10. Hukuk Dairesi 2023/2328 E. , 2024/3533 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1564 E., 2022/2273 K. KARAR : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/144 E., 2018/30 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen hizmet tespiti ile Kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesince Bölge Adliye Mahk
**10. Hukuk Dairesi 2023/2328 E. , 2024/3533 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1564 E., 2022/2273 K. KARAR : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/144 E., 2018/30 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen hizmet tespiti ile Kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesince Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 22.03.2016 tarihli dava ve 12.04.2017 tarihli ıslah dilekçesinde özetle, “Müvekkilinin, 14.06.1968 tarihinden itibaren 6096271 s.s.numarasıyla 4/a (SSK’ya) tabi olarak çalıştığını ancak 2007/Temmuz ayı başından 2010 yılı Mart ayı sonuna kadar kesintisiz ... Oto Kiralama Taş. Tur. İnş. San. Tic. Ltd. Şti. unvanlı araba kiralama ve pvc teşhir salonu olarak faaliyet gösteren ... Cad. No:64/C .../İzmir adresindeki işyerinde bilfiil çalışmasına rağmen kendisinin bilgisi ve haberi olmaksızın bilfiil çalıştığı yerden değil, ... Tur.Ltd.Şti. ve Şahin Çevre ile ...’a ait işyerlerinden sigortalı gösterildiğini, bu dönemlere ilişkin çalışmasının tamamının bildirilmediğini, bildirilen kısmının da bilfiil çalıştığı işveren yerine tanımadığı muhtelif işverenler yanında sigortalı gösterildiğini, SGK’nın bu hizmetleri iptal ettiğinde sözlü verilen bilgi ile ve Mali Polisçe yapılan sorgu sırasında öğrendiğini, oysa müvekkilinin kendi işverenince bilgisi ve onayı olmaksızın farklı işyerlerinden sigortalı gösterilmesinin kendisine yükletilmemesi gereken bir durum olduğunu, işverence yapılan göstermelerden habersiz olduğundan, emeklilik şartları dolduğunda emekliliğini talep ettiğini ve SGK tarafından yapılan incelemede emekliliğe hak kazandığı anlaşıldığından 01.08.2010 tarihinde 2/5337366 tahsis numarasıyla emekli edilerek, bu tarihten itibaren emekli maaşının ödendiğini, ancak 2015/Kasım ayında emekli maaşını almak üzere bankaya gittiğinde, emekli maaşının kesildiğinin kendisine bildirildiğini, bunun üzerine Kuruma sebebinin ne olduğunu anlamak üzere gittiğinde, 2009 – 2010 yıllarına ilişkin 175 gününün iptal edildiği ve buna bağlı olarak da emekli maaşının da iptal edildiğinin sözlü olarak kendisine belirtildiğini, konunun tam mahiyetini anlamak ve aynı zamanda dava ön şartı olarak ekli dilekçe ile iadeli taahhütlü olarak bilgi istenerek bu durumun düzeltilmesinin talep edildiğini, bu dilekçeye SGK tarafından yasal 60 günlük bir sürede yanıt verilmediği gibi, müvekkiline 2010 yılından itibaren aldığı emekli maaşları iadesi için anapara ve faiz olarak 29.1.2016 tarihi itibariyle toplam 84499,50.-TL borç çıkarılarak, iadesi için 29.01.2016 tarihli, 2015/1913 sayılı borç bildirim yazısı gönderildiğini, müvekkilinin yazıda belirtilen sürede borca ve faizine itiraz ettiğini, bu itirazına 15.3.2016 tarihli ekli yazı ile cevap verilerek, 59363,81.-TL anapara ve kanuni faizinin 7 gün içinde ödenmesinin talep edildiğini, ancak müvekkilinin bu borcu ödeme gücü olmadığı gibi, haksız iptal nedeniyle çıkarılan bu borcun mağduriyetine sebep olduğunu” iddia ile, “Müvekkilinin, 2007/Temmuz ayı başından 2010/Mart ayı sonuna kadar ... Oto Kiralama Taş. Tur. İnş. San. Tic. Ltd. Şti. nezdinde fiilen çalıştığının tespitine, farklı işverenler nezdinde gösterilen aynı dönemin bilfiil çalışılmış olması nedeniyle SGK tarafından yapılan hizmet iptali ve buna bağlı olarak emeklilik iptali işlemlerinin iptaline ve müvekkilinin 01.08.2010 tarihi itibariyle emekliliğe hak kazandığının tespiti ile iptal edilen sürenin ve emekliliğin işyeri sicil numarası düzeltilmek suretiyle ihyasına, emekli aylığının kesildiği aydan itibaren kesintisiz ödenmesi gerektiğinin tespitine, iptal nedeniyle 2010 yılından itibaren aldığı emeklilik maaşlarının iadesi için 59363,81.-TL anapara ve faiz olarak 29.1.2016 tarihi itibariyle çıkarılan toplam 84499,50.