11. Ceza Dairesi 2021/29699 E. , 2023/6167 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/134 E., 2015/277 K. HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihind…
**11. Ceza Dairesi 2021/29699 E. , 2023/6167 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/134 E., 2015/277 K. HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.11.2015 tarihli ve 2015/134 Esas, 2015/277 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; 1. Nitelik dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (i) bendi, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 4 yıl hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; suç işleme amacı bulunmadığına, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. ... meslek sahibi olan sanık ...'ün katılan ...'den almış olduğu mallara karşılık borçlusu Arif Pekdemir olan 30.09.2011 tanzim tarihli ve 4.000,00 TL bedelli sıralı bonolar verdiği, borcun zamanında ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibi sonucunda durumdan haberdar olan katılan ... Pekdemir'in suça konu senetleri kendisinin imzalamadığını belirterek şikayetçi olduğu, yaptırılan bilirkişi incelemesinde, senetlerin üzerinde yer alan borçlu imzalarının katılan ... Pekdemir'in eli mahsulü olmadığı, suç konusu bonoların üzerinde yer alan borçlu imzaları ile bir kısım keşideci yazılarının sanığın eli ürünü olduğunun tespit edildiği, bu şekilde sanığın nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddiasıyla kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. 2. Katılanlar iddiaların doğru olduğunu belirterek şikayetçi olduklarını beyan etmişlerdir. 3. Sanık savunmasında, tevil yollu ikrarda bulunmuştur. 4. Katılan ... tarafından dosyaya ibraz edilen suret belgeler arasında ...'e ait vergi levhası, imza beyannamesi, taraflar arasında imzalanmış alt bayilik sözleşmesi ile HAS-EL PEN firması tarafından ... adına düzenlenmiş faturaların bulunduğu anlaşılmıştır. 5. Suça konu senetlerin ön ve arka yüzlerinde bulunan yazı ve imzaların katılanlar Arif Pekdemir ve ...'nin eli ürünü olmadığına dair 25.11.2013 tarih ve BLG-2013/3014 sayılı ekspertiz raporu ile inceleme konusu senetlerde yer alan borçlu imzaları ile "... ve DÖRTbin" dışındaki keşideci el yazıları ile birinci ciranta imza ve yazılarının sanığın eli ürünü olduğuna dair 17.03.2015 tarihli bilirkişi raporunun dosyada mevcut olduğu görülmüştür. 6. Mahkemece suça konu senetler duruşmada incelenmiş, özellikleri tutanağa geçirilmiş ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu uyarınca senetlerin zorunlu unsurları taşıdığı gözlemlenmiştir. 7.Yargılama sonucunda, sanığın üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarının sübuta erdiği kabul edilerek mahkumiyet kararları verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. 2. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1. 5237 sayılı Kanun'un 158 nci maddesinin birinci fıkrasının (i) bendinde, ... meslek sahibi kişiler tarafından mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesi halinin nitelikli dolandırıcılık olarak kabul edildiği, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 65 inci maddesinin ikinci fıkrasında, "... meslek faaliyeti sermayeden ziyade şahsi mesaiye ilmi veya meslek bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır" şeklinde tanımlandığı, aynı Kanun'un 66 ncı maddesinde ise "... meslek faaliyetini mutat meslek halinde ifa edenler ... meslek erbabıdır" denildiği,, Kanunda kendi nam ve hesabına mesleğin gerektirdiği etik kurallara uygun olarak çalışması gereken kişilerin toplumda kendilerine duyulan güveni kötüye kullanmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlemeleri hali nitelikli dolandırıcılık olarak düzenlenmiş ise de, bu bendin uygulanabilmesi için failin ... meslek mensubu olması ve dolandırıcılık suçunu da mesleği gereği kendisine duyulan güveni kötüye kullanmak suretiyle işlemesi gerektiği; somut olayda, PVC doğrama işi ile uğraşan sanığın bu görevinin ... meslek olarak nitelendirilemeyeceği, bu nedenle sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinde düzenlenen ve 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşmaya tabi basit dolandırıcılık suçunu oluşturacağı gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması, 2. Kabule göre de; Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin yeniden değenlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Nedenleriyle, hüküm hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümü (A) bendinde açıklanan nedenlerle İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.11.2015 tarihli ve 2015/134 Esas, 2015/277 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanık Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümü (B) bendinde açıklanan nedenlerle İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.11.2015 tarihli ve 2015/134 Esas, 2015/277 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.09.2023 tarihinde karar verildi.