Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir.Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun, yargılamayı gerektiren davalarda hazırlık işlemlerine ilişkin hükümleriyle senetlerin ibrazı zorunluluğuna dair olan hükümleri ticari işlerde de uygulanır.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili banka ile borçlu-davalı şirket arasında Genel Kredi Sözleşmesi ve Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesi imzalandığını, borçluya söz konusu sözleşmelere istinaden krediler ve kredi kartı kullandırıldığını ve söz konusu sözleşmeden doğan bütün borçlardan sorumlu olduğunu borçlular tarafından sözleşme yükümlülüklerin yerine getirilmediğini, bu nedenle Kartal ------ Noterliği'nin 25 Ekim 2016 tarihli ----------- yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderildiğini " mevcut borçların yasal sûresi İçinde ödenmesi ve aksi takdirde alacağın tahsili için yasal yollara" başvurulacağının" iş bu ihtarname borçlulara 27.10.2016 tarihinde tebliğ edildiğini, İhtarnameye herhangi bîr itirazda bulunmayan ve borçlan da ödemeyen borçluya karşı İstanbul Anadolu -------------. İcra Müdüriüğü'nün 2016/28146 E. sayılı dosyasından tahsilde tekerrür olmamak üzere taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçildiğini, Davalı/borçlunun söz konusu takibe, haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ve takibin haksız olarak durdurulmasına sebebiyet verdiğini, Davalının borçlu olmadığına ilişkin vaki itirazı yerinde olmadığını, iptali gerektiğini, Borçlu itirazlarının mesnetsiz ve delilsiz olduğunu, Her ne kadar davalı şirket vekili Beykoz İcra Müdürlüğünün ---------------- Sayılı dosyası ile takip başlatsa da, itiraz edilen dosyanın mükerrer takip olduğunu iddia etmişse de: her iki takipte de tahsilde tekerrür olmamak kaydı mevcut olduğunu, davalı tarafından takip konusu alacağa ilişkin yapılan itiraz, davalının da altında imzası bulunan Genel Kredi Sözleşmesi ve Şirket Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesinin ilgili maddeleri karşısında geçersiz olduğunu, zira söz konusu sözleşmelerde müşteri ve kefillerin gecikmeye düşmeleri halinde alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren bankaya fiili ödeme tarihîne kadar Kredi Şartlarında yazılı gecikme faiz oranı üzerinden gecikme faizi ödemeyi kabul ve taahhüt ederler denmekte ve ayrıca Eski Borçlar Kanunumun 19. maddesinde 'Bir akdîn mevzuu, kanunun gösterdiği hudut dairesinde, serbestçe tayin olunabileceğinin vurgulandığını, Yeni Borçlar Kanunu'nun 26. Maddesinde de Taraflar, bir sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içinde özgürce belirleyebilirler/ denmekte olduğunu, Borçlular ihtarnameye süresi içinde İtiraz etmediğinden ve Ödeme de yapmadığından maddi olarak ortada vaki borç bulunması sebebiyle davalının temerrüde düştüğünü, davalının borçlu olmadığını hiçbir belge ile de ispat edemediğini belirterek davalının İstanbul Anadolu --------------. İcra Müdürlüğü'nün 2016/26146 E. sayılı dosyası ile açılmış takibe ilişkin itirazının iptaline, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesin, takibin devamına, karar verilmesi gerektiğini talep ve dava etmiştir.