DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/2116 E. , 2024/3002 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/2116 Karar No : 2024/3002 TEMYİZ EDENLER :1- (DAVACI): ... VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ :I. Hukuk Müşaviri Yrd. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: D
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/2116 E. , 2024/3002 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/2116 Karar No : 2024/3002 TEMYİZ EDENLER :1- (DAVACI): ... VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ :I. Hukuk Müşaviri Yrd. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Diyarbakır ili, Yenişehir ilçesi, Şehitlik semtinde 05/02/2016 tarihinde terör örgütü mensupları tarafından bir kahvehaneye yapılan bombalı saldırıda davacının atılan el yapımı bombayı yerden alıp kendisine zarar vermesini önlemek maksadıyla uzağa atmak isterken elinde patlaması sonucu sol elini kaybetmesi olayında davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle oluşan zararlarına karşılık 100.000,00 TL (miktar artırımı ile 613.802,00 TL) çalışma gücü kaybı, 12.326,70 TL tedavi masrafı ve 400.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davaya konu terör olayında davacının uğramış olduğu zarardan davalı idarenin kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca sorumlu olduğu, davacının Adli Tıp Kurumu Başkanlığınca %45 oranında meslekte kazanma gücü kaybı olduğunun mütalaa edildiği, bedensel zararların hesaplanması için alınan bilirkişi raporunda, davacının uğramış olduğu bedensel zararın 613.802,185 TL olduğunun belirtildiği, buna göre, hükme esas alınabilecek nitelikteki rapor ile bu rapor doğrultusundaki miktar artırım dilekçesi dikkate alınarak efor kaybı zararının tazmini gerektiği, ayrıca dosyaya sunulan ve davacının el bileği için almış olduğu proteze ilişkin düzenlenen 10/06/2017 tarihli fatura uyarınca ödenmiş olan 12.326,70 TL tutarın da ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davacının maddi tazminat taleplerinin kabulüne, iş gücü / efor kaybına karşılık 613.802,00 TL maddi tazminatın 100.000,00 TL’lik kısmının idareye başvuru tarihinden (23/11/2017) itibaren, 513.802,00 TL maddi tazminatın miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihinden (09/05/2019) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte, el bileği protezi için ödenen 12.326,70 TL tutarın ödeme tarihinden (10/06/2017) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, manevi tazminat istemi bakımından, olayın oluş şekli ve niteliği birlikte dikkate alındığında, duyulan elem ve üzüntüyü kısmen de olsa gidermek için 20.000,00 TL manevi tazminatın, idareye başvuru tarihi olan 23/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; maddi tazminat istemine ilişkin uyuşmazlığın sosyal riskin terör olayları için yasalaşmış hali kabul edilen 5233 sayılı Kanun kapsamında yapılan tanım ve sınırlandırılmalar çerçevesinde, manevi tazminat istemine ilişkin uyuşmazlığın ise genel hükümler kapsamında sosyal risk ilkesi gereğince karara bağlanması gerektiği gerekçesiyle manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin tarafların istinaf istemlerinin reddine; maddi tazminat isteminin protez masrafı yönünden kabulüne ilişkin davalı idarenin istinaf başvurusu yönünden, olayın 5233 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilerek davacının protez masrafının tazminine karar verilmesi gerekirken, genel hükümler kapsamında tazminata karar verilmesinde hukuka uyarlık bulunmamakla birlikte karar sonucu itibarıyla hukuka uygun olduğundan başvurunun belirtilen gerekçeyle reddine; maddi tazminat isteminin iş gücü kaybı yönünden kabulüne ilişkin davalı idarenin istinaf başvurusu yönünden, bakılan dava, genel hükümler kapsamında açılmış olsa da, hükmedilecek tazminat tutarının sosyal risk ilkesinin kanunlaşmış hali olarak kabul edilen 5233 sayılı Kanun