İşsahibi, işin kendi menfaatine yapılması hâlinde, işgörenin, durumun gereğine göre zorunlu ve yararlı bulunan bütün masrafları faiziyle ödemek ve gördüğü iş dolayısıyla üstlendiği edimleri ifa etmek ve hâkimin takdir edeceği zararı gidermekle yükümlüdür. Bu hüküm, umulan sonuç gerçekleşmemiş olsa bile, işi yaparken gereken özeni göstermiş olan işgören hakkında da uygulanır. İşgören, yapmış olduğu giderleri alamadığı takdirde, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre ayırıp alma hakkına sahiptir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; “… müvekkili taşeron ile davalı işverenin Taşeron Sözleşmesi uyarınca "Kırıkkale Hızlı Tren Altyapı İnşaatı kapsamında İçme Suyu Hattının Yapımı işleri” yapımı konusunda anlaştıklarını, anılan taşeron sözleşmesi uyarınca Kırıkkale Hızlı Tren Altyapı İnşaatı kapsamındaki İçme Suyu Hattının Yapımı ile ilgili müvekkilinin tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, ancak müvekkiline aylardır ödenmeyen hak ve alacaklarının ödenmesi gerektiğini, öncelikli olarak borcun ödenmesi amacıyla müvekkilince davalıya Ankara ... Noterliği aracılığı ile keşide edilen 10958 nolu ihtarnamenin davalıya 21.09.2020 tarihinde tebliğ edilmiş olduğunu, borcun ödenmemesi üzerine davalı aleyhine Ankara ... İcra Müdürlüğü 2020/8616 E. sayılı dosyası ile 15.10.2020 tarihinde icra takibi başlatılmış olduğunu, davalının takibi itirazı ile 12.11.2020 tarihinde takibin durmasına sebebiyet verdiğini, Taraflar arasındaki taşeron sözleşmesi gereği, 171.568.-TL hakediş faturalarından kaynaklanan cari hesap bakiyesi ile 108.534,36 TL hak ediş fazlası yapılan işlerin toplam bedeli 280.102,36 TL’sının ödenmesi gerektiğini, müvekkilin sözleşmeye uygun olarak yaptığı iş karşılığı yaptığı hak edişlere istinaden fatura düzenleyerek davalıya sunmuş olduğunu, davalı ve müvekkili ticari defterleri ve banka hesaplarının incelenmesi sonucu cari hesap alacaklarının ortaya çıkacağını, cari hesaptan kaynaklanan 171.568,00 TL bakiyenin müvekkiline ödenmemiş olduğunu, Son 3. hakediş cetveli incelendiği zaman müvekkilinin 31.12.2019 tarihli faturasında belirtilen bedelden 108.534,36 TL hak ediş fazlası iş yaptığının görüleceğini, fazladan yapılmak zorunda kalınan işle ilgili hesaplanan 3. Hak ediş cetvelinin davalı şirket temsilcilerine de e mail ile iletilmiş olduğunu, asıl işten ayrılmasının teknik veya ekonomik olarak mümkün olmaması nedeniyle fazla iş yapılmak durumunda kalındığını, fazla işlerin sözleşmeye esas proje içinde kalınarak yapıldığını, fazla yapılmak zorunda kalınan bedelin vekâletsiz iş görme hükümleri uyarınca müvekkiline ödenmesi gerektiğini, ... Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğü’ne müzekkere yazılarak müvekkili şirketin iş yaptığı Kırıkkale Hızlı Tren Altyapı İnşaatı kapsamında İçme Suyu Hattının Yapımı için düzenlenen kesin hakediş raporlarının dosyaya kazandırılması gerektiğini, özellikle bilirkişi tarafından yapılacak keşif sonucunda 24171 numaralı faturada belirtilen işlerden farklı ve fazla olarak 3. Hakediş Cetvelinde belirtilen işlerin yapıldığının tespit edilmesi neticesinde yapılan bu işlerin rayiç değerlerinin vekâletsiz iş görme hükümleri uyarınca tespit edilmesi gerektiğini, TBK madde 529, Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu ve Yapım İşleri Genel Şartnamesi 24 maddesi, Yapım İşleri Genel Şartnamesi 21.maddesi ve Yargıtay ... Hukuk Dairesi 2014/2288 E., 2015/751 K. sayılı kararı hükmü belirttikten sonra, fazla yapılmak durumunda kalınan iş bedellerini işveren, idareden talep ve rücu edebileceğini, Yargıtay ... Hukuk Dairesinin 26.10.2015 T. 2015/1467 E., 2015/5320 K. sayılı kararı hükmü belirttikten sonra, keşif ve bilirkişi incelemesi sürecine konu ilave işlerin belirlenmesi, metrajların çıkartılması, yeni birim fiyatların oluşturulması, mukayeseli maliyetin çıkartılması ile iş artış bedelinin vekâletsiz iş görme hükümleri uyarınca ödenmesi gerektiğinin anlaşılacağını, davalı borçlu itirazının haksız olması nedeniyle %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, itirazın iptali davasının kısmi açılması hususunda herhangi bir engel bulunmadığını, yüksek mahkeme kararlarında itirazın iptali davalarında ıslah müessesesinin de uygulanabileceği belirtilerek ıslah ile arttırılan kısım bakımından tahsil hükmü kurulacağının da belirtilmiş olduğunu, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 28.03.2019 T. 2015/35604 E., 2019/7101 K. sayılı ve 19.01.2016 T. 2014/25511 E., 2016/1266 K. sayılı kararı hükmü belirtildikten sonra, davanın kabulü ile davalının icra takibinde yer alan şimdilik 171.568,00 TL kısmi borç miktarına yönelik haksız ve kötü niyetli borca ve yetkiyi yapılan itirazın iptali ile takibin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, bu miktar üzerinden asıl alacak, takipten önce işlemiş faiz ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işlemiş avans faiz ve diğer icra masrafları yönünden devamına, davalının itiraz ettiği kısma ilişkin %20’den aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına mahkûm edilmesini istemiştir.