T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/829 - 2026/288 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/829 KARAR NO : 2026/288 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22.11.2023 NUMARASI : 2022/568 Esas 2023/781 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 20.02.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 25.02.2026 İlk Dere…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/829 - 2026/288 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/829 KARAR NO : 2026/288 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22.11.2023 NUMARASI : 2022/568 Esas 2023/781 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 20.02.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 25.02.2026 İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 03.08.2021 tarihinde davacının kullanımında olan ... plaka sayılı araç ile davalı ... Lojistik İçecek Araç Kiralama Pazarlama AŞ'ye ait olup davalı ... sevk ve idaresinde olan ve davalı sigorta şirketine sigortalı ... plaka sayılı aracın karıştığı trafik kazası sonucunda davacının yaralandığını, kazanın oluşumunda kusurun karşı araç sürücüsünde olduğunu, Köyceğiz Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/590E sayılı dosyasında davalı ...'un sanık sıfatıyla yargılandığını, olay nedeniyle davacının maddi ve manevi zarara uğradığını belirterek, belirsiz alacak davası şeklinde şimdilik 1.000,00-TL maddi ve 100.000,00-TL manevi tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği tarih olan 03.08.2021 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; meydana gelen kaza nedeniyle davacının dava açılmadan önce usulüne uygun olarak sigorta şirketine başvuru yapmadığını, bu sebeple davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, kazada davacının müterafik kusurunun bulunduğunu, hatır taşıması olduğunu, dava konusu kazada kusur dağılımının ve maluliyet oranının tespit edilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatının poliçe kapsamında olmadığını, sigorta şirketinin ancak poliçe limitleri kapsamında sorumlu tutulabileceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... Lojistik İçecek Araç Kiralama Pazarlama A.Ş. ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazında bulunduğunu, meydana gelen kazada davacının müterafik kusurunun olduğunu, kusur durumunun ve davacının maluliyetinin tespit edilmesi gerektiğini, davalıların olayda bir kusurunun bulunmadığını, davacının talep ettiği tazminat tutarlarının fahiş olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ... Lojistik İçecek Araç Kiralama Gıda Dağıtım ve Pazarlama AŞ adına kayıtlı olup davalı ... sevk ve idaresinde olan ... araç için davalı sigorta şirketi tarafından kaza tarihi içinde koruma sağlayan trafik sigorta poliçesi düzenlendiği, 03.08.2021 günü saat 18:40 sıralarında davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı çekici ve ona bağlı yarı römork ile davacı sürücü ... idaresindeki otomobilin sol ön kısımlarının çarpışması neticesi davacının yaralanması ile sonuçlanan trafik kazası meydana geldiği, kaza ile ilgili olarak düzenlenen 22.12.2022 tarihli Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının raporunda davalı sürücü ..., idaresindeki çekici ile seyir halinde iken olay mahalli kavşağa geldiğinde orta refüj aralığından sola manevra ile sağından düz seyir halinde olan davacı sürücü idaresindeki otomobilin hız ve mesafesine dikkate almadan, kontrolsüzce seyrini sürüdürerek sağından gelen davalı sürücü idaresindeki otomobilin seyir alanını kapatması sonucu meydana gelen kazada % 90, davacı sürücü ...'ın ise idaresindeki otomobil ile seyir halinde iken olay mahalli kavşağa yaklaştığında hızını mahal şartlarına göre ayarlayarak, seyrini müteyakkız bir şekilde sürdürerek karşı yönden gelip manevra yapan çekiciye karşı etkin fren ve direksiyon tedbiri alabilmesi gerekirken bu hususlara riayet etmemiş olup meydana gelen kazada %10 oranında kusurlu olduğu, SGK'na yazılan yazı cevaplarına göre davacıya kaza nedeni ile rücuya tabi ödeme yapılmadığı, davacıdaki yaralanmalar ve bu yaralanmalara bağlı olarak oluşan beden gücü kayıp oranı ve süresinin belirlenmesi için Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre hazırlanan 18.05.2023 tarihi rapor ile davacının yaralanmalarına bağlı olmak üzere olay nedeni ile sürekli çalışma gücü kaybı oluşmadığı, yaralanmaların 3 ay geçici iş göremezlik hali oluşturduğu ve bir başkasının bakımına muhtaç olmadığının bildirildiği, 25.09.2023 tarihli hesap raporu ile davacının 537,99-TL geçici iş göremezlik zararı oluştuğu hesap edildiği, sigortalı araç sürücüsüne ait % 90 kusur oranı dikkate alınıp mahkemece tarafından yapılan hesaplamaya göre ise kaza nedeni ile davacıda ( 537,99 TLX 90/100 = 484,19 TL) 484,19 TL geçici iş göremezlik zararı oluştuğu, sigorta şirketine başvuru tarihi dikkate alındığında davalı sigorta şirketi yönünden 06.01.2022 tarihinde temerrütün gerçekleştiği, diğer davalılar yönünden ise olay haksız fiil niteliğinde olduğu için olay tarihinden gerçekleştiği, davacının bir diğer talebinin manevi tazminat istemine dair olduğu bu nedenle davacının yaralanması, tarafların kusur durumu ve davalıların gelir durumu dikkate alınarak 5.