20. Hukuk Dairesi 2012/1830 E. , 2012/2933 K. MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R 3402 Sayılı Yasanın (5831 Sayılı Yasanın 8. maddesi ile eklenen) Ek 4. maddesi gereğince yapılan kadastro sırasında İnönü ma…
**20. Hukuk Dairesi 2012/1830 E. , 2012/2933 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R 3402 Sayılı Yasanın (5831 Sayılı Yasanın 8. maddesi ile eklenen) Ek 4. maddesi gereğince yapılan kadastro sırasında İnönü mahallesi 115 ada 2 parsel sayılı 2/B parselinin kadastro tutanağının beyanlar hanesine ...’ın zilyetliğinde olduğu şerhi verilmiştir. Davacı, taşınmazın kendi zilyetliğinde olduğunu iddia ederek dava açmış, daha sora 115 ada 2 nolu parsele ilişkin itirazının olmadığını, kendisine ait komşu parsele ilişkin adına tespit yapılmadığını, davasının buraya yönelik olduğunu belirtmiştir. Mahkemece, davacının 115 ada 2 parsele yönelik davasının olmadığı, çekişmeli yerin ada ve parsel numarasını belirtmediği, davanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle reddine ve 115 ada 2 nolu taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kullanım kadastrosuna itiraz istemine ilişkindir. Yargıcın dava konusu şeyi inceleyerek onun hakkında bütün duygularıyla bilgi edinmesi olarak tanımlanabilen keşif; taşınmazlarla ilgili davalarda, dava konusunun yerinde incelenmesi biçiminde gerçekleşir.Taşınmaz davalarında, davayı kesin ret sebebi olsa bile, sonradan açılacak davalarda kesin hüküm oluşturabilmesi için, deliller toplandıktan sonra arazi başında keşif yapılarak, taşınmazın paftadaki tam yeri ve yüzölçümü belirlenerek ve krokiye bağlanarak karar verilmesi gerekir. Bu nedenle; mahkemece, davacının dava dilekçesine eklediği 17.03.2010 günlü satış senedindeki sınırlarda uygulanarak keşif yapmadan ve taşınmazın yeri şüpheye yer vermeyecek şekilde saptanmadan karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 01/03/2012 günü oybirliği ile karar verildi.