T.C. İSTANBUL BAM 16. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1048 - 2026/62 T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1048 Esas KARAR NO: 2026/62 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 30/04/2024 NUMARASI: 2023/23 Esas, 2024/414 Karar DAVANIN KONUSU: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) KARAR TARİHİ: 19/.../…
T.C. İSTANBUL BAM 16. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1048 - 2026/62 T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1048 Esas KARAR NO: 2026/62 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 30/04/2024 NUMARASI: 2023/23 Esas, 2024/414 Karar DAVANIN KONUSU: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) KARAR TARİHİ: 19/.../2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin davalı ... A.Ş. ... Şubesi’nin müşterisi olup şube nezdindeki ... hesap ve ... Iban numaralı Amerikan Doları cinsinden hesabın sahibi olduğunu, takip konusu alacağın dayanağının davalı banka tarafından müvekkili şirketin bahsi geçen hesabına ve takip dışı diğer hesaplarına haksız bir şekilde bloke konulması nedeniyle müvekkili şirketin takip konusu hesabında bulunan 70.422,03 USD’nin (takip konusu asıl alacak) 6 aya yakın bir süre müvekkili şirkete ödenmemesi olduğunu, müvekkili şirketin bahse konu hesapları üzerinde hiçbir maddi veya hukuki vakıaya dayanılmaksızın tamamen keyfi bir biçimde hesaptaki paranın çekilememesi, debit kartlarının kullanıma kapatılması, kredi kartlarından nakit para çekiminin engellenmesi, SWIFT üzerinden yurtiçi ve yurtdışı transferlerin gerçekleştirilememesi gibi kısıtlamalar uygulanmış olduğunu, müvekkili şirketin tarafından hesabındaki paranın talep edilmesi üzerine banka yetkilileri ile yapılan görüşmelerde söz konusu işlemlerin 5549 Sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun’un 19/A maddesi uyarınca ikinci bir değerlendirmeye kadar ertelendiği bilgisi verilmiş ve bu sebeple firma hesaplarında işlem gerçekleştirilemeyeceğinin bildirilmiş olduğunu, ancak işbu kısıtlamaya ilişkin kanun kapsamında verilmiş olan herhangi bir mahkeme, savcılık, ... veya başkaca bir resmi kurum kararı bulunmamakta olup davalı banka tarafından tamamen keyfi ve hukuka aykırı bir şekilde müvekkili şirket hesaplarına bloke uygulanmış olduğunu, akabinde müvekkili şirket tarafından davalı bankaya ihtarname keşide edilerek hiçbir maddi veya hukuki dayanağı olmaksızın uygulanan keyfi kısıtlamaların kaldırılmasının talep edilmiş olduğunu, ancak davalı banka tarafından ihtarnameye herhangi bir cevap verilmemiş olup söz konusu bloke ve kısıtlamaların da uygulanmaya devam edilmiş olduğunu, sonrasında müvekkili şirket tarafından 2 aya yakın bir süre blokenin kaldırılması beklenilmiş ise de herhangi bir olumlu gelişme olmaması üzerine bahsi geçen hesapta bulunan 70.422,03 USD mevduatın tahsili amacıyla 20.08.2021 tarihinde ... 3. İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı dosyası marifetiyle icra takibi başlatılmış olduğunu, davalı banka tarafından tebellüğ edilen ödeme emrine karşı ... 3. İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı dosyasına sunulan 02.09.2021 tarihli dilekçe ile haksız ve kötü niyetli bir şekilde tamamen müvekkili şirket alacağını sürüncemede bırakmak maksadıyla takibe itiraz edilmiş ve söz konusu kısıtlamaların uygulanmaya devam edilmiş olduğunu, akabinde taraflarınca zorunlu arabuluculuk hükümleri gereği arabuluculuk başvurusu yapılmış, davalı bankanın ise taraflarınca arabuluculuk yoluna başvurulması üzerine ilk toplantının gerçekleştirileceği gün olan ....10.2021 tarihinde söz konusu blokeyi kaldırarak sadece icra dosyasına konu anaparayı 2 parça halinde müvekkili şirkete ödemiş olduğunu, icra takibine konu anaparanın ferileri olan vekalet ücreti, faiz, icra masrafları ve harçlara ilişkin ise herhangi bir ödeme yapılmamış olduğunu, bu kapsamda müvekkili şirketin davalı bankadan halen alacaklı olduğunu, bilirkişi incelemesinde icra takip dosyasının kapak hesabının alınması ve asıl alacağın ferilerinin de yer aldığı işbu miktardan yapılan ödeme düşülmek suretiyle bakiye borcun belirlenmesi, itirazın iptaline karar verilmesinin akabinde bakiye borç üzerinden takibe devam edilmesi gerektiğini, asıl alacak miktarı olan 70.422,03 USD üzerinden %20 oranında icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesi gerektiğini beyanla; fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL yönünden; davanın kabulü ile davalının haksız itirazının iptal edilerek takip tarihinden itibaren işleyecek faizi ve ferileri ile takibin devamına, asıl alacağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; yetki itirazları olduğunu, icra takibine ilişkin bloke işleminin müvekkili banka şubesince değil, müvekkili banka genel müdürlüğünce gerçekleştirildiğini, davayı müvekkili bankaya yöneltmesinin hukuken mümkün olmadığını, zira müvekkili bankanın, kanun kapsamında uygulama yükümlülüğü bulunan ve Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı tarafından verilen ve kanun kapsamında uygulama yükümlülüğü bulunan bir kararı/talimatı uygulayarak kanunen yükümlülüğünü yerine getirdiğini, davacı hesabına konulan blokelerden müvekkilinin hiçbir şekilde sorumlu olmadığını, müvekkili bankanın kendisine tebliğ edilen ve kanunen uygulamakla yükümlü olduğu kararı/talimatı uygulamış olduğunu, bu nedenle husumet itirazları olduğunu, davacının gerçekleştirmiş olduğu para transfer işlemleri bakımından, davacının müvekkili bankada mevcut "..." Iban numaralı hesabından "...Anonim Şirketi" ile yapılan işlemler ve yine aynı hesaptan yapılan "..." ile yapılan 17.....2020 tarihli işlemin, şüpheli işlem bildirimine konu olduğunu, işbu dava konusu somut olayda, davacı şirketin para transfer işlemi gerçekleştirdiği gerçek ve tüzel kişilerin, Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı'nın şüpheli işlemlere ilişkin rehberinde takip edilmesini tavsiye ettiği Amerika Birleşik Devletleri Hazine Bakanlığı'nın Yabancı Varlıkları Kontrol Ofisi listesinde yer alıyor olması nedeni ile, para transfer işlemleri bakımından şüpheli işlem bildirimi prosedürü işletilerek, hukuka uygun şekilde müvekkili bankaca yasal yükümlülükler yerine getirilmiş olduğunu, müvekkili bankaca, davacı şirketin şüpheli işlem listesinde yer alan işlemleri, terör listesinde yer alan gerçek ve tüzel kişiler ile gerçekleştirmiş olması nedeni ile, erteleme süreci usul, yasa ve yönetmeliklere uygun şekilde işletilmiş olup, müvekkili tarafından yapılan bildirim üzerine Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı tarafından, davacı şirket hakkında işlemlerin ertelenmesine ilişkin karar/talimat müvekkili bankaya tebliğ edilmiş ve işlemlerin ertelenmesi sürecinin bütünüyle yasal mevzuata ve hukuka uygun şekilde ilerletilmiş olduğunu, usul, yasa, yönetmelik ve ilgili Başkanlık kararına/talimatına uygun şekilde hareket eden müvekkili bankanın davacı şirketin hesaplarına erişememesi nedeni ile sorumlu tutulabilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili bankanın ilgili Başkanlık kararını/talimatını uygulamış olduğunu, icra takibi ve dava konusu olan tutarın müşterice tahsil edilmiş olduğundan, işbu dava ve dava konusu icra takibinin konusuz kaldığını, icra