TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ İKİNCİ BÖLÜM KARAR ALİ SAİM SEÇİK VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2017/25677) Karar Tarihi: 13/10/2020 Başvuru Numaras ı: 2017/25677 Karar Tarihi : 13/10/2020 2İKİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Kadir ÖZKAYA Üyeler : M.Emin KUZ Rıdvan GÜLEÇ Yıldız SEFERİNOĞLU Basri BAĞCI Raportör : Umut FIRTINA Başvurucular : 1. Ali Saim SEÇ İK 2. Ayten ÇIRÇIR 3. Hatice Zişan TÜRER 4. Remzi Kutlu ÇIRÇIR 5. Sema ÇIRÇIRLI 6. Şahende Zülal ÇIRÇIR 7. Tevhide ÇIRÇIR 8. Yase
TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ İKİNCİ BÖLÜM KARAR ALİ SAİM SEÇİK VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2017/25677) Karar Tarihi: 13/10/2020 Başvuru Numaras ı: 2017/25677 Karar Tarihi : 13/10/2020 2İKİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Kadir ÖZKAYA Üyeler : M.Emin KUZ Rıdvan GÜLEÇ Yıldız SEFERİNOĞLU Basri BAĞCI Raportör : Umut FIRTINA Başvurucular : 1. Ali Saim SEÇ İK 2. Ayten ÇIRÇIR 3. Hatice Zişan TÜRER 4. Remzi Kutlu ÇIRÇIR 5. Sema ÇIRÇIRLI 6. Şahende Zülal ÇIRÇIR 7. Tevhide ÇIRÇIR 8. Yasemen ÇIRÇIR 9. İzzet Renay ONUR 10. O. Ayça ONUR BURNAK 11. Reşat ONUR 12. Zeytuna ONUR I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, taşınmaz ın koruma amaçl ı uygulama imar plan ında doğal sit alan ı (mesire) olarak belirlenmesi nedeniyle mülkiyet hakk ının ihlal edildi ği iddias ına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜREC İ 2. Başvuru 1/6/2017 tarihinde yap ılm ıştır. 3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yap ılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmu ştur. 4. Komisyonca ba şvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm taraf ından yap ılmas ına karar verilmi ştir. Başvuru Numaras ı: 2017/25677 Karar Tarihi : 13/10/2020 35. Bölüm Ba şkan ı taraf ından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yap ılmas ına karar verilmi ştir. 6. Başvuru belgelerinin bir örne ği bilgi için Adalet Bakanl ığına (Bakanl ık) gönderilmi ştir. Bakanl ık görüş bildirmemi ştir. 7. Başvurucu Mehmet Aycan Onur 4/3/2020 tarihinde vefat etmi ş olup eşi Zeytuna Onur ile çocuklar ı İzzet Renay Onur, Re şat Onur ve Olga Ayça Onur İstanbul 39. Noterliğinin 17/4/2020 tarihli mirasç ılık belgesini sunarak 2/7/2020 tarihinde ba şvuruya devam etmek istediklerini bildirmi şlerdir. III. OLAY VE OLGULAR 8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildi ği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: 9. Başvurucular, İstanbul'un Sar ıyer ilçesine ba ğlı Maden Mahallesi'nde bulunan 926 ada 1 parsel say ılı 16.559,59 m 2 yüz ölçümlü ta şınmaz ın malikidir. 10. Eski Eserler ve An ıtlar Yüksek Kurulu Ba şkanl ığı 14/12/1974 tarihinde taşınmaz ın korunmas ı gerekli sit sahas ı olduğuna karar vermi ştir. Bu karar Kurulun 24/6/1983 tarihli karar ıyla uygun bulunmu ştur. 11. Taşınmaz 22/7/1983 tarihinde yürürlü ğe giren 1/5.000 ölçekli Bo ğaziçi naz ım imar plan ında ve 18/11/1983 tarihli ve 2960 say ılı Boğaziçi Kanunu eki haritalarda Boğaziçi Gerigörünüm ve Etkilenme Bölgeleri olarak tan ımlanan alanda kalmaktad ır. 12.İstanbul III Numaral ı Kültür ve Tabiat Varl ıklar ını Koruma Bölge Kurulunun 21/4/1999 ve 26/2/2002 tarihli kararlar ı ile taşınmaz 1. derece do ğal sit alan ı olarak tescil edilen alanda kalmaktad ır. 13. 1/5.000 ölçekli Sar ıyer Gerigörünüm ve Etkilenme Bölgeleri koruma amaçl ı naz ım imar plan ı 25/6/1999 tarihinde yürürlü ğe girmiş, taşınmaz ın bulundu ğu alan 29/7/2003 tasdik tarihli 1/1.000 ölçekli Sar ıyer Gerigörünüm ve Etkilenme Bölgeleri koruma amaçl ı uygulama imar plan ında doğal sit alan ı (mesire) olarak planlanm ıştır. 