ile öngörülen tanım ve sınırlandırmalar çerçevesinde tazminat tutarının hesaplanması gerektiği gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine, mahkeme kararının bu kısmının kaldırılmasına, 5233 sayılı Kanun uyarınca hesaplanan 10 günlük tedavi süreci karşılığı 718,94 TL ile iş gücü kaybı karşılığı 12.940,96 TL olmak üzere toplam 13.659,90 TL maddi zararın davalı idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 28/06/2022 tarih ve E:2021/4088, K:2022/3631 sayılı kararıyla; Dava konusu olayın meydana gelmesinde güvenlik hizmetinin yürütülmesinde idarenin kusurlu veya kusursuz sorumluluğunu doğuracak bir hususun bulunmadığı anlaşıldığından, davacının söz konusu terör olayına ilişkin maddi tazminat istemlerinin 5233 sayılı Kanun kapsamında, manevi tazminat isteminin ise genel hükümlere göre değerlendirilmesi gerektiği, Bununla birlikte, olayın oluş şekli dikkate alındığında, terör örgütü mensuplarınca kahvehaneye yapılan bombalı saldırıda atılan el yapımı bombayı veya ne olduğunu bilmediği bir cismi gördüğü esnada olay yerinden uzaklaşmak yerine bombayı/cismi eline alıp uzaklaştırmaya çalışması sonucu ortaya çıkan zarara davacının kendi eyleminin yol açtığı, davacının olay tarihinde 20 yaşında olduğu da göz önüne alındığında yaptığı eylemin sonucu öngörebilecek durumda olduğu, bu haliyle zarara kendi kastı ve kusuru ile sebebiyet verdiği sonucuna varıldığı, Buna göre, maddi tazminat istemi yönünden, 5233 sayılı Kanun'un 2. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinde, kişilerin kendi kasıtları sonucunda oluşan zararların Kanun kapsamı dışında olduğu hükmü gereği dava konusu olay sebebiyle meydana gelen maddi zararın Kanun kapsamında bulunmadığı, manevi tazminat istemi yönünden ise, davacının tamamen kendi kusuru ile yol açtığı zarar sebebiyle genel hükümlere göre değerlendirilen manevi tazminat isteminin de şartlarının oluşmadığı, Bu itibarla, meydana gelen olayda, davacının kendi kasti/kusurlu davranışı nedeniyle yaralandığı dikkate alındığında davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kısmen kabulü, kısmen reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf istemlerinin kısmen kabulü, kısmen gerekçeli reddi, kısmen reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında hukuki isabet bulunmadığından söz konusu kararın bozulmasına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf istemlerinin kısmen kabulü, kısmen gerekçeli reddi, kısmen reddine ilişkin ilk kararda ısrar edilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, olayın meydana geldiği dönemde, potansiyel olayların önlenmesi için idarenin önleyici istihbarat, kolluk denetimi, güvenliğin sağlanması ve kişilerin can ve mal güvenliğine ilişkin tedbirleri alması gerekirken, gerekli ve yeterli güvenlik tedbirlerinin alınmadığı, bu nedenle kim tarafından atıldığı tespit edilemeyen bombalama olayında yaralandığı, idarenin bu yönüyle somut olayda hizmet kusurunun bulunduğu, temyize konu kararda ise 05/02/2016 tarihinde güvenlik güçleri ile terör örgütü mensupları arasında yaşanan çatışmada, el yapımı patlayıcının elde patlaması sonucu sol elinin bilek kısmından kesilmesi olayı ile ilgili davalı idareye atfı kabil kusurun bulunmadığı yönünde tespite yer verilerek olayın 5233 sayılı Kanun kapsamında kaldığının değerlendirildiği, bu tespitin hatalı olduğu, nitekim idare tarafından sadece sokağa çıkma yasağı uygulamasının getirilmesi, başka bir önleyici tedbire başvurulmaması nedeniyle mevcut dava dosyasındaki vahim olayın ve bunun dışında bir çok ölüm ve yaralanma vakasının önlenemediği, bu kapsamda sadece manevi tazminat taleplerinin değil maddi tazminat taleplerinin de 5233 sayılı Kanun kapsamında değil genel hükümler kapsamında hizmet kusuru bağlamında değerlendirilmesi gerektiği, ayrıca hükmedilen manevi tazminat miktarının da olayların oluş şekli, davalı idarenin ağır hizmet kusuru, faillerin