TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ İKİNCİ BÖLÜM KARAR YUSUF TEMEL BA ŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2017/25776) Karar Tarihi: 30/6/2020 Başvuru Numaras ı: 2017/25776 Karar Tarihi : 30/6/2020 2İKİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Kadir ÖZKAYA Üyeler : Engin YILDIRIM Celal Mümtaz AKINCIRıdvan GÜLEÇ Recai AKYEL Raportör : M. Emin ŞAHİNER Başvurucu : Yusuf TEMEL I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, tapu siciline güvenilerek sat ın al ınan taşınmaz ın bir bölümünün aç ılan dava neticesinde Hazine ad ına tescili
TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ İKİNCİ BÖLÜM KARAR YUSUF TEMEL BA ŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2017/25776) Karar Tarihi: 30/6/2020 Başvuru Numaras ı: 2017/25776 Karar Tarihi : 30/6/2020 2İKİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Kadir ÖZKAYA Üyeler : Engin YILDIRIM Celal Mümtaz AKINCIRıdvan GÜLEÇ Recai AKYEL Raportör : M. Emin ŞAHİNER Başvurucu : Yusuf TEMEL I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, tapu siciline güvenilerek sat ın al ınan taşınmaz ın bir bölümünün aç ılan dava neticesinde Hazine ad ına tescili dolay ısıyla uğran ılan zarar ın tazmin edilmesi istemiyle açılan davan ın zamana şımı gerekçesiyle reddedilmesi nedeniyle mahkemeye eri şim hakk ını n ihlal edildi ği iddias ına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜREC İ 2. Başvuru 30/5/2017 tarihinde yap ılm ıştır. 3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yap ılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmu ştur. 4. Komisyonca ba şvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm taraf ından yap ılmas ına karar verilmi ştir. 5. Bölüm Ba şkan ı taraf ından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yap ılmas ına karar verilmi ştir. 6. Başvuru belgelerinin bir örne ği bilgi için Adalet Bakanl ığına (Bakanl ık) gönderilmi ştir. Bakanl ık görüş belirtilmesine gerek olmad ığını bildirmiştir. III. OLAY VE OLGULAR 7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildi ği şekliyle olaylar özetle şöyledir: 8. Başvurucu, İstanbul'un Kartal ilçesine ba ğlı Paşaköy Mahallesi'nde buluna n 62.300 m² yüzölçümlü ve 615 parsel say ılı taşınmaz ı 1/10/1981 tarihinde karde şi Y.İ.T. ile birlikte A.G.den sat ın alm ıştır. Başvuru Numaras ı: 2017/25776 Karar Tarihi : 30/6/2020 39. Maliye Hazinesi, ba şvurucu ile Y. İ.T.nin tapular ının iptali ve Hazine ad ına tescili istemiyle 2/4/1987 tarihinde dava açm ıştır. Kartal 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 27/10/1987 tarihinde zilyetlikle tescil şartlar ının oluşmad ığı ve taşınmaz yerinin iskân arazisi olmad ığı gerekçesiyle davay ı kabul etmi ş ve taşınmaz ın 40.127 m²'lik k ısm ının tapu kayd ının iptali ile Hazine ad ına tesciline karar vermi ştir. Taraflar ın temyiz yoluna ba şvurmamas ı üzerine karar 22/11/1991 tarihinde kesinle şmiştir. 