1. Hukuk Dairesi 2011/104 E. , 2011/3031 K. "" MAHKEMESİ : CEYHAN 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 20/07/2010 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, miras bırakan babası A.F. E.in 22 ve 23 parsel sayılı taşınmazlarını mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla, muvazaalı olarak satış suretiyle davalı kızına tapuda devrettiğini ileri sürerek, tapu iptal ve miras payı oranında tescil, taşınmaz devredilmiş ise tazminat mümkün olmaması halinde ise tenkis isteğinde bulunmuştur. Dava…
**1. Hukuk Dairesi 2011/104 E. , 2011/3031 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : CEYHAN 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 20/07/2010 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, miras bırakan babası A.F. E.in 22 ve 23 parsel sayılı taşınmazlarını mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla, muvazaalı olarak satış suretiyle davalı kızına tapuda devrettiğini ileri sürerek, tapu iptal ve miras payı oranında tescil, taşınmaz devredilmiş ise tazminat mümkün olmaması halinde ise tenkis isteğinde bulunmuştur. Davalı, miras bırakanın sağlığında bir kısım mirasçılara da temliklerde bulunduğunu, davacıya devredilen 531 parselin daha büyük ve kıymetli olduğunu, murisin terekesini paylaştırma amacı ile hareket ettiğini belirtip, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, miras bırakan tarafından yapılan çekişme konusu temliklerin malvarlığını paylaştırma iradesiyle yapıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından süresinde duruşma istemli olarak temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi .'ın raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Duruşma isteği dava değeri yönünden reddedildi. Gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı miras payı oranında tapu iptali ve tescil, taşınmaz eldeğiştirmiş ise, tazminat, mümkün olmadığı takdirde tenkis isteğine ilişkindir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacı, miras bırakan babası A.F. E.'in çekişme konusu 23 parselde kayıtlı taşınmazdaki payı ile 22 parselde kayıtlı taşınmazını 24.04.2000 tarihinde intifa haklarını üzerinde bırakarak, çıplak mülkiyetlerini mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak davalı kızına satış suretiyle temlik ettiğini, 22 parselin ifrazı sonucu oluşan 327, 328, 329 ve 330 parsellerin davalı adına kayıtlı olduğunu iddia ederek eldeki davayı açtığı, davalının, miras bırakanın ölmeden önce davacının da aralarında bulunduğu diğer mirasçılarına temliklerde bulunduğunu ileri sürerek davanın reddini savunduğu, yargılama sonunda mahkemece, muris tarafından gerçekleştirilen temliklerin mirasçılar arasında paylaştırma iradesi ile yapıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.