10. Hukuk Dairesi 2024/16096 E. , 2025/6390 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/111 E., 2024/485 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı Milli Eğitim Bakanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşü…
**10. Hukuk Dairesi 2024/16096 E. , 2025/6390 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/111 E., 2024/485 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı Milli Eğitim Bakanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin davalı kuruma bağlı olan Emlak Kredi İlköğretim Okulunda 15.09.2000 ile 15.06.2010 tarihleri arasında 10 yıla yakın bir süre çalıştığını, bu sürenin 8 yıl 6 ayını sigortasız olarak, geri kalan 1 yıl 6 ayını ise sigortalı olarak çalıştığını, davacının davalı Kurum nezdinde 15.09.2000 ile 15.06.2010 tarihleri arasında sigortasız ve kısmen sigortalı olarak çalışmış olduğu hizmetinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Milli Eğitim Bakanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süreden sonra açıldığını, çalışmanın süreklilik arz etmediğini, bildirimlerin SGK'ya zamanında verildiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; çalışma olgusunun sırf tanık anlatımlarıyla değil yazılı belge ile de ispatlanması gerektiğini, dinlenecek kamu tanıklarının ise davacı ile aynı işyerinde çalışmış ve bordrolarda ismi kayıtlı kişilerden olması gerektiğini, davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 03.07.2015 tarihli kararı ile davanın reddine dair karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesi kararının davacının temyiz edilmesi üzerine Dairece, "... Dava konusu somut olayda; davacının 03.12.2007'den 09.02.2010 tarihine dek 578 gün süreyle Emlak Kredi İ.Ö.O Okul Aile Birliği Başkanlığından hizmet bildirimlerinin bulunduğu, davacı ve bordrolu tanık beyanlarıyla da desteklenen 2000-2010 yılları arasındaki blok çalışma iddiasının varlığı karşısında davaya konu dönemde gerçekleştiği iddia edilen çalışmanın hak düşürücü süreye uğramadığı tartışmasız olduğundan, işin esasına girilerek, deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuca göre karar vermesi gerektiği açıktır. Ayrıca talebe konu dönemle ilgili davacının çalışmasının gerçekliği, işin ve işyerinin kapsam ve niteliğiyle süresinin belirlenebilmesi amacıyla, dava konusu dönemde davacı ile birlikte çalışan ve işverenin bordrolarında kayıtlı kişiler, aynı yörede komşu veya benzeri işleri yapan başka işverenler ve bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş kişiler ile davacının çalışmasının geçtiği okuldaki yönetici ve öğretmenler re'sen saptanarak, çalışmaların varlığı ve süresi yönünden bilgi ve görgülerine başvurulmalı, bunun dışında sigortalının kayıtlarda gözükmeyen çalışmalarının hangi nedenlerle kayıtlara geçmediği ya da bildirim dışı kaldığı hususu gereğince tespit edilerek, davalı işyerinde tespiti istenen dönemde Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa, belgeler getirtilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarındaki çelişkiler giderilerek, ifadelerin değerlendirilmesinde; iş yerlerinin kapsamı, kapasitesi ile işin ve işyerinin niteliği nazara alınmalı, böylece bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip, deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, davacının çalıştığı iddia edilen süreler tereddütsüz belirlenerek, varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Tüm bunların yanında 11.09.2014 tarihinden önce açılan dava yönünden davalı kurumun taraf sıfatının da fer'i müdahil olarak gösterilmesi isabetsizdir. Açıklanan nedenlerle eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE, 1-) Davacının davalı Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Emlak Kredi İlköğretim Okulunda 2003 yılı Eylül ayından 7 gün prim ödeme gün sayısının kısmi süreli olarak hizmet akdine tabi aylık prime esas kazanç alt sınırı üzerinden, 2003 yılı Ekim, Kasım, Aralık aylarından (her bir aydan 13 gün olmak üzere) toplam 39 gün prim ödeme gün sayısının kısmi süreli olarak hizmet akdine tabi aylık prime esas kazanç alt sınırı üzerinden, 2004 yılı Ocak, Şubat aylarından (her bir aydan 10 gün olmak üzere) toplam 20 gün prim ödeme gün sayısının kısmi süreli olarak hizmet akdine tabi aylık prime esas kazanç alt sınırı üzerinden, 2004 yılı Mart, Nisan, Mayıs aylarından (her bir aydan 13 gün olmak üzere) toplam 39 gün prim ödeme gün sayısının kısmi süreli olarak hizmet akdine tabi