Başvuru, iş akdinin feshedilmesine karşı açılan davada mevzuatın yorumlanmasında hata yapılması ve istinaf merci kararına karşı temyiz imkânı tanınmaması nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, iş akdinin feshedilmesine karşı açılan davada mevzuatın yorumlanmasında hata yapılması ve istinaf merci kararına karşı temyiz imkânı tanınmaması nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurular muhtelif tarihlerde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Ekli tablonun (A) sütununda numaraları belirtilen başvuruların konu yönünden irtibatları nedeniyle 2018/22018 numaralı başvuru ile birleştirilmesine ve incelemenin 2018/22018 numaralı başvuru üzerinden sürdürülmesine karar verilmiştir. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Van Büyükşehir Belediyesi (Belediye), Ltd. Şti. ve A. A.Ş.nin (Şirketler) oluşturduğu adi ortaklıkla 1/3/2016 tarihinde 36 ay süreli 49 işçi için hizmet alım sözleşmesi imzalamıştır. Başvurucular bu şirketlerin işçisi olarak Belediyeye hizmet vermekte iken Belediye 1/3/2017 tarihinde anılan adi ortaklıkla olan sözleşmeyi sonlandırmıştır. Belediyenin söz konusu sözleşmenin Belediye menfaatlerini önemli ölçüde ihlal ettiği gerekçesine dayanarak sözleşmeyi sonlandırdığı anlaşılmaktadır. Başvurucular, iş akitlerinin usulüne uygun olarak feshedilmediğini ve fesih için somut bir olguya dayanılmadığını; işe alımlarının Belediyenin tasarrufunda olduğunu, gerçek bir alt işveren üst işveren ilişkisinin bulunmadığını ve bu nedenle Şirketler ile Belediye arasında yapılan sözleşmenin muvazaalı olduğunu belirterek işe iade istemiyle Şirketler ve Belediye aleyhine dava açmıştır. Davalı Belediye cevap dilekçesinde; davayı kabul etmediğini, başvurucuların alt işveren olan diğer davalıların bünyesinde çalıştığını, hizmet alım sözleşmesinin mevzuat kapsamında haklı olarak feshedildiğini, başvurucuların iş sözleşmesinin taraflarınca sonlandırılmadığını ve davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür. Van İş Mahkemelerinin (Mahkeme) (Ekli tablonun D sütununda Mahkeme bilgilerine yer verilmiştir.) bir kısmı, işe iade kararı verirken bir kısmı davaların esastan reddine karar vermiştir. İşe iade kararı veren Mahkemeler, öncelikle başvurucuların yaptıkları işin yardımcı iş olduğunu ve yardımcı işin taşeron firma nezdinde yürütülmesinde kanuna aykırı bir durum olmadığını belirterek Şirketler ile Belediye arasında muvazaalı ilişki bulunmadığını vurgulamıştır. Başvurucuların şirket işçisi olarak 1/3/2016-1/3/2017 tarihleri arasında Belediyede çalışmakta iken belirli süreli iş sözleşmesi süresinin bitmesi nedeniyle Şirketler tarafından sözleşmelerinin feshedildiğini ifade etmiştir. İş akdinin feshedilmesinin en son başvurulacak bir yol olduğunu, meslekleri ve nitelikleri itibarıyla başvurucuların farklı bir yerde değerlendirme olanağının olup olmadığına bakılması gerekirken böyle değerlendirme yapılmadan Şirketler tarafından iş akitlerinin feshedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek başvurucuların adi ortaklığı oluşturan Şirketlerde işe iadesine karar vermiştir. Davanın reddine karar veren Mahkemeler ise başvurucuların bünyesinde çalıştığı Şirketler ile akdedilen hizmet alım sözleşmesinin Belediye menfaatini önemli ölçüde ihlal ettiğinin anlaşılmasından dolayı Belediye tarafından Şirketler ile hizmet alım sözleşmesinin feshedilmesine karar verildiğini ifade etmiştir. Bu kapsamda yasal düzenleme uyarınca başvurucuların iş akitlerinin de Şirketler tarafından sonlandırılmasında hukuka aykırılık olmadığı belirtilmiştir. Kararlara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Başvurucular tarafından davanın kabulüne ve Şirketlerde işe iadelerine yönelik ilk derece mahkemesi kararlarına karşı da istinaf talebinde bulunulmuştur. Söz konusu istinaf başvuru dilekçelerinde başvurucular, Belediye yönetiminde çalıştıklarını ve gerçek işverenin Belediye olduğunu belirterek Şirketler ile Belediye arasında muvazaalı ilişki bulunmadığı yönündeki kararın kaldırılmasını, Şirketlerde değil Belediye bünyesinde işe iade edilmelerine karar verilmesini talep etmiştir. İstinaf başvurularını inceleyen Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi (Bölge Adliye Mahkemesi) işe iade kararlarını kaldırarak davaların esastan reddine karar vermiştir. Kararların gerekçesinde, Belediye tarafından Şirketlerle imzalanan hizmet alım sözleşmesinin 31/10/2016 tarihinde kararlaştırılan ve 22/11/2016 tarihli ve 29896 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 677 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin (677 sayılı KHK) maddesi uyarınca