13. Hukuk Dairesi 2015/15916 E. , 2015/13794 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı belediye ile 14.6.2016 tarihinde Dikmen Vadisi 3, 4 ve 5.etap Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında imzalanan sözleşmeyle arsasını da…
**13. Hukuk Dairesi 2015/15916 E. , 2015/13794 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı belediye ile 14.6.2016 tarihinde Dikmen Vadisi 3, 4 ve 5.etap Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında imzalanan sözleşmeyle arsasını davalıya verdiğini, arsa üzerinde bulunan ev, muhdesat ve ağaçların yıkıldığını, ancak belediyenin daha sonra projeden vazgeçtiğini ileri sürerek, taşınmazın ve ağaçların tapu devir tarihindeki Bayındırlık birim fiyatlarına göre hesaplanan değerinden fazlası saklı kalmak üzere 10.000 TL.nin tahsilini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davalı belediye tarafından davacıya ödenen kira bedelinin mahsup edilmesi sonucunda, davacının analiz raporuna göre alacağının kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava, davacı ile davalı belediye arasında Kentsel Dönüşüm Projesi çerçevesinde imzalanan sözleşme uyarınca, arsa üzerinde bulunan ev, müştemilat ve ağaçların yıkılması ve ancak sonradan projeden vazgeçilmesi nedeniyle oluşan zararın tazmini istemiyle açılmıştır. Eldeki davada öncelikle çözülmesi gereken sorun, davanın görüm ve çözüm yerinin İdari Yargı Mahkemelerine mi, yoksa Adli Yargı Mahkemelerine mi ait olduğu hususudur. Bu itibarla idari işlem ve idari eylemin kapsamının ne olduğunun açıklığa kavuşturulması zorunludur. İdarenin yürütmekle yükümlü bulunduğu kamu hizmetine ilişkin olarak uygulamaya koyduğu plan ve projeye göre meydana getirdiği yol, kanal, baraj, su yolları, su şebekesi gibi tesislerin kurulması, işletilmesi, bakım ve onarımı sırasında kişilere verdiği zararların tazmini istemiyle açılacak davaların görüm ve çözümünde, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları ihlal olanlar tarafından açılacak tam yargı davaları kapsamında yargısal denetim yapan idari yargı yerleri görevli bulunmaktadır. Anayasanın 125'inci maddesinin son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kurala bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2'nci maddesinin 1'inci fıkrasının (b) bendinde, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları ihlal edilenler tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır. Uygulama ve öğreti'de, kamu idarelerinin, kamu hizmetinin yürütümü sırasında, kamu gücü kullanarak tek yanlı irade açıklamalarıyla yapmış oldukları işlemler, “idari işlem”; herhangi bir işlem ya da karara dayanmaksızın gerçekleştirdikleri maddi faaliyetleriyle, görevleriyle ilgili hareketsizlikleri de, “idari eylem” olarak tanımlanmaktadır.