T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1004 - 2026/592 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/1004 KARAR NO : 2026/592 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29.05.2024 NUMARASI : 2023/736 Esas 2024/412 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 09.04.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 10.04.2026 İlk Derece Mahkemesince verilen ka…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1004 - 2026/592 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/1004 KARAR NO : 2026/592 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29.05.2024 NUMARASI : 2023/736 Esas 2024/412 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 09.04.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 10.04.2026 İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ile davalılar vekilleri tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 16.05.2022 tarihinde sürücü ...'nin sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı kamyonet ile sürücü ...nun sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklete çarpması sonucunda motosiklette yolcu konumunda olan davacının kızı ...'nun vefat ettiğini, desteğinin ölümü nedeni ile davacının destekten yoksun kalma zararına uğradığını, davacının kızının herhangi bir kusurunun bulunmadığını, ... plakalı aracın davalı ... Sigorta Şirketine genişletilmiş kasko poliçesi ile sigortalı olup bu poliçe kaza tarihi itibariyle kişi başına vefat halinde ihtiyari mali mesuliyet klozu gereği 500.000,00-TL maddi teminat sağladığını, ... plakalı aracın diğer davalı ... Sigorta AŞ'ne ihtiyari mali sorumluluk poliçesi ile sigortalı olup bu poliçe kaza tarihi itibariyle kişi başına vefat halinde ihtiyari mali mesuliyet klozu gereği sınırsız teminat sağladığını, Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/723 E. sayılı dosyasında hesap edilen tazminatın zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçe limitini olan 500.000-TL'yi aştığını, davalıların davacının uğramış olduğu destekten yoksun kalma zararından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, davalı sigorta şirketlerine yapılan başvuruya rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek, fazlaya ilişkin talep ve ek dava açma hakları saklı kalmak kaydıyla ve maddi zararın tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere HMK'nın 107.maddesine göre belirsiz alacak olarak şimdilik davacı için 100,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 28.08.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte diğer kusurlu kişilerin kusurlarına düşen sorumluluk dahil olmak limit sınırları içerisinde davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında 07.05.2024 tarihli talep artırım dilekçesi ile dava değeri 569.663,43-TL olacak şekilde artırılmıştır. Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının İMMS kapsamında 500.000,00-TL teminat limiti bulunduğunu, kaza sonrası hasar dosyası oluşturulduğunu, poliçe teminatının % 25 oranında manevi tazminat sorumluluğu bulunduğunu, davacı tarafından Ankara 6.ATM 2022/709 Esas sayılı dava dosyası kapsamında talep edilen 100.000,00-TL manevi tazminatın kabulüne karar verildiğini, kararın icraya konulması neticesinde ödendiğini, davacı tarafın İMMS poliçesi kapsamında maddi tazminat talebinin ancak ZMMS poliçe teminatının üstündeki zararları karşılayacağını, kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, zararın tespiti için davacı tarafından elde edilen kazanımların belirlenmesi ve aleyhe hüküm kurulacak olması halinde bu kazanımların belirlenecek tazminattan indirilmesi gerektiğini, bu kapsamda tazminat hesabı da uzmanlık gerektirdiğinden aktüer uzmanı seçilerek anılan hesaplamalar yaptırılması gerektiğini, müteveffanın motosiklette yolcu konumundayken kaza meydana geldiğini ve otopsi raporunda da görüleceği üzere kafa travması sebebiyle vefat ettiğini, bu nedenle müteveffanın kaza anında kask takmadığı açık olup olası tazminat hesabından müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, avans faizi talebinin yerinde olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan aracın davalı sigorta şirketine İhtiyari mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, meydana