Ceza Genel Kurulu 2017/1193 E. , 2022/392 K. "" Yargıtay Dairesi : (Kapatılan) 14. Ceza Dairesi Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı suçundan sanık ...’in TCK’nın 102/2, 102/5, 43/1, 53 ve 63. maddeleri uyarınca 11 yıl 9 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba ilişkin ... Ağır Ceza Mahkemesince verilen 10.04.2014 tarihli ve 260-197 sayılı hükmün sanık ve müdafisi tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Y…
**Ceza Genel Kurulu 2017/1193 E. , 2022/392 K.** **"İçtihat Metni"** Yargıtay Dairesi : (Kapatılan) 14. Ceza Dairesi Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı suçundan sanık ...’in TCK’nın 102/2, 102/5, 43/1, 53 ve 63. maddeleri uyarınca 11 yıl 9 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba ilişkin ... Ağır Ceza Mahkemesince verilen 10.04.2014 tarihli ve 260-197 sayılı hükmün sanık ve müdafisi tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesince 14.10.2014 tarih ve 6984-11064 sayı ile; "Tüm dosya kapsamına göre; sanığın 2008 yılı içerisinde değişik zamanlarda katılanın direncini kıracak şekilde kasten yaralama eyleminde bulunarak içi boş olarak, erkek cinsel organının üzerine takılıp kullanılabilecek şekilde ahşaptan imal edilen yapay uzuv ile nitelikli cinsel saldırı suçunu işlediğinin anlaşıldığı olayda; katılana ait 04.10.2013 tarihli ... Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne ait raporda; katılanda tespit edilen post travmatik stres bozukluğu ve depresyon rahatsızlıklarının iddianamede geçen 05.05.2013 tarihindeki olaylardan sonra ağırlaştığının belirtildiği, katılanın ruh sağlığındaki bozulmanın sanığın 2008 yılında gerçekleştirdiği eylemler neticesinde mi oluştuğu, yoksa iddianameye konu 05.05.2013 tarihindeki olaylardan sonra mı geliştiği konusunda açık bir değerlendirme olmadığı anlaşılmakla; bu hususta yeniden rapor aldırılarak sonucuna göre eşe karşı nitelikli cinsel saldırı eyleminin ...nın 102/2. maddesi kapsamındaki halinin şikâyete tâbi oluşu ve şikâyet süresi de dikkate alınarak sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Bozmaya uyan Yerel Mahkeme mağdurenin ruh sağlığındaki bozulmaya ilişkin rapordaki eksikliği giderdikten sonra 30.06.2015 tarih ve 442-227 sayı ile sanığın önceki hüküm gibi mahkûmiyetine karar vermiş, bu hükmün de sanık ve müdafisi tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesince 26.04.2016 tarih ve 1153-4200 sayı ile; "…2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın ‘Suç ve cezalara ilişkin esaslar’ kenar başlıklı 38'inci maddesinin birinci fıkrasında; ‘Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz; kimseye suçu işlediği zaman kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez.’ 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun ‘Zaman bakımından uygulama’ kenar başlıklı 7'nci maddesinin birinci fıkrasında ‘İşlendiği zaman yürürlükte bulunan kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz. İşlendikten sonra yürürlüğe giren kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı da kimse cezalandırılamaz ve hakkında güvenlik tedbiri uygulanamaz. Böyle bir ceza veya güvenlik tedbiri hükmolunmuşsa infazı ve kanunî neticeleri kendiliğinden kalkar.’