14. Başvurucular, Sar ıyer Belediye Ba şkanl ığı İmar ve Şehircilik Müdürlü ğüne 15/12/2011 tarihli dilekçe ile ba şvurarak ta şınmaz ın imar durumu hakk ında bilgi talep etmiştir. An ılan Belediye taraf ından verilen 20/2/2011 tarihli cevap yaz ısında taşınmaz ın 29/7/2003 tasdik tarihli 1/1.000 ölçekli Sar ıyer Gerigörünüm ve Etkilenme Bölgeleri korum a amaçl ı uygulama imar plan ında doğal sit alan ında (mesire) kald ığı ifade edilmi ştir. 15. Başvurucular 24/5/2013 tarihli ve 6487 say ılı Kanun'un 21. maddesi uyar ınca uzlaşma görüşmesi yapmak amac ıyla 21/2/2014 tarihli dilekçelerle Çevre ve Şehircilik Bakanl ığı ile Kültür ve Turizm Bakanl ığına başvurmuştur. Çevre ve Şehircilik Bakanl ığı 14/3/2014 tarihli cevap yaz ısında 2960 say ılı Kanun uyar ınca husumetin İstanbul Büyük şehir Belediyesi veya ilçe belediyelerine ait olaca ğını belirtmiştir. Kültür ve Turizm Bakanl ığı 19/8/2014 tarihli cevap yaz ısında ise "...taşınmaz ın kamula ştırılmas ı konusunun Çevre ve Şehircilik Bakanl ığı Tabiat Varl ıklar ını Koruma Genel Müdürlü ğünce değerlendirilerek ilgilisine bilgi verilmesi" denilmiştir. Başvuru Numaras ı: 2017/25677 Karar Tarihi : 13/10/2020 416. Başvurucular 7/11/2014 tarihinde İstanbul 3. İdare Mahkemesinde (Mahkeme) tazminat davas ı açm ıştır. Başvurucular bu davada, hissedar olduklar ı taşınmaz ın imar plan ında doğal sit alan ı (mesire) olarak belirlendi ğini, taşınmaza kamula ştırmas ız el at ıldığını ileri sürerek u ğrad ıklar ı zarar ın giderilmesini istemi ştir. 17. Mahkeme 26/10/2016 tarihinde davay ı reddetmi ştir. Kararda 7/9/2016 tarihinde yürürlüğe giren 20/8/2016 tarihli ve 6745 say ılı Yat ırımlar ın Proje Baz ında Desteklenmesi ile Baz ı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde De ğişiklik Yap ılmas ına Dair Kanun'la 4/11/1983 tarihli ve 2942 say ılı Kamulaştırma Kanunu'na birtak ım hükümler eklendi ği vurgulanm ıştır. Bu ba ğlamda uygulama imar planlar ında umumi hizmetlere ve resm î kurumlara ayr ılan taşınmazlar ın kamulaştırılmas ı için öngörülen be ş yıllık sürenin 2942 say ılı Kanun'a eklenen geçici 11. madde gere ğince bu maddenin yürürlü ğe girdiği tarihten itibare n başlayacağı ve bu maddenin yürürlü ğe girdiği tarihten önce aç ılan ancak henüz karara bağlanmayan veya karar ı kesinleşmeyen davalara da bu madde hükümlerinin uygulanaca ğı belirtilmiştir. 18. Başvurucular verilen karara ili şkin istinaf talebinde bulunmu ş, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Dokuzuncu İdare Dava Dairesi 11/4/2017 tarihinde istinaf talebinin reddine kesin olarak karar vermi ştir. 19. Nihai karar 4/5/2017 tarihinde ba şvuruculara tebli ğ edilmiştir. 20. Başvurucular 1/6/2017 tarihinde bireysel ba şvuruda bulunmu ştur. 21. Başvurucular 7/2/2020 tarihli dilekçe ile İstanbul Valili ği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne başvurarak 21/7/1983 tarihli ve 2863 say ılı Kültür ve Tabiat Varl ıklar ını Koruma Kanunu'nun 15. maddesinin birinci f ıkras ının (b) bendi kapsam ında trampa talebinde bulunmuştur. Başvurucular, toplam alan ı 16.559,59 m 2 olan taşınmaz ın Sar ıyer Belediyesince kamulaştırmas ız olarak el at ılan ve mahkeme karar ı ile mülkiyeti Belediye lehine terk edilecek olan 473,72 m 2lik k ısm ın mahsup edilerek 16.058,87 m 2lik k ısm ının trampas ı talebinde bulunmu şlard ır. 22.İstanbul Valili ği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlü ğü 30/4/2020 tarihli cevap yaz ısında, taşınmaz ın Sar ıyer Gerigörünüm ve Etkilenme Bölgeleri koruma amaçl ı uygulama imar plan ında 1. derecede do ğal sit alan ı (mesire) lejantl ı alanda k ısmen de yol alan ında kald ığı aç ıklanm ıştır. Cevap yaz ısında ayr ıca 3/8/2013 tarihli ve 28727 say ılı Resmî Gazete'de yay ımlanan Tabiat Varl ıklar ı, Doğal Sit Alanlar ı ve Özel Çevre Koruma Bölgelerinde Kalan Yap ı Yasakl ı Taşınmazlar ın Hazine Ta şınmazlar ı ile Değiştirilmesi Hakk ında Yönetmelik'in (Yönetmelik) ilgili maddelerine göre bu durumdaki ta şınmazlar ın trampaya konu edilemeyece ği ifade edilmi ştir. Ayn ı ada içindeki bütün parsel maliklerinin trampa ba şvurusunda bulunmas ı gerektiği, tapu kütü ğünde taşınmaz ın doğal sit alan ında kald ığına dair şerh d ışında başka takyidatlar da bulundu ğu belirtilerek bunlar ın da Yönetmelik'e ayk ırı olmas ı nedeniyle trampa talebinin reddedildi ği dile getirilmi ştir. IV.