4. Hukuk Dairesi 2010/1815 E. , 2011/510 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 13/12/2007 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 28/12/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalılardan ... vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten
**4. Hukuk Dairesi 2010/1815 E. , 2011/510 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 13/12/2007 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 28/12/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalılardan ... vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Tarafların diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkin olup yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacı ve davalılardan ... tarafından temyiz olunmuştur. Dava konusu olayda, davalı ...'nın trafik işaretlemelerini usulüne göre yapmaması nedeniyle sorumluluğu bulunduğu ileri sürülmüştür. Davalı ... bir kamu tüzel kişiliği olup kural olarak, işlem ve eylemleri kamusal nitelik taşır. Bu davalının, yasa ile kendisine verilmiş bulunan görevi yerine getirmediği ileri sürülmüştür. Görevin, hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesi hizmet kusuru niteliğindedir. İdare’nin işlem ya da eylemi nedeni ile ... zararlardan dolayı İdari Yargılama Usulü Yasası’nın 2/1-b maddesi gereğince idareye karşı, idari yargı yerinde tam yargı davası açılması gerekir. Görev konusu Kamu düzenine ilişkin olup ileri sürülmese bile yargılamanın her aşamasında mahkemelerce kendiliğinden gözetilir. Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, davalılardan ... yönünden yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken işin esasının incelenmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. 3-Davacının diğer temyiz itirazına gelince; davacı, geçici iş göremezlik zararı bulunduğunu belirterek bu zararın da ödetilmesini istemiştir. Bu konuda düzenlenen 28.08.2009 günlü raporda; davacının, 25 gün iş ve güçten kalacağı; 40 günde iyileşeceği belirtilmiştir. 25 günlük iş ve güçten kalma süresi adli iyileşme süresi olup ceza yargılaması yönünden bir değer ve önem taşır. 40 günde iyileşeceğine ilişkin süre ise tıbbi iyileşme süresi olup geçici iş göremezlik zararının bu süreye göre hesaplanması gerekir. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, adli iyileşme süresine göre hesaplananın geçici iş göremezlik zararının ödetilmesine karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir. 4-Davalılardan ...'un diğer temyiz itirazına gelince; Borçlar Yasası'nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir. Dava konusu olayda; Yaralanmanın niteliği, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, olayın meydana geldiği tarih ile yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde, adı geçen davalı yönünden kabul edilen manevi tazminat tutarı fazladır. Adı geçen davalı yönünden davacı yararına daha alt düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere karar bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda (3) sayılı bentte gösterilen nedenle davacı yararına; (4) sayılı bentte gösterilen nedenle davalılardan ... yararına; (2) sayılı bentte gösterilen nedenle taraflar yönünden BOZULMASINA; öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve temyiz eden taraflardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 24/01/2011gününde oybirliğiyle karar verildi.