-TL borcun ve faizinin tahsilinin tedbiren durdurulmasına ve iptaline karar verilmesini” talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili, 02.05.2016 ve 25.04.2017 havale tarihli cevap ve beyan dilekçelerinde özetle, “Kurum kayıtlarının tetkikinde; davacının 14.06.1968 tarihinden itibaren 6096271 S.S. numarasında tescil edildiği, 13.7.2010 tarihli tahsis talebine istinaden kendisine 01.08.2010 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığının tespit edildiğini, ancak müvekkili Kurumca yapılan denetimler neticesinde; Kurumda 1296990.35 sicil sayılı dosyada işlem gören ... Amb. Kağıt. Mak. İnş. Taş. Tur. San. Tic. Ltd. Şti. işyeri ile ilgili olarak SGK denetmeni ... tarafından yapılan inceleme sonucu düzenlenen 28.3.2014 tarihli, AKD-003 sayılı raporda; söz konusu işyerinden 23.01.2007 – 30.11.2009 tarihleri arasında yapılan tüm sigortalılık bildirimlerinin gerçek dışı olması nedeniyle iptal edilmesi gerektiği tespit edildiğinden, davacının bu işyerinden 01.05.2009 – 30.06.2009 tarihleri arasında bildirilen hizmetlerinin iptal edildiğini, yine Kurumda 1353774.35 sicil sayılı dosyada işlem gören ... Tur.Reklam Ltd.Şti. işyeri ile ilgili olarak SGK denetmeni ... tarafından yapılan inceleme sonucu düzenlenen 23.01.2014 tarihli, AKD-001 sayılı raporda da; söz konusu işyerinden 2009/8 – 2010/3 ayları arasında yapılan tüm sigortalılık bildirimlerinin gerçek dışı olması nedeniyle iptal edilmesi gerektiği tespit edildiğinden, davacının bu işyerinden 3.10.2009 – 01.11.2009 döneminde bildirilen hizmetlerinin iptal edildiğini, ayrıca davacının 26.11.2008 – 31.12.2008 tarihleri arasında sigortalı olarak bildirildiği 1213594.35 sicil sayılı dosyada işlem gören ... Tur.İnş.ve Tic.Ltd.Şti. unvanlı işyerinin şüpheli işyeri olarak, 1.1.2009 – 30.4.2009 tarihleri arasında sigortalı olarak bildirildiği 1340769.35 sicil sayılı dosyada işlem gören ... unvanlı işyerinin de kontrollü işyeri olarak Kurum denetmenlerince incelemelerinin devam ettiğini, bilindiği üzere, 5510 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesine göre Kurum denetim elemanları tarafından düzenlenen tutanakların aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğundan, söz konusu kayıt ve belgelerin aksinin ispatının da ancak eşdeğerdeki belgelerle mümkün olduğunu, belirtilen nedenlerle, davacının sahte işyerlerinden yapılan çalışmalarının iptal sonrası toplam prim ödeme gün sayısı 3580 güne düştüğünden ve aylık bağlanma şartı olan 3600 gün şartı oluşmadığından yaşlılık aylığının başlangıç tarihi itibariyle iptal edilerek, kendisine 1.8.2010 – 22.11.2015 tarihleri arasında toplam 59363,81.-TL yersiz ödeme yapıldığı tespit edilerek, söz konusu Kurum alacağının 5510 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesi uyarınca tahsilini teminen davacı hakkında borç kaydı oluşturulduğunu ve kendisine borç tebliği yapıldığını, diğer davalı ... Yapı Elemanları İnş. San. Tic. Ltd. Şti.'ne ait 1465752.35 sicil sayılı işyerinin 30.05.2012 tarihinde 5510 sayılı Kanun kapsamına alındığı ve 31.5.2012 tarihinde Kanun kapsamından çıktığı anlaşıldığından, bu durumda davacının tespitini istediği dönemlerde diğer davalı işyerinin Kanun kapsamında olmadığı nazara alındığında, çalışma iddiasının kabulünün mümkün olmadığı gibi, davacının iddiasını yazılı belgelerle kanıtlaması gerektiğini, bunun yanında, davacı vekilinin 12.4.2017 tarihli ıslah talebinin kabul edilemeyeceğini, ayrıca, davada 506 sayılı Kanun'un 79/10 ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddelerinde öngörülen 5 yıllık hak düşürücü sürenin söz konusu olduğunu”, Davalı ... vekili, 9.6.2016 ve 26.4.2017 tarihli cevap ve beyan dilekçelerinde özetle, “davada 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu maddesinde öngörülen 5 yıllık hak düşürücü sürenin söz konusu olduğunu, davacının her ne kadar 2009/Mayıs ile 2010/Mart ayı arasında müvekkiline ait işyerinde bilfiil çalıştığını iddia etmişse de; müvekkilinin aktif vergi mükellefiyet kaydı olmadığı gibi, kendi adına kayıtlı bir işyerinin de bulunmadığını, bu nedenle, davacının ... Cad. No:64/C .../İzmir adresinde bilfiil çalıştığını iddia ettiği yerin müvekkiline ait bir işyeri olmadığından kendisine husumet yöneltilemeyeceğini, davacının çalıştığını iddia ettiği adreste bulunan ve müvekkilinin o dönem ortağı olduğu ... Oto Kiralama Taş.Tur.