10. Mahkeme 26/2/2008 tarihli tavzih karar ı ile Maliye Hazinesi ad ına 40.127 m ² olarak tescili yap ılan taşınmaz ın tescil işlemini 39.117 m² olarak düzeltmi ştir. 11. Tapuda sat ın al ınan taşınmaz ın orman vas ıflı olduğu kabul edilerek Hazine adına tescil edilmesi nedeniyle 22/11/2001 tarihli ve 4721 say ılı Türk Medeni Kanunu'nun 1007. maddesi hükmü uyar ınca tazminat ödenmesi istemiyle ba şvurucu, di ğer ortak Y. İ.T. ile birlikte 19/2/2013 tarihinde Maliye Hazinesi aleyhine dava açm ıştır. 12.İstanbul Anadolu 10. Asliye Hukuk Mahkemesi 26/6/2014 tarihinde davay ı reddetmiştir. Karar ın gerekçesi özetle şu şekildedir: i. Mahkemenin 27/10/1987 tarihli karar ı ile başvurucu ve Y. İ.T. ad ına kay ıtlı taşınmaz ın tapu kayd ının iptal edilerek Hazine ad ına tesciline karar verildi ği ve bu karar ın 22/11/1991 tarihinde kesinle ştiği belirtilmi ştir. ii. 4721 say ılı Kanun'un 1007. maddesine dayan ılarak aç ılan davalar için 11/1/2011 tarihli ve 6098 say ılı Borçlar Kanunu'nun 146. maddesindeki (22/4/1926 tarihli ve 818 say ılı mülga Borçlar Kanunu'nun 125. maddesi) on y ıllık genel zamanaşımı süresinin uygulanaca ğına işaret edilmi ştir. Bu nedenle ta şınmaz ın Hazine ad ına tescil edilmesine ili şkin karar ın kesinle ştiği 22/11/1991 tarihinde n itibaren on y ıllık zamana şımı süresinin doldu ğu ifade edilmi ştir. 13. Temyiz edilen karar, Yarg ıtay 20. Hukuk Dairesi taraf ından 15/12/2016 tarihinde onanm ıştır. Başvurucu taraf ından yap ılan karar düzeltme istemi Daire taraf ından 17/4/2017 tarihinde reddedilmi ş ve karar kesinle şmiştir. 14. Nihai karar ba şvurucu vekiline 5/5/2017 tarihinde tebli ğ edilmiştir. 15. Başvurucu 30/5/2017 tarihinde bireysel ba şvuruda bulunmu ştur. IV.İLGİLİ HUKUK 16. Konu hakk ında ilgili hukuk için bkz. Ayşe Çidem Tekinda ğ ve diğerleri, B. No: 2017/15121, 11/12/2019, 20-30. V. İNCELEME VE GEREKÇE 17. Mahkemenin 30/6/2020 tarihinde yapm ış olduğu toplant ıda başvuru incelenip gereği düşünüldü: A. Başvurucunun İddialar ı 18. Başvurucu, Y. İ.T. ile birlikte bedelini ödeyerek sat ın ald ıklar ı taşınmaz ın Kartal 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 27/10/1987 tarihli karar ı ile tazminat ödenmeksizin Hazine adına tescil edildi ğini belirtmi ştir. Başvurucu, bedeli ödenmeyen ta şınmaz için 2013 y ılında Başvuru Numaras ı: 2017/25776 Karar Tarihi : 30/6/2020 4açt ığı tazminat davas ının zamana şımı gerekçesiyle reddedildi ğini ifade etmi ştir. Başvurucuya göre hak mahrumiyetine sebep olan mahkeme karar ının 26/2/2008 tarihinde tavzih edilmesi ve tavzih karar ının da 1/3/2010 tarihinde tapuda tatbik edilmi ş olmas ı nedeniyle somut olayda zamana şımı ya da hak dü şürücü süre i şlememiştir. Sonuç olarak ba şvurucu, bu gerekçelerle mülkiyet ve mahkemeye eri şim haklar ının ihlal edildi ğini ileri sürmü ştür. B. Değerlendirme 19. Başvuru konusu ile ilgili ilkeler daha önce Anayasa Mahkemesi taraf ından ortaya konulmu ştur (Yaşar Çoban, [GK], B. No: 2014/6673, 25/7/2017, 54-75). Buna göre her ne kadar ba şvurucu, mülkiyet hakk