gelen kazada öncelikli olarak araçların zorunlu trafik sigortacısı sorumlu olmakla birlikte bu sigorta poliçesi üzerinden teminatların tüketilmesi halinde kasko sigortacısı şirket tarafından mevcut olan İMMS teminatları gereği maddi ve manevi tazminat taleplerinden sorumlu olduğunu, öncelikle talebin kasko poliçesi İMMS teminatlarından yapılması gerektiğini, davacının talep ettiği maddi tazminat taleplerinin sigorta poliçe teminatı kapsamında olmadığını, kazanın meydana gelmesinde kusur oranlarının tam ve doğru tespiti gerektiğini, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafın sigortalısının kusurunu ve zararını usulen ispat etmesi gerektiğini, bu nedenle dosyanın Adli Tıp Kurumunun Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davalı şirketin faizden dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olduğunu, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının, çift taraflı olarak meydana gelen kazada motosiklette yolcu olan kızının vefatı üzerine açtığı destekten yoksun kalma tazminatı davasında Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/723 E. sayılı dosyası kapsamında tanzim edilen 23.03.2023 tarihli raporda ... plakalı araç sürücüsü ...’nin % 80 oranında kusurlu olduğunu, ... plakalı motosiklet sürücüsü ...’nun % 20 oranında kusurlu olduğunun tespit ediliği, gerek bu dosya kapsamındaki destekten yoksun kalma tazminatı, gerekse Ankara 6.ATM 2022/709 E. sayılı dosyası ile açılan manevi tazminat davası sonucu hükmedilen manevi tazminat miktarı dikkate alınarak, davacı lehine hesaplanan destek tazminatının ZMMS trafik sigortası limitini aşan kısmından öncelikle davalı sigorta şirketlerinin ihtiyari mali mesuliyet sigortası kapsamında davacı baba ...'nün destekten yoksun kalma bakiye tazminat tutarının 569.663,43-TL olduğu, müteveffanın kaza tespit tutanağında koruyucu kask takmadığı, Antalya 4.Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/257 E. sayılı dosyasında müteveffa ...'nün motosiklet üzerinde kendi can güvenliğini tehlikeye atıp kasksız bir şekilde seyir ettiği, kendi ölümünde kusurlu olduğunun belirtildiği, 16.05.2022 tarihli otopsi raporunda genel vücut travmasına bağlı kafatası ve yüz kemik kırıkları ile ilgili beyin kanaması sonucu kişinin ölümünün meydana gelidiği belirtilmiş olup buna göre müteveffa desteğin yolculuk esnasında kask takmadığından müterafik kusurunun bulunduğu, Antalya 4.Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/257 Esas, 2022/430 karar sayılı ilamında motosiklet sürücüsü ...nun kaza esnasında 1.09 promil alkollü olduğunun belirtildiği, müteveffanın alkollü motosiklet sürücüsünün aracına kask takmadan yolcu olarak binmesi nedeni ile her iki hal nedeniyle müterafik kusurlu olduğu, Yargıtay ve istinaf uygulamalarına göre müterafik kusur olarak en fazla % 20 indirim yapılacağı, aktüerya bilirkişi tarafından hesaplanan 569.663,43-TL gerçek zarar üzerinden yüzde % 20 müterafik kusur indirimi yapılması üzerine 455.730,74-TL destekten kalma tazminatı hesaplandığı belirtilerek, davanın kısmen kabulü ile davacı tarafın 455.730,74-TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 29.08.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte teselsül hükümleri uyarınca davalılardan müşterek ve müteselsilen her iki davalı sigorta şirketi yönünden de poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere tahsili davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ile davalılar vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalıların istinaf başvurularının yerinde olmadığını, karara esas alınan rapordaki maddi tazminat hesaplamasına ilişkin olarak kullanılan yöntem, bakiye ömür tablosu, kusur oranları, gelire ilişkin veriler, müterafik kusur uygulanması ve diğer verilerin hatalı olduğunu, rapor tarihi itibariyle gelire ilişkin kullanılan veriler doğru olsa da işbu dosyada ödeme yapılacak/kararın kesinleşeceği tarihte bu veriler değişeceğini, yeni yargılama sürecinde asgari ücret verilerinde olacak değişikliklere ilişkin tüm haklarının saklı olduğunu, hükmedilen tazminatlara yasal faiz yürütülmesine karar verilmişse de ... plakalı araç kamyonet olup ticari nitelik taşıdığından alacağa ticari temerrüt (avans) faizi