tespit edilememesi, maluliyet oranı ve hükmedilen manevi tazminat miktarının idari ajanlar nezdinde uyandırdığı özendirici etki dikkate alındığında yetersiz olduğu ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından, terör ve terörle mücadeleden kaynaklı zararların karşılanması için ilgili komisyonlara başvuruda bulunulması gerektiği, bu kapsamda yapılan başvurular uyarınca Zarar Tespit Komisyonlarınca uğranılan zararların hesaplandığı, bunun yerine bilirkişi marifetiyle bu zarar miktarlarının hesaplanmasının 5233 sayılı Kanun'la ulaşılmak istenen amaca ters düşeceği, ayrıca, zararların karşılanması talebiyle komisyonlara davacı tarafından yapılmış doğrudan bir başvuru yokken komisyon yerine geçilerek zararların tespitine ve tazminine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, manevi tazminat yönünden ise 5233 sayılı Kanun kapsamında bu zararların karşılanmasının mümkün olmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Davalı idare tarafından, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davacı tarafından, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Maddi ve manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne ilişkin kısımlar yönünden ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararının bozulması, tazminat taleplerinin kısmen reddine ilişkin kısımları yönünden ise her ne kadar istinaf Dairesince bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yapılarak hüküm kurulmuş ise de bahsi geçen kısımların, davacı tarafından yapılan temyiz istemi üzerine davacının temyiz isteminin reddine Danıştay Onuncu Dairesince karar verilerek kesinleşmiş olması karşısında, bu kısımlar yönünden temyiz isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Dosyanın incelenmesinden, davacının, Diyarbakır ili, Yenişehir ilçesi, ... semtinde 05/02/2016 tarihinde terör örgütü mensupları ile kolluk kuvvetleri arasında yaşanan çatışma esnasında, terör örgütü mensupları tarafından yapılan ve kolluk kuvvetlerine karşı kullanılmaya çalışılan el yapımı patlayıcının, davacının beyanına göre; kahvehanede bulunduğu ve merak saikiyle dışarıda yaşanan çatışmayı izlediği esnada, terör örgütü mensuplarınca kahvehaneye atıldığı, bombanın, kendisine zarar vermesini engellemek kastı ile eline alarak uzaklaştırmak istediği sırada elinde patladığı, bu sebeple sol elinin bilek kısmından kesildiği anlaşılmıştır. Olay sebebiyle, davacının terör örgütüne üye olma suçundan sanık olarak yargılandığı davada ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, delil yetersizliğinden beraatine karar verilmiştir. Ayrıca, tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme, silahlı terör örgütüne üye olma suçlaması ile yine sanık olarak yargılandığı bir başka davada aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm olması nedeniyle CMK 223/7 uyarınca ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, söz konusu dosyaya ilişkin olarak ise istinaf incelemesinin ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin E:... sayılı dosyasında devam ettiği anlaşılmıştır. ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında UYAP üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ...'ın etkin pişmanlık kapsamında vermiş olduğu ifadesinde özetle, "2015 yılında ... Derneği'ne ara ara gittiğini, burada örgütü övücü konuşmalar yapıldığını, bu konuşmaları yapan şahıslardan birinin de ... kod adlı şüpheli ... olduğunu, bu şahsın 2015 yılı Mayıs içerisinde pikniğe gidiyoruz diyerek kendisini kandırdığını ve örgüte katılımını gerçekleştirdiğini, bu şahsın elinden EYP patlaması sonucu yaralandığını" beyan ettiği, gizli tanık ... tarafından verilen ifadede, "Ben sanığı tanıyorum, hatta sanığın elinin kopması olayına bizatihi şahidim, kendisi polise EYP atacağı esnada EYP elinde patladı, eli bilek kısmından koptu ancak kendisi daha sonra polislere yalan beyanda bulundu, olayın tesadüfen gerçekleştiği şeklinde yalan söyledi, sanık DGH yapılanması içerisinde faaliyet yürüttüğü için kendisini tanıyorum, sanık ... isimli örgüt mensubu ile beraber ... Kahvesi isimli iş yerine takılır ve onunla beraber faaliyet yürütür, onun talimatları doğrultusunda hareket eder, ...'nın örgütün gençlik sorumlusu olduğunu biliyorum, kendisi yanında ismini bilmediğim 4- 5 şahısla birlikte örgüt lehine faaliyetlerde bulunur eylemlere katılırdı, bu olay gerçekleşmeden evvel kendisi o dönem gerçekleşen her eylemde nerdeyse yer almıştı, polis ile çatışmıştı, ses bombası atma, havai fişek ve araçları durdurup insanlara zarar veriyorlardı, sanık kolu koptuktan sonra eylemlerden geri durmaya başladı, ben sanığın eli kopmadan evvel sürekli olarak bu eylemlere katıldığına ben şahit oldum, o dönem gerçekleşen tüm eylemlere katılmıştır." şeklinde beyanda bulunulduğu görülmüştür. Davacı tarafından, yaşanılan olay sebebiyle idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle oluşan maddi ve manevi zararlarının karşılanması amacıyla İçişleri Bakanlığına yapılan 21/11/2017 tarihli başvurunun, Diyarbakır Valiliğine gönderilmesi ile Diyarbakır Valiliği Hukuk İşleri Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısında, davacının 5233 sayılı Kanun kapsamında başvurusunun bulunmadığının belirtilmesi üzerine uğradığı zararlarına karşılık 100.000,00 TL (miktar artırımı ile 613.802,00 TL) çalışma gücü kaybı, 12.326,70 TL tedavi masrafı ve 400.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT : 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun'un 1. maddesinde, bu Kanun'un amacının, terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle maddî zarara uğrayan kişilerin, bu zararlarının karşılanmasına ilişkin esas ve usulleri belirlemek olduğu; 2. maddesinde, bu Kanun'un, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 1, 3 ve 4. maddeleri kapsamına giren eylemler veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle zarar gören gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerinin maddî zararlarının sulhen karşılanması hakkındaki esas ve usullere ilişkin hükümleri kapsadığı, aynı maddenin ikinci fıkrasının (e) bendinde, kişilerin kendi kasıtları sonucunda oluşan zararların Kanun kapsamında bulunmadığı hükmü yer almaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İlk derece mahkemesi kararının, manevi tazminatın kısmen kabulüne ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusunun reddi, maddi tazminat isteminin protez masrafı yönünden kabulüne ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusunun gerekçeli reddi ile maddi tazminat isteminin iş gücü/efor kaybına ilişkin 613.802,00 TL maddi tazminata hükmedilmesine ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusunun kısmen reddine ve 13.659,90 TL'nin tazminine ilişkin kısımlar yönünden; Davacı tarafından söz konusu yaralanma olayının terör örgütü mensupları tarafından kahvehaneye yapılan bombalı saldırıyı merak saikiyle izlediği esnada, terör örgütü mensuplarının attığı, el yapımı bomba olduğunu sonradan öğrendiği cismi yerden alıp kendinden uzaklaştırmak için eliyle atmak istediği sırada bombanın elinde patlaması suretiyle gerçekleştiği ileri sürülerek tazminat istemli temyizen incelenen dava açılmış ise de dosyada bulunan bilgi ve belgelerden ile ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında UYAP üzerinden yapılan incelemeden; söz konusu yaralanma olayının davacının iddia ettiği şekilde gerçekleştiğini destekler mahiyette herhangi bir delilin(tanık, kamera vs.) bulunmadığı, tanık beyanlarının davacının iddiasının aksine yaralanma olayının davacı tarafından el yapımı patlayıcının kolluk kuvvetlerine atılmaya çalışılması esnasında oluştuğuna ilişkin olduğu görülmüştür. Bu kapsamda, davacının terör örgütüne üye olma suçundan sanık olarak yargılandığı davada ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, her ne kadar delil