1. Hukuk Dairesi 2009/2579 E. , 2009/4070 K. "" MAHKEMESİ : ADANA(KAPATILAN) 6. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 17/07/2007 Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, miras bırakanı A.'in mal kaçırmak amacıyla 29 parsel sayılı taşınmazdaki 47/55 payını satış yoluyla davalya temlik ettiğini, işlemin gerçek satış olmadığını ileri sürüp, muvazaa nedeniyle tapu kaydının iptali ile adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir. Davalı,dava konusu payı bedelini ödeyerek satın…
**1. Hukuk Dairesi 2009/2579 E. , 2009/4070 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ADANA(KAPATILAN) 6. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 17/07/2007 Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, miras bırakanı A.'in mal kaçırmak amacıyla 29 parsel sayılı taşınmazdaki 47/55 payını satış yoluyla davalya temlik ettiğini, işlemin gerçek satış olmadığını ileri sürüp, muvazaa nedeniyle tapu kaydının iptali ile adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir. Davalı,dava konusu payı bedelini ödeyerek satın aldığını,iddiaların doğru olmadığını belirti, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece,çekişme konusu payın davalıya temlikinin muvazaalı olduğu iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Karar,davacılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava,muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece,davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriğinden,toplanan delillerden;miras bırakanın 12.01.2004 tarihinde öldüğü, mirasçı olarak davacıların kaldığı,murisin 08.08.2003 tarihinde eşi davacı F.’ya karşı Adana 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/851 esasında kayıtlı boşanma davası açtığı,anılan mahkemece ilk duruşma günü olarak verilen 30.10.2003 tarihinde çekişme konusu 29 parsel sayılı taşınmazın 47/55 payını davalıya satış yoluyla temlik ettiği, boşanma davasının murisin ölümü üzerine takip edilmediğinden 01.07.2004 tarihinde açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Davacılar, anılan temlikin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmışlardır. Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa,niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda; yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l-4-1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere, görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak, resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tesbitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.