uygulanması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasınına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının aksine sıralı sorumluluk ilkesi gereğince davaya konu tazminattan öncelikle sigortalı aracın zorunlu trafik sigortacısı sorumlu olmakla birlikte bu sigorta poliçesi üzerinden teminatların tüketilmesi halinde genişletilmiş kasko sigortasında mevcut olan ihtiyari mali sorumluluk sigortası teminatları gereği maddi ve manevi tazminat taleplerinden ilgili sigorta şirketleri sıralı sorumluluk ilkesi gereği sorumlu olduğunu, davacının maddi tazminat talebinin genişletilmiş kasko sigorta poliçesi teminatına girdiğini, yerel mahkeme kararının aksine davalı şirketin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limitleri dahilinde tazminat ve ferilerinden sorumlu olması gerekirken, tazminatın ve ferilerin tamamından müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, araç sürücüsünün % 80 oranında kusurlu olduğunu, toplam tazminat üzerinden % 20 oranında kusur indirimi yapılması gerektiğini, hesaplamada progresif rant yönteminin dikkate alınmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, kazada davacının müterafik kusuru dikkate alınmadığını, asgari % 40 oranında indirim yapılması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasınına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün alkollü olduğunu, yolcu konumunda olan davacının sürücünün alkollü olduğunu bildiği bir araca binmesi ve kask takmaması sebebiyle mütefarik kusuru bulunması sebebiyle yapılacak tazminat hesabından indirim uygulanması gerektiğini, davacının sigortalı araçta hatır taşınması ile bulunduğunun da dikkate alınması gerektiğini, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun meydana gelen zararların poliçe limiti dahilinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve gerçek zararın tazmini ile sınırlı olduğunu, davalı sigorta şirketi huzurdaki davaya konu kazada ... plakalı aracın ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı olup teminat limitinin 125.000-TL manevi, 375.000-TL maddi olmakla üzere toplam 500.000-TL olduğunu, kararda bu limitin belirtilmediğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla sigortalı ... plakalı araç % 80 kusurlu tespit edilmiş olup tazminat hesabının da kusur oranına göre yapılması gerektiğini, şirketin İMSS poliçesi gereği maddi tazminat teminat limitinin 375.000-TL olup % 80 kusur oranına göre hesaplama yapılması ve % 40 oranında müterafik kusur indirimi uygulanması gerekeceğini, davalı şirketin yargılama giderinin tamamında müşterek ve müteselsilen sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, şirketin sorumlu olduğu tutar uyarınca hesaplama yapılması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasınına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve istinaf edenlerin sıfatına göre dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Davanın ölümlü trafik kazası nedeniyle davacının İMMS poliçesi kapsamında destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince davacının davasının kısmen kabulüne fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. 6098 sayılı TBK'nın 53. maddesi gereğince, ölüm hâlinde ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıpları zarar sorumlularından tahsilini talep edebilir. Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların, desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK'nın 53. maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Motorlu Kara Taşıt Araçları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre ise, sigortacı, zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçe limitini aşan miktardan ihtiyari mali sorumluluk sigortası teminat limiti ile sınırlı olarak sorumludur. Bahse konu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere işletenin sorumluluğunu zorunlu mali mesuliyet trafik sigortası hadlerinin üzerinde kalan kısmının poliçede yazılı hadlere kadar teminat altına alan sigorta türüdür. Somut olayda davalılar kazaya neden olan ... plakalı aracın ihtiyari mali mesuliyet (İMSS) sigortacısı olup, olay tarihi itibariyle davalılar aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısının limitini aşan kısımdan sorumlu olacağı