10. Hukuk Dairesi 2024/9553 E. , 2024/9713 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2020/59 E., 2023/48 K. KARAR : Ret Taraflar arasında Mahkemesinde görülen tespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğe…
**10. Hukuk Dairesi 2024/9553 E. , 2024/9713 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2020/59 E., 2023/48 K. KARAR : Ret Taraflar arasında Mahkemesinde görülen tespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 04.05.2009 tarihinde görevli bulunduğu Eğlenhoca 71 pafta 2117 parsel Gerence Körfezi Büyük Sıralı Mevkii Karaburun İzmir adresindeki ... Mahsulleri Turz. Eğitim Üretim ve Pazarlama Ltd Şti Gerence Körfez Şubesi işyerinde ... adlı gemi ile ... ... adlı yem gemisinin hatlarının düzenlenerek bağlanması sırasında ... ... adlı yem gemisinin baş üstündeki görevli yetkisiz kişinin ince halatın ucunu çözdükten sonra gemiye atması gerekirken denize kaçırması ve bu esnada Akuadem 2 gemisi hizmet butonundaki görevli kişinin olaylardan habersiz denize sarkan ince halatın müvekkilinin sol ayak bileğine dolandığını, müvekkilinin locaya doğru sürüklediğini, müvekkilinin sol ayak bileğinin kopma noktasına geldiğini ve geçirdiği iş kazası nedeniyle büyük oranda sakat kalarak gemi adamlığı niteliğini kaybettiğini, davalı işverenin %100 kusurlu olduğu anılan iş kazası nedeniyle sigortalı davacının sol ayağı ve bacağının %100 lük bir oranla fonksiyon kaybına uğradığını tamamen gemi adamı niteliğini kaybettiğini, anılan iş kazası sonucunda İzmir 6. İş Mahkemesinin 2011/916 Esas sayılı dosyasında işveren aleyhine maddi ve manevi tazminat davasının halen devam ettiğini, müvekkilinin SGK İzmir Sigorta İl Müdürlüğü İş Kazası Servisi tarafından 05.11.2014 tarihli 57956607 iş kazası maluliyet M.2013-29-14742845 sayılı cevabı yazısında davacının meslekte kazanma gücünü %18 oranında kaybedildiğinin bildirildiğini, davalı Kurum tarafından gönderilen 03.08.2015 tarih ve 31303014/8528125 sayılı yazısında adı geçenenin %18 oranında işgöremezlik derecesinin değişmediğine karar verildiğinin, Kurum Sağlık Kurulunun 14.07.2015 gün 165832 sayılı kararından anlaşıldığını, olayda işyerinin gerekli tedbirleri almadığını ve sigortalının %18 oranla sol ayağının fonksiyon kaybına uğrayarak malul kalmasına neden olduğunu, davalı işverenin %100 kusuruyla meydana gelen iş kazası sonucunda sigortalı davacının sol ayağında ve bacağında %100 lük bir oranla fonksiyon kaybına uğrayarak tamamen gemi adamı olma niteliğini kaybettiğini belirterek, 04.05.2009 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu gemi adamı niteliklerini kaybederek iş görmez duruma düşen meslekte kazanma gücünü kaybeden davacının maluliyet oranının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; 5510 sayılı Kanun'un 25nci maddesinin malullük sigortası ile ilgili hükümleri ile Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü çerçevesinde tamamlanması gerekli idari aşamalar tamamlanmadan işbu davanın ikame edildiğini, davacının bu davayı açmada hukuki yararı bulunmadığını, davacının Kocatepe Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından verilmiş iş göremezlik derecesinin tespitine ilişkin karara itiraz edildiğini, Bölge Sağlık Kurulu ve Yüksek Sağlık Kurulundan karar alması gerektiğini bu idari aşamaları atlayarak doğrudan dava açma yolunun tercih edildiğini davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin 28.03.2019 tarih, 2015/461 E-2019/107-K. sayılı kararıyla; davanın reddine karar vermiştir. IV. İSTİNAF Davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin 05.07.2019 tarih, 2019/1131 Esas-2019/981 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 2019/5710 Esas, 2019/7704 Karar sayılı bozma kararında; somut olayda, öncelikle dava işverenin hak alanını ilgilendirdiğinden işverenin davaya dahil edilmemesi ve Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu raporu bulunmadığı anlaşıldığından Yüksek Sağlık Kurulu raporu alınmaksızın Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulundan ve Adli Tıp Kurumu ikinci üst kurulundan rapor alınması isabetsiz olmuştur. Yapılacak iş öncelikle davacıya davayı işverene yöntemince yöneltmesi için önel vermek ve işverenin göstereceği delilleri toplamak ve Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulundan rapor almak ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur. B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 58 inci ve 95 inci maddesinde malûl sayılmayı gerektirecek hastalık veya arızanın bulunup bulunmadığının tespitinde izlenecek yolun açıklandığı buna göre Kurum sağlık tesislerince düzenlenen raporlara dayanılarak verilen kararlara karşı Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulundan rapor alınmalı, söz konusu kurul raporlarının Kurumu bağladığı ancak diğer ilgilileri bağlamayacağı dikkate alınarak, itiraz halinde ise Adli Tıp Kurumundan alınacak rapora göre karar verilmelidir. Yüksek Sağlık Kurulu Raporu ile Adli Tıp Kurumu raporu arasında çelişki bulunması halinde ise Adli Tıp 2. Üst Kurulundan alınacak raporla bu çelişki giderilip varılacak sonuca göre karar verilmek gerekmektedir. Davacı sigortalının 04.05.2009 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle maluliyet oranına ilişkin alınan tüm raporların birbirini teyit ettiği anlaşılmakla davacının maluliyet oranının tespitine yönelik davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili Kurum işleminin aksinin yazılı delille ispat gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 04.05.2009 tarihli iş kazası sonucu oluşan sürekli iş göremezlik oranının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 200 ve 202 nci maddeleri, 2-5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 58 inci ve 95 inci maddeleri hükümleridir. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; kararın bozulmasını gerektirecek bir husus görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle davacı vekillinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 09.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.