10. Hukuk Dairesi 2025/11965 E. , 2026/959 K. "" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/943 E., 2025/1144 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 39. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/8 E., 2024/623 K. Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davalı vekili ile davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâki…
10. Hukuk Dairesi 2025/11965 E. , 2026/959 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/943 E., 2025/1144 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 39. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/8 E., 2024/623 K. Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davalı vekili ile davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalıya ait işyerinde çalışmakta iken 09/05/2012 günü iş akdinin feshedildiğini, müvekkili davacının 15.06.2008 tarihinde işe başladığını, ... operatörü olarak çalıştığını, davalının müvekkilinin sigorta girişini Şubat 2012 tarihinde başlattığını belirterek, müvekkilinin 15.06.2008 tarihinden itibaren ve tam günlü olarak çalıştığının tespitine, hizmet tespitine bağlı olarak 1.000,00-TL kıdem tazminatı, 1.000,00-TL ihbar tazminatı, 100,00-TL fazla çalışma ücreti, 100,00-TL yıllık ücretli izin alacağının faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; işçilik alacakları talebi yönünden dava tefrik edilmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacı ...'nin davalı ...San. .... Ltd. Şti.'de Kuruma bildirilen süreler dışında 01.09.2010 - 28.02.2012 tarihleri arasında 26 gün esası ile toplam 18 ay için 18... = 468 gün daha dönemin prime esas asgari kazancı ile çalıştığının tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket ve davalı Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Somut olayda, davacının 21.08.1992 doğumlu olduğu, 29.02.2012-15.05.2012 tarihleri arasında davalı işyerinden bildirim yapıldığı, ... Mesleki Eğitim Merkezine 22/09/2008 tarihinde tornacılık meslek dalı kaydının yapıldığı, aynı tarihte davalı işveren nezdinde çırak statüsüyle çalışmaya başladığına dair 22.09.2008 tarihinde Kuruma intikal eden, 3308 sayılı Meslek Eğitim Kurumuna tabi sigortalı işe giriş bildirgesi düzenlendiği anlaşılmaktadır. Tüm dosya kapsamı, dinlenen tanık beyanları bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının davalı iş yerinde bir dönem çırak olarak çalıştığı, 18 yaşını doldurduktan sonraki dönem için çalışmalarının üretime yönelik olduğu, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı şirket vekili özetle, 1. Mahkeme tarafından verilen ilk hüküm, Bölge Adliye Mahkemesince, olayda bordro ve kamu tanıklarının dinlenmediği gerekçesiyle kaldırılmış ise de Mahkemece kaldırma kararına uygun delil toplanmadan eksik delil ile hüküm tesis edildiğini, 2- Tüm tanıkların 2010-2012 yılları arasındaki çalışmayla ilgili bir beyanları olmamasına rağmen Mahkemenin 2010-2012 yıllarını kapsayacak şekilde davacının müvekkiline ait iş yerinde 468 gün daha çalıştığı yönünde verdiği kararın tanık beyanlarıyla açıkça çeliştiğini, 3-Davacının 2010-2012 yılları arasında müvekkili firmada çalıştığına ve ücret aldığına dair hiçbir kayıt ve belge olmadığı gibi buna dair bir banka kaydı,sağlık raporu,vizite belgesi gibi çalışma olgusunu kanıtlayıcı bir delil dosyada mevcut olmamasına rağmen eksik ve hatalı bilirkişi raporu esas alınarak verilen kararın dosya içeriğine aykırı olduğunu, 4-Mahkeme kararına esas alınan bilirkişi raporunda, yerinde inceleme yapan bilirkişi tarafından davacının çalışmasına yönelik olarak işyeri kayıt ve belgelerinde davacının isminin bulunmadığı belirtilmesine karşın ispatlanamayan çalışma olgusunun kabulünün usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı Kurum vekili özetle, 1.Davacının taleplerinin 5 yıllık hakdüşürücü süre geçmesi nedeniyle reddi gerektiğini, 2.Davacının fiilen üretime yönelik çalışmalarının anılan tarihte başladığının kabulünün dosya ile çeliştiğini, zira davacının çırak olduğunu, çıraklığın hizmet döneminden sayılamayacağını, davacının diğer davalı firmada çırak olduğunun, fiili olarak katkı sağlama amaçlı çalışmadığının hem kendisinin hem de velisinin imzasını taşıyan yazılı sözleşme ile sabit olduğunu, davacı tarafça sözleşmedeki imzaya itiraz da edilmediğini, sözleşmenin aksini ispatlayıcı nitelikte yazılı delil de ibraz edilmediğini, 3.Davacının dava dilekçesinde hem prime esas kazanç tespiti hem de hizmet tespitini birlikte talep ettiğini, bu durumda Kuruma yazılı başvuru şartı bulunduğunu, dava şartının yerine getirilmediği hususunun Mahkemece dikkate alınmadığını, 4.Davacının çalıştığını iddia ettiği dönemde diğer davalı firmanın ihale almadığını, dolayısıyla çalışmanın mümkün olmadığını, Mahkemece bu hususun ihale makamından sorularak açıklığa kavuşturulması gerektiğini, eksik incelemeyle hüküm tesis edildiğini, 5.Davacının askerlik hizmetini ifa ettiği dönemlerin araştırılmasının ve mahkemece hüküm altına alınan dönemler ile çakışıp çakışmadığının tespitinin gerektiğini, kararın eksik inceleme ile verildiğini ileri sürerek bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı şirket ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı şirket ve davalı Kurum vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.