feshedilmesi üzerine başvurucuların iş akitlerinin yasal düzenleme kapsamında sona erdirildiği, yasal yetki nedeniyle fesihlerde 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu’nun ve devamı maddeleri uyarınca geçersizlik koşulları aranmayacağı ve iş akitlerinin geçerli nedenle feshedildiğinin kabulünün gerektiği belirtilmiş; Yargıtay (Kapatılan) Hukuk Dairesinin (Daire) 2/5/2018 tarihli ve E.2018/3794, K.2018/10301 sayılı ilamının emsal mahiyette olduğu hususuna yer verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, davası reddedilen başvurucuların istinaf taleplerinin de reddine karar vermiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararlarına karşı temyiz kanun yoluna başvurulmuştur. Daire tarafından 12/10/2017 tarihli ve 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendi gereğince 4857 sayılı Kanun'un maddesi uyarınca açılan fesih bildirimine itiraz davalarında verilen kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağı hususu vurgulanmıştır. Yine 7036 sayılı Kanun'un geçici maddesinin (4) numaralı fıkrasında, ilk derece mahkemeleri tarafından bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten önce verilen kararların karar tarihindeki kanun yoluna ilişkin hükümlere tabi olduğunun düzenlendiği belirtilmiştir. Söz konusu düzenlemeler uyarınca ilk derece mahkemelerinin 25/10/2017 tarihinden sonra verdiği işe iade davalarındaki kararlar hakkındaki Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının kesin olduğu ve bu kararlara karşı temyiz yoluna başvurulamayacağı belirtilmiş, ilgili mevzuat hükümleri kapsamında temyiz istemlerinin reddine karar verilmiştir. Nihai kararların tebliğinin ardından başvurucular, süresinde bireysel başvuruda bulunmuştur. 4857 sayılı Kanun'un "Tanımlar" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"...Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur....... Hizmet alımına dayanak teşkil edecek sözleşme ve şartnamelere;a) İşe alınacak kişilerin belirlenmesi ve işten çıkarma yetkisinin kamu kurum, kuruluşları ve ortaklıklarına bırakılması,b) Hizmet alım sözleşmeleri çerçevesinde ya da geçici işçi olarak aynı iş yerinde daha önce çalışmış olanların çalıştırılmasına devam olunması,yönünde hükümler konulamaz." 4857 sayılı Kanun'un "İşverenin haklı nedenle derhal fesih hakkı" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir: "Süresi belirli olsun veya olmasın işveren, aşağıda yazılı hallerde iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir: I- Sağlık sebepleri...II- Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri...III- Zorlayıcı sebepler:...IV- İşçinin gözaltına alınması veya tutuklanması halinde devamsızlığın 17 nci maddedeki bildirim süresini aşması.İşçi feshin yukarıdaki bentlerde öngörülen sebeplere uygun olmadığı iddiası ile 18, 20 ve 21 inci madde hükümleri çerçevesinde yargı yoluna başvurabilir.'' 7036 sayılı Kanun'un "Temyiz edilemeyen kararlar" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"(1) Diğer kanunlardaki hükümler saklı kalmak kaydıyla, aşağıda belirtilen dava ve işlerde verilen kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamaz:a) 4857 sayılı Kanunun 20 nci maddesi uyarınca açılan fesih bildirimine itiraz davalarında verilen kararlar...." 7036 sayılı Kanun'un geçici maddesinin (4) numaralı fıkrası şöyledir:"İlk derece mahkemeleri tarafından bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce verilen kararlar, karar tarihindeki kanun yoluna ilişkin hükümlere tabidir." 677 sayılı KHK'nın "İptal edilecek ihaleler" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir: "3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanununun 45 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre belediye başkanı veya başkan vekili görevlendirilen belediyeler ve bunların bağlı kuruluşları ile sermayesinin %50’sinden fazlası bu belediyelere ait ortaklıklarda, 5/1/2002 tarihli ve 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununa göre imzalanan her türlü mal veya hizmet alımları ile yapım işlerine ilişkin sözleşmelerdeki yüklenicilerin, terör örgütlerine iltisakı veya bunlarla irtibatı olduğunun Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından bildirilmesi ya da imzalanan bu sözleşmeler nedeniyle belediye menfaatinin önemli ölçüde ihlal edildiğinin belirlenmesi halinde bu sözleşmeler belediye başkanı veya belediye başkan vekili tarafından tek taraflı olarak resen feshedilir." 677 sayılı KHK 6/2/2018 tarihli ve 7083 sayılı Kanun'un 8/3/2018 tarihli ve 30354 mükerrer sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmesi sonucunda aynı şekilde kanunlaşmıştır.