10. Hukuk Dairesi 2023/1030 E. , 2023/1575 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2021/348 E., 2022/468 K. vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 26.06.2013 KARAR : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen rücuan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.…
**10. Hukuk Dairesi 2023/1030 E. , 2023/1575 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2021/348 E., 2022/468 K. vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 26.06.2013 KARAR : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen rücuan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı şirkete ait işyeri çalışanı ... 'un 09.10.2010 tarihinde işyerinde geçirdiği iş kazası sonucu malul kaldığını, sigortalının iş kazası sonucu maluliyeti nedeniyle kendisine 14.410,47 TL peşin sermaye değerli gelir bağlandığını, 8.612,59 TL tedavi masrafı ödendiğini belirterek, 11.511,53 TL (7.205,24 TL'sinin ilk peşin sermaye değerli gelir, 4.306,29 TL'nin tedavi giderleri olmak üzere) kurum alacağının sarf, onay ve ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesinini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; iş kazasının meydana gelmesinde kusurlu olanın kazalı işçi olduğunu, sigorta teftiş kurulu raporu ile müvekkiline isnad olunan kusuru kabul etmediklerini, kazalı işçinin yetkisi olmadığı ve işverenin talimatı bulunmadığı halde istif makinasını kullandığını, açılır merdiven bulunduğu halde kullanmadığını, davacıya her türlü koruyucu malzeme verildiğini ve kullanması yönünde devamlı uyarıldığını, denetlendiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 28.12.2015 tarihli ve 2013/180 E. 2015/525 K. sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1.Mahkeme kararına karşı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairemizin 02.10.2018 tarihli ve 2016/3908 E. 2018/7384 K.sayılı ilamında, dava konusu iş kazası ile ilgili ceza dosyası da araştırılmak ve ceza davasındaki kesinleşmiş maddi olguların hukuk mahkemesini bağlayacağı da gözetilerek kusur durumunu irdeleyecek şekilde bilirkişi heyetinden kusur oran ve aidiyetlerinin belirleneceği şekilde rapor alınması ile gerçek zarar hesabının yapılacağı bir hesap raporunun alınarak ve ilk peşin sermaye değerli gelirle karşılaştırması yapılıp, düşük (az) olan tercih edilmek suretiyle varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekeceği, gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. İkinci Bozma Kararı 1.Bozmaya uyan Mahkemece verilen 23.09.2019 tarihli ve 2019/6481 E. 2021/11591 K. sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiş; karara karşı davacı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. 2.Dairemizin 05.10.2021 tarihli 2019/6481E. 2021/11591 K. sayılı ilamında; yöntemince gerçek zarar hesabı yapılarak peşin sermaye değerli gelir ile kıyaslanarak düşük olan tutarın kusur karşılığına karar verilmesi gerektiği, gerekçesiyle karar bozulmuştur. C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "... mahkemece alınan bilirkişi raporu ve ek raporda gerçek zarar tavan hesabının bozma ilamında belirtilen ilkelere uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan 24.06.2022 tarihli bilirkişi raporu 1. seçenek doğrultusunda davacı işçinin gerçek zararı ve dolayısıyla rücu genel tavanının 104.382,80 TL olarak belirlendiği,yukarıda belirtilen rücu edilebilecek miktarlar ile gerçek zarar karşılaştırmasında daha az olan PSD geliri 10.808,13 TL, tedavi gideri olan 6.459,44 TL lik miktara hükmedilmesi gerekeceği, davacının talep ettiği miktarınsa, belirlenen ve esas alınması gereken PSD değerinden daha az olduğu gözetildiğinde, taleple bağlılık kuralı gereği..." gerekçesiyle, davanın kabulü ile net 7.205,24 TL peşin sermaye değeri için onay tarihi olan 21.12.2011 tarihinden itibaren, net 4.306.29 TL tedavi masrafı için sarf tarihlerinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacı tarafa verilmesine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı SGK vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı Kurum vekili, meydana gelen iş kazasında sigortalının kusurlu olmadığını,sigortalıya izafe edilen %25 kusurun fahiş olduğunu,tüm kusurun davalı işverene ait olduğunu belirterek Mahkemece verilen kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri 2. 5510 sayılı Kanun'un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 13 üncü maddesi, 21 inci maddesinin 1 inci fıkrası, 76 ıncı maddesinin 4 üncü fıkrası hükümleridir. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 22.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...