Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/3922 E. , 2024/7498 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/3922 Karar No : 2024/7498 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, İstanbul ili, Güngören il
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/3922 E. , 2024/7498 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/3922 Karar No : 2024/7498 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, İstanbul ili, Güngören ilçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi, No:... adresinde faaliyet gösteren ... Restaurant-... isimli işletmesinin emniyet müdürlüğü tarafından yapılan denetimlerde işyeri açılış ve kapanış saatlerine uyulmadığı gerekçesiyle davacı hakkında 1.707.008,00-TL idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Güngören Belediye Encümeninin ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 3. maddesinde belirtildiği üzere, idarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacak olması nedeniyle, görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Kanun hükümleri dikkate alınacağından, davacının 1.707.008,00-TL idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işleme karşı açılan işbu davanın görüm ve çözümünde, anılan Kanun'un 27/1 maddesi uyarınca adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 2559 sayılı Kanun' nu 6. maddesi uyarınca verilen idari para cezasına karşı itirazın İdare Mahkemelerinde açılacak davalarla yapılacağının anılan Kanun'da yer aldığı, hukuka ve mevzuata aykırı olarak verilen Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun değişik 3. maddesi ve aynı Kanun'un 27. maddesinin birinci fıkrası bir arada değerlendirildiğinde, 2559 sayılı Kanun’un 6/1-b maddesine aykırı davranıldığından bahisle 5326 sayılı Kanunu'nun 32. maddesi gereğince1.707.008-TL idari para cezasının iptali istemiyle açılan davanın çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğunda temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : 2559 sayılı Polis Vazife ve Selahiyet Kanunu'nun 6. maddesinde; "Umuma açık istirahat ve eğlence yerlerinden; ... b) Açık ve kapalı bulunacağı saatlere uymayan, ... d) Mevzuat hükümlerine aykırı olarak işletilen, İş yerlerinin işletmecilerine beşyüzmilyon Türk Lirası ile birmilyar Türk Lirası arasında idarî para cezası verilir. Bu maddede öngörülen idarî para cezaları, belediye sınırları içinde belediye encümeni, belediye sınırları dışında il daimi encümeni tarafından verilir. Verilen idarî para cezalarına dair kararlar ilgililere 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebliğ edilir. Bu cezalara karşı tebliğ tarihinden itibaren en geç yedi gün içinde yetkili idare mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz, idarece verilen cezanın yerine getirilmesini durdurmaz. İtiraz üzerine verilen karar kesindir. İtiraz, zaruret görülmeyen hallerde evrak üzerinde inceleme yapılarak en kısa sürede sonuçlandırılır. İdarî para cezaları 6183 sayılı Âmme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil olunur. Bu maddede belirtilen aynı fiillerin bir yıl içinde tekrarı halinde, en son uygulanan para cezası bir kat artırılarak uygulanır." hükmü yer almaktadır." 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 32. maddesinin birinci fıkrasında; "Yetkili makamlar tarafından adlî işlemler nedeniyle ya da kamu güvenliği, kamu düzeni veya genel sağlığın korunması amacıyla, hukuka uygun olarak verilen emre aykırı hareket eden kişiye yüz Türk Lirası idarî para cezası verilir. Bu cezaya emri veren makam tarafından karar verilir." hükmü düzenlenmiştir. Dava dosyasının incelenmesinden, davacının işletmecisi olduğu İstanbul İli, Güngören İlçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi No:... adresindeki "... Restaurant" unvanlı içkili lokanta olarak faaliyet gösteren işyerinde yapılan denetim esnasında iş yeri açma ve kapatma saatlerine uyulmadığından bahisle 2559 sayılı Kanun'un 6. maddesinin (b) bendi uyarınca tekerrür hükmü de uygulanarak 1.707.00,00 TL idari para cezası verilmesine ilişkin Güngören Belediye Encümeninin ... tarih ve ... sayılı kararının tesis edilmesi üzerine anılan işlemin iptali istemiyle iş bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Olayda, dava konusu işlemde davacının 2559 sayılı Kanun'un 6/1-b maddesine aykırı harekette bulunduğunun tespit edildiği hususlarına yer verildiği, yine cezanın da aynı madde üzerinden verildiğinin açıkça belirtildiği, işlemin netice kısmında Kabahatler Kanunu'na atıf yapılmakla birlikte bu atfın cezanın 2559 sayılı Kanun'a göre verildiği gerçeğini değiştirmediği, Kabahatler Kanunu'nun kabahatlerle ilgili genel bir kanun olması nedeniyle encümen kararında atıf yapıldığı görülmüştür. Bu durumda; dava konusu işlemin 2559 sayılı Kanun'un 6. maddesi uyarınca tesis edildiği, anılan Kanun maddesinde bu hüküm uyarınca verilen cezalara karşı 7 gün içinde idare mahkemesinde dava açılabileceğinin belirtildiği dolayısıyla dava konusu işlemin idari makamlarca tesis edilen kesin ve icrai bir idari işlem olması nedeniyle bakılan uyuşmazlığın idari yargının görev alanında olduğu sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, davanın görev yönünden reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 17/12/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X) KARŞI OY: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 2. fıkrasında; "Temyiz incelemesi sonunda Danıştay; a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması, sebeplerinden dolayı incelenen kararı bozar." düzenlemesine yer verilmiştir. 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu'nun 6. maddesinde; idari para cezalarına karşı tebliğ tarihinden itibaren en geç yedi gün içerisinde yetkili idare mahkemesine itiraz edilebileceği, itirazın idarece verilen cezanın yerine getirilmesini durdurmayacağı ve itiraz üzerine idare mahkemesince verilen kararların kesin olduğu hükme bağlanmıştır. Dosyanın incelenmesinden; uyuşmazlığın 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu'nun 6. maddesi uyarınca tesis edilen idari para cezasından kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, 2559 sayılı Kanun uyarınca verilen idari para cezalarına ilişkin davalarda İdare Mahkemelerinin verdiği kararların kesin olması nedeniyle, Bölge İdare Mahkemesince istinaf incelemesi yapılmasının hukuken mümkün olmadığı sonucuna varıldığından; temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bu gerekçeyle bozulması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.