4. Hukuk Dairesi 2021/27450 E. , 2023/12404 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/399 Esas- 2021/342 Karar HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasındaki alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar taraflar vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı v
**4. Hukuk Dairesi 2021/27450 E. , 2023/12404 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/399 Esas- 2021/342 Karar HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasındaki alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar taraflar vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının, müvekkili Belediye'nin İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü'nde görevli ve satın alma işlemlerinde ihale yetkilisi olduğunu, İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü'ne "8 kalem kullanılabilir malzeme alınması" işinde satın alma ile ilgili yasal mevzuata aykırı davranıp davacı idareyi zarara uğrattığını belirterek uğranılan 15.936,95 TL kamu zararının tazmini isteminde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin yapılan ihalelerde ihale yetkilisi olarak görev yaptığını, asıl sorumluluğun ihale kurulunda olduğunu, husumetin ihale üyelerine yöneltilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 18.06.2015 tarihli ve 2011/390 Esas, 2015/363 Karar sayılı kararı ile; davalı ihale yetkilisinin piyasa rayicinden yüksek fiyatta satın alma yaparak usulsüz ve haksız hareket ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 12.460,80 TL alacağın 11.06.2008 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairenin 14.03.2018 tarihli ve 2018/227 Esas, 2018/1829 Karar sayılı ilamı ile; "...dosya içeriğinden; Ankara 27. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/1031 Esas, 2014/508 Karar sayılı dosyasında davalı hakkında davaya konu eylemi nedeniyle görevi kötüye kullanma suçundan kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda; malzeme alımları ile ilgili olarak şube müdürlüğünce belirtilen ihtiyaç miktarı kadar alım yapıldığı, alımlarda 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 22/d maddesi hükümlerine göre ihale komisyonu ve kabul komisyonunun kurulduğu, alım yetkisinin 30.000,00 TL sınırını aşmadığı, yapılan alımlarda herhangi bir usulsüzlüğe rastlanmadığı gerekçesiyle beraatine karar verildiği, temyiz incelemesi yapılmak üzere Yargıtaya gönderildiği ve dosyanın halen derdest olduğu, belirtilerek ceza mahkemesindeki davanın sonuçlanıp kesinleşmesi beklenmek ve tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre bir karar verilmek üzere" hükmün bozulmasına, bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; fiilen ödenen tutar ile mahkemece tespit edilen rayiç bedel arasında açık nispetsizlik mevcut olup, rayicin üzerindeki ödeme tutarı olan 12.460,80 TL'nin kamu zararı teşkil ettiği, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun (5018 sayılı Kanun) 71/III. maddesinde "Kontrol, denetim, inceleme, kesin hükme bağlama veya yargılama sonucunda tespit edilen kamu zararı, zararın oluştuğu tarihten itibaren ilgili mevzuatına göre hesaplanacak faiziyle birlikte ilgililerden tahsil edilir" denildiği, soruşturma dosyası ve eldeki dosya kapsamından davalının dava konusu decota tabelaları ihale yapılmadan önce Su Girişim Sağlık Medikal Reklam Ltd. Şti.'ne imal ettirerek teslim aldığı, bilahare fiyat tekliflerini tedarik ederek ihale evrakını tekemmül ettirdiği, evrakı imzalamayı reddeden astı konumundaki personele baskı uygulamak suretiyle imzaları tamamlayıp kendisi de ihale sorumlusu sıfatıyla imzalamak suretiyle Su Girişim Şirketi'yle doğrudan temin yöntemine göre 17.523,00 TL üzerinden sözleşme ve ödeme yapılmasını sağladığı, ihale komisyonu üyelerinin evrak üzerindeki imzalarının gerçek iradelerini yansıtmadığı ve kamu zararının oluşmasında kusurlarının bulunmadığı, davalının meydana gelen kamu zararından tek başına sorumlu tutulması gerektiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile 12.460,80 TL alacağın 11.06.2008 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın dayanağı olan teftiş raporunun zararın varlığını ve miktarını açıkça ortaya koyduğunu, 5018 sayılı Kanun'un 71 inci maddesi dikkate alınmaksızın davanın kısmen reddinde karar verilmesinin hatalı olduğunu, 8 kalem kullanılabilir malzeme içerisinde bulunan ancak kullanılabilir sarf malzemesi olmayan 11 adet decota tabelanın KDV dahil 17.523,00 TL'ye mal olduğu ve 15.936,95 TL talepli olarak açılan davanın kabulü gerektiğini belirtilmiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin atılı suçu işlemediği ve ihale mevzuatına uygun davrandığının ceza mahkemesi kararıyla sabit olduğunu, ihalede herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı hususunun kesinleşmiş olduğunu, ceza davasında müvekkilinin tek başına yargılanmadığını, diğer ihale komisyonu üyeleri hakkında da sorumlulukları nedeniyle dava açıldığını, davalının ihale sorumlusu olarak ihale evraklarını sonradan diğer görevlilere imzalatmasının usulsüz ve haksız hareket olduğu gerekçesinin tamamen müfettiş raporuna dayandığını, herkesin attığı imzanın sorumluluğunu taşımak zorunda olduğunu, mahkemece bozmadan önceki yargılama sırasında ihale alımı ile ilgili malzemelerin teknik özelliklerinin müvekkil tarafından bilinebileceğine ve bu konuda müvekkilin açıklama yapmasına karar verildiğini, bu konuda 05.02.2013 tarihli dilekçeyle müvekkilinin davacı kurumdan emekli olduğunu, teknik olarak bu konuda bir cevap verebilmesinin mümkün olmadığı, iddia sahibi olan davacı belediyenin bu hususu ispat etmesi gerektiğinin beyan edildiğini, ancak davacı belediyenin ihale edilen malzemenin nev’ine ve cinsine ait bilgi vermekten imtina ettiğini, ihalenin yapılmasında ve sonuçlanmasında müvekkiline atfedilebilecek bir kusur ya da sorumluluk bulunmadığını, müvekkilinin Çankaya Belediyesi Başkanlığı emrinde 16.07.2008 tarihine kadar İnsan Kaynakları ve Eğim Müdürü olarak vekaleten görev yaptığını, teftiş ve soruşturma konusu yapılan ihalelerde müvekkilinin “ihale yetkilisi" olarak görev yaptığını, ihalede 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 22/d maddesine uygun işlem yapıldığını, söz konusu malzemelerin davacı belediyeye teslim edildiğini ve işlenen bir suç da bulunmadığını, davalının bu ihalede ihale yetkilisi (İta amiri) olarak sorumlu olup asıl sorumluluğun ihale kurulunda olduğunu, sorumluluğunun sadece ihale komisyonunu kurmak, ihaleyi onaylamak veya onaylamamak olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı Belediyenin İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünde görevli ve satın alma işlemlerinde ihale yetkilisi olan davalının "8 kalem kullanılabilir malzeme alınması" işinde satın alma ile ilgili yasal mevzuata aykırı davranıp davacı idareyi zarara uğratması iddiasına dayalı kamu zararının davalıdan tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu (818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41) maddesi, 5018 sayılı Kanun'un 7 nci ve 71 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Davacı vekili, Çankaya Belediyesinde insan kaynakları ve eğitim müdürü olan davalının aynı dönemde satın alma işlemlerinde ihale yetkilisi olduğunu, İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü'ne "8 kalem kullanılabilir malzeme alınması" işinde satın alma ile ilgili yasal mevzuata aykırı davranıp davacı idareyi zarara uğrattığını belirterek 15.936,95 TL kamu zararının tazmini talebinde bulunmuştur. 6100 sayılı Kanun’un 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Eldeki davada varsa zarar miktarının tespiti bakımından alınan 18.08.2021 tarihli avukat bilirkişiden alınan raporda 11 adet decota tabelanın KDV dahil maliyetinin 5.062,20 TL olduğu, bu iş için davacı ... tarafından ödenen tutarın ise 17.523,00 TL olduğu buna göre fiilen ödenen tutar ile mahkemece tespit edilen rayiç bedel arasında açık nispetsizlik mevcut olup rayicin üzerindeki ödeme tutarı olan 12.460,80 TL'nin kamu zararı teşkil ettiği, savcılık tarafından alınan ifadeler ve Ankara 1. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2011/2197 Esas sayılı dosyasında mahkemece alınan ifadelerden, davalının dava konusu decota tabelaları ihale yapılmadan önce Su Girişim Sağlık Medikal Reklam Ltd. Şti.'ne imal ettirerek teslim aldığı, bilahare fiyat tekliflerini tedarik ederek ihale evrakını tekemmül ettirdiği, evrakı imzalamayı reddeden astı konumundaki personele baskı uygulamak suretiyle imzaları tamamlayıp kendisi de ihale sorumlusu sıfatıyla imzalamak suretiyle Su Girişim Şirketi'yle doğrudan temin yöntemine göre 17.523,00 TL üzerinden sözleşme ve ödeme yapılmasını sağladığı, ihale komisyonu üyelerinin evrak üzerindeki imzalarının gerçek iradelerini yansıtmadığı ve kamu zararının oluşmasında kusurlarının bulunmadığı, davalı ...'ın meydana gelen kamu zararından tek başına sorumlu tutulması gerektiği yönünde kanaat bildirildiği, davaya konu alımla ilgili Ankara 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/1031 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sırasında alınan raporda ise, malzeme alımları ile ilgili olarak şube müdürlüğünce belirtilen ihtiyaç miktarı kadar alım yapıldığı, alımlarda 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 22 nci maddesinin (d) bendi hükümlerine göre ihale komisyonu ve kabul komisyonunun kurulduğu, alım yetkisinin 30.000,00 TL sınırını aşmadığı, yapılan alımlarda herhangi bir usulsüzlüğe rastlanmadığı yönünde kanaat belirtildiği, yapılan yargılama sonucunda bilirkişi raporu benimsenerek sanıkların beraatine karar verildiği, kararın temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 08.09.2020 tarihli ve 2020/3820 Esas, 2020/859 Karar sayılı kararıyla sanıklar hakkındaki kamu davasının zamanaşımı sebebiyle düşmesine karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkemece, dosya kapsamında alınan 18.08.2021 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davalının sanık olarak yargılandığı ceza davasında alınan bilirkişi raporu ile eldeki davada karara esas alınan bilirkişi raporu arasında açık bir çelişki bulunmakta olup mahkemece raporlar arasındaki çelişki giderilmeksizin karar verilmesi doğru görülmemiştir. Şu durumda mahkemece; belediye müfettişi nın raporu ve ceza dosyası da getirtilerek, davalının yer aldığı komisyonun görevleri de gözetilerek, içerisinde emekli Sayıştay Denetçisi ve Kamu İhale Kurumu'nda görevli bilirkişilerin bulunduğu üç kişilik heyetten zarar hususundaki tüm bilirkişi raporları irdelenmek suretiyle çelişkiyi giderecek yeni bir rapor alınması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. VI. KARAR Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacı ve davalıya iadesine, Dosyanın Mahkemeye gönderilmesine, 22.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.