T.C. İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2020/303 Esas KARAR NO :2025/862 DAVA:Alacak DAVA TARİHİ:07/07/2015 BİRLEŞEN .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS ... KARAR SAYILI DOSYASI DAVA:Tazminat DAVA TARİHİ:06/10/2015 KARAR TARİHİ:18/12/2025 Mahkememizde görülen davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ ASIL DAVA İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2015/... E DAVA/Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...'nin davalı ... Liman İşl. Ve ... A…
T.C. İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2020/303 Esas KARAR NO :2025/862 DAVA:Alacak DAVA TARİHİ:07/07/2015 BİRLEŞEN .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS ... KARAR SAYILI DOSYASI DAVA:Tazminat DAVA TARİHİ:06/10/2015 KARAR TARİHİ:18/12/2025 Mahkememizde görülen davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ ASIL DAVA İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2015/... E DAVA/Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...'nin davalı ... Liman İşl. Ve ... AŞ'de %95 hissedar olduğunu, davalı şirkete sermaye artırımında kullanmak üzere muhtelif tarihlerde toplam 34.179.983,25 USD gönderdiğini, bu paraların sermaye arttırımında kullanılması kaydıyla verildiğini, ancak paranın kullanımı konusunda müvekkilinin şüpheleri olduğunu, müvekkili şirketin gönderdiği meblağların geri ödenmesinin davalıdan istediğini, ancak semeresiz kaldığını belirterek davalı şirketin banka hesapları ile şirket ticari defter ve kayıtlarında inceleme yapılarak gönderilen 34.179.983,25 USD ve faizi alacağından fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak ve ıslah yolu ile arttırılmak kaydı ile şimdilik 10.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalı üzerinde bırakılmasını istemiştir. CEVAP /Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının talebinin zaman aşımına uğradığını, TTK 147/7 gereğince ortaklar ile şirket arasında alacak davalarının 5 yıllık zaman aşımına tabi olduğunu, davacının ortak sıfatıyla yaptığı sermaye ödemesinin 2009 yılında olması nedeniyle istemin zaman aşımından reddi gerektiğini, Öncelikle davacının açıkladığı miktarı sermaye arttırım avansı olarak gönderdiğini bildirmesine rağmen kredi şeklinde çelişkili ibare koymasını kabul etmediklerini, sermaye avansı olarak 2009 yılında toplam 34.179.971,25 USD karşılığı 52.618.209,56 TL gönderilip bunun 52.611.000,00 TL'sinin 28/09/2009 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan sermaye arttım karar gereğince şirket sermayesine ilave edildiğini, şirket ticari defter ve kayıtlarına göre dava tarihi itibariyle müvekkili şirketin davacıya 55.210,09 TL borçlu görünse de .... İcra Dairesinin 2009/... Esas sayılı takip dosyasında İİK.89/1.mad.gereğince gönderilen 2.haciz ihbarnamesi nedeniyle anılan icra takip dosyasına davacı alacağının ödendiğini, bu nedenle davacı şirkete herhangi bir borçları kalmadığını belirterek, davanın reddini, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. BİRLEŞEN DAVA.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ... ESAS DAVA /Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin %95 hissedarı olduğu davalı ... Liman İşl. Ve ... AŞ'ye sermaye arttırımı konusunda kullanması amacıyla muhtelif tarihler 34.179.938,25 USD gönderdiği, davalı şirketin 12/10/2009 tarih ve 7415 sayılı ticaret sicil gazetesinde yayınlanan genel kurul kararı ile sermaye arttırımı yaptığını, sermaye arttırımına ilişkin yönetim kurlu kararında imza olan yönetim kurulu başkan ve üyelerini ..., ... olduğunu, ... ve ...'in ...'nin %50 pay sahibi olan ... yönetim kurulunca atandığını, sermaye arttırımın ardından davalıların haksız eylemleri sonucu ... Liman İşl. ... AŞ'ye ait hisselerin ... elinden çıktığını, ... ... tarafından ... İcra Dairesinin (Eski ... 