Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 30.09.2020 tarihinde davalı sigorta şirketince sigortalı ... plakalı araç ile müteveffa ...'ın sevk ve idaresindeki aracın çarpışması sonucu çift taraflı trafik kazası meydana geldiğini, ...'ın vefat ettiğini, dava dışı üçüncü bir kişinin kusurlu yada sorumlu olması ihtimaline binaen davayı teselsül hükümlerine dayanarak açtıklarını, davacının tazminatlarının tahsil edilebilmesi amacıyla KTK m.97 gereği davalı sigorta şirketine ....takip numaralı APS ile
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilin ... Catering firması olarak uzun yıllardan beri müşterilerine kaliteli bir şekilde hizmet veren, alanında uzman bir şirket olduğunu, davalı şirketin müvekkil tarafından sağlanan bu hizmetlerden yararlanmak adına müvekkile başvurduğunu ve 02.08.2021 tarihinde aralarında catering sözleşmesi yapıldığını, ekte sunulan sözleşmeden de görüleceği üzere, işbu sözleşmesinin süresi başlangıç tarihinden itibaren 6 ay olup her 7 günde bir fatura düzenleneceği ve ödemelerin haftalık yapılacağı kararlaştırıldığını, müvekkilin sözleşme hükümlerine binaen davalı şirket bünyesindeki öğle yemekleri için ana yemek, yardımcı yemek, tamamlayıcı (yoğurt, meyve, tatlı) ve rol ekmekten oluşan menüler her iş gününde davalıya teslim ettiğini, ancak davalının , müvekkil ile yapılan sözleşme hükümlerine uygun davranmayarak 7 Ağustos 2021 tarihinden 30 Eylül 2021 tarihine kadar hiçbir borcunu ödememiş olup, yalnızca 23 Eylül 2021 tarihinde müvekkile 10.000,00 TL tutarında bir ödeme yaptığını, davalının sözleşme hükümlerine aykırı davranması ile müvekkil şirket tarafından 30 Eylül 2021 tarihinden sonra karşı taraf ile görüşüldüğünü ve borçların ödenmesinin talep edildiğini, aksi halde sağlanan hizmetin devam ettirilmeyeceğinin belirtildiğini, ancak davalının her ne kadar borcu ödeyeceğini beyan etmişse de sözleşme hükümlerine uygun davranmayarak işbu borcu ifa etmediğini, bunun üzerine davalı hakkında ... 1. İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyası ile faturalara dayalı olarak 42.131,15 TL asıl alacak ve işlemiş yasal faizinin toplamının tahsili amacıyla genel haciz yoluyla takip başlatıldığını, ayrıca belirtmek gerekirse, işbu icra takibinin ihtar niteliğinde olacağının ve dolayısıyla borçlunun takip ile birlikte temerrüde düşeceğinin Yargıtay içtihat ve uygulamaları ile de sabit olduğunu, ancak borçlu tarafından haksız bir şekilde takibe itiraz edilerek takip durdurulduğunu, tüm bu nedenlerle davanın kabulü ile icra takibine yapılan itirazın iptaline, takip konusu alacağı temerrüt tarihiden itibaren işleyecek yasal faizi ile takibin devamına karar verilmesini, davalı tarafından itiraz edilen icra takibinde mevcut alacağın %20'sinden az olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.