ının ihlal edildi ğini ileri sürmü şse de başvurucunun bütün şikâyetleri ilgili oldu ğu adil yarg ılanma hakk ı kapsam ındaki mahkemeye eri şim hakk ı yönünden incelenmi ştir. 20. Anayasa Mahkemesince Yaşar Çoban karar ında Yarg ıtay ın 18/11/2009 tarihinden önceki içtihad ının, devletin tapu sicilinin tutulmas ından doğan sorumlulu ğunun tapu kütü ğünün olu şumu s ıras ında yap ılan hatalar ı kapsamad ığı yolunda oldu ğu, Yarg ıtay Hukuk Genel Kurulunun (HGK) 18/11/2009 tarihli karar ından sonra içtihad ın değiştiği belirtilmiştir. Bu içtihatta 4721 say ılı Kanun'un 1007. maddesinde öngörülen sorumlulu ğun kadastro görevlilerinin dayanaks ız ya da gerçek hukuksal duruma uymayan kay ıtlar düzenlemelerini ve ta şınmaz ın niteliğinde yanl ışlıklar yapmalar ını da kapsad ığı belirtilmi ştir. Yarg ıtay hukuk daireleri de bu tarihten sonra Yarg ıtay HGK'n ın bu içtihad ı doğrultusunda karar vermi ştir. Nitekim Avrupa İnsan Haklar ı Mahkemesi de (A İHM) Yarg ıtay HGK'n ın bu içtihad ından sonra yeni bir iç hukuk yolu olu ştuğunu kabul ederek kabul edilemezlik kararlar ı vermiştir (Yaşar Çoban, 45, 46, 68). Anayasa Mahkemesi de daha önceki kararlar ında Yarg ıtay içtihad ına dayanarak 4721 say ılı Kanun'un 1007. maddesinde öngörülen tazminat yolunun kadastro tespiti a şamalar ındaki işlemlerden do ğan zararlar ın telafisi yönünden de etkili oldu ğu sonucuna ula şmıştır (Nazmiye Akman , B. No: 2013/1012, 16/4/2013, 25; Ahmet Hilmi Serter , B. No: 2014/10954, 17/11/2016, 41, 42; Hatice Avc ı ve diğerleri , B. No: 2014/9788, 22/9/2016, 74-76). 21. Yarg ıtay 4721 say ılı Kanun'un 1007. maddesi uyar ınca aç ılacak tazminat davalar ının 6098 say ılı Kanun'un 146. maddesi (818 say ılı mülga Kanun'un 125. maddesi) gereğince on y ıllık genel zamana şımı süresine tabi oldu ğunu kabul etmektedir (bkz. 16). Buna göre kadastro tespiti nedeniyle mülkiyet kayb ının kesinleştiği tarihten itibaren on y ıl içinde tazminat davas ının aç ılmas ı gerekmektedir ( Yaşar Çoban, 69). 22. Somut olayda, ba şvurucu ve Y. İ.T.nin birlikte sat ın ald ıklar ı taşınmaz, Maliye Hazinesinin açt ığı dava sonucunda Hazine ad ına tescil edilmi ştir. Derece mahkemeleri, başvurucu ve Y. İ.T. aleyhinde aç ılan davan ın kesinleştiği 22/11/1991 tarihinde ba şvurucu ve Y.İ.T.nin taşınmaz ın mülkiyetini kaybettiklerini belirterek 2013 y ılında 4721 say ılı Kanun'un 1007. maddesine dayan ılarak aç ılan davada 6098 say ılı Kanun'un 146. maddesindeki (818 say ılı mülga Kanun'un 125. maddesi) on y ıllık genel zamana şımı süresinin geçti ğine ve bu nedenle davan ın reddinin yerinde oldu ğuna hükmetmi ştir. 23. Başvurucu ve Y. İ.T. aleyhinde aç ılan dava 22/11/1991 tarihinde kesinle şmiştir. Dolay ısıyla derece mahkemelerince verilen kararlar gözetildi ğinde en son 22/11/2001 tarihinde dava aç ılm ış olmas ı gerekmektedir. Ancak an ılan tarihteki Yarg ıtay içtihad ı, 4721 say ılı Kanun'un 1007. maddesinin tapu kütü ğünün olu şumu s ıras ında yap ılan hatalar ı kapsamad ığı