6. İcra Dairesi) 2009/... ve 2009/... Esas sayılı icra takiplerinin ... hakkında başlatıldığını, müvekkili şirketin haberi olmadan haberi olmadan kısa bir süre içinde gerçekleştiğini belirterek, ıslah yolu ile dava değerini arttırma hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.000,00 TL müvekkili şirket zararının davalılardan müşterek ve müteselsilen haksız eylemlerin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek faizi ile birlikte tazminine, yargılama gideri vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. .... Asliye Ticaret Mah. ... Esas sayılı dava dosyasında açılan davada 21/10/2015 tarihli ... sayılı birleştirme kararı verilerek dava dosyası mahkememizin 2015/... Esas sayılı dosyasına gönderilmiştir. CEVAP / Davalı ... Liman İşl. ... AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının aynı istemle İst. 15. ATM'nin 2015/... Esas sayılı dosyasında talepte bulunduğunu belirterek, derdestlik ilk itirazında bulunduklarını ve davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, Davacının 34.179.938,25 USD eksik harcı yatırması gerektiğini, Zaman aşımı itirazları bulunduğunu, TTK.371/5.maddesinde açıklanan bir yıllık zaman aşımı süresinin geçtiğini, ayrıca TBK 147/4.mad. Gereğince 5 yıllık zaman aşımı süresinin dolduğunu, Sermaye avansı olarak 2009 yılında toplam 34.179.971,25 USD karşılığı 52.618.209,56 TL gönderilip bunun 52.611.000,00 TL'sinin 28/09/2009 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan sermaye arttım karar gereğince şirket sermayesine ilave edildiğini, şirket ticari defter ve kayıtlarına göre dava tarihi itibariyle müvekkili şirketin davacıya 55.210,09 TL borçlu görünse de .... İcra Dairesinin 2009/... Esas sayılı takip dosyasında İİK.89/1.mad.gereğince gönderilen 2.haciz ihbarnamesi nedeniyle anılan icra takip dosyasına davacı alacağının ödendiğini, bu nedenle davacı şirkete herhangi bir borçları kalmadığını belirterek, davanın reddini, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Harç itirazları bulunduğunu, davacının HMK 107.mad. Gereğince belirsiz alacak olarak dava açmaması nedeniyle 34.179.938,25 USD üzerinden harcı tamamlaması gerektiğini, ayrıca dava açmakta hukuki yarar bulunmadığını, 6762 SAyılı TTK.nun 341.mad. Gereğinec yönetim kurulu üyeleri hakkında dava açılabilmesi için genel kurulun bu yönde karar alması gerektiğini, bunun dava şartı olduğunu, davacının taraf sıfatı ve dava şartı olmadığını, zaman aşımı def'inde bulunduklarını, 2009 yılında birleşen dava tarihi olan 05/10/2015 tarihine kadar 6 yıllık zaman geçtiğini, TMK 49.mad. Gereğince 5 yıllık zaman aşımı süresinin dolduğunu, yetki itirazları bulunduğunu, davalının ikametinde davanın açılmadığını, esas yönünden ise müvekkillerinin yaptığı işlemlerin yasaya , aan sözleşmeye uygun olduğunu, zararlandırıcı haksız fiilde bulunmadıklarını, müvekkillerine yüklenen haksız fiilde somut bir delilde bahsedilmediğini belirterek, davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Asıl dava, davalı şirketin usulsüz işlemleri ve haksız fiil nedeniyle tazminat ve alacak istemine ilişkindir. Birleşen dava, davalı şirket ve şirket yönetim kurulu üyeleri hakkında usulsüz işlemler ve haksız