İnş.San.Tic.Ltd.Şti.nin ise 06.03.2009 tarihi itibariyle söz konusu adresten taşınarak faaliyetini ... Sk. No:11 Gediz-.../İzmir adresinde devam ettirdiğini ve adı geçen şirketin 27.02.2009 tarihli karar ile unvan değişikliği yoluna giderek, ... Yapı Elemanları İnş. San. Tic. Ltd. Şti. unvanını aldığını, öte yandan, davacının SGK tarafından yapılan denetimler neticesinde kendisine ait sigortalılık bildirimlerinin gerçek dışı olduğu yönünde birden fazla şirket ve işletmenin olması ve bunlar hakkında da kendisinin hiçbir bilgisinin olmamasına ilişkin beyanlarının inandırıcı olmadığını, dolayısıyla davacının müvekkilinin ve müvekkilinin o dönemde ortağı bulunduğu şirketin davacı adında bir çalışanının bulunmadığı gibi, davacı tarafın 12.04.2017 tarihli ıslah talebini de kabul etmediklerini” ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir. Dahili davalı ... Yapı Elemanları İnş. San. Tic. Ltd. Şti. cevap dilekçesi sunmamız ve duruşmalara katılmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekilinin davalı ... vekili ve davalı ... Yapı Elemanları İnş. San. Tic. Ltd. Şti. istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç SGK Başkanlığı vekilinin istinaf itirazlarının reddine, b) ... vekili ve ... Yapı Elemanları İnş. San. Tic. Ltd. Şti. temsilcisinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüyle; İzmir 1. İş Mahkemesinin, 07.02.2018 tarihli, 2016/144 E, 2018/30 K. sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına; davanın kısmen kabulü karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 09.04.2019 tarihli ve 2019/153 Esas, 2019/2743 Karar sayılı kararıyla; Kurum Denetmenlerince incelemelerinin devam ettiği anlaşılan 1213594 sicil sayılı ... Turizm İnş. ve Tic. Ltd. Şti. işyeri ve 1340769 sicil sayılı ... işyerine ilişkin soruşturmanın sonucu beklenmeden, bu işyerlerinden bildirilen çalışmaların iptal edilip edilmediği araştırılmadan davacının ... Turizm İnş. ve Tic. Ltd. Şti.ne ait işyeri ile ... işyerinden çalışmasının bildirildiği tarihlerde davalıya ait işyerinde çalıştığının tespiti hatalıdır. Öte yandan, uyuşmazlık davacının davalı ... Yapı Elemanları İnş. San. Tic. Ltd. Şti. ne ait işyerinde 26.11.2008-01.11.2009 tarihleri arasında çalışıp çalışmadığına yani hizmet tespitine ilişkin olup dava tarihi 22.03.2016 tarihidir. Bu durumda, ihtilaflı dönemde davacı adına hizmet bildiriminde bulunan dava dışı işyerleri ile davalı işyeri arasında organik bağ bulunup bulunmadığı araştırılmadan ve organik bağ bulunmaması halinde hizmet tespiti talebinin hak düşürücü süre nedeniyle reddedilmesi gerektiği göz önüne alınmadan yazılı şekillde hüküm kurulması hatalı olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bölge Adliye Mahkemesince önceki kararında direnilmesine karar verilmiştir. 4. Hukuk Genel Kurulu 26.04.2022 tarihli ve 2019/(21)10-688 Esas, 2022/602 Karar sayılı kararıyla; hizmet tespiti talep edilen dönemde davacı adına hizmet bildiriminde bulunulan dava dışı işyerleri ile davalı işyeri arasında organik bağ bulunup bulunmadığı araştırılarak araştırma sonucuna göre hak düşürücü süre yönünden değerlendirme yapmak; Kurum denetmenlerince incelemelerinin devam ettiği belirtilen 1213594 sicil sayılı ... Turizm İnş. ve Tic. Ltd. Şti. işyeri ve 1340769 sicil sayılı ... unvanlı işyerine ilişkin soruşturmaların akıbetini sorularak anılan işyerlerinden bildirilen çalışma iptal edilmeden aynı tarihlerde davalı işyerinde çalışmanın tespit edilmeyeceği de dikkate alınarak karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre denilerek kendi bünyesinde sigortalı gösterilmeyip, naylon şirkette sigortalı gösteren davalı şirketlerin hukuksuzlukları ödüllendirilmiş olduğu, bu karar ile hukuksuzluğu teşvik edildiğini, bu durumu işçinin anlamasının mümkün olmadığını kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti ile Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı madde hükümleridir. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. .