10. Hukuk Dairesi 2023/8867 E. , 2023/10650 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/447 E., 2023/653 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/168 E., 2023/8 K. Taraflar arasındaki prime esas kazancın tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkeme…
**10. Hukuk Dairesi 2023/8867 E. , 2023/10650 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/447 E., 2023/653 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/168 E., 2023/8 K. Taraflar arasındaki prime esas kazancın tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı şirket bünyesinde 18.07.2000 tarihinde işçi olarak çalışmaya başladığını, davalı işyerinde ücretlerin asgari ücret kısmının bankadan ödendiğini, kalan kısmın ise elden ödendiğini, en son net ücret 1860-TL, senede bir defaya mahsus olmak üzere 400 TL kömür parası, kurban ve ramazan bayramında 400'er TL ödendiğini, işe servisle gittiği ve işyerinde yemek yediğini belirterek, davacının 18.07.2000 tarihinden itibaren aldığı gerçek ücretin ve bu dönemde eksik gösterilen prime esas kazançlarının tespitini istemiştir. II. CEVAP 1.Davalı Davalı ... İnş. Taş. Tic. ve San. A.Ş. vekili, cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur. 2. Feri müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davanın kısmen kabulüne, Davacının Ekim 2011 ile Kasım 2011 dönemlerinde bildirilmesi gereken sigorta primine esas kazancının Brüt 1.071,36 TL, Ocak 2012 ile Haziran 2012 dönemleri arasında bildirilmesi gereken sigorta primine esas kazancının Brüt 1.134,72 TL, Temmuz 2012, Ekim 2012, Kasım 2012 ve Aralık 2012 döneminde bildirilmesi gereken sigorta primine esas kazancının Brüt 1.203,84 TL, Eylül 2012 döneminde bildirilmesi gereken sigorta primine esas kazancının Brüt 1.123,58 TL, Ocak 2013 ile Mayıs 2013 dönemleri arasında bildirilmesi gereken sigorta primine esas kazancının Brüt 1.252,60 TL, Ekim 2013 döneminde bildirilmesi gereken sigorta primine esas kazancının Brüt 1.307,52 TL, Şubat 2014 ile Nisan 2014 dönemleri arasında bildirilmesi gereken sigorta primine esas kazancının Brüt 1.370,88 TL, Temmuz 2014 ile Eylül 2014 dönemleri arasında ve Aralık 2014 döneminde bildirilmesi gereken sigorta primine esas kazancının Brüt 1.451,52 TL, Ocak 2015 döneminde bildirilmesi gereken sigorta primine esas kazancının Brüt 1.230,34 TL, Şubat 2015, Nisan 2015 ve Mayıs 2015 dönemlerinde bildirilmesi gereken sigorta primine esas kazancının Brüt 1.537,92 TL, Mart 2015 döneminde bildirilmesi gereken sigorta primine esas kazancın Brüt 768,96 TL, Haziran 2015 döneminde bildirilmesi gereken sigorta primine esas kazancının Brüt 1.486,66 TL, Temmuz 2015 ile Aralık 2015 dönemleri arasında bildirilmesi gereken sigorta primine esas kazancının Brüt 1.630,08 TL, Ocak 2016 döneminde bildirilmesi gereken sigorta primine esas kazancının Brüt 2.037,89 TL, Şubat 2016 ile Mayıs 2016 dönemleri arasında ve Temmuz 2016 ile Aralık 2016 dönemleri arasında bildirilmesi gereken sigorta primine esas kazancının Brüt 2.108,16 TL, Haziran 2016 döneminde bildirilmesi gereken sigorta primine esas kazancının Brüt 1.967,62 TL, Ocak 2017 döneminde bildirilmesi gereken sigorta primine esas kazancının Brüt 1.971,84 TL, Mart 2017 döneminde bildirilmesi gereken sigorta primine esas kazancının Brüt 2.199,36 TL, Şubat 2017 döneminde, Nisan 2017 dönemi ile Ağustos 2017 dönemleri arasında bildirilmesi gereken sigorta primine esas kazancının Brüt 2.275,20 TL, Eylül 2017 döneminde bildirilmesi gereken sigorta primine esas kazancının Brüt 2.123,52 TL, Ekim 2017 dönemi ile Aralık 2017 dönemleri arasında bildirilmesi gereken sigorta primine esas kazancının Brüt 2.275,20 TL, Ağustos 2018 döneminde bildirilmesi gereken sigorta primine esas kazancının Brüt 3.382,51 TL, olduğunun tespiti ile, bu dönemlerle bildirilen sürelerin infaz aşamasında mahsup edilmesine, Fazlaya ilişkin taleplerin reddine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B.İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili, tanık beyanları ile davanın ispatlandığını, 2000-2003 yılı için asgari ücretin üzerinde prim yatırılmış ise de gerçek ücretten eksik yatırıldığını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. 2.Davalı vekili, istinaf dilekçesinde özetle; kararın kaldırılmasına ve talep doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. 3. Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesinde özetle; kararın kaldırılmasına ve talep doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili, temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı vekili, temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir. 3. Feri müdahil SGK vekili, temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, prime esas kazancın tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri hükümleridir. 