yetersizliğinden beraatine karar verilmiş ise de tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme, silahlı terör örgütüne üye olma suçlaması ile yine sanık olarak yargılandığı bir başka dava olan ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:... sayılı dosyasında bulunan tanık beyanlarının ve dosya kapsamında yer alan diğer bilgi ve belgelerin olayın davacının kurguladığı şekilde gerçekleştiğini destekler mahiyette olmaması nedeniyle yaralanma olayının davacının kendi kusurundan kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Buna göre, maddi tazminat istemi yönünden, 5233 sayılı Kanun'un 2. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinde, kişilerin kendi kasıtları sonucunda oluşan zararların Kanun kapsamı dışında olduğu hükmü gereği dava konusu olay sebebiyle meydana gelen maddi zarar Kanun kapsamında bulunmamaktadır. Manevi tazminat istemi yönünden ise, davacının tamamen kendi kusuru ile yol açtığı zarar sebebiyle genel hükümlere göre değerlendirilen manevi tazminat isteminin de şartlarının oluşmadığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla, temyize konu Bölge Mahkemesi ısrar kararının bu kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır. İlk derece mahkemesi kararının, manevi tazminatın kısmen reddine ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusunun reddi ile maddi tazminat isteminin iş gücü/efor kaybına ilişkin 613.802,00 TL maddi tazminata hükmedilmesine ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusunun kısmen kabulü ve 13.659,90 TL'nin dışında kalan tazminat istemi yönünden davanın reddine ilişkin kısımlar yönünden; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesinin 5. fıkrasında, bölge idare mahkemesinin verdiği ısrar kararının temyizi halinde, konusuna göre Danıştay İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurulunca incelenip karara bağlanacağı; 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 38. maddesinde, İdari Dava Daireleri Kurulunun İdare Mahkemelerinden verilen ısrar kararlarını, idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararları temyizen inceleyeceği hüküm altına alınmıştır. Davacı tarafından, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının manevi tazminatın kısmen reddine ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusunun reddi ile maddi tazminat isteminin iş gücü/efor kaybına ilişkin 613.802,00 TL maddi tazminata hükmedilmesine ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusunun kısmen kabulü ve 13.659,90 TL'nin dışında kalan tazminat istemi yönünden davanın reddine ilişkin kısımlarının temyizen incelenerek bozulması isteminde bulunulmuştur. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince ısrara konu kararda bahsi geçen bu kısımlar hakkında her ne kadar yeniden inceleme yapılarak hüküm kurulmuş ise de söz konusu kısımların davacı tarafından yapılan temyiz istemi üzerine Danıştay Onuncu Dairesince verilen davacının temyiz isteminin reddine ilişkin 28/06/2022 tarih ve E:2021/4088, K:2022/3631 sayılı karar kapsamında kesinleşmiş olduğu anlaşıldığından, davacının temyiz isteminin incelenmesine hukuken olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne; 2.İlk derece mahkemesi kararının manevi tazminatın kısmen kabulüne ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusunun reddi, maddi tazminat isteminin protez masrafı yönünden kabulüne ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddi ile maddi tazminat isteminin iş gücü/efor kaybına ilişkin ... TL maddi tazminata hükmedilmesine ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusunun kısmen reddi ile ... TL'lik tazminat isteminin kabulü yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının BOZULMASINA, 3.Davacının temyiz isteminin İNCELENMEKSİZİN REDDİNE, 4.Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 27/11/2024 tarihinde kesin olarak oybirliği ile karar verildi.