başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir a vergi süreci başvurucu tarihinden itibaren loto ve benzeri şans oyunları ile millî piyango bileti satışı işiyle iştigal etmektedir vergi idaresince başvurucunun ile arasındaki dönemlere ilişkin işlemleri vergi incelemesine tabi tutulmuştur vergi müfettişi başvurucunun ilgili dönemlere ait defter ve belgelerini incelemiştir sonucunda tarihinde vergi tekniği vergi inceleme ve vergi suçu raporları düzenlemiştir vergi tekni
başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir a vergi süreci başvurucu tarihinden itibaren loto ve benzeri şans oyunları ile millî piyango bileti satışı işiyle iştigal etmektedir vergi idaresince başvurucunun ile arasındaki dönemlere ilişkin işlemleri vergi incelemesine tabi tutulmuştur vergi müfettişi başvurucunun ilgili dönemlere ait defter ve belgelerini incelemiştir sonucunda tarihinde vergi tekniği vergi inceleme ve vergi suçu raporları düzenlemiştir vergi tekniği raporunda başvurucunun ila yıllarında pos tefeciliği pos cihazı üzerinden yasa dışı ikrazatçılık faaliyeti yürütme işi yoluyla gerçeği yansıtmayan kontör satışında bulunduğu ve bu kapsamda düzenlediği kontör faturalarının sahte olduğu belirtilmiştir başvurucunun pos tefeciliği faaliyetini gizlemek amacıyla sahte fatura ticaretiyle iştigal eden mükelleflerden kontör alımı içerikli sahte fatura temin ettiği ve bu nedenle kontör alış faturalarının da sahte olduğu tespitine yer verilmiştir başvurucunun pos tefeciliği yoluyla yılında tl yılında tl yılında tl yılında tl ve yılında tl sahte fatura düzenlediği ifade edilmiştir iv danıştay içtihadına göre sahte faturanın üzerinde yazılan tutarın komisyon gelirini teşkil ettiği belirtilerek yukarıda belirtilen tutarlarının yıllık komisyon geliri olarak hesaplanmıştır v ayrıca sahte fatura kullanma ve düzenleme fiilleri nedeniyle başvurucu hakkında suç duyurusunda bulunulması önerilmiştir bu rapora istinaden düzenlenen aynı tarihli vergi inceleme raporlarında başvurucunun fatura veya benzeri belge düzenlenmemesi suretiyle hizmet satışını belgesiz olarak gerçekleştirdiği gerekçesiyle tarihli ve sayılı vergi usul kanununun başvuru numarası karar tarihi maddesinin numaralı bendi uyarınca başvurucu adına usulsüzlük cezaları kesilmesi ayrıca aynı kanunun maddesinin numaralı bendi uyarınca mükellef adına resen üç kat vergi cezalı katma vergisi gelir vergisi ve geçici vergiye bağlı vergi cezası tarh edilmesi önerilmiştir vergi inceleme raporu doğrultusunda başvurucu adına ila dönemlerine ilişkin olarak vergi cezalı katma değer vergisi gelir vergisi ve geçici vergiye bağlı vergi cezası tarh edilmiş ayrıca özel usulsüzlük cezası kesilmiştir başvurucu sahte fatura düzenlediği gerekçesiyle adına resen salınan vergi cezalı vergiler ile kesilen özel usulsüzlük cezasına karşı tarihinde hatay vergi mahkemesinde davalar açmıştır mahkeme tarihinde davaların kabulüne karar vermiştir kararın gerekçesinde başvurucu hakkında takdir edilen matraha ilişkin tespit ve bilgilerin yer aldığı tarihli rapor eklenmeden yapılan tebligatın geçerli olamayacağı vurgulanmıştır mahkeme bu sebeple başvurucu adına tarh edilen vergiler ile kesilen üç kat vergi cezası ve özel usulsüzlük cezasına ilişkin ihbarnamelerinde hukuka uygunluk olmadığı sonucuna ulaşmıştır bu karara karşı temyiz başvurusunda bulunmuştur diğer yandan da yeniden ihbarnameleri düzenlemiş ve bu defa tarhiyatın dayanağını teşkil eden vergi inceleme raporu ve vergi tekniği raporu ile birlikte bu ihbarnameleri başvurucuya göndermiş bu işlemler tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir tarihinde bu hususu bildirmesi üzerine danıştay üçüncü dairesi tarihinde temyiz isteminin konusuz kaldığı gerekçesiyle istem hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermiştir başvurucu vergi idaresinin ikinci kez düzenlediği vergi ve ceza ihbarnamelerine karşı da farklı tarihlerde farklı vergi mahkemelerinde davalar açmıştır ancak bu yargılamalar devam ederken yürürlüğe giren tarihli ve sayılı bazı alacakların yeniden yapılandırılmasına kanun kapsamında başvurucu söz konusu vergi borçlarının yapılandırılması için tarihinde vergi dairesinden talepte bulunmuştur başvurucunun talebini değerlendiren vergi dairesince düzenlenen tarihli ödeme planı çerçevesinde başvurucu tl tutarındaki borcunu altı taksit hâlinde ödemiştir başvurucu vergi mahkemelerinde açtığı davalardan da bu yapılandırma çerçevesinde feragat etmiştir b ceza yargılamasına süreç başvurucu hakkında ayrıca sahte fatura kullanma ve düzenleme nedeniyle sayılı kanunun maddesinin b bendi uyarınca suç duyurusunda bulunulmasının uygun olacağı yönünde vergi suçu raporu tanzim edilmiştir bu rapora dayanan vergi denetim kurulu tarihinde başvurucu hakkında cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunmuştur cumhuriyet başsavcılığı tarihinde başvurucunun sahte fatura düzenleme ve kullanma eylemi nedeniyle zincirleme biçimde sayılı kanuna muhalefet suçundan cezalandırılması talebiyle iddianame düzenlemiştir kabulüne karar veren asliye ceza mahkemesi ceza mahkemesi konu hakkında bilirkişi incelemesi yaptırmıştır bilirkişi kurulunun tarihli raporunda başvurucunun yılında adet yılında adet başvuru numarası karar tarihi yılında adet yılında adet satış belgesinin gerçek bir mal ve hizmet satışına yönelik olmaksızın düzenlenen sahte belgeler olduğu belirtilmiştir raporda ayrıca başvurucu mükellefin yılına ait adet ve yılına ait adet sahte faturayı yasal defterlerine işlemek suretiyle kullandığı belirtilmiştir ceza mahkemesi tarihinde başvurucunun sahte fatura düzenleme eylemini sabit görerek sayılı kanuna muhalefet suçundan beş kez ayrı ayrı cezalandırılmasına karar vermiştir ceza mahkemesince başvurucu hakkında sayılı kanunun maddesinin b bendi gereğince alt sınırdan ceza tayin edilmiştir ceza mahkemesi aynı suçu işleme kararı ile kanunun aynı hükmünü değişik zamanlarda birden fazla kez ihlal ettiği gerekçesiyle başvurucuya verilen cezaları tarihli ve sayılı türk ceza kanununun maddesi ilk fıkrası uyarınca artırmıştır ceza mahkemesi sonuç olarak başvurucunun beş kez ayrı ayrı yıl ay gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir kararın gerekçesinde bilirkişi raporundaki tespitler doğrultusunda başvurucunun yılları arasında her bir yıl için birden fazla defa değişik zamanlarda sahte fatura düzenlemek suretiyle isnat edilen suçu zincirleme şeklinde işlediği belirtilmiştir başvurucunun istinaf başvurusu üzerine adana bölge adliye mahkemesi ceza dairesi tarihinde hükmü onamıştır nihai karar başvurucu vekiline