İLGİLİ HUKUK A. Mevzuat Hükümleri23. Konu ile ilgili hukuk için bkz. Hüseyin Ünal, B. No: 2017/24715, 20/9/2018, 17-29. Başvuru Numaras ı: 2017/25677 Karar Tarihi : 13/10/2020 524. Konu ile ilgili hukuk için bkz. Ahmet Bölge, B. No: 2014/13133, 28/9/2016, 24-28. B. Dan ıştay İçtihad ı 25. Dan ıştay Alt ıncı Dairesinin 26/10/2017 tarihli ve E.2017/4323, K.2017/8356 say ılı karar ının ilgili k ısm ı şöyledir: "Dosyan ın incelenmesinden, davac ılar ın an ılan taşınmaz ı 08.06.1962 tarihinde edindikleri, söz konusu ta şınmaz ın da bulundu ğu alan ın Gayrimenkul Eski Eserler ve An ıtlar Yüksek Kurulunun 14.12.1974 tarihli, 8172 say ılı karar ıyla doğal sit alan ı olarak ilan edildiği, ve ayn ı Kurulun 24.06.1983 tarihli, 15175 say ılı karar ı ile s ınırlar ı belirlenen ve 1/5000 ile 1/1000 ölçekli imar planlar ına göre Bo ğaziçi Sahil Şeridi ve Öngörünü m Bölgesinde kald ığı, taşınmaz ın da bulundu ğu bu alanda; korunmas ı gereken eserler ve yap ılar d ışında hiçbir şekilde yap ı yap ılamayaca ğı kural ı olduğu, dava konusu ta şınmaz üzerinde ekonomik de ğer taşıyan hiçbir yap ı olmad ığı ve davac ılar taraf ından bahçe olarak kullan ıldığı, taşınmaz ın 22.07.1983 onanl ı 1/1000 ölçekli Bo ğaziçi Öngörünüm Bölgesi Uygulama İmar Plan ında, 'konut alan ı' kullan ımında kald ığı, ancak ta şınmaza Boğaziçi Kanunu'nun geçici 4. maddesi uyar ınca yeşil alan statüsü uyguland ığı, bu kullan ımlara ayr ılan parsellerde korunmas ı gerekli kültür varl ığı dışında hiçbir yap ı yap ılamayaca ğı anlaşılmaktad ır. Uyuşmazl ıkta, davaya konu ta şınmaz için yap ılaşma izni verilmesinin yasal olarak mümkün olmad ığı, zira taşınmaz ın baştan beri Bo ğaziçi Öngörünüm bölgesinde olmas ı ve doğal sit alan ında kalmas ı nedeniyle zaten konumu gere ği k ısıtlı bir taşınmaz oldu ğu, kamulaştırmas ız el atma davalar ının, üzerinde yap ılaşma imkan ı bulunan ta şınmazlar ın sonradan kamu hizmetine ayr ılmas ı sonucunda ta şınmazda meydana gelen hukuki kısıtlamalar nedeniyle aç ılabileceği, buna kar şın, bulundu ğu alan veya bölge gere ği doğa olarak k ısıtlılık halini bünyesinde bar ındıran taşınmazlarda 2942 say ılı Kamulaştırma Kanununun uygulanamayaca ğı, yukar ıda yer verilen 2863 say ılı Kanunun ilgili şartlar ı sağlanarak 'takas' talebinde bulunulabilecek olup bu talebin de somut olaya göre değerlendirilece ği sonucuna ula şılmaktad ır. Bu durumda, idarelerin sit alanlar ında kamula ştırma yapma zorunlulu ğunun bulunmad ığı, ancak bu statüde bulunan ta şınmazlar için hazine ta şınmazlar ıyla takas imkan ının sunulmas ı için koruma amaçl ı imar plan ı bulunmas ı gerektiği, koruma amaçl ı imar plan ı yap ımı için idarelere sit ilan ından bu yana belli bir yasal süre tan ındığı, esasen uyuşmazl ığa konu ta şınmaz ın k ısıtlılığının 2960 say ılı Kanundan kaynakland ığı ve kamulaştırılmas ı zorunlu bir statüde bulunmad ığı, bu nedenle kamula ştırmas ız el atma nedeniyle olu şan bir zarardan da bahsedilemeyece ğinden davan ın reddine karar verilmesi gerekmekte iken dava hakk ında karar verilmesine yer olmad ığına ilişkin kararda isabet bulunmamaktad ır." 26. Dan ıştay Alt ıncı Dairesinin 12/12/2017 tarihli ve E.2017/3161, K.2017/10690 say ılı karar ının ilgili k ısm ı şöyledir: "Dosyan ın incelenmesinden, davac ının an ılan taşınmaz ı 30.06.2014 tarihinde intika yoluyla edindi ği, söz konusu ta şınmaz ın da bulundu ğu alan ın Gayrimenkul Eski Eserler v e An ıtlar Yüksek Kurulunun 14.12.1974 tarihli, 8172 say ılı karar ıyla doğal sit alan ı olarak ilan edildi ği, ve ayn ı Kurulun 24.06.1983 tarihli, 15175 say ılı karar ı ile s ınırlar ı belirlenen ve 1/5000 ile 1/1000 ölçekli imar planlar ına göre Bo ğaziçi Sit Alan ı Gerigörünüm ve Etkilenme Bölgesinde kald ığı, taşınmaz ın da bulundu ğu bu alanda; korunmas ı gereke n eserler ve yap ılar d ışında hiçbir şekilde yap ı yap ılamayaca ğı kural ı olduğu, taşınmaz ın, Başvuru Numaras ı: 2017/25677 Karar Tarihi : 13/10/2020 624.02.1984 onay