T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 22/01/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/09/2025 NUMARASI : ... Esas ... Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 1 -... VEKİLİ : Av. ... ... DAVALI : 1 -... ... DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kayn…
T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 22/01/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/09/2025 NUMARASI : ... Esas ... Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 1 -... VEKİLİ : Av. ... ... DAVALI : 1 -... ... DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) G.KARAR YAZIM TARİHİ : 26/01/2026 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 14.02.2024 tarihinde ... Büyükşehir Belediyesi Ulaşım A.Ş.'nin maliki, ...'in sürücüsü olduğu....plakalı aracın müvekkil şirkete kasko sigortalı... plakalı araca çarpması sonucu kaza meydana geldiğini, meydana gelen kazada ... plakalı araç %100 kusurlu olduğunu, meydana gelen kaza sonucu kasko sigortalı ... plakalı aracın hasarına ilişkin müvekkil şirket tarafından 217.787,76 TL ödeme yapıldığını, ...plakalı aracın zorunlu trafik sigortasından ise 200.000,00 TL tahsil edildiğini, müvekkil şirket aleyhine bakiye 17.787,76 TL kaldığını, sigortalı için ödenen bakiye 17.787,76 TL tazminatın ve söz konusu tazminata ödeme tarihi olan 22.08.2024 tarihinden itibaren işleyen avans faizinin tahsili için davalı taraflar ile zorunlu arabuluculuk başvurusu yapılmış olmakla başvurudan olumlu bir sonuç alınamadığını belirterek müvekkil şirket tarafından araç hasarı sebebiyle zarar gören sigortalıya ödenen bakiye 17.787,76 TL'nin ödeme tarihi olan 22.08.2024 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile davalılardan müşterek ve müteselsil olarak tahsilini ve yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Büyükşehir Belediyesi Ulaşım San. ve Tic. AŞ. vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı yanın taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davaya konu kazaya ilişkin kusura yönelik itirazlarının bulunduğunu, kazaya karışan...plakalı aracın anlaşmalı servis olan şirkete ödenen hasar bedeli tazminatının müvekkil şirketten tahsili talep edilmesinin kabulünün mümkün olmadığını, serviste yapılan hasar bedelinin fahiş olduğunu ve talep edilen faize yönelik itirazlarını bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğine rağmen davalı ... cevap dilekçesi ibraz etmeyerek davacı yanın dava dilekçesindeki iddialarını inkar etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; uyuşmazlığın, 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın, haksız fiile sebebiyet veren davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkin olduğu, davacı sigorta şirketinin iş bu davayı sigortalısına halefen açtığı, davalı ... Büyükşehir Belediyesi Ulaşım A.Ş. Tacir ise de, davacı sigorta şirketinin sigortalısı olan ...'ın tacir olmadığı, taraflar arasında ticari ilişkiye dayalı bir uyuşmazlık da bulunmadığı, uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığı dikkate alındığında, TTK 4. maddeye göre davanın mutlak ticari davalardan olmadığı ve tarafların tacir olmadığı, buna göre Mahkememizin davaya bakmakla görevli olmadığı, uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından görülmesi gerektiği gerekçesiyle; "HMK'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, görevsizlik nedeniyle davanın usulden REDDİNE," dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... AŞ. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle: Yerel Mahkeme tarafından "yargılama harç ve giderleri konusunda HMK 331/2 maddesi gereğince yetkili ve görevli mahkemece değerlendirilmesine," şeklinde hüküm kurulduğunu, kararın hatalı olduğunu, dava usulden reddedilmiş olup lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile; ....Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilmiş olan ...E.-...K. sayılı 19.09.2025 tarihli kararın müvekkil aleyhine hüküm ifade eden kısımlarının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden tahkikat yapılmasına, en nihayetinde davanın usulü ve esasa ilişkin nedenlerle reddi ile; tüm yargılama giderleri ve ücreti vekâletin karşı yana tahmiline karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle: Yargılama halihazırda görevli mahkemede sonuçlanmamış iken karşı yanın vekalet ücreti yönünden davayı istinaf etmesinin yalnızca yargılamayı uzatmak maksadıyla, kötüniyetle yapılmış istinaf başvurusu olup istinaf taleplerinin reddi gerektiğini, sunmuş olduğumuz yargıtay kararı ve HMK madde 351 gereği haksız ve kötüniyetle istinaf başvurusunda bulunan davalı vekili aleyhine disiplin para cezasına hükmedilmesi gerektiğini, bu nedenlerle davalının istinaf isteminin reddi ile ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. ... K. sayılı dosyasında verilen kararın onanmasına ve dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE : Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; Dava; kasko sigorta poliçesi gereği sigortalısına ödeme yapan davacı sigorta şirketinin ödediği bedeli zarardan sorumlu olduğu iddia edilen davalılardan rücuen tahsili talebine ilişkin alacak davasıdır. İlk derece mahkemesince davanın mahkemenin görevsizliği nedeni ile usulden reddine ve davaya bakmakta Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğuna ilişkin verilen karara karşı davalı ... Büyükşehir Belediyesi Ulaşım San. ve Tic. AŞ. vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Davanın açıldığı ve ödemenin yapıldığı tarihte yürürlükte olup somut olaya uygulanması gereken 6102 sayılı TTK’nın 1472/1. maddesine göre; "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir." Bu madde uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücûu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'î haleftir. Aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 05.02.2019 tarihli ve 2017/17-1088 E., 2019/65 K. sayılı kararında da benimsenmiştir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 22.3.1944 tarihli ve 1939/ 37 E., 1944/9 K. ve 17.01.1972 tarihli ve 1970/2 E.,1972/ 1 K. sayılı kararlarında bu husus "sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmakta iken, 31.03.1954 tarihli ve 1953/18 E., 1954/11 K. sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında ise sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanuni halefi olacağı belirtilmiştir. O hâlde bu tür davalarda görevli mahkeme sigortalı ile zarar sorumlusu arasındaki ilişkiye göre belirlenmelidir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10/03/2022 tarihli, 2019/(17)4-17 Esas 2022/298 Karar sayılı kararı) Bu bilgiler ışığında somut olaya bakıldığında, davacı sigorta şirketinin sigortalısının tacir olmadığı, davalıların sorumluluğunun Borçlar Kanunun 49.vd. Maddelerindeki haksız fiil hükümlerine ve KTK 85. Maddesi hükmüne dayandığı iş bu uyuşmazlığa ilişkin davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği, bu nedenle Dairemizce kamu düzeni yönünden yapılan değerlendirmede, mahkemece verilen görevsizlik kararında bir isabetsizlik olmadığı anlaşılmaktadır. Davalı vekilince ilk derece mahkemesinin görevsizlik kararı, yalnızca, davanın usulden reddedildiği ve buna rağmen hükümde lehlerine vekalet ücretine hükmedilmediği yönünde istinaf edilmiştir. Davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 Sayılı HMK'nın 331/2 maddesi gereğince; "Görevsizlik veya yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder. Görevsizlik veya yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkûm eder." Yargılama giderlerinin neler olduğu HMK'nın 323. maddesinde sayılmıştır. Bu maddenin 1 fıkrasının (ğ) bendinde "Vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti" yargılama giderleri arasında gösterilmiştir. Görevsizlik ya da yetkisizlik halinde verilecek karar "usulden ret" kararıdır (HMK md. 115/2). Diğer bir anlatımla, görevsizlik ve yetkisizlik kararları ile