2.Prime esas kazanç tutarı tespitinin 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun Geçici 7 nci maddesi uyarınca yasal dayanağı 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 77 ve 5510 sayılı Kanun'un 80 inci maddesidir. Bu kapsamda davacı işçinin, işin ve işyerinin kapsam ve niteliği dikkate alınarak, ücretinin ve davalı ... Kurumuna davalı işveren/işverenler tarafından ödenen ve ödenmesi gereken primlerin miktarının belirlenebilmesi amacıyla, prime esas kazancın tespitinde, gerçek ücretin esas alınması koşuldur. Gerçek ücret; sigortalının kıdemi, yaptığı işin özelliği ve niteliğine göre ödenmesi gereken ücrettir. Hizmet akdinin tarafları görünüşte bir ücret belirlemiş olabilirler, ancak bu ücret tarafların aralarında kararlaştırdıkları gerçek ücret olmayabilir. Uygulamada bazen taraflar arasında kararlaştırılmış olan gerçek ücret (örneğin SSK primlerini daha az ödemek amacıyla) bordroya yansıtılmamakta, daha düşük (örneğin asgari ücret) gösterilmektedir. Bu gibi durumlarda yargıç tarafından gerçek ücretin saptanması yoluna gidilmelidir (Prof. Dr. S. Süzek, İş Hukuku, 2. Bası, Beta Yayınları, Sy:287). Davanın niteliği gereği, çalışma olgusunun her türlü delille ispatlanabilmesine karşılık ücretin ispatında bu denli bir serbestlik söz konusu değildir. Çalışma olgusunun her türlü delille kanıtlanması olanağı bulunmakla birlikte; Hukuk Genel Kurulunun 2005/21-409 E., 2005/413 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 288. Maddesindeki (HMK'nın 200 m.d.) yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Ücret miktarı HMK’nın 200 üncü maddesinde belirtilen sınırları aşıyorsa, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliği haiz olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, işçinin imzasının bulunduğu aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları gibi delillerle sigortalının imzasını taşıyan ücret bordroları veya hizmet sözleşmesinde yazılı olan ücretin gerçek olmadığı kanıtlanabilir. Yazılı delille ispat sınırın altında kalan miktar için yine HMK’nın 200 üncü maddesi gereğince tanık dinletilebilir. HMK'nın 202 inci maddesine göre tespiti istenen miktar sınırı aşıyor olsa bile varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunuyorsa tanık dinletilmesi mümkündür. 506 sayılı Kanun'un 78 inci maddesinde ve 5510 sayılı Kanun'un 82 nci maddesinde prime esas günlük kazançların alt ve üst sınırlarının ne olacağı gösterilmiştir. Günlük kazancın alt sınırı HMK'nın 200 üncü maddesinde belirtilen sınırı aşıyorsa ücretin yazılı delille saptanması gereğinin pratikte bir önemi kalmayacaktır. Zira 506 sayılı Kanunun 78 inci maddesine göre, “....günlük kazançları alt sınırın altında olan sigortalılar ile ücretsiz çalışan sigortalıların günlük kazançları alt sınır üzerinden hesaplanır” 82 nci madde de bu düzenlemeye paralel bir hüküm içermektedir. Ücretin alt sınırla tespit edilen miktardan fazla olması halinde ise günlük kazancın hesaplanmasında asgari ücret esas alınır. 3. Değerlendirme Prime esas kazanç tespiti istemi yönünden somut olayda, İlk Derece Mahkemesince, dinlenen bordro tanıkları, imza incelemesi, emsal ücret araştırması sonucu, imzalı ücret bordrolarındaki imzaların davacının eli ürünü olduğu dönemler dışlanmak suretiyle davacının çalışmalarının dönemin prime esas asgari kazancının (asgari ücretin) 1,28 katı üzerinden gerçekleşmiş olduğunun tespitine dair verilen karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. Davacının davalıya ait işyerinde niza konusu dönemlerde ücretlerini bordro karşılığı aldığı, bir kısım bordroların imzalı olduğu, ayrıca bankaya ödemelerin imza karşılığı yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacıya ait ücret bordrolarının imzalı olması, kuruma yapılan resmi bildirimler karşısında, yazılı belgenin aksinin ancak aynı kuvvetteki yazılı belgeyle ispatlanabilir, yazılı belge karşısında tanık deliline itibar edilmez. Mahkemece davalı şirketin giderleri ile ödemelerini gösteren defter ve kayıtları ile banka kayıtları üzerinde inceleme yaparak davacıya yapılan maaş ödemeleri tespit edilip, banka kayıtları ile bildirilen prime esas kazanç karşılaştırılmak suretiyle varsa fark ücretin belirlenmesi gerekirken az yukarıda belirtilen ilkelere aykırı olarak asgari ücrete oranlama yoluyla hesaplama yapılması isabetli görülmemiştir. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Bölge Adliye Mahkemesince eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle ; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi