17. Hukuk Dairesi 2018/5734 E. , 2018/12911 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili; davacı şirkete kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olan araca ... …
**17. Hukuk Dairesi 2018/5734 E. , 2018/12911 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili; davacı şirkete kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olan araca ... Belediyesine ait ... sevk ve idaresindeki aracın çarpması sonucu trafik kazası meydana geldiğini, kazanın oluşumunda davalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu belirterek yapılacak yargılama sonunda fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 27.325,00 TL tazminatın ödeme tarihi olan 12.08.2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece; iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davanın kısmen kabulü ile; 17.860,60 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... Belediyesi ve ...'dan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş karar davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, trafik kazası sonucu oluşan zarar nedeniyle rücuen maddi tazminat istemine ilişkindir. 1-10.04.1992 gün 7/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı hakimin tefhim etmiş olduğu kısa kararla gerekçeli kararın uyum içinde olmasını öngörmektedir. Kısa kararda hükmedilen bir yükümlülüğünün gerekçeli kararda hüküm altına alınmamış olmasının çelişki teşkil etmediğini söylemek mümkün değildir. Yargı erkinin görev ve yetkisi Anayasa ile yasaları amaçlarına uygun olarak yorumlayıp uygulamak keza İBK'nın bağlayıcılığını gözetmekten ibarettir. Kısa kararla gerekçeli karar arasındaki çelişkiye cevaz verilmemesinin amacı, kamunun mahkemelere olan güveninin sarsılmamasına yöneliktir. Tefhim edilen hüküm başka gerekçeli karardaki hüküm başka ise bu durumun mahkemelere olan güveni sarsacağı tartışmasızdır. Öyle ki İBK ile bu konuya çok büyük bir önem verilmiş, çelişkinin varlığı tespit edildiği takdirde başka bir incelemeye gerek görülmeksizin ve tarafların bu konuyu temyiz sebebi yapıp yapmadıklarına bakılmaksızın kararın salt bu nedenle bozulması gerektiğine işaret edilmiştir.