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği, hükmedilen tazminat tutarları için işletilecek faizin talep gibi yasal faiz olması gerektiği belirtilerek, davacının sürekli iş göremezlik ve bakıcı giderine ilişkin talebin reddine, geçici iş göremezlik tazminatı talebi nedeniyle 400,00-TL'nin davalı sigorta şirketinden 06.01.2022 temerrüt tarihinden, davalılar ... ve ... Lojistik İçecek Araç Kiralama Gıda Dağıtım Ve Pazarlama Ticaret Anonim Şirketinden 03.08.2021 kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının manevi tazminat talebi ile ilgili olarak 5.000,00-TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... Lojistik İçecek Araç Kiralama Gıda Dağıtım Ve Pazarlama Ticaret Anonim Şirketinden 03.08.2021 kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine, karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ; Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; meydana gelen trafik kazasında davacının vücut bütünlüğü bozulacak şekilde yaralandığını ve vücudunun çeşitli yerlerinde sabit izler kaldığını, davacı kendine ait yolda ilerlerken karşı yönden gelen davalı şirkete ait tır arkasında dorse olmasına rağmen kontrolsüz bir şekilde U dönüşü yaparak davacının ilerlemiş olduğu yola aniden önüne çıktığını, davacı hızlı seyretmemesine rağmen frene basmış ancak mesafe yakın olduğu için duramadan tırın sağ ön kısmına çarptıktan sonra çarpmanın etkisiyle aracın kontrolünü kaybederek yolun sağına doğru 4-5 takla attıktan sonra anca durabildiğini, kazada davalının bir kusuru bulunmadığını, tır sürücüsü olan davalı ...'un kusuru sebebiyle söz konusu kaza meydana geldiğini, davalının kazadan sonra vücudunun bir çok yerinden yaralandığını, yaşadığı travmayı hala atlatamadığını, mahkeme tarafından birtakım eksik ve hatalı değerlendirmeler doğrultusunda hüküm kurulduğunu, hükmedilen manevi tazminatın makul olanın çok altında kaldığını belirterek, kararın kaldırılmasınına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve istinaf edenlerin sıfatına göre dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Davanın trafik kazası neticesinde yaralanarak cismani zarara uğradığını ileri süren davacının sürücü ve işletenin hukuki sorumluluğu ile ZMMS poliçesi kasamında maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince davacının davasının kısmen kabulüne, karar verilmiştir. 1-2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile oluşan davacının maddi zararından davalı sigorta şirketi ile işleten sıfatına haiz araç maliki ve sürücünün, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu düzenlenmiştir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD' nın 20.05.2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K.) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanun’unun 92. maddesinin (f) bendi ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının gereği manevi tazminat poliçe kapsamı dışında olduğundan davalı sigorta şirketinin manevi tazminat talebi yönünden her hangi bir sorumluluğu söz konusu değildir. Buna karşın, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve 90. maddeleri gereğince trafik kazası neticesinde davacıların oluşan manevi zararından işleten sıfatına haiz sigortalı araç maliki ile araç sürücüsünün, sürücünün kusuru oranında sorumludur. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden haksız fiilin gerçekleştiği tarih esas alınarak 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmeliğe uygun olarak düzenlenmesi gerekir. ( Yargıtay 4.HD'nin 29.06.2022 tarih ve 2022/1706 E. 2022/9633 K. ) Somut olayda, dosyaya kazandırılan ve hükme esas alınan Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan raporun davacı muayene edilerek ve tedavi evrakları incelenerek 03.08.2021 tarihli trafik kazası sonrası mevcut yaralanmasının araz bırakmadan iyileştiği, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre kişinin engellilik oranının % 0 (yüzdesifir) olduğu, 3 (üç) gün süre ile iş göremezlik halinde kaldığı, geçici surette başkasının yardımına ihtiyaç duymadığı belirtilmiş olup, söz konusu rapor anılan ilke, esaslara uygun, tedavi evrakları ile uyumlu ve maluliyetin tespiti hususunda yeterli olduğu anlaşılmıştır. 2-Davacının manevi tazminat istemi TBK’nın 56. maddesine dayanmakta olup, bu maddeye göre belirlenecek tazminatın zarara uğrayanda bir giderim duygusu yaratması gerektiği açıktır. Ancak tazminat belirlenirken sadece zarara uğrayan yönünden bakılmayıp, karşı taraf açısından da değerlendirme yapılmalıdır. Bu nitelikte bir tazminat miktarı ise, tarafların kusur oranına, ekonomik ve sosyal durumlarına, duyulan acıya, olay tarihindeki paranın satın alma gücüne vb. gibi verilere göre belirlenebilecektir. Tüm bu kriterlere göre belirlenecek tazminat aynı anda tarafların ikisini de memnun etmese dahi, adil olacağı için, hukuk tarafından kabul edilen ve uygulanan sistem haline gelmiştir. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK'nın 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. Bu itibarla, somut olayda davacının mevcut yaralanması nedeniyle maruz kaldığı bu acı ve elem ile yaşadığı sıkıntılar nedeniyle oluşan manevi zararına karşılık, takdir edilen manevi tazminat özellikle davalının kusur durumu, davacının yaralnması ile olayın gerçekleşme şekli dikkate alındığında anılan ilke ve esaslar çerçevesinde az olup daha fazla miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. O halde, manevi zarara uğrayan davacıda bir huzur duygusunun oluşabilmesi için gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiğinden, kaza tarihindeki paranın alım gücü, tarafların kusuru, sosyal ve ekonomik durumu, davacının maruz kaldığı acı ile hakkaniyet ilkesi gözetilerek, manevi zararın karşılığı olarak takdiren 10.000,00-TL manevi tazminatın davalılardan haksız fiil tarihi olan 03.08.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Lojistik İçecek Araç Kiralama Gıda Dağıtım Ve Pazarlama Ticaret Anonim Şirketinden müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesi, 14.03.2025 tarihli 32841 Sayılı RG'de yayınlanan Anayasa Mahkemesi Başkanlığı'nın 2024/29 E - 2024/226 K sayılı 25.12.2024 tarihli kararı ile manevi tazminat davalı yönünden 6100 Sayılı HMK'nın 326/2.maddesinin Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline, kararın RG'de yayınlanmasından başlayarak 9 ay sonra yürürlüğe girmesine karar verildiği, eldeki dosyanın incelenme tarihi itibariyle iptal kararının yürürlüğe girdiği, iptal kararı doğrultusunda 08.01.2026 tarihli RG'de yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde yapılan değişiklik ile 10/2. Maddenin yürürlükten kaldırıldığı da gözetilerek manevi tazminatın reddedilen miktarı yönünden davalılar lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi gerektiğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü gerekmiştir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuran davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kabulü ile yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından ilk derece mahkemesi kaldırılarak kesinleşen yönler ve davacı lehine olan hususlar korunarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle, I-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE, Buna göre; 1-Davacının davasının sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri talebi yönünden reddine, Geçici iş göremezlik tazminatı talebi yönünden KISMEN KABULÜ İLE 400,00-TL'nin davalı sigorta şirketinden 06.01.2022 temerrüt tarihinden, davalılar ... ve ... Lojistik İçecek Araç Kiralama Gıda Dağıtım Ve Pazarlama Ticaret Anonim Şirketinden 03.08.2021 kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-Manevi tazminat talebi yönünden KISMEN KABULÜ İLE 10.000,00-TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... Lojistik İçecek Araç Kiralama Gıda Dağıtım Ve Pazarlama Ticaret Anonim Şirketinden 03.08.2021 kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, Maddi tazminat yönünden; 3-Bu karar nedeniyle alınması gerekli 269,85-TL harçtan peşin alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile 189,15 TL TL'nin davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 400,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 1.871,00-TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre takdiren 748,840 TL'si ile 80,70-TL başvurma, 80,70-TL peşin harç toplamı 909,80-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalılar iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 600,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 7-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 8-Davalı ... Sigorta AŞ tarafından yapılan 11,50-TL vekalet tasdik harcının davanın kabul red oranına göre takdiren 6,90-TL'sinin davacıdan alınarak adı geçene verilmesine, 9-Davalı ... ve ... Lojistik İçecek Araç Kiralama Gıda Dağıtım Ve Pazarlama Ticaret Anonim Şirketi tarafından yapılan 11,50-TL vekalet tasdik harcının davanın kabul red oranına göre takdiren 6,90 TL'sinin davacıdan alınarak adı geçenlere verilmesine, 10-HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 1.600,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davanın kabul red oranına göre takdiren 640,00-TL'nin davalılardan, 960,00-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Manevi tazminat yönünden; 11-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 683,10-TL harcın davalılar ... ve ... Lojistik İçecek Araç Kiralama Gıda Dağıtım Ve Pazarlama Ticaret Anonim Şirketinden alınarak hazineye gelir kaydına, 12-Davacı Davacı yargılamada vekil ile temsil edildiğinden kabülüne karar verilen manevi tazminat miktarı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... Lojistik İçecek Araç Kiralama Gıda Dağıtım Ve Pazarlama Ticaret Anonim Şirketinden tahsili ile davacıya ödenmesine, 13-Davacı tarafından yapılan 1,00 TL posta/kep ücretinin davanın kabul red oranına göre takdiren 0,05 TL'sinin davalılar ... ve ... Lojistik İçecek Araç Kiralama Gıda Dağıtım Ve Pazarlama Ticaret Anonim Şirketinden alınarak davacıya verilmesine, II - İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN 1-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine, 2-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 350,00-TL yargılama gideri ile 1.169,40-TL istinaf başvuru harcının davalılardan tahsil edilerek davacıya verilmesine, 4-Başvuran tarafça yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-Kararın usulüne uygun olarak taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 20.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.n