İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 14/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 14/11/2025 Mersin 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/... esas 2022/... karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkil, Osmaniye İli Barosu'na ... Baro Sicil Numarası ile kayıtlı olarak Avukatlık mesleğini icra ettiğini, müvekki…
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/2266 - 2025/2350 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/2266 KARAR NO : 2025/2350 KARAR TARİHİ : 14/11/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MERSİN 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22/06/2022 NUMARASI : 2020/... ESAS 2022/... KARAR DAVACI : ... - VEKİLİ : Av. DAVALI : ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : Tazminat İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 14/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 14/11/2025 Mersin 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/... esas 2022/... karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkil, Osmaniye İli Barosu'na ... Baro Sicil Numarası ile kayıtlı olarak Avukatlık mesleğini icra ettiğini, müvekkil tarafından vekilliğini üstlenmiş olduğu ... için Osmaniye İş Mahkemesi 2019/... E. Sayılı dava dosyası ile işe iade davası açıldığını, yargılama sonucunda ''davanın hak düşürücü süre yönünden açılmadığı belirtilerek'' davanın 17.09.2019 tarih ve 2019/... K. Sayısı ile reddine karar verildiğini, davalı tarafından 13.03.2020 tarihinde verilen (...) adresine mail yolu ile bildirilen cevabı yazısında; rizikonun Sigorta Sözleşmesinin kapsamında yani 22.05.2019 ile 22.05.2020 tarihleri arasında gerçekleşmediğinden bahisle yani sigortasız olunan dönemde gerçekleşmediğinden tarafına herhangi bir şekilde tazminat ödemesinde bulunulamayacağını, davalı tarafından yapılan bu bildirimler sonucunda müvekkilimin mağdur olduğunu, davalı yanca rizikonun sözleşme kapsamında gerçekleşmediği belirtilerek başvurumuz reddedilmiş olsa da, Rizikonun gerçekleştiği tarih olarak kesinleştiği tarihinde baz alınması gerektiğini belirterek, poliçe kapsamında müvekkile ödenmesi gereken fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 20.700,00.TL'nin davalıya başvuru tarihi olan 13.03.2020 tarihinden bu yana işletilecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davalı vekili, öncelikle müvekkilimiz Şirket’in işbu dava nezdinde herhangi bir sorumluluğu olmadığından davanın reddine karar verilmesini, teminat kapsamı değerlendirilmesi açısından sigorta hukuku uzmanı bilirkişisinden görüş alınmasına, kusur ve illiyet bağı durumlarına ilişkin olarak Uzman Bilirkişi Heyeti’nden görüş alınmasına, Türk Sigorta Birliği’ne müzekkere yazılması, zarar hesaplaması açısından Uzman Bilirkişi Heyeti’nden görüş alınmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : Yerel mahkemece verilen karar ile; " Davacı tarafından ... Sigorta A.Ş Genel Müdürlüğüne ....Mesleki sorumluluk sigortası kapsamında, müvekkili ...'a karşı sorumlu olduğu işe iade davasından dolayı lehine hükmedilebilecek olan “İş Kanunu madde 21: “boşta geçen süre için 4 aylık ücreti ve işe başlatmama tazminatı olarak 8 aylık ücreti kalemlerin sigorta poliçesi kapsamında karşılanması talebiyle 09/03/2020 tarihli dilekçe ile başvuru yapılmıştır. Başvurunun sigorta şirketi tarafından reddedildiği, davacı ile davalı arasında avukatlık mesleki sorumluluk sigortası sözleşmesi yapıldığı, bu hususta taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı ve zararın poliçe teminat kapsamı içerisinde kaldığı anlaşılmakla taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne" şeklinde karar verilmiştir. DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; davacı tarafın müvekkilimiz şirketten hiçbir şekilde tazminat talep etme hakkının bulunmadığını, poliçe vade aralığında sigortalıya ilk kez talepte bulunuluyor olması talebin aynı süre içerisinde sigortacıya ihbar edilmesi gerektiği yönündeki şartların gerçekleşmediğini, müvekkili şirkete ilk ihbar tarihinin 12.12.2019 tarihinde olduğundan davaya konu poliçe bakımından riziko teminat kapsamı dışında kaldığını, 6102 sayılı TTK hükümleri Mesleki Sorumluluk Genel Şartları ile poliçe özel şartları çerçevesinde teminat kapsamı değerlendirilmesi yapılması açısından sigorta hukuku bilirkişiden görüş alınması gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını beyan etmiştir. DELİLLER : Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri, bilirkişi raporu, ve tüm dosya kapsamı. GEREKÇE : Dava, Avukatlık Mesleki Sigorta Poliçesinden kaynaklanan tazminat talebine ilişkindir. Davacı tarafından, Osmaniye İli Barosu'na bağlı avukat olduğu, vekilliğini üstlendiği ... ile ilgili olarak Osmaniye İş Mahkemesi'ne ait 2019/... E. sayılı dosyası ile işe iade davası açtığı, mahkemece, hak düşürücü süre yönünden davanın reddine karar verildiği, kararın istinaf edilmesi sonucu Adana BAM 8. Hukuk Dairesi'nin 21/11/2019 tarihli, 2019/... K. Sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun kesin olarak reddedildiği, bu karar nedeniyle, müvekkilinin boşta kalan süre için 4 aylık ücreti ile işe başlatmama tazminatı olarak 8 aylık ücret kalemlerinin poliçe kapsamında ödenmesi gerektiği, 13.03.2020 tarihinde davalıya yapılan başvuru yapıldığı, ancak, tazminat talebinin reddedildiği, müvekkiline ödeme yaptığı iddia edilmiş, davalı ise, davanın zaman aşımına uğradığını, rizikonun, davacıya ait 1. poliçenin geçerli olduğu tarihte gerçekleşmediğini, rizikonun, İş Mahkemesi'ndeki davada sunulan cevap dilekçesi ile öğrenildiğini, 2. Poliçe yönünden ise, poliçe tarihinden önce rizikonun biliniyor olması nedeniyle yine rizikonun teminat dışı olduğunu, davanın bu nedenlerle reddi gerektiğini savunmuş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır Sigorta sözleşmesi 6102 sayılı TTK'nun 1401. maddesinde, sigortacının bir prim karşılığında, kişinin para ile ölçülebilir bir menfaatini zarara uğratan tehlikenin, rizikonun meydana gelmesi halinde bunu tazmin etmeyi ya da bir veya birkaç kişinin hayat süreleri sebebiyle ya da hayatlarında gerçekleşen bazı olaylar dolayısıyla bir para ödemeyi veya diğer edimlerde bulunmayı yükümlendiği sözleşme olarak tanımlanmıştır. Tüm sigorta sözleşmelerinin gerçekleştirilmesinin ana amacı, kişinin can veya mal varlığına gelebilecek tehlikelere yani rizikolara karşı güvence sağlayabilmektir. Mesleki Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın "A.1. Sigortanın Konusu" başlıklı maddesinde; "Bu sigorta sözleşmesi ile sigortalının poliçede belirtilen ve ilgili taraflarca konusu tarif edilerek sınırları çizilen mesleki faaliyeti ifa ederken;a) Sözleşme süresi içinde meydana gelen olay sonucu doğan ve sorumluluk hükümleri uyarınca tazmini sözleşme süresi içinde ya da sonrasında talep edilen zararlara karşı veya,b) Sözleşme yapılmadan önce veya sözleşme yürürlükteyken meydana gelen olay nedeniyle, sadece sözleşme süresi içinde sigortalıya karşı ileri sürülebilecek taleplere karşı, sözleşmede belirtilen miktara kadar isteme ilişkin makul giderleri de içerecek şekilde teminat verilir. Taraflar, (a) ve (b) bentlerinden birini içerecek şekilde sözleşme