tarihli 1/5000 Ölçekli Bo ğaziçi Doğal ve Tarihi Sit De ğerlerini İçeren Naz ım İmar Plan ında yeşil alanda ve 22.07.1983 onay tarihli 1/1000 ölçekli Bo ğaziçi Öngörünüm Bölgesi Uygulama İmar Plan ının Boğaziçi İmar Yüksek Koordinasyo n Kurulunun 13.06.2011 tarihli, 2011/2 say ılı karar ı ile say ısallaştırılmış paftas ında ken t bütününe hizmet eden ye şil alanda kald ığı, taşınmaz ın koruya kat ılacak alan olarak düzenlenece ği karar ı al ınm ış olduğu, bu kullan ımlara ayr ılan parsellerde korunmas ı gerekl i kültür varl ığı dışında hiçbir yap ı yap ılamayaca ğı anlaşılmaktat ır. Uyuşmazl ıkta, davaya konu ta şınmaz için yap ılaşma izni verilmesinin yasal olarak mümkün olmad ığı, zira taşınmaz ın baştan beri Bo ğaziçi Öngörünüm bölgesinde olmas ı ve doğal sit alan ında kalmas ı nedeniyle zaten konumu gere ği k ısıtlı bir taşınmaz oldu ğu, kamulaştırmas ız el atma davalar ının, üzerinde yap ılaşma imkan ı bulunan ta şınmazlar ın sonradan kamu hizmetine ayr ılmas ı sonucunda ta şınmazda meydana gelen hukuki kısıtlamalar nedeniyle aç ılabileceği, buna kar şın, bulundu ğu alan veya bölge gere ği doğa olarak k ısıtlılık halini bünyesinde bar ındıran taşınmazlarda 2942 say ılı Kamula ştırma Kanununun uygulanamayaca ğı, yukar ıda yer verilen 2863 say ılı Kanunun ilgili şartlar ı sağlanarak "takas" talebinde bulunulabilecek olup bu talebin de somut olaya göre değerlendirilece ği sonucuna ula şılmaktad ır. Bu durumda, idarelerin sit alanlar ında kamula ştırma yapma zorunlulu ğunun bulunmad ığı, ancak bu statüde bulunan ta şınmazlar için hazine ta şınmazlar ıyla takas imkan ının sunulmas ı için koruma amaçl ı imar plan ı bulunmas ı gerektiği, koruma amaçl ı imar plan ı yap ımı için idarelere sit ilan ından bu yana belli bir yasal süre tan ındığı, esasen uyuşmazl ığa konu ta şınmaz ın k ısıtlılığının 2960 say ılı Kanundan kaynakland ığı ve kamulaştırılmas ı zorunlu bir statüde bulunmad ığı, bu nedenle kamula ştırmas ız el atma nedeniyle olu şan bir zarardan da bahsedilemeyece ğinden davan ın reddine karar verilmesi gerekmekte iken dava hakk ında karar verilmesine yer olmad ığına ilişkin kararda isabet bulunmamaktad ır. Öte yandan, bozma karar ı üzerine verilecek kararda, husumet bak ımından da yeniden bir değerlendirme yap ılacağı aç ıktır." V.İNCELEME VE GEREKÇE 27. Mahkemenin 13/10/2020 tarihinde yapm ış olduğu toplant ıda başvuru incelenip gereği düşünüldü: A. Başvurucular ın İddialar ı 28. Başvurucular; imar plan ında taşınmaz ın sit alan ına ayr ılmas ının mülkiye t hakk ına müdahale te şkil ettiğini, bu müdahale sebebiyle ta şınmaz ı dilediği gibi kullanamad ıklar ını belirtmi ştir. Başvurucular, ta şınmazlar ının uzunca bir süredir kamulaştırılmamas ının mülkiyet hakk ının ihlaline yol açt ığını ifade etmi ştir. Başvurucular bunun yan ında dava sürecinde yap ılan yasal de ğişikliklerin geriye yürütülmesi nedeniyle adil yarg ılanma hakk ının da ihlal edildi ğini de ileri sürmü ştür. 29. Başvurucular 2/7/2020 tarihli ek beyan dilekçelerinde yapm ış olduklar ı trampa başvurusunun İstanbul Valili ği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlü ğünün 30/4/2020 yaz ısıyla reddedildi ğini, mülkiyet hakk ına ilişkin ihlalin giderilmesi için ta şınmaz ın kamulaştırılmas ından başka bir yol kalmad ığını ifade etmi ştir. Başvuru Numaras ı: 2017/25677 Karar Tarihi : 13/10/2020 7B. Ön Sorun 30. Öncelikle ba şvuruda bulunan Mehmet Aycan Onur'un ölümü sonras ı kimlerin başvuruya devam edebileceklerinin de ğerlendirilmesi gerekmektedir. 