biçimindedir. Di ğer bir ifadeyle o tarihteki içtihat itibar ıyla 4721 say ılı Başvuru Numaras ı: 2017/25776 Karar Tarihi : 30/6/2020 5Kanun'un 1007. maddesinde düzenlenen sorumluluk davas ı, başvurucular ın tazminat iddialar ını incelemeye ve gerekirse ba şvurucular lehine tazminata hükmedilmesine elveri şli bir yol de ğildir. Bu dava, Yarg ıtay HGK'n ın 18/11/2009 tarihli içtihad ından sonra başvurucunun tazminat talebinin incelenmesi bak ımından etkili ve elveri şli hâle gelmi ştir (Yaşar Çoban, 71). 24. Yaşar Çoban karar ında ifade edildi ği üzere 18/11/2009 tarihinde olu şan bu hukuki yol için zamana şımı süresinin bu tarihe kadar doldu ğunun tespit edilmi ş olmas ı 4721 say ılı Kanun'un 1007. maddesinde öngörülen tazminat yolunu etkisizle ştirmektedir. Sonradan olu şan bir hukuk yoluna ili şkin zamana şımı süresinin ki şinin bu yola ba şvurmas ını kesin olarak imkâns ız hâle getirecek bir tarihte ba şlayacağının kabulü, s ınırlaman ın istisn a olduğu ilkesiyle ba ğdaşmamaktad ır. Bununla birlikte 6098 say ılı Kanun'un 146. maddesi (818 say ılı mülga Kanun'un 125. maddesi) gere ğince on y ıllık zamana şımı süresinin hukuki güvenlik ve istikrar ın sağlanmas ı amac ına matuf oldu ğu gözetildi ğinde bu sürenin tamamen göz ard ı edilmemesi gerekti ği de aç ıktır. Başvurucular ın dava açma haklar ını kullanabilmelerindeki bireysel yarar ile hukuki güvenlik ve istikrar ilkesinin sa ğlanmas ındaki kamu yarar ı aras ında dava açman ın süreye ba ğlanm ış olmas ını anlams ız k ılmayacak şekilde bir denge kurulmal ıdır. Bu denge kurma çabas ının on y ıllık zamana şımı süresinin bu hukuki yolun olu ştuğu 18/11/2009 tarihinden itibaren yeniden i şleyeme ba şlayacağının kabulün ü zorunlu k ılmad ığının alt ı çizilmelidir. Aksi takdirde zamana şımı süresinin öngörülmesi anlams ız hâle gelecek ve kamu yarar ı ile bireysel yarar aras ında gözetilmesi gereken denge kamu yarar ı aleyhine bozulmu ş olacakt ır. Önemli olan husus 18/11/2009 tarihinden önce zamanaşımı süresi dolmu ş bulunanlar yönünden 4721 say ılı Kanun'un 1007. maddesi kapsam ında dava aç ılabilmesine imkân tan ınm ış olmas ıdır (Yaşar Çoban, 72, 73). 25.Yaşar Çoban karar ında 18/11/2009 tarihinden önce zamana şımı süresi dola n başvurucular ın dava açabilmelerini mümkün k ılacak makul bir süre öngörülmesi gerekti ği belirtilmiş ve bu sürenin ne kadar olaca ğının takdiri derece mahkemelerine ve Yarg ıtaya bırak ılm ıştır. Ancak an ılan karar sonras ında derece mahkemeleri ve Yarg ıtay taraf ından 18/11/2009 tarihinden önce zamana şımı süresi dolan ba şvurucular ın dava açabilmelerini mümkün k ılacak ve öngörülebilir makul bir süre belirlenmedi ği anlaşılmaktad ır. 26. Bu durumda yukar ıda aç ıklanan ilkeler do ğrultusunda 18/11/2009 tarihinde n önce zamana şımı süresi dolmu ş olan somut ba şvuruya konu davan ın, bu tarihten sonra makul bir süre içinde aç ılıp aç ılmad ığının tespit edilmesi gerekmektedir. Belirlenecek bu sürenin dava aç ılmas ını mümkün k ılacak