yapabilecekleri gibi, her ikisini içerecek şekilde desözleşme yapabilir." hükmü bulunduğu, yine Genel Şartların "B.1. Rizikonun Gerçekleşmesi" başlıklı maddesinde; "Sözleşmenin;- A.1.'in (a) bendinde belirtilen şekilde yapılması halinde, sigortalının, sözleşme süresi içinde yürüttüğü mesleki faaliyeti dolayısıyla, gerek sözleşme dönemi gerekse sözleşmenin bitiminden itibaren iki yıl içinde başkalarının zarara uğraması sonucunda,- A.1.'in (b) bendinde belirtilen şekilde yapılması halinde bir yıldan az olmamak kaydıyla sözleşme yapılmasından önce veya sözleşme yürürlükteyken meydana gelen olaya bağlı olarak;a) Sigortacının bilgisi ve yazılı muvafakati dahilinde olmak koşuluyla sigortalı tarafından ödeme yapılması veya,b) Sigortacının, sigortalıya ayrıca hukuki yardımda bulunmayı da üstlendiği mesleki sorumluluk sigortalarında, tebligat ile davanın veya hukuki takibin öğrenilmesiyle,c) Zararın gerçekleştiğinin ve bu zararın sigortalının sorumluluğundan kaynaklandığının mahkeme tarafından karar altına alınması hallerinde riziko gerçekleşmiş olur." hükmü yer almaktadır. Somut olayda, davacı avukat ile davalı sigorta şirketi arasında 22/03/2018-22/03/2019 ile 22/05/2019-22/05/2020 tarihlerini kapsayacak şekilde iki Avukat Mesleki Sorumluluk Sigorta Poliçesi düzenlendiği, bu poliçeler ile avukatlık mesleğinin faaliyeti sırasında hata/kusur/ihmal sebebiyle üçüncü sahıslara verilecek zararların teminat altına alındığı, poliçelerde, sigortalıya yapılan tazminat taleplerinin poliçe dönemi içinde gerçekleşmesi ve sigortacıya yazılı olarak ihbar edilmesi poliçe tahtındaki herhangi bir yükümlülük için ön koşul olarak öngörüldüğü, davacının, vekilliğini üstlendiği dava dışı ... için Osmaniye İş Mahkemesi'ne ait 2019/... E. sayılı dosyası ile işe iade davası açtığı, mahkemece, hak düşürücü süre yönünden davanın reddine karar verildiği, kararın istinaf edilmesi sonucu Adana BAM 8. Hukuk Dairesi'nin 21/11/2019 tarihli, 2019/... K. Sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun kesin olarak reddedildiği, kararın kesinleşmesi ile rizikonun gerçekleştiği, rizikonun, davalı sigorta şirketine 12/12/2019 tarihinde ihbar edildiği, davacının, poliçe uyarınca tazminat talebinin, davalı tarafından, hasarın teminat kapsamında olmadığından bahisle 13/03/2020 reddedildiği, davacının, davanın kazanılması halinde elde edilebilecek işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süreye ilişkin olarak müvekkiline 20.700,00.TL ödeme yapmak zorunda kaldığı, İş bu davanın 10/04/2020 tarihinde, 2 yıllık zaman aşımı süresi içerisinde açıldığı, zararın 22/05/2019-22/05/2020 tarihli poliçe kapsamında bulunduğu, rizikonun 21/11/2019 tarihli kesin karar ile öğrenilmesi nedeniyle, davalının, rizikonun poliçe tarihinden önce bilindiği yönündeki savunmasının yerinde olmadığı, ilk derece mahkemesince, gerçek zararın belirlendiği ve zararın poliçe teminat kapsamı içerisinde kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş, buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 1.414,02.TL nispi istinaf karar harcından peşin alınan 353,50.TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.060,52.TL nispi istinaf karar harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA, 4-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 6-6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE, Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle; 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince dava değeri göz önüne alınarak kesin olmak üzere karar verildi. 14/11/2025 Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır