5. Hukuk Dairesi 2025/10146 E. , 2026/4626 K. "" MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/858 Esas, 2025/1483 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Van 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/132 Esas, 2024/38 Karar Taraflar arasındaki imar uygulaması nedeniyle yerinde korunamayan yapı ve ağaç bedellerinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı …
5. Hukuk Dairesi 2025/10146 E. , 2026/4626 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/858 Esas, 2025/1483 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Van 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/132 Esas, 2024/38 Karar Taraflar arasındaki imar uygulaması nedeniyle yerinde korunamayan yapı ve ağaç bedellerinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Van ili, ..., ... Mahallesi, ... mevkisinde bulunan 44 96... parsel ve 44 76... parsel sayılı taşınmazlar ile eski tapu olan Van ili, ..., ... Mahallesi ... mevkisinde bulunan 11 06... parsel olan taşınmazın malik olduğunu, 11 06... parsel sayılı taşınmazın maliki iken Van çevre yolundan kaynaklı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca 3194 sayılı İmar Kanun'un 18 inci maddesi uygulanarak taşınmazda düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılarak 44 96... parsel (3.577, 00... ), 44 76... parsel (3.426, 36... ), sayılı taşınmazlara dönüştürülerek müvekkil adına 18.11.2020 tarihinde tescil edildiğini, söz konusu taşınmazın İmar Uygulaması neticesinde kesintiye uğrayan kısımda bulunan sondaj, yer altından sulama için yapılan boru hattı, olgun ceviz ağaçları, çok sayıda gelişmiş meyve (Kayısı- ...- elma, her türlü meyve ağacı) ağaçları, kargir ev, ev, müştemilat, duvar, tel örgü ve ürün yetiştirilmeyen yerlerde ise ekilen muhtelif ürünlerin bedelinin talebi için iş bu davayı açma zorunluluğunun doğduğunu belirterek davanın kabulüne; fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla imar uygulaması sonucu davalılara ait olan parsellerde kalan sondaj için 200,00 TL, yer altında sulama için yapılan boru hattı için 200,00 TL, olgun ceviz ağaçları için 200,00 TL, çok sayıda gelişmiş meyve ağaçları için 100,00 TL, müştemilat ve ev için 100,00 TL, duvar için 100,00 TL, tel örgü için 100,00 TL, toplamda şimdilik 1.000,00 TL tazminat bedelinin kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faiz ile birlikte davalı kurumlardan tahsiline; yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı taraflar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını ve ayrıca idareye gerekli başvuru yapılmadan doğrudan dava yoluna gidildiğini, dava konusu taşınmazda meydana gelen zararla müvekkili arasında illiyet bağı kurulamadığını, zarara uğranıldığı iddia edilen işlemin yapıldığı taşınmaz üzerinde müvekkil Belediyenin herhangi bir çalışma ve tasarrufu olmadığını, müvekkil Belediye açısından davanın husumet yönünden reddini talep etmiştir. 2.Davalı ... Vekilleri cevap dilekçesinde özetle; davının görev yönünden usulden reddi gerektiğini, imar uygulamasında hiçbir rolü bulunmayan idare hakkında husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, güncel tapu kayıtlarında davacının taraf sıfatı bulunmadığını, taraf sıfatı yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davanın süresinde açılmadığını, ve ayrıca idareye gerekli başvuru yapılmadan doğrudan dava yoluna gidildiğini belirterek davanın reddine, yargılama giderleriyle avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 3.Davalı ... Vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu işlemlerde hukuka aykırı herhangi bir husus bulunmadığı gibi haksız yere açılan işbu davanın da reddi gerektiğini, imar uygulamasına giren parsellerden düzenleme ortaklık payı kesintisi yapıldığını taşınmazların imar mevzuatına uygun ruhsat yapıları hariç olmak üzere, umumi ve kamu hizmet alanına denk gelen yerleri üzerindeki ağaç, müştemilat vb. yapılarla birlikte kamuya terk edildiğini belirterek davanın reddi ile yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yapılan imar uygulaması ile söz konusu davacı müvekkile ait olan ağaç ve yapılara hukuki olarak el atıldığını, davacı müvekkilinin bunlardan yararlanamadığını, bu nedenle İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen ret kararının gerekçesinde fiili bir el atma olmadığı gerekçesinin hukuka aykırı olduğunu, İlk Derece Mahkemesinin taşınmazı kadastro parseli olarak değerlendirdiğini, oysa idari işlem sonucu taşınmaz kadastro parselinden imar parseline dönüştüğünü, bu idari işlemin en büyük fiili sonucu olduğunu, kök parsellerde bulunan ağaç/yapılar fiili olarak müvekkilin tasarrufunda bulunmadığını, bu nedenle müvekkili daha fazla külfet altına sokmanın hakkaniyet ölçüleri ile bağdaşmadığı gibi hukuka da aykırı olduğunu, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na göre 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı ile taşınmazı hukuken kısıtlanan maliklere kanunun belirlediği süre zarfında idareler tarafından kamulaştırma yapılmadığı durumlarda, kamulaştırılmasız el atma davası açıldığını bu husus hukuki kamulaştırmasız el atma olarak değerlendirildiğini dava konusu uyuşmazlıkta kanunun açık hükmü olmasına rağmen zarar meydana gelmediği gerekçesi ile davanın reddinin hukuk ilkeleri ile bağdaşmadığını, bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılarak bilirkişi raporunda belirtilen bedel üzerinden davanın kabul edilmesini, davacı aleyhine hükmedilen vekâlet ücretinin kaldırılarak yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı taraflar üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan davacıya ait yapı ile ağaçların imar uygulaması sonucunda yol olarak ayrılan yerde kaldığı sabitse de şuyulandırma sonucu kamu hizmetine ayrılan veya başkasına ait parsel üzerinde kalan binaların ve muhdesatın bedelinin, binanın ve muhdesatın yıkılması veya kullanımının engellenmesi halinde istenilebileceği (Yargıtay 5. Hukuk Dairesi'nin 2022/13635 Esas, 2023/4376 Karar sayılı kararı), gerek davacının dava dilekçesi ve duruşmalardaki beyanları ve gerekse de, yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporları doğrultusunda, taşınmazda bulunan davacıya ait yapı ve ağaçlara davalı idarece el atılmadığı, yapı ve ağaçlarının yıkılmadığı, taşınmazın bulunduğu yerin duvar, tel örgü ve benzeri şekilde çevrilmek suretiyle kullanımının engellenmediği, bu yönde bir iddianın da bulunmadığı ve son olarak da bu yerin imar uygulaması ile üçüncü kişiye tahsis edilmeyip yol olarak ayrıldığı göz önüne alındığında fiili el atma olgusu gerçekleşmediğinden davanın reddine karar verilmesinde Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/2 ve 4 Maddeleri gereği davalılar lehine dava değeri üzerinden vekâlet ücretine hükmedilmesinde istinaf edenin sıfatına göre bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, imar uygulaması nedeniyle yerinde korunamayan yapı, ağaç ve enkaz bedellerinin tahsili istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.