tebliğ edilmemiştir başvurucu tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur iv hukuk a ulusal hukuk mevzuat sayılı kanunun maddesinin birinci fıkrası şöyledir vergi mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesini veya eksik tahakkuk ettirilmesini ifade eder sayılı kanunun maddesinin birinci fıkrası ile ikinci fıkrasının ilgili kısmı şöyledir inci maddede yazılı hallerde vergi sebebiyet verildiği takdirde mükellef veya sorumlu hakkında uğratılan verginin bir katı tutarında vergi cezası kesilir vergi uncu maddede yazılı fiillerle sebebiyet verilmesi halinde bu ceza üç kat olarak uygulanır sayılı kanunun maddesi şöyledir usulsüzlük vergi kanunlarının şekle ve usule hükümlerine riayet edilmemesidir başvuru numarası karar tarihi sayılı kanunun maddesinin numaralı fıkrası şöyledir değişik md elektronik belge olarak düzenlenmesi gerekenler de dâhil olmak üzere verilmesi ve alınması fatura gider pusulası müstahsil makbuzu ile serbest meslek makbuzlarının verilmemesi alınmaması düzenlenen bu belgelerde gerçek meblağdan farklı meblağlara yer verilmesi bu belgelerin elektronik belge olarak düzenlenmesi gerekirken maliye bakanlığınca belirlenen zorunlu haller hariç olmak üzere kâğıt olarak düzenlenmesi ya da bu kanunun nci ve inci maddelerine göre hiç düzenlenmemiş sayılması halinde bu belgeleri düzenlemek ve almak zorunda olanların her birine her bir belge için türk lirasından aşağı olmamak üzere bu belgelere yazılması gereken meblağın veya meblağ farkının nispetinde özel usulsüzlük cezası kesilir sayılı kanunun maddesinin b fıkrasının ilgili kısmı şöyledir vergi kanunları uyarınca tutulan veya düzenlenen ve saklama ve ibraz mecburiyeti bulunan belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belge sahte belgedir anayasa mahkemesi kararları anayasa mahkemesinin tarihli ve sayılı kararının ilgili kısımları şöyledir konusu kuralda izinden dönmeyen veya iki günden fazla bir süre geçtikten sonra dönen hükümlüler hakkında türk ceza ve izleyen maddelerinde yazılı hükümlerin uygulanacağı öngörülmektedir sayılı türk ceza maddesinde hükümlü veya tutuklunun kaçması suçu düzenlenmiş olup tutukevinden ceza infaz kurumundan veya gözetimi altında bulunduğu görevlilerin elinden kaçan tutuklu veya hükümlü hakkında altı aydan bir yıla kadar hapis cezasına bu suçun cebir veya tehdit kullanılarak işlenmesi halinde bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunacağı düzenlenmiştir öte yandan hukuk devleti ilkesi ve ceza hukukunun temel ilkeleri arasında yer alan aynı fiilden dolayı iki kez yargılama olmaz ne bis in idem ilkesi gereğince kişi aynı fiil nedeniyle birden fazla yargılanamaz ve cezalandırılamaz ancak bu ilke mutlak olmayıp korunan hukuki yararı unsurları amacı ve neticesi farklı olması nedeniyle ayrı hukuk disiplinleri kapsamında aynı fiilin farklı şekillerde mütalaa edilmesi mümkündür bu ilke sadece ceza davalarına ilişkin olduğu için aynı fiilden dolayı ceza soruşturması yanında ayrıca hukuk davası veya disiplin soruşturması açılmasına engel teşkil etmez dolayısıyla bir fiilin söz konusu hukuk disiplinlerinin öngördüğü farklı yaptırımlarla cezalandırılması hukuk devleti ve aynı fiilden dolayı iki kez yargılama olmaz ilkesine aykırılık oluşturmaz bu nedenle izinden dönmeyen veya iki günden fazla bir süre geçtikten sonra dönen hükümlüler hakkında farklı amaç ve hukuki yararları gerçekleştirmeye yönelik olarak hem disiplin cezası hem de ceza yaptırımı verilebilmesinde ve ceza hukukunun belirtilen temel ilkesine aykırı bir yön bulunmamaktadır başvuru numarası karar tarihi açıklanan nedenlerle kural maddesine aykırı değildir talebinin reddi gerekir anayasa mahkemesinin tarihli ve sayılı kararının ilgili kısımları şöyledir konusu kuralda işleten ile gönderenin aynı olması halinde azami yüklü ağırlığı veya izin verilen azami yüklü ağırlığı aşan işleten ve gönderen için uygulanacak idarî para cezalarının toplamının uygulanacağı öngörülmektedir öte yandan hukuk devleti ilkesi ve ceza hukukunun temel ilkeleri arasında yer alan aynı fiilden dolayı iki kez yargılama olmaz ne bis in idem ilkesi gereğince kişi aynı fiil nedeniyle birden fazla yargılanamaz ve cezalandırılamaz konusu kural azami yüklü ağırlığın aşılması durumunda göndereni ve işleteni ayrı ayrı ve eşit miktarda idari para cezası ile sorumlu tutarken işleten ile gönderenin aynı olması durumunda aynı ihlal nedeniyle işleten ve gönderenin sorumlu olduğu miktarların toplamı kadar idari para cezası uygulanmasını öngörmektedir kuralın lafzı dikkate alındığında gönderen ve işleten için öngörülen ceza miktarlarının toplamı işleten ve gönderenin hukuka aykırı fiillerine bağlanan iki ayrı cezanın birlikte uygulanması ve dolayısıyla aynı kişinin iki kere yaptırıma tabi tutulması sonucunu doğurmaktadır bu nedenle ne bis in idem ilkesine uygunluk yönünden kuralın yol açtığı söz konusu mükerrerliğin aynı fiilden kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususunun irdelenmesi gerekmektedir yer alan işleten ile gönderenin aynı olması kişinin kendi yükünü taşıması halinde meydana gelebilecek bir durumdur mevzuatta eşyayı bir yerden başka bir yere nakletmek amacıyla taşımacıya teslim eden gerçek veya tüzel kişi olarak tanımlanan gönderenin kendi yükünü taşınmak üzere kendisine teslim etmesi gibi bir durumun söz konusu olamayacağı ve dolayısıyla da işleten ile gönderenin aynı olması halinde ortada bir gönderenin varlığından söz edilemeyeceği kuşkusuzdur diğer taraftan işleten ile gönderenin aynı kişi olması durumunda bu kişinin işleten azami yüklü ağırlığı aşmasına ve bunun sonucunda itiraz konusu kuralda öngörülen cezanın uygulanmasına neden olan hareketleri amaç zaman ve mekân yönlerinden birbirine bağlı şekilde kendi içinde bir bütün oluşturduğundan hukuki anlamda tek bir fiil olarak değerlendirilmelidir bu durumda iki ayrı fail ve her biri ayrı ceza gerektiren birbirinden bağımsız fiiller söz konusu olmadığından bir kişinin işleten aynı fiil nedeniyle iki kere cezalandırılması sonucunu doğuran itiraz konusu kural ne bis in idem ilkesine ve hukuk devleti ilkesine aykırılık taşımaktadır açıklanan nedenlerle kural sayılı maddesinin birinci fıkrasının b bendi yönünden maddesine aykırıdır gerekir başvuru numarası karar tarihi b uluslararası hukuk uluslararası sözleşmeler tarihli ve sayılı kanun ile onaylanması uygun bulunan birleşmiş milletler medenî ve siyasi haklara uluslararası sözleşmenin ilişik beyanlar ve çekince ile onaylanması bakanlar kurulunca tarihinde kararlaştırılmıştır bu sözleşmenin adil yargılanma hakkının düzenleyen maddesinin ilgili kısmı şöyledir herkes mahkemeler ve yargı organları önünde eşittir herkes bir suçla itham edildiğinde ya da bir hukuk davasında hak ve yükümlülükleri hakkında karar verilirken yasalar uyarınca kurulmuş yetkili bağımsız ve tarafsız bir mahkeme önünde adil ve kamuya açık bir ya da ulusal güvenlik gerekçeleriyle ya da tarafların özel hayatları bunu gerektirdiğinde ya da özel durumlarda mahkeme açıklığın adalete zarar vereceği düşüncesine vardığı takdirde mahkemenin gerekli gördüğü ölçüde basın ve dinleyiciler duruşmaların tümü ya da bir kısmının dışında tutulabilirler ancak küçüklerin çıkarları aksini gerektirmedikçe ya da duruşmalar çocukların vesayetine ilişkin evlilikle ilgili uyuşmazlıklar hakkında olmadıkça ceza ya da hukuk davalarında verilecek herhangi bir kararın aleni olması zorunludur hiç kimse bir ülkenin yasalarına ve ceza usulüne göre daha önce kesin olarak mahkum olmuş ya da beraat etmişse aynı fiil için yeniden yargılanamaz ve cezalandırılamaz amerikan hakları sözleşmesinin adil yargılanma hakkı kenar başlıklı maddesinin numaralı fıkrası şöyledir kesinleşmiş bir kararla beraat eden bir sanık aynı sebepten dolayı yeni bir yargılamanın konusu olamaz avrupa hakları sözleşmesinin sözleşme adil yargılanma hakkı başlıklı maddesinin numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir herkes davasının medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamaların esası konusunda karar verecek olan yasayla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından kamuya açık olarak ve makul bir süre içinde görülmesini isteme hakkına sahiptir sözleşmeye ek nolu protokolün maddesinin numaralı fıkrası şöyledir hiç kimse bir devletin ceza yargılaması usulüne ve yasaya uygun olarak kesin bir hükümle mahkum edildiği ya da beraat ettiği bir suçtan dolayı aynı devletin yargı yetkisi altındaki yargılama usulleri çerçevesinde yeniden yargılanamaz veya mahkum edilemez başvuru numarası karar tarihi avrupa hakları mahkemesi kararları avrupa hakları mahkemesi ne bis in idem ilkesinin genel nitelikli suç isnadı yönünden adil yargılanma hakkıyla bağlantılı özel bir güvence olduğunu belirtmektedir ek nolu protokolün maddesinin amacının ise nihai kararla sonuçlanan cezai süreçlerin tekrarlanmasını yasaklamak olduğunu vurgulamaktadır b no sözleşmeye ek nolu protokolün maddesi bağlamında öncelikle yapılan takibatların cezai nitelikte olup olmadığını hukuka aykırı eylemin ulusal mevzuattaki hukuki tasnifi eylemin niteliği ve ilgili kişinin maruz kaldığı cezanın ağırlığının derecesini dikkate alarak değerlendirmektedir a ve b no ve sergey b no başvurucuya yöneltilen birden fazla suçlamanın bulunduğu durumlarda başvurucunun suçlandığı cezai haksızlığın yaptırıma maruz kaldığı idari haksızlık ile benzer olup olmadığının belirlenmesinin zorunlu olduğunu vurgulamaktadır sergey diğer taraftan aynı fiile ilişkin olarak ayrı süreçler izlenerek aynı konuda farklı yaptırımların uygulandığı durumlarda bu süreçler arasında zaman yönünden ve maddi olarak yeterince yakın bir bağlantı bulunması gerektiğinin altını çizmektedir farklı süreçler arasında bu yönlerden yeterince yakın bağlantının bulunduğu durumlarda başvurucunun iki kere yargılanmış veya cezalandırılmış sayılmayacağını ifade etmektedir b no v