnadında bulunulmadığı, kişilik haklarının saldırıya uğramadığı, bu nedenle ilk derece mahkemesi tarafından manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı; her ne kadar bilirkişi raporunda davacının hasta sayısının azaldığı yönünde bir tespit bulunmakta ise de, hasta sayısındaki azalmanın doğrudan yapılan paylaşımlarla ilgili olduğu konusunda illiyet bağı kurulamadığı, maddi tazminat talebinin reddedilmesinin de hukuka uygun olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı tarafından eleştiri sınırlarının aşıldığını, bu paylaşımlar nedeniyle hasta sayısında azalma olduğunu, bu hususun bilirkişi raporu ile ispatlandığını, mahkeme gerekçesinin yerinde olmadığını, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. B. Gerekçe Uyuşmazlık; davalının, sosyal medya hesabından operasyonunu gerçekleştiren davacı doktor ile ilgili sarf etmiş olduğu söz ve ifadeler nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; davalı tarafından sosyal medyada sarf edilen söz ve ifadelerle eleştiri sınırlarının aşılmadığının; Anayasa Mahkemesinin pek çok kararında da benimsendiği gibi, demokratik bir toplumun zorunlu temellerinden olan ve toplumun ilerlemesi, bireyin özgüveni için gerekli temel şartlardan birini teşkil eden ifade özgürlüğü, sadece kabul gören veya zararsız yahut kayıtsızlık içeren bilgiler veya fikirler için değil, aynı zamanda kırıcı, şok edici veya rahatsız edici olanlar için de geçerli olup, yine pek çok kararında ifade özgürlüğünün bir dereceye kadar abartıya hatta kışkırtmaya izin verecek şekilde geniş yorumlanması gerektiğini kabul ettiğinin, demokratik toplum tarafından meşru sayılabilecek nitelikte, ifade özgürlüğüne getirilmesi gereken bir sınırlamanın gerekli olmadığının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.