3. Hukuk Dairesi 2025/2950 E. , 2025/6216 K. "" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/5396 E., 2025/1279 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Muğla 1. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/3333 E., 2024/1461 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazır…
3. Hukuk Dairesi 2025/2950 E. , 2025/6216 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/5396 E., 2025/1279 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Muğla 1. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/3333 E., 2024/1461 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davacının, taraflar arasında imzalanan 09.04.2012 tarihli ve üç yıl süreli kira sözleşmesi ile kafeterya şeklinde kullanılmak üzere bodrum kat 1 nolu bağımsız bölümü kiraladığını, gayrimenkulün mutfak ve bulaşıkhane olarak kullanılan bölümünün otopark alanı olarak ortak kullanım alanı olduğunu ve bu alandan doğal gaz hattı geçirileceğinin bildirilmesiyle kiralananın imara aykırı olarak kiraya verildiğini öğrendiğini, mahkeme aracılığıyla yapılan keşif sonucu alınan 30.05.2017 tarihli bilirkişi raporu ile imara aykırılığın belirlendiğini, taşınmazın 06.06.2017 tarihinde belediyece mühürlendiğini, ayıbın giderilmesi ve zararın tazmini hususunda gönderilen ihtarnamelerden sonuç alınamadığını ileri sürerek; kiralananın önemli ayıpla kiralanması nedeniyle 50.000,00 TL maddi tazminat ile 20.000,00 TL manevi tazminatın yapı tatil zaptı düzenlenen 06.06.2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; 09.04.2012 tarihinde bu yana kiracı olan davacının taşınmazı görerek teslim aldığını, davacının iş yeri açma ve çalıştırma ruhsatı başvurusunda bulunduğunu, belediyece gerekli kontroller yapılarak ruhsat verilmiş olması gerektiğini, imara aykırılığın davacı tarafça ruhsat alındıktan sonra meydana getirildiğini, kiralananın ayıplı teslim edilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kiralananın 06.06.2017 tarihinde yapı tatil zaptı ile mühürlendiği, 21.06.2017 tarihinde de ruhsata aykırı kısımların yıkıldığı, davacının 30.09.2017 tarihi itibariyle işyerini çalıştıramadığından faaliyetine son verdiği, kiralananın 25.01.2018 tarihinde tahliye edildiği, ruhsata aykırı yapının sözleşmeden önce mi sonra mı yapıldığının tespit edilemediği, davaya konu ruhsata aykırılıkların sözleşmeden sonra yapıldığının kabulü gerektiği, kiracının kiralananı ruhsata uygun olarak kullanmak ve ruhsata aykırı bir durum var ise bunu kiralayana yazılı olarak bildirmesi gerektiği, davacının işyeri olarak kiraladığı yerde ticari faaliyette bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosya içinde bulunan Muğla Belediye Başkanlığı işyeri açma ve çalışma ruhsatının 25.05.2012 tarihinde düzenlendiği, işyerine ruhsat verildiği ve yapı tatil zaptı düzenleme tarihine kadar işyerinin çalıştırıldığı, ruhsata aykırı yapının teknik olarak kira sözleşmesinin düzenlenmesinden önce mi sonra mı yapıldığı tespit edilemediği, işyerine ruhsat verildiğinden ruhsata aykırılığın kiraya verildiğinde var olduğunun kabul edilemeyeceği, kiraya verenin sorumluluğu bulunmadığı ve manevi tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; Mahkeme kararının çelişkili olduğunu, bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, yapım tarihi tespit edilemediğinden kimin sorumluluğu altında yapıldığının bilirkişice belirlenememesi nedeniyle davalı tarafından zararın tazmini gerektiğini, davacının imara aykırılığı bilmesi halinde kafeterya olarak kullanmak üzere taşınmazı kiralamayacağını, önceki kiracının da söz konusu yeri kafeterya olarak işlettiğini, bilirkişi raporu ile projeye aykırı olan bu mutfak ve bulaşıkhane alanının 8-10 yaşlarında olduğunun belirtildiğini, gizli ayıbı bildirmesine rağmen taleplerini yerine getirmeyen davalının dürüstlük kuralına aykırı hareket ettiğini, bilirkişi raporlarındaki değerlendirmelerin hatalı olduğunu, mutfağı olmayan yerin kafeterya olarak işletilmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, kiralananın ayıplı olmasından kaynaklı tazminat istemine ilişkindir. Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, imara aykırılığın kira sözleşmesi yapıldığında mevcut olup olmadığı ve kiracı tarafından meydana getirilip getirilmediği tam olarak belirlenememiş ve söz konusu yer yıkılmış ise de; kiracının kira sözleşmesine dayalı olarak kiralananı 09.04.2012- 06.06.2017 arası dönemde kullandığı, kira sözleşmesinin diğer şartlar başlıklı (6.) maddesinde yer alan "Kiracı sözleşmeyi imzalamakla söz konusu taşınmazı görmüş ve bütün şartları ile kabul etmiş sayılır..." hükmü uyarınca, derece mahkemelerince imara aykırılığın kira sözleşmesinden sonra yapıldığının kabulü gerektiği yönündeki değerlendirmelerde bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.