fiil nedeniyle tazminat ve alacak istemine ilişkindir. Tarafların bildirdiği deliller toplanmıştır.Mahkememiz asıl dosyasında davacının alacağının tespiti bakımından bilirkişi Gürbüz Gökçen in düzenlediği 31/05/2018 havale tarihli rapor alınmıştır. Raporda özetle; davacının 19/01/2010 tarihinde kadar davalı şirket ortağı olduğu, davalı şirkete 34.179.899,25 USD (52.618.209,56-TL)sermaye avansı gönderdiği, bu tutarın geri alınacak bir borç olmadığı, 09/09/2009 tarihli yönetim kurulu kararı ile sermaye artışına ve artışın davacıya düşen payının sermaye avansından karşılanmasına (davacı taraf temsilcisinin katılımı, itirazı, ve hiç bir ihtirazi kaydı olmaksızın) oy birliğiyle karar verildiği, bu kararın 28/09/2009 tarihli olağan genel kurul toplantısında aynı koşullar altında oy birliğiyle onaylandığı ve ticaret sicil gazetesinde ilan edildiği, davacının 52.611.000 TL sermeye avansının sermaye payı artışı olarak davalı şirket sermayesine eklendiği, davacının 2008 yılından kalan 48.000,53 TL alacağı ile sermaye avansından kalan 7.209,56 TL toplamı 55.210,09 TL'nin .... İcra Dairesinin 2009/... Esas sayılı dosyasına 04/08/2015 tarihinde davacı borcu olarak davalı şirket tarafından ödendiğini, davacının başkaca alacak kaydına rastlanmadığı bildirilmiştir. Alınan bilirkişi raporunda açıklandığı üzere davacının sermaye avansı olarak gönderdiği 52.611.000 TL sermaye artışında kullanılmıştır. Davacının sermaye arttırımı olarak kullanılan bu avansı istemesi yasa gereğince mümkün değildir. Bunun dışında davalı şirkette kalan 55.210,09 TL 'nin de yine davacı borcu olarak İİK.89.maddesi gereğince ikinci haciz ihbarnamesi ile .... İcra Dairesinin 2009/... Esas sayılı takip dosyasına yatırıldığı sabittir. Bu işlemde İİK. Gereği davalının yasal zorunluluğudur. Yapılan işlem mahkememiz dosyasında açılan davadan sonra olduğundan davacının bu konudaki talebinin konusuz kaldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce 05/07/2018 tarih, 2015/... esas, 2018/724 karar sayılı karar ile: "1-Asıl davada ; Zamanaşımı def inin reddine Davacı alacağının dava tarihinde 55.210,09 TL olarak tespiti ile bu alacağın ... İcranın 2009/... Esas sayılı takip dosyasına İİK 89 mad gereğince ödenmekle konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2-Mahkememiz dosyası ile birleşen ... ATM nin ... esas sayılı dosyasında : Davalıların hukuki yarar itirazının reddine Davacının taraf ehliyeti bulunmadığı sebebi ile davalıların husumet, dava şartı itirazının TTK 553 mad gereğince reddine , Davalı ... Liman İşl. Depo . A.Ş nin derdestlik ilk itirazını kabulü ile bu davalı yönünden davanın dava şartı yokluğundan HMK 114/1-ı 115 mad gereğince usulen reddine , Davalılar ... ve ... nun zamanaşımı definin kabulü ile bu davalılar yönünden davanın zamanaşımı nedeni ile reddine," dair karar verilmiştir. Taraf vekillerinin kararı istinaf etmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 09/06/2020 tarih, 2018/2124 esas, 2020/517 karar sayılı ilamında: "Asıl ve birleşen davada, davalılar vekillerince süresi içerisinde zamanaşımı definde bulundukları ve ilk derece mahkemesince gerekçeli kararın hüküm fıkrasında asıl davada zamanaşımı itirazlarının reddine karar verilmiş ise de, bunun gerekçesi karar yerinde tartışılmadığı gibi, diğer usuli itirazların da hadise şeklinde değerlendirilip karara bağlanması gerekirken hüküm fıkrasında gerekçesiz olarak karara bağlanması doğru değildir. Birleşen davada ise, iki ve beş yıllık zamanaşımı sürelerinin dolduğu