yeterlili ğe sahip ve öngörülebilir olmas ı gerektiğinde kuşku bulunmamaktad ır. Fakat bu süre, dava açma hakk ının kullanabilmesindeki bireysel yarar ile hukuki güvenlik ve istikrar ilkesinin sa ğlanmas ındaki kamu yarar ı aras ındaki dengeyi de bozmamal ıdır. Hesaplamada uyu şmazl ığın dava edilebilmesini süreye tabi k ılan zamana şımı düzenlemesi de dikkate al ınmal ıdır. Nitekim uyu şmazl ık için belirlenen on y ıllık zamana şımı süresi kadar veya daha fazla bir sürenin öngörülmesi hâlinde hukuki güvenlik ve istikrar ilkesinin zedelenece ği aç ıktır. Ayr ıca bu dava, Yarg ıtay HGK'n ın 18/11/2009 tarihli içtihad ından sonra tazminat talebinin incelenmesi bak ımından etkili ve elveri şli hâle geldiğinden bu tarihten hemen sonra davan ın aç ılmas ını beklemek de hakkaniyete uygun düşmeyecektir. Zira bu süre Yarg ıtay HGK içtihad ının toplum taraf ından bilinebilir hâle geleceği bir zaman diliminden daha k ısa da olmamal ıdır. 27. Sonuç olarak 4721 say ılı Kanun'un 1007. maddesi kapsam ında 18/11/2009 tarihinden önce zamana şımı süresi dolmu ş bulunan tazminat talepleri hakk ında bu tarihten itibaren makul bir süre içinde dava aç ılabileceğinin kabulü gerekmektedir. Bu sürenin ne Başvuru Numaras ı: 2017/25776 Karar Tarihi : 30/6/2020 6kadar olaca ğının takdirinin derece mahkemelerine ve özellikle içtihat mahkemesi konumund a olan Yarg ıtaya ait oldu ğu kuşkusuz olmakla birlikte somut olayda derece mahkemelerinin bu yönde bir de ğerlendirmeye yer vermedikleri ve dava aç ılmas ını mümkün hâle getirebilecek şekilde makul bir süre tespiti yoluna gitmedikleri anla şılmaktad ır. Derece mahkemeleri başvurucu taraf ından 19/2/2013 tarihinde aç ılan davada, 18/11/2009 tarihinden önce zamanaşımı süresinin doldu ğunu tespit etmi şlerdir. Yukar ıda yer verilen de ğerlendirmeler de dikkate al ındığında 18/11/2009 tarihinden 3 y ıl 3 ay 1 gün sonra aç ılan davan ın makul kabul edilebilecek bir sürede aç ılmad ığı sonucuna var ılm ıştır. Dolay ısıyla 18/11/2009 tarihinde etkili hâle gelen hukuk yolu için bu süreden sonra makul denilebilecek sürede dava açmayan başvurucunun davas ının zamana şımından reddedilmesi suretiyle ba şvurucuya yüklenen külfetin orant ısız olduğundan bahsedilemez. Bu nedenle kamu yarar ı ile bireyin mahkemeye erişim hakk ı aras ında kurulmas ı gereken adil dengenin ba şvurucu aleyhine bozulmad ığı sonucuna var ılm ıştır. 28. Aç ıklanan gerekçelerle ba şvurunun di ğer kabul edilebilirlik nedenleri incelenmeksizin aç ıkça dayanaktan yoksun olmas ı nedeniyle kabul edilemez oldu ğuna karar verilmesi gerekir. VI. HÜKÜM Aç ıklanan gerekçelerle; A. Mahkemeye eri şim hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın açıkça dayanaktan yoksun olmas ı nedeniyle KABUL ED İLEMEZ OLDU ĞUNA, B. Yarg ılama giderlerinin ba şvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 30/6/2020 tarihinde OYB İRLİĞİYLE karar verildi. Başkan Üye Üye Kadir ÖZKAYA Engin YILDIRIM Celal Mümtaz AKINCI Üye Üye R ıdvan GÜLEÇ Recai AKYEL