31. Anayasa Mahkemesi, mülkiyet hakk ı örneğinde oldu ğu gibi belli baz ı haklarla ilgili başvurularda gerçek ki şilerin bireysel ba şvuruda bulunduktan sonra ölmesi durumunda mirasç ılar ının makul bir süre içinde bireysel ba şvuruya devam etmek istediklerini Anayasa Mahkemesine bildirmeleri hâlinde dü şme karar ı vermeyip ba şvuruyu incelemeye devam etmektedir. Bu durumda mirasç ılar başvurunun taraf ı hâline gelmektedir. Anayasa Mahkemesinin bu konudaki yakla şımı T.G. (B. No: 2017/21163, 9/1/2019, 17-20), karar ında şöyledir: "17. Anayasa Mahkemesi Asya Oktay ve di ğerleri karar ında (B. No: 2014/3549, 22/3/2017, 18-21) ba şvurucunun bireysel ba şvurunun yap ıldığı tarihten sonra ölmesi durumunda ba şvurunun incelenmesine devam edilip edilemeyece ğine ilişkin ilkelerin i belirlemiştir. An ılan karar ın ilgili bölümü şöyledir: '18. Uygulamada hukuk yarg ılamalar ında, taraflardan birinin ölümü halinde dava sonunda verilecek hükmün olumlu veya olumsuz bir şekilde mirasç ılar ın haklar ını etkilemesi nedeniyle davaya mirasç ılar taraf ından devam edilebilece ğinin kabul edildi ği hallerde, mahkemelerce mirasç ılara usulüne uygun olarak tebligat yap ılarak miras ı reddetmeye n mirasç ılar ın mecburi dava arkada şı olarak davada yer almalar ının sağland ığı görülmektedir (Yarg ıtay 21. Hukuk Dairesi E. 2015/20127, K. 2015/21189, 26/11/2015). 19. Asli görevi Anayasa'y ı yorumlamak, böylece Anayasa'da yer alan temel hak ve özgürlüklerin kapsam ve s ınırlar ını belirlemek olan Anayasa Mahkemesinin (Mahkeme ) bireysel ba şvuru yolunda ba şvurucular ın başvuru tarihinden sonra vefat etmeleri hâlinde yukar ıda yer verilen usulü benimseyerek 4721 say ılı Kanun'un an ılan hükümlerindeki tarihleri tespit etme ve buna göre miras ı reddetmeyen mirasç ılar ın başvuruya devam etmelerini sa ğlama yükümlülü ğünü üstlenmesinin, Mahkemenin asli görevini yerine getirmesi önünde engel te şkil edecek ve böylelikle Mahkemeyi temel i şlevinden uzaklaştırabilecek olmas ı nedeniyle bireysel ba şvurunun niteli ğine uygun dü şmediği görülmektedir. 20. İçtüzük'ün 80. maddesinin (1) numaral ı fıkras ının (ç) bendine göre ba şvurunu n incelenmesinin sürdürülmesini hakl ı kılan bir sebebin olmad ığı kanaatine var ılmas ı hâlinde başvurunun dü şmesine karar verilebilir. Bununla birlikte İçtüzük'ün 80. maddesinin (2 ) numaral ı fıkras ı gereği Anayasa'n ın uygulanmas ı, yorumlanmas ı veya temel haklar ın kapsam ının ve s ınırlar ının belirlenmesi ya da insan haklar ına sayg ının gerekli k ıldığı hâllerde ba şvurunun incelenmesine devam edilebilece ği öngörülmü ştür. 21. Yukar ıda yer verilen aç ıklamalar do ğrultusunda Anayasa'n ın uygulanmas ı ve yorumlanmas ı veya temel haklar ın kapsam ının ve s ınırlar ının belirlenmesi ya da insan haklar ına sayg ının gerekli k ıldığı hâller gibi ba şvurunun incelenmesinin sürdürülmesini hakl ı kılan bir sebebin olmad ığı kanaatine var ıldığı durumlarda, ba şvurucular ın vefa t etmesi hâlinde ba şvuruya devam edilmesinin sa ğlanmas ı yönünden öncelikli yükümlülü ğün başvuruya devam etme haklar ı olan şahıslarda bulundu ğu kabul edilmelidir.' 18. Anayasa Mahkemesi Asya Oktay ve di ğerleri içtihad ından sonraki dönemde, bireysel ba şvuru devam ederken ba şvurucunun ölmesi durumunda ölenin mirasç ılar ına başvuruya devam edip etmeyecekleri hususunda bildirimde bulunma yönünde bir uygulama gerçekleştirmemiş, ölüm tarihinden sonra makul bir süre içinde kendili ğinden Anayasa Başvuru Numaras ı: 2017/25677 Karar Tarihi : 13/10/2020 8Mahkemesine ba şvurarak ba şvuruya devam etmek istedi ğini bildiren mirasç ılar ın -menfaatlerinin bulunup bulunmad ığını da gözeterek- ba şvurular ını incelemi ştir (örnek kararlar için bkz. Ayten Ye ğenoğlu, B. No: 2015/1685, 23/5/2018 [ölümden yakla şık üç a y sonra]; Fatma Ülker Akkaya, B. No: 2014/18979, 22/2/2018 [ölümden iki ay sonra]). Buna karşılık mirasç ılar ın başvuruyu devam ettirme yönündeki iradelerini Anayasa Mahkemesine bildirmedi ği hallerde dü şme karar ı verilmektedir (örnek kararlar için bkz. Ali Sedat Yücelik ve diğerleri, B. No: 2015/2574, 9/5/2018, 22-25; Abbas Çelik ve di ğerleri, B. No: 2014/749, 7/3/2018, 26-29; Ha şim Özpolat, B. No: 2014/3140, 21/9/2017, 19 Şükran Çopuraslan, B. No: 2014/4695, 14/9/2017, 22). 19. Anayasa Mahkemesi, ölenin mirasç ılar ının başvuruyu devam ettirme iradelerini n ancak makul süre içinde yap ılmas ı hâlinde geçerli olabilece ğini kabul etmekle birlikte bu süreyi somutla ştırmam ıştır. Hukuki belirlili ğin sağlanmas ı bak ımından mirasç ılar ın başvuruyu devam ettirme iradelerinin geçerli kabul edilebilece ği makul sürenin ne olduğunun belirginle ştirilmesi gerekti ği sonucuna ula şılmıştır. 20. 6216 say ılı Kanun'un 47. maddesinin (5) numaral ı fıkras ında öngörülen otuz günlük bireysel ba şvuru süresinin mirasç ılar yönünden de k ıyasen uygulanmas ı gerektiği düşünülebilir. Ancak Türk hukukunda mirasç ılar ın miras ı reddetme hakk ını da haiz olduklar ı gözetildi ğinde makul sürenin tespitinde miras ı ret süresinin de gözönünde bulundurulmas ı gerektiği değerlendirilmi ştir. 4721 say ılı Kanun'un 606. maddesinin birinci fıkras ında, yasal ve atanm ış mirasç ılar ın miras ı üç ay içinde reddedebilecekler i belirtilmiştir. Dolay ısıyla bireysel ba şvuru yap ıldıktan sonra ölen ba şvurucular ın mirasç ılar ının başvuruyu devam ettirme yönündeki taleplerini Anayasa Mahkemesine iletebilecekleri makul sürenin -hakl ı mazeretler sakl ı kalmak kayd ıyla- ölüm tarihinden itibaren dört ay olarak tespitinin uygun olaca ğı sonucuna ula şılmıştır." 32. Mevcut ba şvuruda ise Zeytuna Onur, İzzet Renay Onur, Re şat Onur ve Olga Ayça Onur'un sunduklar ı mirasç ılık belgesine göre Mehmet Aycan Onur'un mirasç ısı olduklar ı ve süresinde ba şvuruya devam istediklerini beyan ettikleri görülmektedir. Dolay ısıyla Zeytuna Onur, İzzet Renay Onur, Re şat Onur ve Olga Ayça Onur'un ba şvuruya devam yönündeki beyanlar ı dikkate al ınm ıştır. C. Değerlendirme 33. Anayasa n ın 35. maddesi şöyledir: "Herkes, mülkiyet ve miras haklar ına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yarar ı amac ıyla, kanunla s ınırlanabilir. Mülkiyet hakk ının kullan ılmas ı toplum yarar ına ayk ırı olamaz.'' 34. Anayasa Mahkemesi, olaylar ın başvurucu taraf ından yap ılan hukuki nitelendirmesi ile ba ğlı olmay ıp olay ve olgular ın hukuki tavsifini kendisi takdir eder ( Tahir Canan , B. No: 2012/969, 18/9/2013, 16). Ba şvurucular, mülkiyet hakk ı d ışında adil yarg ılanma hakk ının da ihlal edildi ğini ileri sürmektedir. Ancak ba şvurucular ın as ıl şikâyetinin imar uygulamas ında kamu hizmeti alan ı olarak ayr ılmas ı sebebiyle maliki olduklar ı taşınmazdan diledikleri gibi yararlanamad ıklar ına, taşınmaz ı kullanamad ıklar ına ve ondan tasarruf edemediklerine yönelik oldu ğu anlaşıldığından başvurucular ın bütün şikâyetleri mülkiyet hakk ının ihlali iddias ı kapsam ında incelenmi ştir. Başvuru Numaras ı: 2017/25677 Karar Tarihi : 13/10/2020 935. Somut olayda ba şvurucular ın hissedar ı olduğu taşınmaz koruma amaçl ı imar plan ında doğal sit alan ı (mesire) olarak belirlenmi ştir. Başvurucular ın taşınmaza kamulaştırmas ız el at ıldığından bahisle aç ıklar ı tazminat davas ı da derece mahkemesince 2942 say ılı Kanun'a eklenen geçici 11. madde gere ğince reddedilmi ştir. 36. Anayasa Mahkemesi ayn ı konu ile ilgili şikâyetleri daha önce incelemi ş ve uygulanacak ilkeleri ortaya koymu ştur ( Hüseyin Ünal, 34-62). Anayasa Mahkemesi 3/5/1985 tarihli ve 3194 say ılı İmar Kanunu hükümleri ile 2942 say ılı Kanun'a eklenen geçici 11. maddeye dayal ı olan müdahalenin kanunilik ölçütünü ta şıdığını değerlendirmi ş, ayr ıca taşınmaz ın kamu hizmetine tahsis edilmesine yönelik müdahalenin kamu yarar ına dayal ı meşru bir amac ının bulundu ğunu aç ıklam ıştır (Hüseyin Ünal, 44-50). Bununla birlikte Anayasa Mahkemesinin 28/3/2018 tarihli ve E.2016/196, K.2018/34 say ılı karar ı ile an ılan madde iptal edilmi ştir. Bu çerçevede ölçülülük yönünden yap ılan değerlendirmede ise uygulama imar plan ının onaylanmas ından itibaren be ş yıldan fazla süre geçmesine ra ğmen imar plan ında kamu hizmetine ayr ılan taşınmaz ın kamula ştırılmamas ı ve herhangi bir tazminat da ödenmemesinin ba şvurucuya şahsi olarak a şırı bir külfet yükledi ği kanaatine ulaşılm ıştır. Bu sebeple ba şvurucunun mülkiyet hakk ının korunmas ı ile kamunun yarar ı aras ında olmas ı gereken adil dengenin ba şvurucu aleyhine bozuldu ğu ve müdahalenin ölçülü olmad ığı kabul edilmi ştir (Hüseyin Ünal, 51-62). 