Başvuru, bağımsız ve tarafsız mahkemede yargılama yapılmaması, tanık dinletme talebinin reddedilmesi ve yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmaması nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru; bağımsız ve tarafsız mahkemede yargılama yapılmaması, tanık dinletme talebinin reddedilmesi ve yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmaması nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 23/1/2015 tarihinde yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden ulaşılan bilgi ve belgelere göre ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu hakkında bankaca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak amacıyla nitelikli dolandırıcılık ve zimmet suçlarından kamu davası açılmış olup İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin 28/6/2013 tarihli kararıyla başvurucunun zimmet suçundan neticeten 5 yıl 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir. Yargıtay Ceza Dairesinin 20/11/2014 tarihli kararıyla hüküm başvurucu yönünden onanmıştır. Başvurucu, kararı 24/12/2014 tarihinde öğrendiğini beyan etmiştir. Bireysel başvuru 23/1/2015 tarihinde yapılmıştır. Başvurucu 11/1/2017 tarihli dilekçeyle dosyanın diğer sanıklar yönünden incelenmek üzere Yargıtay Ceza Genel Kurulunun (Kurul) 2016/1831 sayılı esasında derdest olduğunu belirterek 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun maddesi uyarınca kararın bozulması talebiyle başvuruda bulunmuştur. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca karara karşı itiraz yoluna başvurulmuş olup dosya başvurucu açısından da Kurulun 2016/1831 sayılı esasında derdesttir.