aylık prime esas kazanç alt sınırı üzerinden, 2004 yılı Haziran ayından 7 gün prim ödeme gün sayısının kısmi süreli olarak hizmet akdine tabi aylık prime esas kazanç alt sınırı üzerinden, 2004 yılı Eylül ayından 9 gün prim ödeme gün sayısının kısmi süreli olarak hizmet akdine tabi aylık prime esas kazanç alt sınırı üzerinden, 2004 yılı Ekim, Kasım, Aralık aylarından (her bir aydan 13 gün olmak üzere) toplam 39 gün prim ödeme gün sayısının kısmi süreli olarak hizmet akdine tabi aylık prime esas kazanç alt sınırı üzerinden, 2005 yılı Ocak ayından 9 gün prim ödeme gün sayısının kısmi süreli olarak hizmet akdine tabi aylık prime esas kazanç alt sınırı üzerinden, 2005 yılı Şubat ayından 10 gün prim ödeme gün sayısının kısmi süreli olarak hizmet akdine tabi aylık prime esas kazanç alt sınırı üzerinden, 2005 yılı Mart, Nisan, Mayıs aylarından (her bir aydan 13 gün olmak üzere) toplam 39 gün prim ödeme gün sayısının kısmi süreli olarak hizmet akdine tabi aylık prime esas kazanç alt sınırı üzerinden, 2005 yılı Haziran ayından 5 gün prim ödeme gün sayısının kısmi süreli olarak hizmet akdine tabi aylık prime esas kazanç alt sınırı üzerinden, 2005 yılı Eylül ayından 9 gün prim ödeme gün sayısının kısmi süreli olarak hizmet akdine tabi aylık prime esas kazanç alt sınırı üzerinden, 2005 yılı Ekim, Kasım, Aralık aylarından (her bir aydan 13 gün olmak üzere) toplam 39 gün prim ödeme gün sayısının kısmi süreli olarak hizmet akdine tabi aylık prime esas kazanç alt sınırı üzerinden, 2006 yılı Ocak ayından 4 gün prim ödeme gün sayısının kısmi süreli olarak hizmet akdine tabi aylık prime esas kazanç alt sınırı üzerinden, 2006 yılı Şubat, Mart, Nisan, Mayıs aylarından (her bir aydan 13 gün olmak üzere) toplam 52 gün prim ödeme gün sayısının kısmi süreli olarak hizmet akdine tabi aylık prime esas kazanç alt sınırı üzerinden, 2006 yılı Haziran ayından 6 gün prim ödeme gün sayısının kısmi süreli olarak hizmet akdine tabi aylık prime esas kazanç alt sınırı üzerinden, 2006 yılı Eylül ayından 7 gün prim ödeme gün sayısının kısmi süreli olarak hizmet akdine tabi aylık prime esas kazanç alt sınırı üzerinden, 2006 yılı Ekim, Kasım, Aralık aylarından (her bir aydan 13 gün olmak üzere) toplam 39 gün prim ödeme gün sayısının kısmi süreli olarak hizmet akdine tabi aylık prime esas kazanç alt sınırı üzerinden, 2007 yılı Ocak ayından 10 gün prim ödeme gün sayısının kısmi süreli olarak hizmet akdine tabi aylık prime esas kazanç alt sınırı üzerinden, 2007 yılı Şubat ayından 9 gün prim ödeme gün sayısının kısmi süreli olarak hizmet akdine tabi aylık prime esas kazanç alt sınırı üzerinden, 2007 yılı Mart, Nisan, Mayıs aylarından (her bir aydan 13 gün olmak üzere) toplam 39 gün prim ödeme gün sayısının kısmi süreli olarak hizmet akdine tabi aylık prime esas kazanç alt sınırı üzerinden, 2007 yılı Haziran ayından 9 gün prim ödeme gün sayısının kısmi süreli olarak hizmet akdine tabi aylık prime esas kazanç alt sınırı üzerinden, 2007 yılı Eylül ayından 7 gün prim ödeme gün sayısının kısmi süreli olarak hizmet akdine tabi aylık prime esas kazanç alt sınırı üzerinden, 2007 yılı Ekim, Kasım, aylarından (her bir aydan 13 gün olmak üzere) toplam 26 gün prim ödeme gün sayısının kısmi süreli olarak hizmet akdine tabi aylık prime esas kazanç alt sınırı üzerinden, 2008 yılı Eylül ayından 22 gün prim ödeme gün sayısının prime esas kazanç alt sınırı üzerinden, 2008 yılı Ekim ayından 30 gün prim ödeme gün sayısının prime esas kazanç alt sınırı üzerinden, 2008 yılı Kasım ayından 17 gün prim ödeme gün sayısının prime esas kazanç alt sınırı üzerinden, 2009 yılı Eylül ayından 7 gün prim ödeme gün sayısının prime esas kazanç alt sınırı üzerinden, 2009 yılı Ekim ayından 30 gün prim ödeme gün sayısının prime esas kazanç alt sınırı üzerinden, 2009 yılı Kasım ayından 2 gün prim ödeme gün sayısının prime esas kazanç alt sınırı üzerinden, 2010 yılı Mart ayından 30 gün prim ödeme gün sayısının prime esas kazanç alt sınırı üzerinden, 2010 yılı Nisan ayından 7 gün prim ödeme gün sayısının prime esas kazanç alt sınırı üzerinden, olmak üzere toplam 624 gün hizmetin tespitine, 2-) Davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine," karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1- Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini beyanla karara karşı temyiz talebinde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 22.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.