37. Bununla birlikte somut olay çe şitli yönleriyle Hüseyin Ünal başvurusundan farkl ı özellikler ta şımaktad ır. Hüseyin Ünal başvurusuna konu olayda ta şınmaz uygulama imar plan ı ile kamu hizmet alan ına ayr ılm ış, başvurucu taraf ından taşınmaz ın rayiç bedelinin ödenmesi istemiyle aç ılan tam yarg ı davas ında derece mahkemesi uygulama imar planlar ında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayr ılan taşınmazlar ın kamula ştırılmas ı için öngörülen beş yıllık sürenin 2942 say ılı Kanun'a eklenen geçici 11. madde gere ğince bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren ba şlayacağını belirterek uyu şmazl ığın esas ı hakk ında karar verilmesine yer olmad ığına karar vermi ştir. Başvuru konusu olayda ise ta şınmaz koruma amaçl ı uygulama imar plan ı ile doğal sit alan ı (mesire) olarak belirlenmi ş, derece mahkemesi ise yine ayn ı Kanun hükmünü esas alarak uyu şmazl ığın esas ı hakk ında karar verilmesine yer olmad ığına hükmetmi ştir. 38. Konu ile ilgili Dan ıştay içtihad ında kamula ştırmas ız el atma davalar ının üzerinde yap ılaşma imkân ı bulunan ta şınmazlar ın sonradan kamu hizmetine ayr ılmas ı sonucunda ta şınmazda meydana gelen hukuki k ısıtlamalar nedeniyle aç ılabileceği açıklanm ıştır. Buna kar şın bulundu ğu alan ve bölge gere ği doğal olarak k ısıtlılık hâlini bünyesinde bar ındıran taşınmazlarda 2942 say ılı Kanun'un uygulanamayaca ğı, 2863 say ılı Kanun'daki şartlar sağlanarak trampa talebinde bulunulabilece ği, bu talebin de somut olaya göre değerlendirilece ği ifade edilmi ştir. İdarelerin sit alanlar ında kamula ştırma yapm a zorunluluklar ının bulunmad ığı, bu statüde bulanan ta şınmazlara hazine ta şınmazlar ıyla trampa imkân ı sunulmas ı için koruma amaçl ı imar plan ı bulunmas ı gerektiği, koruma amaçl ı imar plan ı yap ımı için idarelere sit alan ı ilan ından itibaren belirli bir yasal sürenin tan ındığı belirtilmiştir. Taşınmazdaki k ısıtlılığın 2960 say ılı Kanun'dan kaynakland ığı, kamulaştırılmas ı zorunlu bir statüde bulunmad ığı dile getirilmi ştir. Bu nedenle kamulaştırmas ız el atma nedeniyle olu şan bir zarardan söz edilemeyece ğinden davan ın reddine karar verilmesi gerekirken uyu şmazl ığın esas ı hakk ında karar verilmesine yer olmad ığına hükmedilmesinde isabet bulunmad ığı aç ıklanm ıştır (bkz. 25, 26). 39. Somut olayda ba şvurucular ın hissedar ı olduklar ı taşınmaz koruma amaçl ı imar plan ı ile doğal sit alan ı (mesire) olarak belirlenmi ştir. Ancak ta şınmaz ın fiili olarak mesire Başvuru Numaras ı: 2017/25677 Karar Tarihi : 13/10/2020 10yeri vasf ıyla kamunun kullan ımına aç ıldığına dair bir iddia ileri sürülmedi ğinden kamu hizmet alan ına ayr ıldığını söylemek mümkün de ğildir. Konuyla ilgili Dan ıştay içtihad ında da sit alan ı olarak belirlenen ta şınmazlar hakk ında 2942 say ılı Kanun'un uygulanamayaca ğı, 2863 say ılı Kanun'un uygulanmas ı gerektiği ifade edilmi ştir. 40. Bununla birlikte ba şvuru konusu olayda ise ba şvurucular ın hissedar ı olduklar ı taşınmaz ın doğal sit alan ı (mesire) olarak belirlendi ği görülmektedir. Ba şvurucular, taşınmazlar ının uzunca bir süredir kamula ştırılmamas ından ve yapm ış olduklar ı trampa başvurusunun idarece reddedilmesi nedeniyle mülkiyet hakk ına ilişkin ihlalin giderilmesi için taşınmaz ın kamula ştırılmas ından başka bir yol kalmad ığından yak ınmaktad ır. Anayasa Mahkemesi ayn ı konu ile ilgili şikâyetleri daha önce incelemi ş ve uygulanacak ilkeleri ortaya koymuştur (Feriha Şencan ve di ğerleri, B. No: 2017/28732, 29/1/2020, 52-74). 