takibine konu tutarın, Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı tarafından işlemlerin ertelenmesi sürecinin davacı bakımından sona erdiğine ilişkin bildirimin yapılmasının arından, davacı tarafından ilgili Iban'a ait hesaptan çekilmiş olup, davacının 70.422,03 USD tutarı tahsil etmiş olup, bu kapsamda dava ve dava konusu icra takibinin konusuz kaldığını, Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı tarafından verilen karar/talimat uyarınca işletilmiş olduğundan ve bu süreç ancak ilgili Başkanlık tarafından işlemlerin ertelenmesi sürecinin sona erdirilmesine ilişkin bildirim yapılması halinde sona erdirilebileceğinden, müvekkili bankanın davacı tarafından başlatılan icra takibine yapmış olduğu itirazın usul, yasa ve ilgili Yönetmeliklere uygun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN İLK KARARI: İlk derece mahkemesinin 2021/896E, 2022/443 Karar sayılı, 17/05/2022 tarihli kararında; "... davanın kabulü ile, ... 3. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı icra takip dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin 1.000,00 TL üzerinden devamına, alacak likid olduğundan davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın % 20'sine tekabül eden 200,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine" şeklinde karar vermiştir. İSTİNAF KARARI: Dairemizin 2022/1968 Esas, 2022/2260 karar sayılı, 29.12.2022T.li ilamı ile; "... Davalı vekilinin istinaf dilekçesinde, icra takibine konu asıl alacağın ödenmesine rağmen, davacının icra takibine devam etmesi ve bu davanın açılmasında hukuki yararının bulunmadığını ileri sürmüşse de, davalı itirazı üzerine takip durduğundan, davacı tarafın takipten itibaren işleyecek faiz, takip giderleri, vekalet ücreti ve inkar tazminatı talebi yönünden dava açmakta hukuki yararının bulunduğu kanaatine varılmış, ancak ilk derece mahkemesince 18/.../2022 tarihli ön inceleme duruşmasında davacının ana paranın ödenmesinden sonra alacağının bulunup bulunmadığının uyuşmazlık konusu olarak belirlenmesine rağmen, mahkemece kurulan hüküm ve gerekçesinde ana para alacağının dava edilen 1.000 TL'lık kısmı yönünden hüküm kurulması yerinde olmamış, talep edilenden farklı bir hususta karar verilmesi HMK 26. Madde de düzenlenen taleple bağlılık kuralına aykırı olduğundan bu husus kamu düzeniyle ilgili olduğundan, Dairemizce HMK 355. Madde gereğince resen dikkate alınması gerekmiştir. Davalı vekilinin istinaf dilekçesinde, mahkemenin davalı bankanın, davacının hesabına bloke koyma işleminin usul ve mevzuata aykırı olduğunun tespitine yönelik mahkeme gerekçesinin yerinde olmadığını, eksik inceleme yapıldığını, delillerin hatalı değerlendirildiğini ileri sürdüğü anlaşılmıştır. Uyuşmazlığın çözümü yönünden, davacı alacaklının, takibe konu asıl alacağının icra takibi tarihinde talep edilebilir olup olmadığı, bloke işleminin mevzuata uygun olup olmadığının tespiti sonuca etkili olup, davalı Banka tarafından bloke işleminin ... yazısı üzerine konulduğunun ileri sürülmesi nedeniyle, Banka ile ... arasında blokenin devamı yönünde yapılan yazışmaların tamamının celbi ile Bankacılık konusunda uzman bilirkişiden, banka kayıtları da incelenerek rapor alındıktan sonra değerlendirilmesi gerekirken, mahkemece eksik inceleme ile karar verilmesi de yerinde görülmediğinden, davalı vekilinin sair istinaf sebepleri bu aşamada incelenmeksizin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın ilk derece mahkemesince, davacı tarafın talebiyle bağlı kalınarak, taraf delilleri toplanarak, takip tarihinde takibe konu asıl alacağın davacı tarafça talep edilebilir olup olmadığı, davalı tarafça hesap üzerine konulan blokenin Bankacılık Mevzuatı yönünden usule uygun olup olmadığı konusunda, bankacılık mevzuatı konusunda uzman bilirkişiden denetime elverişli şekilde rapor alındıktan sonra karar verilmesi için mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir" şeklindeki gerekçeler ile davalı vekilinin sair istinaf sebepleri incelenmeksizin istinaf isteminin kabulü ile kararın KALDIRILMASINA" şeklinde karar verilmiştir. DAİREMİZ KARARINDAN SONRA İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: İlk derece mahkemesinin 2023/23Esas, 2024/414 Karar sayılı, 30/04/2024 tarihli ilamında; "...davalı bankanın yapmış olduğu işlemin ... talimatları doğrultusunda yapıldığı, bloke işleminde herhangi bir hukuka aykırılık anlaşılmakla davacı adına olan hesaba bloke konulması nedeni ile başlatılan takipte yapılan işlemin yasal dayanağı bulunduğundan buna bağlı takip ferileri de talep edilemeyecektir. Bu nedenlerle açılan davanın reddine... " şeklinde karar vermiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkilinin banka hesabına bloke konulduğunu, keyfi bir şekilde hesaptan para çekilebilmesi engellenmiş, debit kartları kullanıma kapatılmış, SWIFT üzerinden yurtiçi ve yurtdışı transferlerinin gerçekleştirilememesi gibi kısıtlamalar uygulanmış olduğunu, ihtarnameye cevap verilmediğini, 2 aya yakın bir süre blokenin kaldırılması beklendikten sonra icra takibi başlatıldığını, Arabulucuk kurumuna başvuru üzerine ilk toplantının gerçekleşeceği gün olan ....10.2021 tarihinde davalı bankaca bloke işlemi kaldırılarak yalnızca icra konusu anaparayı 2 parça halinde müvekkiline ödendiğini, icra takibine konu anaparanın ferileri olan vekalet ücreti, faiz, icra masrafları ve harçlara ilişkin herhangi bir ödeme yapılmadığını, Mahkemenin beyanlarını değerlendirmediğini, hatalı bilirkişi raporunu hükme esas aldığını, ispat yükünün davalı bankada olduğunu, 6 ay boyunca parasını kullanamamasından kaynaklı sorumluluğun bankada olduğunu, sunulan emsal kararın dikkate alınmadığını, Davalı Bankanın ... kararının tebliğinden sonra derhal kaldırılması gereken hesap üzerindeki blokenin günlerce keyfi olarak bekletilmesinin kabul edilemeyeceğini, Anayasa'nın 35.maddesine aykırılık olduğunu, zararın anaparadan ibaret olmadığını, borcun ferilerinin ödenmediğini hatalı kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Somut uyuşmazlıkta; Dairemizin kaldırma kararı doğrultusunda bankacı bilirkişiden alınan raporda; "davalı bankanın tüm süreci ... talimatları doğrultusunda yönettiği, bloke işleminin yasal mevzuata uygun olduğu, davacının hesap üzerinde ...'ın talimatları çerçevesinde bloke şerhi devam ederken takip başlattığı, takip tarihinde alacağın muaccel olmadığı, bloke şerhinin ...'ın talimatları ile 13.09.2021'de kaldırıldığı, davacının kendi insiyatifi ile bloke kaldırıldıktan 18 gün sonra ....10.2021'de hesabındaki parayı çektiği, takibin alacak muaccel olmadan erken bir tarihte açıldığı" tespit edilmiş olmakla bu durumda yeterli ve hükme elverişli nitelikteki bilirkişi raporuna göre takibin ve davanın açılmasında davalı bankaya isnat edilebilecek bir kusur olmadığından davacı vekilinin takip ferilerine ilişkin alacağın ödenmediği iddiası ile açılan davasının reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiş, davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. Açıklanan nedenle ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf isteminin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00-TL harçtan, peşin alınan 427,60TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.19/.../2026