açıktır. Kazaya karışan ... plakalı araç kaza tarihini kapsar şekilde davalı sigorta şirketlerine ihtiyari mali sorumluluk poliçesi ile sigortalı olup kaza tarihi itibariyle kişi başına vefat halinde ihtiyari mali mesuliyet klozu gereği davalı ... Sigorta AŞ tarafından düzenlenen poliçeye göre 500.000,00-TL teminat limiti ile davalı ... Sigorta AŞ poliçesinde ise sınırsız olarak teminat altına alınmıştır. Davalılar tarafından düzenlenen her iki sigorta poliçesinin de ihtiyari mali sorumluluk sigortası olduğu, her iki sigorta poliçesinin aynı tarihte aynı zararları teminat altına aldığı ve her iki poliçe teminatları yönünden ihtiyari mali sorumluluk sigortası genel şartlarının uygulanması nedeniyle aynı zarara ilişkin birden çok sigorta poliçesi düzenlendiği anlaşılmıştır. TTK'nın Birden Çok Sigorta Başlıklı 1465-. Maddesinde “(1) Aynı menfaatin, aynı rizikolara karşı, aynı süre için, birden çok sigortacıya, aynı veya farklı tarihlerde sigorta ettirilmesi hâlinde sigorta ettirene sigorta bedelinden daha fazlası ödenmez. (2) Birden çok sigortada, sigorta ettiren, sigortacılardan herbirine hem rizikonun gerçekleştiğini hem de aynı menfaat için yapılan diğer sigortaları bildirir. Bu hükme aykırılık hâlinde 1446'ncı madde hükmü uygulanır.” düzenlemesi gereğince birden çok sigorta, aynı menfaatin aynı risklere karşı, aynı süre için birden çok sigortacıya, aynı veya farklı tarihlerde sigorta ettirilebileceği, TTK'nın Müşterek Sigorta başlıklı 1466. Maddesinde ise “(1) Bir menfaat birden çok sigortacı tarafından aynı zamanda, aynı süreler için ve aynı rizikolara karşı sigorta edilmişse, yapılan birden çok sigorta sözleşmesinin hepsi, ancak sigorta olunan menfaatin değerine kadar geçerli sayılır. Bu takdirde sigortacılardan her biri, sigorta bedellerinin toplamına göre, sigorta ettiği bedel oranında sorumlu olur.(2) Sözleşmelere göre sigortacılar müteselsilen sorumlu oldukları takdirde, sigortalı, uğradığı zarardan fazla bir para isteyemeyeceği gibi, sigortacılardan her biri yalnız kendi sözleşmesine göre ödemekle yükümlü olduğu bedele kadar sorumlu olur. Bu hâlde ödemede bulunan sigortacının diğer sigortacılara karşı haiz olduğu rücu hakkı, sigortacıların sigortalıya sözleşme hükümlerine göre ödemek zorunda oldukları bedeller oranındadır.” şeklinde düzenleme yapılmıştır. TTK'nın 1473 ve devamı maddelerinde sorumluluk sigortaları düzenlenmiş olup uygulanacak hükümler başlıklı 1485. Maddesinde “ (1) Sorumluluk sigortalarına genel hükümlerle birlikte, 1454 üncü ve 1458 inci maddeler, 1466'ncı maddenin birinci fıkrası ve 1471 inci madde de uygulanır” hükmü gereğince dava konusu olayda birden çok sigorta, aynı menfaatin aynı risklere karşı, aynı süre için birden çok sigortacıya sigorta ettirildiği dikkate alınarak TTK'nın 1466/1. Maddesine göre sigortacılardan her biri, sigorta bedellerinin toplamına göre, sigorta ettiği bedel oranında sorumlu olacağı kabul edilerek davacının ZMMS poliçesi kapsamında zorunlu mali mesuliyet sigortası hadlerinin üzerinde kalan kısmının yönünden sorumlu tutulması gerekir. Davacı tarafından kızının vefatı nedeniyle kazaya karışan ... plaka sayılı aracın ZMMS poliçesi kapsamında destekten yoksun kalama istemiyle açılan davanın yapılan yargılaması neticesinde Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/10/2023 tarih ve 2022/723 E. 2023/704 K. sayılı dava dosyası kapsamında ... plakalı araç sürücüsünün % 80 kusuru oranında yapılan hesaplama uyarınca davacı babanın 437.124,08-TL, dava dışı annenin 494.895,84-TL olmak üzere toplam 932.019,92-TL destek zararının oluştuğu, müteveffa yolcu olarak bulunduğu sırada meydana gelen kazada vefat etmiş olup kaza sırasında kaskının takılı olmadığı, ölü muayene tutanağına göre müteveffanın ölüm sebebinin genel vücut travmasına bağlı kafatası ve yüz kemik kırıklarıyla birlikte beyin kanaması olduğundan davacının belirlenen tazminat tutarından % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği, kaza tarihi itibariyle poliçenin limitinin 500.000,00-TL olarak güncellendiği, destek zararının poliçe teminat limitinin üzerinde olduğundan garame hesabı ile davacı babanın destek zararının 234.503,62-TL olduğu belirlenerek bu miktar yönünden davalı sigorta şirketinin ZMMS poliçesi kapsamında sorumluluğu cihetine gidilmiş, kararın 16.01.2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Eldeki dava dosyası kapsamında, hükme esas alınan bilirkişi raporları ile olay tarihinde sürücü ... sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı kamyonet ile ...nun sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletin çarpışmasıyla meydana gelen kazada motosiklette yolcu konumunda olan davacının kızı ... 