10. Hukuk Dairesi 2025/10890 E. , 2026/2302 K. "" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/605 E., 2025/366 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 49. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/452 E., 2024/532 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırl…
10. Hukuk Dairesi 2025/10890 E. , 2026/2302 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/605 E., 2025/366 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 49. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/452 E., 2024/532 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı işveren nezdinde tekniker olarak çalıştığını ve 27.07.2013 tarihinde iş kazası geçirerek malul kaldığını, kazanın meydana gelmesinde gerekli iş güvenliği önlemlerini almayan davalı işverenin kusurlu olduğunu beyanla maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının kendi kusuru ile kazanın meydana geldiğini, davacının işin gerektirdiği özen ve dikkati göstermediğini, talimatlara aykırı hareket ettiğini, direkte çürüme olmadığını, işverenlik tarafından davacıya gerekli bilgilendirmenin yapıldığını, eğitim verildiğini, ekipmanın sağlandığını, ancak davacının olay yerine gittiğinde direği kontrol etmediğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, 27.07.2013 tarihinde dava dışı şahsa ait arsanın önünde bulunan ağaç direğe arıza tespiti ve giderilmesi için seyyar merdiven ile çıkan davacı işçinin direk üzerinde bulunduğu sırada direğin, gömülü bulunduğu toprak zeminden kurtulması ve devrilmesi sonrasında direkle birlikte yere düşerek yaralandığı, kusur raporunda davalı işveren şirketin %70, davacı kazalı işçinin ise yaşı, tecrübesi, dikkat ve özen yükümlülüğü sebepleriyle %30 kusurlu bulunduğunun belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulüne,"1.072.368,96 TL maddi tazminatın iş kazası tarihi olan 27.07.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 75.000,00TL manevi tazminatın iş kazası tarihi olan 27.07.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; maddi tazminata ilişkin olarak aleyhine oluşacak tüm hesap hataları yönünden aleyhe hususları kabul etmediklerini, Mahkemece hükmedilen manevi tazminatın az olduğunu beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, kazanın gerekleştiği direkte çürük ve çatlak olmadığını, direğin kot farkından kaynaklı, gömülü olduğu yerden çıkararak devrilmesi nedeniyle davacının kazalandığını, direğin devrilip devrilmeyeceği yönünden zemin kontrolü yapması gereken kişinin davacı olması nedeniyle müvekkiline kusur verilemeyeceğini, iş sağlığı ve güvenliği kapsamında her türlü eğitimin verildiğini, maddi tazminat hesabının fahiş olduğunu, faizin dava ve ıslah tarihleri dikkate alınarak işletilmesi gerektiğini, kaza tarihinden itibaren işleyen faiz dikkate alındığında manevi tazminatın yüksek olduğunu, vekalet ücretinin hatalı olarak belirlendiğini beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. A) Taraf vekillerinin manevi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Dosya içeriğine göre, temyize konu edilen miktarların Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir. B) Taraf vekillerinin maddi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Davacı ve davalı vekillerinin manevi tazminat istemine yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE, Davacı ve davalı vekillerinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harçlarının ilgililerden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.