Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2024/2005 E. , 2024/4380 K. T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2024/2005 Karar No : 2024/4380 TEMYİZ EDEN (DAVALI) :... Defterdarlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Makineleri Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin...4 tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu …
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2024/2005 E. , 2024/4380 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2024/2005 Karar No : 2024/4380 TEMYİZ EDEN (DAVALI) :... Defterdarlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Makineleri Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin...4 tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Traktör imalatı işiyle iştigal eden davacı tarafından traktör imalatında ilk dolum girdisi olarak kullanılmak üzere 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 8. maddesinin 1. fıkrası kapsamında satın alınan madeni yağlar için ödenen 2021 yılının Temmuz ilâ Aralık dönemlerine ilişkin özel tüketim vergilerinin, 25 seri nolu Özel Tüketim Vergisi Genel Tebliği hükümlerine göre nakden iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine dair işlemin iptali ile fazladan alınan verginin yasal faizi ile birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; davacı şirketin, traktör imalatı, montajı ve pazarlaması işi ile iştigal ettiği, bakım ve temizlik gibi asli bir faaliyetinin olmadığı, anılan taşıtların kullanıma ve satışa hazır hale gelebilmesi için denemelerinin gerekli yağlar konulmak suretiyle yapıldığı, ürünün nihai halini alabilmesi için anılan madeni yağların motor, şanzıman, direksiyon gibi aksamlara konulmasının zorunlu olduğu ve bu hususun nihai üretimin bir parçası olarak değerlendirilmesinin gerektiği, dolayısıyla belirtilen yağların üretim aşamasında kullanılan bir ürün olduğu, bu durumda, davalı idarenin, (I) sayılı listenin (B) cetvelinde yer alan yağın traktörün imalatında kullanılmadığı, sarf malzemesi olarak kullanıldığı yönündeki iddiasının yerinde bulunmadığı, davacı tarafından söz konusu yağlar için ödenen özel tüketim vergisinin iadesi isteminin reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali ile iadeye konu tutarın, iadeye hak kazanılan tarihten düzeltme fişinin tebliğ edildiği tarihe kadar 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'a göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanacak faiziyle birlikte iadesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Kararın düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Traktör imalatı işiyle iştigal eden davacı tarafından traktör imalatında ilk dolum girdisi olarak kullanılmak üzere 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 8. maddesinin 1. fıkrası kapsamında satın alınan madeni yağlar için ödenen 2021 yılının Temmuz ilâ Aralık dönemlerine ilişkin özel tüketim vergilerinin, 25 seri nolu Özel Tüketim Vergisi Genel Tebliği hükümlerine göre nakden iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine dair işlemin iptali ile fazladan alınan verginin yasal faizi ile birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile değişik 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştayın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan bölge idare mahkemesi kararının, ilk derece mahkemesi kararının dava konusu işlemin iptaline ve iadeye konu tutarın tecil faiziyle birlikte iadesine ilişkin hüküm fıkrası aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, sözü geçen hüküm fıkralarının bozulmasını sağlayacak durumda görülmemiştir. Temyiz isteminin kararın, hüküm fıkrasında yer alan katma değer vergisinin iadesine ilişkin bölümüne gelince; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile değişik 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştayın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır. Dosyanın incelenmesinden, 2021 yılının Temmuz ilâ Aralık dönemlerine ilişkin özel tüketim vergilerinin, 25 seri nolu Özel Tüketim Vergisi Genel Tebliği hükümlerine göre nakden iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine dair işlemin iptali ile fazladan ödenen özel tüketim vergilerinin yasal faizi ile birlikte iadesi istemiyle dava açıldığı halde hüküm fıkrasında sehven katma değer vergisinin iadesine karar verildiği anlaşıldığından, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan bu hükmün 2577 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca düzeltilmesi mümkün yanlışlık kapsamında bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin reddine, 2.... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:......, K:... sayılı kararının, vergi mahkemesi kararının " katma değer vergisinin davacıya iadesine" dair hüküm fıkrasına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin hüküm fıkrasından, söz konusu ibarenin çıkarılarak " özel tüketim vergisinin davacıya iadesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 25/10/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : İdare Hukukunun yerleşik içtihatlarından olan "taleple bağlılık" ilkesi uyarınca, İdari Yargı mercilerinde açılan davalarda Mahkemelerin, davacının istemi ile bağlı olduğu, istemi genişletecek veya daraltacak biçimde karar veremeyeceği açıktır. İncelenen dosyada, dava dilekçesinde haksız olarak tahsil edildiği ileri sürülen vergilerin yasal faiziyle birlikte iade edilmesinin istenildiği görülmüştür. Dilekçede talep edilen yasal faizin kanuni dayanağı gösterilmemekle birlikte bu talepten, kanuni faize ilişkin özel düzenleme içeren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 1. maddesinde düzenlenen "kanuni faiz"in anlaşılması gerekmektedir. Dava dilekçesinde yasal faiz talebinde bulunulması durumunda yargı yerince taleple bağlı kalınmayarak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112. maddesinin 4. fıkrasında belirtilen tecil faizine hükmedilmesi hukuka aykırılık teşkil edecektir. Açıklanan hukuksal nedenler ve gerekçeyle, dava dilekçesinde, iadesi gereken bir verginin herhangi bir yasal dayanak gösterilmeksizin yasal/kanuni faiziyle birlikte iadesine karar verilmesinin istenmesi durumunda, yasal/kanuni faiz talebinden, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un "Kanuni faiz" başlıklı 1. maddesinde düzenlenen faiz anlaşılması gerektiğinden, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112. maddesinin 4. fıkrası uyarınca tecil faizine hükmedilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığından, Dairemiz kararının bu kısmına katılmıyorum.