'nun vefat ettiği, kazanın oluşumunda dava dışı sürücüsü ...’nin % 80, dava dışı sürücü ...’nun % 20 oranında kusurlu, müteveffanın ise kusursuz olduğu tespit edilerek, belirlenen kusur oranı dikkate alınmak suretiyle, müteveffa ... kaza tarihinde 19 yaşında olup bekar ve çocuksuz olduğu, ileride evleneceği, 2 çocuğunun olacağı, anne ve babanın ve çocukların müteveffanın desteğinden faydalanacağı, anne Nergiz'in kaza tarihinde 52 yaşında olduğu, beklenen bakiye ömrünün 27,90 yıl olacağı, muhtemel bakiye ömür sonu olan 15.04.2050 tarihinde kadar müteveffanın desteğinden faydalanacağı, baba davacı Cüneyit'in kaza tarihinde 50 yaşında olduğu, beklenen bakiye ömrünün 25,90 yıl olacağı, muhtemel bakiye ömür sonu olan tarihinde kadar müteveffanın desteğinden faydalanacağı, mütevefanın anne, babası ile birlikte eşinin ve çocuklarının da olduğu varsayımı ile TRH 2010 yaşam tablosu ve prograsif rant formülü esas alınarak asgari ücret üzerinden davacı babanın destekten çıktığı 03.04.2048 tarihine kadar hesaplama neticesince davacının hak kazandığı destekten yoksun kalma tazminatınında, davacı tarafından ZMMS poliçesi kapsamında açılan ve kesinleşen dava neticesinde ZMMS poliçe limiti garameten dağıtılarak yapılan hesaplama doğrultusunda ödenmesine karar verilmiş olan miktar mahsup edilip, % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle yapılan hesaplama doğrultusunda belirlenen tazminat hüküm altına alınmış ise de dava dışı ZMMS poliçesi kapsamında davacıya ödeme yapılıp yapılmadığına ilişkin her hangi bir araştırma yapılmadığı gibi davalı sigorta şirketlerinin sorumluluğu yönünden TTK'nın yukarıda anılan hükümleri kapsamında sorumlukları ve sorumlu oranlar hususunda her hangi bir değerlendirme yapılmamış, yine davalı ... Sigorta AŞ yönünden poliçe limitine ilişkin 100.000,00-TL manevi tazminat ödeme iddiası yönünde bir inceleme ve araştırma yapılmaksızın ve bakiye poliçe limiti tespit edilmeksizin karar verilmiş olması nedeniyle davalıların sorumluluğunun tespiti konusunda yapılan araştırma eksiktir. Eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulamaz. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesi tarafından dava dışı ve davalı sigorta şirketlerinden ZMMS ve İMMS poliçeleri kapsamında yapılan ödemlere ilişkin tüm ödeme belgeleri ve ekleri getirtilip, dosyasının yeniden hesap bilirkişine tevdi ile tazminat hesabını etkileyecek varsa bilenen gerçek durumlar da gözetilerek, ZMMS poliçesi kapsamında yapılan ödeme dikkate alınıp ZMMS limitin aşan destekken yoksun tazminatı ile davalı sigorta şirketlerinin TTK'nın anılan hükümler çerçevesinde sorumluluklarını gösterir açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli ek bilirkişi raporu alınarak varsa rapora yönelik itirazlar da giderilip oluşacak sonuca göre infazda tereddüte neden olmayacak şekilde davalı sigorta şirketlerinin sorumlu olduğu poliçe limiti de açıkça belirlenerek TTK'nın 1466/1. Maddesine göre sigortacılardan her biri, sigorta bedellerinin toplamına göre, sigorta ettiği bedel oranında sorumlu olacağı kabul edilerek davacının talebi de dikkate alınarak hükmedilecek tazminata aracın kamyonet olması nedeniyle kullanım amacının hususi yada ticari olup olmadığı da belirlenerek sonucuna göre faiz türü belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu durumda, davacı vekili ile davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekili, davalı ... Sigorta Şirketi vekili ve davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 2-Taraflarca yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine, 3-İstinaf yoluna başvuran taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına, 4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 09.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.