mahkeme davadan elini çekmiş olsa da söz konusu kararlar, davanın esasını çözmeyip, davacı bu kararların kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde görevli veya yetkili mahkemeye başvurarak davaya kaldığı yerden devam olunmasını sağlayabilmektedir (HMK m. 20). HMK'nın 323 ve 331/2 maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, görevsizlik ve yetkisizlik kararı verilmesi halinde, yargılama giderlerine davanın devam olunduğu görevli ve yetkili mahkeme tarafından hükmedilir. Görevsizlik ve yetkisizlik kararının kesinleşmesine rağmen taraflarca ilgili mahkemeye gönderilme talebinde bulunulmazsa bu kez görevsizlik veya yetkisizlik kararı veren mahkeme talep üzerine durumu tespit ederek, yargılama giderine kendisi hükmeder. Somut olayda ilk derece mahkemesince verilen görevsizlik kararı uyarınca, görevsizlik kararıyla birlikte HMK'nın 331/2 maddesinde yazılı amir hükmü gereğince yargılama giderlerine ve bu arada vekalet ücretine hükmedilemeyeceği gözetildiğinde davalı vekilinin istinaf talebi yerinde değildir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28/02/2019 gün ve 2017/2-3004 esas, 2019/217 karar sayılı ilamı ve 23/02/2021 gün ve 2017/3-1008 esas, 2021/153 karar sayılı ilamı doğrultusunda bu kapsamda ayrı bir vekalet ücretine hükmedilmesi mümkün değildir. Kaldı ki ilk derece mahkemesince verilen görevsizlik kararından sonra davacı vekilince yasal süre içinde, dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talebinde de bulunulmuş; karar bu talepten sonra davalı vekilince istinaf edilmiştir. 6100 saylı HMK'nın “Kötüniyetle istinaf yoluna başvurma" başlıklı 351. maddesi; "İstinaf başvurusunun kötüniyetle yapıldığı anlaşılırsa, bölge adliye mahkemelerince 329 uncu madde hükümleri uygulanır.” hükmünü, Aynı Kanunun 329. maddesinin 2. fıkrası ise;“ Kötüniyet sahibi davalı veya hiçbir hakkı olmadığı hâlde dava açan taraf, bundan başka beşyüz Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar disiplin para cezası ile mahkûm edilebilir. Bu hâllere vekil sebebiyet vermiş ise disiplin para cezası vekil hakkında uygulanır.” hükmünü içermektedir. Yukarıda açıklanan safahata göre; davalı vekilinin, görevsizlik kararına bir itirazı olmaksızın, HMK'nun 323/1-ğ ve 331/2 maddelerinde yazılı amir hükmüne göre görevsizlik kararı ile birlikte yargılama giderlerine hükmedilmeyeceğini mesleki durumuna göre bilmesi gerekmesine rağmen, hükme karşı kötüniyetle istinaf yoluna başvurduğu, amacın davayı uzatmaya matuf olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nın 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine, 6100 Sayılı HMK'nun 332/2. Maddesinin; görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerine o mahkeme tarafından hükmedileceğine ilişkin açık hükmü ve davalı vekili tarafından istinaf dilekçesi verilmeden önce davacı tarafça 14/10/2024 tarihinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talebinde de bulunulduğu gözetildiğinde, davalı vekilinin istinaf talebinin kötüniyetle davayı uzatmak amacıyla yapıldığı anlaşıldığından, davalı vekilinin HMK.nun 351. maddesi yollaması ile 329/2. maddesi gereğince disiplin para cezası ile cezalandırılmasına, para cezasının ilk derece mahkemesince infazının sağlanmasına ilişkin karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/09/2025 tarih, ... Esas... Karar sayılı kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- Davalı vekilinin istinaf talebinin kötüniyetle davayı uzatmak amacıyla yapıldığı anlaşıldığından, davalı vekilinin HMK.nun 351. maddesi yollaması ile 329/2. maddesi gereğince takdiren 2.000,00 TL disiplin para cezası ile CEZALANDIRILMASINA, para cezasının infazının İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine," 2-Alınması gerekli 732,00 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 116,60 TL eksik harcın davalı tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.22/01/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.