41.Feriha Şencan ve di ğerleri karar ında ölçülülük yönünden yap ılan değerlendirmede ba şvurucular ın taşınmaz ının ödenek yoklu ğu gerekçesiyle kamulaştırılmayarak trampa yolunun i şaret edildi ği ve trampa yolunun ta şınmazda meydana geldiği belirtilen zararlar ı karşılama yönünde yeterli bir giderim sa ğlad ığı ifade edilmi ştir. Diğer taraftan ba şvurucular taraf ından trampa yoluna ba şvurulmas ı yönünde yeterli ve etkili bir yöntem izlenmemesi nedeniyle mevzuata uygun bir ba şvuru yap ılamad ığına ve başvurucular ın zarar ının giderilemedi ğine değinilmiştir. Neticede trampa yap ılmas ı için taşınmaz maliklerinin tamam ının birlikte ba şvurmas ının aranmas ı nedeniyle ba şvurucular ın mülkiyet hakk ının korunmas ı ile kamunun yarar ı aras ında olmas ı gereken adil dengenin başvurucular aleyhine bozuldu ğundan ve müdahalenin ölçülü olmad ığından söz edilemeyece ği sonucuna var ılm ıştır (Feriha Şencan ve di ğerleri, 67-74). 42. Somut ba şvuruda da ba şvuruculara ait ta şınmaz doğal sit alan ı (mesire) olarak tespit ve tescil edilmi ştir. Buna göre ba şvurucular ın kamunun yararlanmas ına aç ıldığı ileri sürülemeyen ba şka bir anlat ımla fiilen kamu hizmetine tahsis edilmeyen ta şınmaza ili şkin olarak 2863 say ılı Kanun'un maliklere tan ıdığı hak, muafiyet ve kolayl ıklardan yararlanabilmeleri mümkündür. Ayr ıca, başvurucular ın Koruma Bölge Kurulu kararlar ına karşı itiraz yolu aç ık olmas ına rağmen bu yola ba şvurduklar ına ilişkin bir beyanlar ının da olmad ığı görülmektedir. 43. Öte yandan ba şvurucular, yapm ış olduklar ı trampa ba şvurusunun idarece reddedildi ğini belirterek mülkiyet hakk ına ilişkin ihlalin giderilmesi için ta şınmaz ın kamulaştırılmas ından başka bir yol kalmad ığını ifade etmi ştir. Gerçekten de idare 30/4/2020 tarihli cevap yaz ısı ile başvurucular ın trampa talebini reddetmi ştir. İdare trampa talebini reddederken öncelikle Yönetmelik'in 4 maddesinin (k) bendi ile 8 maddesinin (o) bendinde yer alan yol, ye şil alan gibi kamu hizmet alan ına ayr ılm ış olan taşınmazlar ın Hazine taşınmazlar ı ile trampa edilemeyece ğine ilişkin hükümlere dayanm ıştır. Oysa ba şvurucular trampa talebinde bulunurken yol olarak ayr ılan k ısm ın mahsup edilerek kalan alan ın trampa edilmesini istemi şlerdir (bkz. 21). Dolay ısıyla idarenin trampa talebini reddederken Yönetmelik'in an ılan hükümlerini dayanak ald ığı k ısm ın başvurucular aç ısından geçerli olmad ığı aç ıktır. İdare trampa talebini reddederken as ıl olarak ayn ı ada içerisindeki bütün parsel maliklerinin ba şvurmas ı gerektiği gerekçesine dayanm ıştır. Başvurucular, trampa başvurusunun idarece reddedilmesinden ve ihlalin giderimi için kamula ştırmadan başka yol kalmad ığından yak ınmakta iseler de parselin kendileri d ışındaki maliklerinin de trampa talebinde bulundu ğunu ortaya koyamam ıştır. Kald ı ki Feriha Şencan ve di ğerleri karar ında trampa yap ılmas ı için taşınmaz maliklerinin tamam ının birlikte ba şvurmas ı şart ının aranmas ı nedeniyle ba şvurucular ın mülkiyet hakk ının korunmas ı ile kamunun yarar ı aras ında olmas ı Başvuru Numaras ı: 2017/25677 Karar Tarihi : 13/10/2020 11gereken adil dengenin ba şvurucular aleyhine bozulmad ığı ve müdahalenin ölçülü oldu ğu sonucuna ula şıldığı dikkate al ındığında somut ba şvuruda Anayasa Mahkemesinin bu içtihad ından ayr ılmay ı gerektirecek bir neden bulunmamaktad ır. 44. Sonuç olarak ba şvurucular ın mülkiyet haklar ına yap ılan müdahalenin ta şıdığı kamu yarar ı amac ı ile kar şılaştırıldığında mülkiyet hakk ına yap ılan müdahalenin başvuruculara şahsi olarak a şırı ve olağan d ışı bir külfet yüklemedi ği, kamu yarar ı ile başvurucular ın mülkiyet hakk ı aras ında olmas ı gereken adil dengenin bozulmad ığı sonucuna var ılm ıştır. 45. Aç ıklanan gerekçelerle Anayasa n ın 35. maddesinde güvence alt ına al ınan mülkiyet hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın açıkça dayanaktan yoksun olmas ı nedeniyle kabul edilemez oldu ğuna karar verilmesi gerekir. VI. HÜKÜM Aç ıklanan gerekçelerle; A. Mülkiyet hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın açıkça dayanaktan yoksun olmas ı nedeniyle KABUL ED İLEMEZ OLDU ĞUNA, B. Yarg ılama giderlerinin ba şvurucular üzerinde BIRAKILMASINA 13/10/2020 tarihinde OYB İRLİĞİYLE karar verildi. Başkan Üye Üye Kadir ÖZKAYA M.Emin KUZ R ıdvan GÜLEÇ Üye Üye Y ıldız SEFERİNOĞLU Basri BA ĞCI