gerekçesiyle davalı gerçek kişiler yönünden zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Ne var ki, davacı tarafça, davalıların eylemlerinin aynı zamanda suç teşkil ettiğinden haklarında ceza yargılamasının yürütüldüğü dolayısıyla somut olaya ceza zamanaşımı sürelerinin uygulanması gerektiği ileri sürülmüş olmasına karşın ilk derece mahkemesince, somut olaya ceza zamanaşımı sürelerinin uygulanması koşullarının bulunup bulunmadığı tartışılmadan karar verilmesi doğru görülmemiştir. Öte yandan, davacı şirket tarafından, davalı şirketteki hisselerinin muvazaalı şekilde elinden çıktığı iddiasıyla hisselerin davacı şirkete ait olduğunun tespiti istemiyle açmış olduğu davanın İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı dava dosyasında görüldüğü, mahkemenin 21/12/2017 tarih, ... Esas 2017/... Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği ve kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır. O halde, anılan davanın eldeki davaya etkisi de tartışılarak toplanan deliller hep birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken bu hususlar hiç değerlendirilmeden karar verilmesi de doğru değildir. HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca, mahkemece, tarafların davanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleri delillerin hiç biri toplanmadan veya gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden karar verilmiş olması halinde, istinaf mahkemesinin, ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak, davanın yeniden görülmesi için ilk derece mahkemesine göndermesi gerekmektedir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki karar verilmiştir." gerekçesi ile mahkememiz kararını kaldırmıştır. Mahkememizce kaldırma kararı ilamı doğrultusunda yargılamaya devam edilmiştir. İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı dava dosyasında görüldüğü, mahkemenin 21/12/2017 tarih, ... Esas 2017/... Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği, kararın istinafı üzerine İstanbul Bam 13 HD 2018/846 Esas 2019/1221 Karar 25/09/2019 tarihli ilamı ile reddedilmiştir. Karar temyiz edilmiş, Yargıtay 11 HD tarafından Mahkememiz kararı bozulmuştur. Dava dosyası İstanbul 15 ATM nin ... esasını almış, ... karar sayılı direnme kararı verilmiş, Yargıtay HGK nun 21/05/2025 tarihli ve 2023/11-802 esas 2025/335 karar sayılı kararı ile direnmenin onanmasına karar verilmiştir. Asıl ve birleşen dosya davacılar vekili dava dosyalarının tefrikini istemiştir. Ancak yargılamanın geldiği aşama, dava dosyasının daha önce istinaf incelemesinden geçmiş olması, Bam 14 HD nin ilamında birleştirmenin hatalı olduğuna dair tespit bulunmaması nedeniyle istem kabul edilmemiştir. ASIL DAVADA; davalı ... ... A.Ş zaman aşımı def 'inde bulunmuştur. Davacı taraf, davalı ... ... A.Ş nin TTK’nun 371/5 maddesi gereğince sorumlu olduğunu bildirmiştir. 6100 sayılı TTK’nun 371/5 maddesinin 6762 sy TTK daki karşılığı 321/5 maddesidir. Davacının dayandığı olaylar ( 6102 sy TTK nun yürürlük tarihi 01/07/2012 den önce) 6762 sayılı eski TTK’nun yürürlükte olduğu dönemde gerçekleştiğinden, davada 6762 sayılı eski TTK’nun esas alınması gerekmektedir. TTK 309 maddesinde zamanaşımı düzenlemesi yapılmıştır. Bu maddede; “mesul olan kişilere karşı tazminat istemek hakkı, davacının zararı ve mesul olan kimseyi öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her halde zararı doğuran fiilin vukuu tarihinden itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.” Asıl dava ... ... A.