11. Ceza Dairesi 2016/7198 E. , 2016/8057 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi usul kanununa muhalefet HÜKÜM : Asıl karar: Mahkumiyet Sanığın adres araştırması sonucu belirlenen adresine 7201 sayılı Kanunun 21/1. maddesi uyarınca yapılan gerekçeli karar tebligatında, " muhatabın komşusunun dışarıya gittiğini beyan eden ve evrakı almaktan imtina ettiğinden TK'nın 21. maddesi gereğince bağlı bulunduğu muhtar imzasına tebliğ edilerek 2 nolu ihbar kağıdı kapısına ya…
**11. Ceza Dairesi 2016/7198 E. , 2016/8057 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi usul kanununa muhalefet HÜKÜM : Asıl karar: Mahkumiyet Sanığın adres araştırması sonucu belirlenen adresine 7201 sayılı Kanunun 21/1. maddesi uyarınca yapılan gerekçeli karar tebligatında, " muhatabın komşusunun dışarıya gittiğini beyan eden ve evrakı almaktan imtina ettiğinden TK'nın 21. maddesi gereğince bağlı bulunduğu muhtar imzasına tebliğ edilerek 2 nolu ihbar kağıdı kapısına yapıştırıldı. Durumdan komşusu haberdar edildi" şerhi mevcut olup, Tebligat Kanunu 21/1. ve Tebligat Tüzüğünün 28. maddeleri gereğince haber verilen komşunun isim ve imzasının alınmaması veya isim ve imzadan çekinmesi halinde bu durumun belirtilmemesi sebebiyle 17/03/2011 tarihinde yapılan tebliğ işlemi usulsuz olduğundan 10/04/2015 tarihli ek kararın kaldırılması talebiyle sanığın öğrenme üzerine 08/04/2015 tarihli temyiz başvurusunun süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; I- Anayasanın 2. maddesine göre, Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. "Hukuk Devleti", her eylem ve işlemi hukuka uygun, insan haklarına saygı gösteren, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayıp yargı denetimine açık olan, kanunların üstünde kanun koyucunun da bozamayacağı temel hukuk ilkeleri bulunduğunun bilincinde olan devlettir. Anayasa'nın 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre de "...usulüne göre verilmiş hakim kararı olmadıkça, yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça; kimsenin üstü, özel kağıtları ve eşyası aranamaz ve bunlara el konulamaz." 5271 sayılı CMK’nın Birinci Kitap Dördüncü Kısmında, altı bölüm halinde koruma tedbirleri, bu kapsamda “arama ve elkoyma” işlemine dair usul ve esaslar (m. 116-134) düzenlenmiştir. Ancak ceza yargılamasına dair çeşitli usul hükümleri ile “arama ve elkoyma” gibi koruma tedbirlerine ilişkin hükümlere bir çok özel kanunda da yer verilmiştir. Bunlardan biri de 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'dur. 213 sayılı Kanun'un 359. maddesindeki suçlara ilişkin olarak Cumhuriyet savcısının dava açması, Kanun gerekçesindeki ifadeyle “vatandaşın mali emniyeti mülahazası ile” vergi idaresinin vereceği mütalaaya bağlandığı gibi anılan Kanun'un 142-147. maddeleri arasında “arama” ve “aramalı inceleme”nin usul ve şartları ayrıntılı bir şekilde hükme bağlanmıştır. 213 sayılı Kanun'un 142. maddesi uyarınca "İhbar veya yapılan incelemeler dolayısıyla, bir mükellefin vergi kaçırdığına delalet eden emareler bulunursa, bu mükellef veya kaçakçılıkla ilgisi görülen diğer şahıslar nezdinde ve bunların üzerinde arama yapılabilir. Aramanın yapılabilmesi için: