Başvuru, kamu bankasına ait hisse senedinin nominal değerinin güncellenmemesi ve kanunla düşürülmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, kamu bankasına ait hisse senedinin nominal değerinin güncellenmemesi ve kanunla düşürülmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 31/12/2018 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu 1942 doğumlu olup Ankara'da ikamet etmektedir. Başvurucunun murisi S.T. 1955 yılında Halk Bankası Anonim Şirketinin (Banka) 100 TL itibari değerli bir adet hisse senedini satın almıştır. Banka 8/6/1933 tarihli ve 2284 sayılı Halk Bankası ve Halk Sandıkları Kanunu'yla 000 TL sermayeli olarak kurulmuştur. Banka 8/6/1984 tarihli ve 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (233 sayılı KHK) ile kamu iktisadi teşebbüsüne dönüştürülmüş, 2000 yılında ise bu statüden çıkarılmıştır. Banka, kurulduğu günden beri birçok defa bedelli sermaye artırımına gitmiş; bunlardan Bankanın 233 sayılı KHK'ya tabi olduğu 1984-2000 tarihleri arasında yapılanlar hariç hissedarlara rüçhan hakkı tanınmıştır. Ancak hiçbir hissedar bu hakkını kullanmamıştır. Sermaye artırım bedellerinin tamamı Hazine tarafından ödenmiştir. 1984-2000 yılları arasında yapılan sermaye artırımlarında ise kanun gereği ortaklara rüçhan hakkı tanınmamış, bu dönemdeki tüm artırımlar Hazinece ödenmiştir. Bankanın 2012 yılındaki sermayesi 000 TL olup bunun Hazineye ait olanı ile halka arz edileni dışında kalanının oranı %0,04 şeklindedir. 28/3/2007 tarihli ve 5615 sayılı Kanun'un maddesiyle 15/11/2000 tarihli ve 4603 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası, Türkiye Halk Bankası Anonim Şirketi ve Türkiye Emlak Bankası Anonim Şirketi Hakkında Kanun'a eklenen geçici maddeyle Özelleştirme İdaresi Başkanlığı dışındaki hissedarlara ait 100 TL itibari değerli hisse senetleri 1 YTL itibari değerli 1 adet hisse senedine tamamlanmıştır. S.T.nin 100 TL itibari değerli hissesi bu Kanun gereğince 1 YTL itibari değerli hâle gelmiştir. S.T.nin hissesi 2008 yılında başvurucuya devredilmiştir. Başvurucu 18/3/2014 tarihinde Ankara Asliye Ticaret Mahkemesinde (Mahkeme) dava açmıştır. Dava dilekçesinde, 100 TL hisse bedelinin Bankanın güncel sermayesine orantılı olarak uyarlanması ve hissenin değerinin 1 YTL olarak tespitine ilişkin işlemin iptal edilerek güncel rayice uygun olarak tespit edilmesi talep edilmiştir. Mahkemece bilirkişi görüşüne başvurulmuştur. Bir bankacı, bir hukukçu ve bir mali müşavirden oluşan bilirkişi heyetince hazırlanan 3/4/2015 havale tarihli raporda, rüçhan hakkı sahiplerinin bedelli sermaye artırımlarının hiçbirine katılmadığı ve artırılan bedelin tamamının Hazine tarafından ödendiği not edilmiştir. Raporda 1984-2000 yılları arasında yapılan sermaye artırımında ortaklara rüçhan hakkı tanınmamasının sebebinin Bankanın 233 sayılı KHK kapsamına alınması olduğu ifade edilmiştir. Raporda 5615 sayılı Kanun'un maddesiyle 4603 sayılı Kanun'a eklenen geçici madde gereğince hisselerin yeni Türk lirasına dönüştürülmesi işleminin doğrudan kanunla yapıldığı ve Bankanın bunda bir sorumluluğunun bulunmadığı vurgulanmıştır. Raporda ayrıca hissenin itibari değerinin 100 TL'den 1 YTL'ye dönüştürülmesi sebebiyle başvurucunun bir zararının bulunmadığı değerlendirilmiştir. Mahkeme 2/11/2015 tarihli kararıyla davayı reddetmiştir. Kararın gerekçesinde bilirkişi raporuna atıfla 1984-2000 dönemi hariç sermaye artırımlarında ortaklara rüçhan hakkı kullanma imkânı sağlandığı, 1984-2000 döneminde yapılan sermaye artırımlarında ortaklara rüçhan hakkı tanınmamasının Bankanın kamu iktisadi teşebbüsü statüsüne alınmasından kaynaklandığı belirtilmiştir. Gerekçede ayrıca hissenin itibari değerinin 100 TL'den 1 YTL'ye dönüştürülmesinin doğrudan kanunla yapıldığı ifade edilmiş ve bu sebeple davanın reddi gerektiği açıklanmıştır. Başvurucu, dava dilekçesindekinin benzeri iddialarla karara karşı temyiz yoluna başvurmuştur. Yargıtay Hukuk Dairesi (Daire) 25/10/2017 tarihinde mahkeme kararını onamıştır. Başvurucu 31/12/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurucu aynı zamanda karar düzeltme yoluna da başvurmuştur. Karar düzeltme istemi Dairenin 9/10/2019 tarihli kararıyla reddedilmiştir. 5615 sayılı Kanun'un maddesiyle 4603 sayılı Kanun'a eklenen geçici madde şöyledir: "Türkiye Halk Bankası A.Ş.’nin ödenmiş sermayesini oluşturan hisselerin 9/12/2004 tarihli ve 5274 sayılı Türk Ticaret Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun kapsamında Yeni Türk Lirasına intibakını sağlamak üzere; ödenmiş sermaye içerisinde Özelleştirme İdaresi Başkanlığı dışındaki hissedarlara ait 100 TL itibarî değerli hisse senetleri; 1 YTL itibarî değerli 1 adet, 500 TL itibarî değerli hisse senetleri; 1 YTL itibarî değerli 5 adet ve 1 .000 TL itibarî değerli hisse senetleri;1 YTL itibarî değerli 10 adet hisse senedine tamamlanır. Bu tamamlama işlemi, Banka sermayesi artırılmaksızın, Özelleştirme İdaresi Başkanlığının hisselerinin yeteri miktarda devri yoluyla bedelsiz olarak yapılır. Ayrıca, Özelleştirme İdaresi Başkanlığının farklı itibarî değerlerdeki hisseleri 1 YTL itibarî değerlihisselereçevrilir. Buşekilde yapılacak tamamlama işlemleri, Bankanın hisse senetleri Pay Defterine işlenir. Türk Ticaret Kanununun nama yazılı hisse devirlerine ilişkin hükümleri uygulanmaz.Söz konusu işlemlere ilişkin olarak yapılacak ana sözleşme değişikliğinde 9/12/2004 tarihli ve 5274 sayılı Türk Ticaret Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun hükümleri uygulanır ve anılan değişikliğin Ticaret Siciline tescil ettirilmesini takiben eski hisse senetleri hüküm ifade etmez. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren azamî iki ay içerisinde, bu madde kapsamında yapılacak ana sözleşme değişikliği mevcut mevzuat uyarınca gerçekleştirilir."