10. Hukuk Dairesi 2023/5752 E. , 2024/8341 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/190 E., 2022/505 K. KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında iş kazasından tazminat istemi davasında mahkemece Dairemizce verilen bozma kararına uyularak yapılan inceleme neticesinde davanın kısmen kabul ve kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiş, davacı vekili temyize cevap süresi içerisinde katılma yoluyla temyiz başvurusunda …
**10. Hukuk Dairesi 2023/5752 E. , 2024/8341 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/190 E., 2022/505 K. KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında iş kazasından tazminat istemi davasında mahkemece Dairemizce verilen bozma kararına uyularak yapılan inceleme neticesinde davanın kısmen kabul ve kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiş, davacı vekili temyize cevap süresi içerisinde katılma yoluyla temyiz başvurusunda bulunmuş olmakla; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin desteği sigortalı ...'in davalı işverenliğin işçisi olarak çalıştığını, davalı şirketin gerekli tedbirleri almayarak kazaya sebebiyet verdiğini, davalı işverenliğin aracın periyodik bakımlarının yapıldığına ve iş güvenliği eğitimlerinin verildiğine dair delil sunmadığını, işverenliğin çalışanlarda iş sağlığı ve güvenliği bilinci oluşturacak uygun davranış kazanımını sağlamadığını, işverenliğin çalışma sürelerini ihlal ettiğini ve bu durumun yorgunluğa sebebiyet verilebileceğini ileri sürerek sigortalının eşi lehine 100 TL maddi ve 149.900 TL manevi, çocuklarının her biri lehine 50.000 TL'şer manevi tazminatın kaza tarihinden faiziyle davalıdan tahsili ile davacıya verilmesini talep etmiş, yargılamanın devamında maddi tazminat istemini eş yönünden 9.091,30 TL'ye artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sigortalının dava konusu iş kazasında tam kusurlu olduğunu, karayolunda şerit izleme kurallarına uymaması nedeniyle davaya konu iş kazasının meydana geldiğini, müvekkili şirketin iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi aldığını, davacıların davasının reddine karar verilmesini talep ve müdafaa etmiştir. III. BOZMA ÖNCESİ VE BOZMA KARARI A) İlk Mahkeme Kararı Mahkemenin 22.06.2016 tarih ve 2015/534 E.-2016/293 K. sayılı ilamında özetle; davalı işyerinde şöför olarak çalışan davacıların miras bırakanı ... ... 'nun davalı işverene ait 34 UJ 4294 plakalı kamyon ile Çorlu'da bulunan fabrika bölgesine giderken otobanda tek başına trafik kazası geçirdiği, dava konusu olaydan sonra SGK tarafından yapılan tahkikat raporunun neticesinde kazanın meydana gelmesinde kazalı ... 'nun %100 oranında kusurlu olduğu, kazanın meydana gelmesinde işverenin ve 3. kişilerin kusurunun bulunmadığı tespit edilmiş olup mahkememizce yapılan kusur bilirkişisi incelemesi neticesinde de bu oranları teyit eder şekilde kazalı işçi ... 'nun dava konusu olayda %100 oranında kusurlu olduğu, davalı işverenin kusurunun bulunmadığına dair sunulan rapor göz önünde bulundurulduğunda İş Kanunu'nun 77 nci maddesinde işverenin yükümlülüklerinden söz edilmekle birlikte sigortalının da iş güvenliği ile ilgili önlemlere uyması ve işin yapıldığı sırada kendi bilgi ve tecrübesine göre gerekli özeni göstermesi gerektiği belirtilmiş olup işçinin doğrudan kendi kusuru ile iş kazasının meydana gelmesinde etkili olması durumunda işverenin tehlike sorumluluğunun illiyet bağının kesilmesi nedeniyle ortadan kalktığı kabul edilmekte olup dava konusu olayda 4857 sayılı Kanun'un 77 nci maddesi gereğince kusurunun bulunmadığı anlaşılan davalı işveren aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat davasının reddine dair karar verilmiştir. B) İlk Bozma Kararı Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 13.03.2018 tarih ve 2016/18255 E- 2018/2423 K sayılı ilamıyla; "Somut olayda, davacı vekilinin itirazları da dikkate alınarak kazalının kullandığı aracın kaza öncesi yol ve kullanım sürelerine ve güzergahlarına ilişkin tüm hususlarla, günlük çalışma sürelerinin üzerinde ve dikkat bozukluğu doğuracak düzeyde aşırı çalıştırmanın söz konusu olup olmadığı konusunda değerlendirme içermeyen ve 6331 sayılı Kanun hükümlerini dikkate almayan bilirkişi kusur raporunun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, yapılacak işin, trafik iş güvenliği konusunda uzmanlardan oluşan bilirkişi heyetine konuyu tüm yönleri ile incelettirip yukarıda bahsedilen esasları kapsayan bilirkişi kusur raporu alınmasından sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesinden ibaret olduğu" belirtilerek karar bozulmuştur. C) İkinci Mahkeme Kararı Mahkemenin 05.03.2020 tarih ve 2018/162 E.-2020/89 K. sayılı ilamında özetle; "davalı işyerinde çalışan müteveffanın davalı işverene ait işyerinde çalışırken 14.08.2013 tarihinde davalı işveren tarafından verilen bir işin yürütümü sırasında iş kazası geçirdiği, meydana gelen kaza neticesinde vefat ettiği, dava konusu olay nedeniyle yapılan kusur bilirkişi incelemesine göre davalı işveren ... Yıkama Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin %60 (Yüzde Altmış) oranında kusurlu bulunduğu, kazalı ... işçi ... ’nun %40 (Yüzde Kırk) oranında kusurlu bulunduğu, dosya kapsamına uygun kusur bilirkişi raporuna itibar edilerek yapılan hesaplama ve davacının ıslah dilekçesi de göz önünde bulundurularak davalılardan tahsiline, davacıların duyduğu üzüntü, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, müteveffanın yaşı, olay tarihi, dava tarihi göz önünde bulundurularak davacıların maddi ve manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar verildiği" gerekçeleriyle "Davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile davacı ... açısından 9.091.30.TL net maddi tazminat ile toplam 239.000,00 TL manevi tazminatın (davacı ..., ..., ..., ..., ..., ... ayrı ayrı 39.900 TL'şer olmak üzere) iş kazasının meydana geldiği tarih olan 14.08.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. B) İkinci Bozma Kararı Kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 15.03.2022 tarih ve 2021/11150 E-2022/3583 K sayılı ilamıyla; " Bozmadan sonra ıslah yasağı ile ilgili yasal düzenlemelerin dikkate alınması, her bir davacının ayrı ayrı manevi tazminat talebinde bulunduğu gözetilerek toplam bir miktar belirtilmeden, her bir davacının hak kazandığı manevi tazminatın ayrı ayrı belirtilmesi, kusur yönünde ise somut olayda, davacı vekilinin itirazları da dikkate alınarak kazalının kullandığı aracın kaza öncesi yol ve kullanım sürelerine ve güzergahlarına ilişkin tüm hususlarla, günlük çalışma sürelerinin üzerinde ve dikkat bozukluğu doğuracak düzeyde aşırı çalıştırmanın söz konusu olup olmadığı konusunda değerlendirme içermeyen ve 6331 sayılı Kanun hükümlerini dikkate almayan bilirkişi kusur raporunun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, yapılacak işin, trafik iş güvenliği konusunda uzmanlardan oluşan bilirkişi heyetine konuyu tüm yönleri ile incelettirip yukarıda bahsedilen esasları kapsayan bilirkişi kusur raporu alınmasından sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi yönlerinden karar bozulmuştur. IV. BOZMA KARARI SONRASI YARGILAMA SÜRECİ VE KARAR Bozma kararına uyan Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen son kararda özetle; Dairemizce verilen bozma ilamına uyularak; davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile davacı ... açısından 9.091.30 TL net maddi tazminatın iş kazasının meydana geldiği tarih olan 14.08.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...'ya ödenmesine, Dava konusu olayın meydana geldiği tarih, davanın açılış tarihi, tarafların kusur oranı, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile davacı ... açısından 39.900 TL, davacı ... açısından 39.900 TL, davacı ... açısından 39.900 TL, davacı ... açısından 39.900 TL, davacı ... açısından 39.900 TL, davacı ... açısından 39.900 TL, manevi tazminatın iş kazasının meydana geldiği tarih olan 14.08.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle;Sigortalının 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 56/1a maddesini ihlal ederek, şerit izleme kurallarına uymadığı için kazanın meydana geldiğini, müvekkili şirketin, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi gereğince üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirmiş, iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi aldığını ve dava konusu kazada hiçbir kusuru bulunmadığını, müvekkili şirkete ait ve olay anında kazalı tarafından kullanılan 34 UJ 4294 plakalı aracın periyodik olarak tüm bakımlarının müvekkili tarafından yapılmış olduğunu, her ne kadar davacı tarafın, dava dilekçesinde kusurun yoğun çalışma süreleri ve uzun yolculuğun vermiş olduğu yorgunlukla kazanın meydana gelişini müvekkil şirketi sorumlu tutmuş olsa dahi, kazanın meydana geldiği yer ve saat incelendiğinde mesai saatleri arasında olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davacılar vekili katılma yoluyla sunduğu temyiz dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin murisinin iş kazasının gerçekleşmesinde herhangi bir kusur olmadığını, aracın periyodik bakımlarının düzenli olarak yapılmadığını maddi ve manevi tazminat isteminin kısmen kabulünün hatalı olduğunu bu sebeplerle kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk "Temyiz incelemesi" açısından 6100 sayılı HMK Geçici 3/2 maddesi delaletiyle uygulama imkanı bulan 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 1086 sayılı HUMK’nın 427 ilâ 444 üncü maddeleridir."Tazminat alacaklarının belirlenmesi ve sorumluluk" açısından kaza tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 ve 114 maddeleri delaletiyle 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55 ve 56 ncı maddeleri, "Olayın iş kazası olarak tespiti ile SGK yönünden sonuçları" için 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 19, 20 ve 21 inci maddeleri, İş Sağlığı ve Güvenliğine ilişkin alınacak tedbirler bakımından işyerinin nitelik ve kapsamına göre 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu maddeleridir. Davanın belirsiz alacak davası olarak nitelenmesi gerekliliği yönünden ise emsal içtihat Dairemizin 19.04.2022 tarih ve 2021/3834 E-2022/5880 K sayılı ilamıdır. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla taraflar yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, kusur oran ve aidiyetleri ile maddi tazminatın hesabının dosya içeriği ile dairemizce belirlenen ilkelere uygun olması gözetilerek, temyiz kapsam ve nedenlerine göre, davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanmasına karar verilmiştir VI. KARAR Açıklanan sebeplerle Davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle mahkeme kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgililerden ayrı ayrı alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 10.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.