Başvuru, baro levhasına yazılma işlemine ilişkin iptal davasında hukuk kurallarının öngörülemez biçimde yorumlanması nedeniyle hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, baro levhasına yazılma işlemine ilişkin iptal davasında hukuk kurallarının öngörülemez biçimde yorumlanması nedeniyle hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 3/1/2020 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir:A. Genel Bilgiler ve Olağanüstü Hâl İlanı ve Bu Süreçte Uygulanan Tedbirler Başvuruya konu olaylara ilişkin genel bilgiler ile olağanüstü hâl ilanı ve bu süreçte uygulanan tedbirler için bkz. (B. [GK], B. No: 2018/37392, 23/7/2020, § 11-19).B. Başvurucunun Baro Levhasına Yazılma Talebine İlişkin Süreç Başvurucu avukatlık stajını tamamlamasının ardından 11/9/2018 tarihinde baro levhasına avukat olarak yazılmak talebiyle Kayseri Barosuna (Baro) başvurmuştur. Başvurucunun baro levhasına yazılma talebi Baro Yönetim Kurulunun 31/10/2018 tarihli kararıyla kabul edilmiş ve bu karar Türkiye Barolar Birliği (TBB) Yönetim Kurulunca uygun bulunmuştur. Söz konusu karar, Bakanlık tarafından uygun bulunmayarak bir daha görüşülmek üzere TBB'ye geri gönderilmiştir. TBB Yönetim Kurulu 10/1/2019 tarihli kararıyla önceki kararında ısrar ederek başvurucunun baro levhasına yazılmasına karar vermiştir. Bakanlık, başvurucunun baro levhasına yazılmasına ilişkin TBB kararının iptal talebiyle dava açmıştır. Ankara İdare Mahkemesinde (Mahkeme) görülen davada başvurucu, davalı TBB yanında müdahil olarak yer almıştır. Mahkeme 19/6/2019 tarihli kararıyla dava konusu işlemin iptaline karar vermiştir. Karar gerekçesi şu şekildedir:"...Kayseri Barosu levhasına yazılmak için başvuran [Ö.] adlı şahıs hakkında FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne üye olmak suçundan Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/45077 sayılı dosyasından soruşturma yürütüldüğü açıktır.Adı geçen hakkında Avukatlık Kanunu'nun 5/1-a. maddesi kapsamında FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne üye olmak suçundan dolayı yapılmakta olan bir soruşturmanın bulunduğu, soruşturma konusu suçun niteliği ve ağırlığı itibariyle, Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnameleri ile haklarında soruşturma ve kovuşturma bulunan kişilerin kamu görevinden uzaklaştırıldığı, avukatlık mesleğininin kamu görevi niteliği ve mesleki özelliği göz önüne alındığında, bu kapsamda soruşturma altında bulunan adı geçenin avukatlık mesleğine alınıp alınmayacağı hususundaki kararın kovuşturma sonuna kadar bekletilmesi yönünde kanuni bir zorunluluk bulunmayıp baro yönetim kuruluna takdir yetkisi tanınmış ise de, idare hukukunun genel prensipleri uyarınca davalının takdir yetkisini kamu yararı ve avukatlık hizmetinin gereklerine uygun olarak kullanmak zorunda olması karşısında, isnat edilen suçun niteliği ve ağırlığı itibariyle ceza soruşturması ve/veya kovuşturması sonucunun beklenmesi kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olacağı halde, bu husus gözardı edilerek adı geçenin bu aşamada baro levhasına yazılmasına karar verilmesi kararının onaylanması yönünde tesis edilen dava konusu ısrar kararında hukuka uygunluk görülmemiştir." TBB ve başvurucu, Ankara Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine (Bölge İdare Mahkemesi) istinaf başvurusunda bulunmuştur. Bölge İdare Mahkemesi 4/12/2019 tarihli kararıyla istinaf başvurularının reddine karar vermiştir. Nihai karar başvurucuya 25/12/2019 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 3/1/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurucu Hakkındaki Ceza Yargılamasına İlişkin Süreç Başvurucu hakkında Konya Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma sonrasında kamu davası açılmıştır. Konya Ağır Ceza Mahkemesi 14/3/2019 tarihli kararıyla dosyayı Kayseri İhtisas Ağır Ceza Mahkemesine göndermiştir. Başvurucu hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan Kayseri Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan yargılama sonunda 9/4/2019 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) karar verilmiştir. Söz konusu karar itirazdan feragat edilmesi nedeniyle 11/4/2019 tarihinde kesinleşmiştir. İlgili hukuk için bkz. İ.K. [GK], B. No: 2019/20904, 15/4/2021, §§ 27- Başvuruya konu Mahkeme kararlarının verildiği tarihte 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun "Avukatlığa kabulde engeller" kenar başlıklı maddesinin birinci ve üçüncü fıkralarının ilgili kısmı şöyledir:"Aşağıda yazılı durumlardan birinin varlığı halinde, avukatlık mesleğine kabul istemi reddolunur : a) Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı iki yıldan fazla süreyle hapis cezasına ya da Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, (…) zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmak, ...Adayın birinci fıkranın (a) bendinde yazılı cezalardan birini gerektiren bir suçtan kovuşturma altında bulunması halinde, avukatlığa alınması isteği hakkındaki kararın bu kovuşturmanın sonuna kadar bekletilmesine karar verilebilir. " 24/11/2021 tarihli ve 7343 sayılı Kanunun maddesiyle 1136 sayılı Kanun'un maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “kovuşturma altında bulunması” ibaresi “dolayı hakkında kamu davası açılmış olması” şeklinde değiştirilmiştir.