4. Hukuk Dairesi 2011/7601 E. , 2011/7476 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve ... vekili Avukat...tarafından, davalı ... aleyhine 17/05/2005 gününde verilen dilekçe ile haksız haciz nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 08/03/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra…
**4. Hukuk Dairesi 2011/7601 E. , 2011/7476 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve ... vekili Avukat...tarafından, davalı ... aleyhine 17/05/2005 gününde verilen dilekçe ile haksız haciz nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 08/03/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davacıların diğer temyiz itirazlarına gelince: Dava, haksız haciz nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacılar tarafından temyiz olunmuştur. Tazminat hukuku ilkeleri gereğince, haksız eylemden kaynaklanan zararın ödetilmesi amacıyla açılan davalarda, istek bulunması durumunda, kabul edilecek tazminata / tazminatlara olay gününden itibaren faiz yürütülmesi gerekir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 74. maddesi gereğince yargıç, tarafların iddia ve savunmaları ile bağlı olup ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Dava dilekçesinde; maddi tazminat yönünden olay tarihinden itibaren faiz yürütülmesi istenilmiş, manevi tazminat yönünden ise başlangıç tarihi belirtilmeksizin faiz isteminde bulunulmuştur. Şu durumda yerel mahkemece dava dilekçesindeki istem gözetilerek kabul edilen maddi tazminata olay tarihinden itibaren faiz yürütülmesine, manevi tazminat yönünden ise dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken kabul edilen maddi tazminata dava tarihinden itibaren faize karar verilmiş olması ve kabul edilen manevi tazminat yönünden faize karar verilirken faizin başlangıç tarihinin yazılmamış olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle, hüküm fıkrasının; kabul olunan maddi tazminat tutarına ilişkin 2 no’lu bendinde yer alan “…dava…” biçimindeki sözcüğün silinmesine yerine “…olay tarihi olan 5.09.2002…” sözcüklerinin yazılmasına, kabul olunan manevi tazminat tutarına ilişkin 1 nolu bendinde yer alan “…manevi tazminatın…” biçimindeki sözcüklerden sonra gelmek üzere “… dava tarihinden itibaren…” sözcüklerinin yazılmasına; davacıların öteki temyiz itirazlarının ilk bentte açıklanan nedenlerle reddi ile kararın düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 27/06/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.