Ş’nin sermaye artırım kararının alındığı 28.09.2009 tarihli genel kurul toplantı tarihinden 6 yıl sonra açılmıştır. Davacı, zararı ve mesul olan kişi ve/veya kişileri ... ... A.Ş nin 13.02.2010 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında öğrendiğini iddia etmektedir. Her iki tarihe göre de,TTK 309 md açıklanan iki ve beş yıllık süreler geçmiştir. Öte yandan, davacının iddia ettiği haksız fiile konu sermaye artırımının “vukuu” 28.09.2009 tarihinde olduğundan TTK’nun 309.maddesinde, “vukuu” tarihinden itibaren işleyeceği belirtilmiş olan 5 yıllık süre de geçmiş olmaktadır. Hem eski, hem de yeni TTK’da “haksız fiil sorumluluğundan” söz edilmektedir. Konuya bu açıdan bakıldığında, haksız fiil iddiası ile açılacak tazminat davalarına, o dönemde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 60. maddesinin uygulanması gerekecektir. Dava, zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenildiği tarihten başlayarak 1 yıl geçmesiyle zamanaşımına uğramıştır.Diğer yönden, TBK’nun 147/4 maddesi gereğince, ortaklar ile şirket arasındaki alacak davaları 5 yıllık zaman aşımına tabidir. Dava konusu alacak, davacının 2009 yılında, ortak sıfatı ile davalıBelde ... A.Ş’ye yapmış olduğu sermaye ödemelerinden kaynaklandığı için, dava, TBK 147/4 maddesi gereğince de zamanaşımına uğramıştır. Dolayısıyla, hem TBK hükümleri gereğince hem de TTK hükümleri gereğince 07.07.2015 asıl dava tarihinde zamanaşımı gerçekleşmiştir. Mahkememizce davalının zamanaşımı itirazı kabul edilmiş, davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. BİRLEŞEN DAVA; Birleşen .... ATM'nin ... Esas sayılı dosyasında davalılar yetki itirazında bulunmuştur. HMK 14.mad. Gereğince şirket merkezinin bulunduğu yer Mecidiyeköy-Şişli/İstanbul olduğundan mahkememiz yetkili olup kabul edilmemiştir. ... ATM nin ... esas sayılı dosyasında davalılar hukuki yarar ve husumet dava şartı itirazında bulunmuştur. Davalılar ... ... A.Ş davacının ortağı olduğu şirket ile ... ve ... şirketin ortakları bu nedenle davalı sıfatları vardır. Husumet itirazı reddedilmiştir. Açılan alacak davasında davalılara karşı dava açmakta davacının hukuki yararı vardır. Bu nedenle hukuki yarar itirazı reddedilmiştir. ... ATM nin ... esas sayılı dosyasında ... Liman İşl. Depo A.Ş hakkında asıl dava dosyasında olduğu gibi aynı istemle dava açılmıştır. Bu nedenle ikinci açılan dava (birleşen dava)da davalı ... ... A.Ş nin derdestlik dava şartı itirazı kabul edilmiş bu davalı yönünden davanın dava şartı yokluğundan HMK 11 4/1-ı, 115 mad gereğince usulen reddine karar verilmiştir. Davalılar ... ve ... zamanaşımı def'i itirazında bulunmuştur. Birleşen .... ATM'nin ... Esas sayılı dosyasında; Davalılar ... ve ...'nun şirket yönetim kurulu üyesi olarak yaptıkları haksız eylem ve işlemler nedeniyle davacı alacak/ tazminat isteminde bulunmuştur. 6762 Sayılı TTK.nun 309.maddesinde "Tazminat istemek hakkı davacının zararı ve mesul olan kimseyi öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve herhalde zararı doğran fiilin vuku tarihinde itibaren 5 yıl geçmekle müruru zamana uğrar" hükmü mevcuttur. 09/09/2009 tarihinde alınan sermaye arttırım yönetim kurulu kararı 6762 Sayılı TTK. Hükümleri gereğince incelenecektir. 6762 SayılıTTK.nun 309.mad.göre yönetim kurulu karar tarihinden itibaren dava tarihi olan 06/10/2015'e kadar iki yıl ve beş yıllık süreler geçmiştir. Öte yandan, davacının iddia ettiği haksız fiile konu sermaye artırımının “vukuu” 28.09.2009 tarihinde olduğundan TTK’nun 309.maddesinde, “vukuu” tarihinden itibaren işleyeceği belirtilmiş olan 5 yıllık süre de geçmiş olmaktadır. Hem eski, hem de yeni TTK’da “haksız fiil sorumluluğundan” söz edilmektedir. Konuya bu açıdan bakıldığında, haksız fiil iddiası ile açılacak tazminat davalarına, o dönemde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 60. maddesinin uygulanması gerekecektir. Dava, zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenildiği tarihten başlayarak 1 yıl geçmesiyle zamanaşımına uğramıştır.Diğer yönden, TBK’nun 147/4 maddesi gereğince, ortaklar ile şirket arasındaki alacak davaları 5 yıllık zaman aşımına tabidir. Dava konusu alacak, davacının 2009 yılında, ortak sıfatı ile davalı... Depo A.Ş’ye yapmış olduğu sermaye ödemelerinden kaynaklandığı için, dava, TBK 147/4 maddesi gereğince de zamanaşımına uğramıştır. Dolayısıyla, hem TBK hükümleri gereğince hem de TTK hükümleri gereğince 06/10/2015 dava tarihinde zamanaşımı gerçekleşmiştir. Mahkememizce davalıların zamanaşımı itirazı kabul edilmiş, davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Yargıtay 3 Hd Nin 20222/552-7164 Sayılı Ve 29/09/22022 Tarihli Kararına: "Somut olayda; dava değeri 152.386,94TL olup, dava zamanaşımı nedeniyle reddedilmiştir. Buna göre, bölge adliye mahkemesince; davalı lehine hükmedilecek avukatlık ücretinin, karar tarihinde geçerli olan AAÜT'nin üçüncü kısmına göre hesaplanacak nispi vekalet ücreti olarak belirlenmesi gerekirken, yanılgılı hesaplama ile maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirir." göre asıl dava ve birleşen değeri olan 10.000-TL üzerinden nispi vekalet ücretine hükmetmek gerekmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle; H Ü K Ü M / 1-Asıl ve birleşen dosya davacı vekilinin tefrik isteminin reddine, 2-Asıl davada zaman aşımı definin kabulü ile davanın zaman aşımı nedeniyle reddine, 3-Mahkememiz dosyası ile birleşen ... ATM nin ... esas sayılı dosyasında: Davalıların hukuki yarar ve husumet dava şartı itirazının reddine, Davalı ... Liman İşl. Depo A.Ş nin derdestlik ilk itirazının kabulü ile bu davalı yönünden davanın dava şartı yokluğundan HMK 114/1-ı, 115 mad gereğince usulen reddine, Davalılar ... ve ... nun zamanaşımı definin kabulü ile bu davalılar yönünden davanın zamanaşımı nedeni ile reddine, ASIL DAVADA: 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince davacıdan alınması gereken 615,40-TL karar harcının davacıdan peşin alınan 170,78-TL harçtan mahsubu ile bakiye 444,62-TL harcın davacıdan tahsiline, 5-Davalı vekili lehine karar tarihindeki avukatlık asgari ücret tarifesi üzerinden hesap olunan 10.000-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-HMK 333. md. uyarınca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talebi halinde yatırana iadesine, BİRLEŞEN DAVADA: 8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince davacıdan alınması gereken 615,40-TL karar harcının davacıdan peşin alınan 170,78-TL harçtan mahsubu ile bakiye 444,62-TL harcın davacıdan tahsiline, 9-Davalılar vekili lehine karar tarihindeki avukatlık asgari ücret tarifesi üzerinden hesap olunan 10.000-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine, 10-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 11-HMK 333. md. uyarınca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talebi halinde yatırana iadesine, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul BAM da istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/12/2025 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır