5. Hukuk Dairesi 2025/10726 E. , 2026/4519 K. "" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1904 Esas, 2025/2093 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/215 Esas, 2024/179 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tar…
5. Hukuk Dairesi 2025/10726 E. , 2026/4519 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1904 Esas, 2025/2093 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/215 Esas, 2024/179 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçelerinde özetle; müvekkilinin Ankara ili, ... (eski ...) ilçesi, ... Mahallesi, 609 45... parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, müvekkilinin bu taşınmazının tamamının 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında "trafo merkez alanı/ enerji nakil hattı koruma kuşağı" olarak tanzim edildiğini ve üzerinden yüksek gerilim hattı geçirilerek taşınmazın tamamı fiilen kullanılmaz hale getirildiğini belirterek kamulaştırmasız el atma tazminatı bedeline dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın müvekkil kuruma ait 380 kV Ankara- İstanbul Enerji İletim Hattının ... numaralı direkleri arasında yer aldığını, ... yönetim kurulu tarafından kamu yararı kararı alındığını, dava konusu taşınmaza isabet eden irtifak sahası, yenileme çalışmaları nedeniyle azaldığından ve Ankara-İstanbul Enerji İletim Hattının tesis edildiği tarihte irtifak kamulaştırması çalışmaları tamamlandığından ilave bir irtifak kamulaştırması yapılmasının söz konusu olmadığını, maliklere gerekli kamulaştırma bedellerinin ödendiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; imar planı yenilenirken görüş alınmadığını, idarenin tek taraflı olarak kamulaştırmaya zorlanamayacağını, irtifak kamulaştırma işlemlerinin önceki malikler huzurunda kesinleştiğini, mükerrer ödeme yapılamayacağını, davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 609 45... parsel sayılı taşınmazdan geçen enerji nakil hatları nedeniyle daha önceki kadastral geldisi olan parsellerde kamulaştırma kararı alındığı, dava konusu taşınmazın geldisinin 2 07... .125.00 m² alana sahip kadastro parseli olduğu ve üzerinde TEK Genel Müdürlüğü lehine 10.400 m² ve 11.716 m² olmak üzere 2 ayrı enerji nakil hattı tesis edildiği, bu parselin 11716 m²lik bölümünde Ankara-Gökçekaya enerji nakil hattı, 10400 m²lik bölümünde ise Ankara-İstanbul Enerji Nakil Hattı nedeniyle irtifak hakkı tesis edildiği ve davalı kurum lehine tescillerinin yapıldığı belirtilmiş olup, tapu kayıtlarında 207 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma nedeniyle ifraz görerek 6 81... parsel sayılı taşınmazlar olarak tescil edildiği, 682 parsel sayılı taşınmaz üzerinde daha sonra 1988 yılında yapılan ifraz işlemiyle taşınmazın 742, 7 43... parseller olarak tescil edildiği, 743 sayılı parselin yapılan imar uygulaması sonucunda 609 45... parsele de kısmen tapuda tescil edildiği, irtifak haklarının iş bu parsel üzerine aynen taşındığı, davacının dava konusu taşınmazı üzerindeki irtifak haklarıyla birlikte imar sonrası 21.09.2012 tarihinde satın almak suretiyle malik olduğu, ... Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün yazı cevabı ile, dava konusu parselin 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı kapsamında "Enerji Nakil Hattı Koruma Kuşağı" olarak ayrıldığı bildirilmiş olup, davaya konu taşınmazın tamamının yapılan revizyon imar planı ile enerji nakil hattı koruma kuşağı alanı olarak ayrıldığı, yapılan araştırmalar dikkate alındığında yapılaşmanın mümkün olmadığı, üzerinde yapı yapılamayacağının saptandığı, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak dava konusu taşınmaz ile emsalin vergiye esas rayiç değerleri de kıyaslanmak suretiyle bedelinin tespit edilmesinde, dava konusu taşınmaz ile aynı konumda bulunan 609 40... parsel sayılı taşınmaz yönünden açılan davada Mart 2015 değerlendirme tarihi itibarıyla tespit edilen 1000 TL/m² birim bedelin Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2016/17014 Esas, 2018/6263 Karar sayılı ilamı ile uygun bulunduğu da dikkate alındığında bir isabetsizlik görülmediği gibi, dosya içerisine celp edilen ilgili belediye başkanlığı yazıları, davalı ... Genel Müdürlüğü hatlar nedeniyle yapılaşmaya gidilip gidilemeyeceği hususundaki yazı cevabı ile keşif sırasındaki gözlem ve bilirkişi kurulu raporundaki değerlendirme dikkate alınarak taşınmazın mülkiyet bedelinin tespiti ile davalı idareden tahsiline, dava konusu taşınmazdaki davacı payının iptali ile davalı idare adına tesciline dair kararda, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin idareden tahsili istemine ilişkindir. 2.Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dosyadaki ilgili kurum ve kuruluşların cevabi yazıları, bilirkişi kurulu ve ek raporuna göre, taşınmazda enerji nakil hatları nedeniyle yapılaşmanın mümkün olmaması nedeniyle mülkiyet bedeline hükmedilmesi yerinde olduğu gibi, arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak, tapu kaydında yer alan irtifak alanlarına ilişkin olarak, değer düşüklüğü oranının % 3,6 kabulü ile metrekare birim bedelinin tespit edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Eldeki dosya kapsamına göre; davalı idare vekili tarafından sunulan istinaf dilekçesi incelendiğinde İlk Derece Mahkemesince nispi vekâlet ücretine hükmedilmesine yönelik açıkça bir itirazda bulunulmadığı anlaşıldığından ve vekâlet ücretine ilişkin hükmün de kamu düzenine ilişkin olmadığı gözetildiğinde, istinaf başvuru dilekçesinde ileri sürülmemesi nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesince incelenmesi mümkün bulunmadığı gibi temyiz yolunda ileri sürülmesi durumunda dahi Yargıtayın bu temyiz sebebini incelemesi de mümkün bulunmamaktadır. 4. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 5. Dava konusu taşınmaza 04.11.1983 tarihinden önce el atıldığı anlaşılmakla maktu harca hükmedilmesi gerekirken, nispi harca hükmedilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (4) ve (5) numaraları bentlerinin hükümden çıkartılması, yerine '' Alınması gerekli 427,60 TL maktu karar ve ilam harcının davalı idareden alınarak Hazineye irat kaydına, peşin harç ve ıslah harcı toplamı 222.222,67 TL’nin davacı tarafa iadesine,” cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.